Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı

14 February 2016, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

İnsan kaynakları bakımından çözüme hazırlık pek parlak değil… Özellikle 1974’deki kamudaki insan kaynağıyla günümüzdeki kıyas kabul edilmez biçimde gerilemiş durumda… Muhtemel “federe eşimiz” Güney insan kaynağı bakımından fersah fersah ilerimizde… Her düzeyde açık ara öndeler… Bunun sebeplerini konuşmayan bir siyaset anlayışı var… Konuşmasını bekleyemeyiz; çünkü bu kötü insan kaynağının ortaya çıkmasında baş sorumlu siyaset etme biçimimizdir…

Siyaset bugün öyle arızalı bir durumda ki, onları eleştirip ortaya “yeni gelin” edasıyla savrulanların bile insan kaynağı ortada… Bu durum, Kıbrıs çözümünden bile daha önemli bir ulusal çıkar mevzusudur… Yıllar önce Denktaş çizgisi siyasetinin ilk yaptığı iş kamudaki ehil ve tecrübeli insan kaynağını sokağa koymak oldu… Sonraki yıllarda da bu devam etti. Bugünlerde çözümü konuşan siyasetin konuşmadığı, konuşamadığı insan kaynağı, geleceğimiz bakımından önemli bir risktir…

Eğitimi dökülen ülkenin, istikbal kavgası!
Bu duruma nasıl geldik? Neden geldik? Siyasetin gündelik çıkarları kamudaki insan kaynağını her gün harcadı ve sonunda biat eden, liyakatten uzak bir kamu bürokrasisiyle karşı karşıya kaldık… Yani mevzuatı değil gücü dikkate alan bir bürokrasi… Bunun en temel sebebi üniversitelerimizin ve orta eğitim sistemimizin yetiştirdiği insan kaynağıdır… Önce orta eğitim sistemimiz kalitesinitest üzerinden sınayarak bu durumu adeta çökertti… Ardından da sürünerek liseyi bitiren öğrenciler bile tıp, hukuk okumaya başladı… Bunlar şimdi yavaş yavaş ülkenin sisteminde rol alıyorlar… Bu duruma dur diyecek bir babayiğit gördüğümü söyleyemem… Öyle ki, eğitim sistemi dökülen bir ülkenin istikbal kavgası kaybedilmiş demektir…
Ülkenin tek sorunu siyaset değildir elbette… Siyaset sadece kendisine ait insan kaynağı üzerinden bazı icraatlar yapar veya yapamaz… Ülken insanının uzun yıllardır başarı öyküsü yok olmuştur… Rekabetten uzak olmak bunun nedenleri arasındadır ve ulusal standartlar dışında ölçüm yapan bir evrensel organ yoktur… İnsan kaynağındaki zafiyetlerin nedenlerinden biri de insan unsurunun yeterli bir sorumluluk duygusuyla donanmamış olmasıdır… Sistem liyakat üzerinden değil biat üzerinden yürüyen bir insan kaynağı dolaşımına sahiptir… “Kim kime ne kadar yakın?” anlayışı ülkeyi yiyip bitiren sorunların başında geliyor… Bugün siyasette kariyer basamaklarının iyi yerlerine gelenlerin “abi-dayı” yakınlığı üzerinden elenip seçildiği açık bir vakıadır… Unutmadan söylemek gerekir ki belli bir kesim de dışarıdaki güçlerin bir yerlere yerleştirdiği ve etki ajanı olarak kullandığı elemanlardır… Bu kişiler siyasetin mahalli eleğinden değil yabancı kontenjanından kariyer yapanlardır…
“Sen kalk da ben oturam” düsturu!
Siyasetin “Sen kalk da ben oturam” düsturu üzerinden şekillendiği çok açıktır… Bunların süsleri, yaşları, dilleri, değerleri yeni olabilir… Temel algı aynıdır, değişmez… Doğal olarak da rantı dağıtanların değişmesiyle sistemin değiştiği görülmemiştir… Sistemi konuşanlara halk da burun kıvırıyor… Mağduriyet üzerinden siyasetin yönü sadece yeni mağdurlar yaratmaktan başka bir şeye hizmet etmemektedir… Bazılarına bakıyorum… Güzel konuştukları ve alkışlandıkları konuların temel saiki “Ben daha iyi yaparım”… Halbuki daha iyi yapmanın kıstasları bellidir… Halkın değer yargılarını yukarı çeken bir çizgide olması gerekir…
Güney ile Kuzey kıyaslaması yapılsa insan kaynağı bakımından lig farkı ortaya hemen çıkar… İnsan kaynağı bakımından Güney, Kuzeydekilerden birkaç lig üsttedir... Bu eserin oluşmasında siyaset birinci elden sorumludur… Yıllardır resmi belgelere girmiş federasyon konusunda mücadele edenler bir dönem “hain, satılmış” ilan edildiler… Akıl dışı birçok uygulamayla ülkenin insan kaynağı boşu boşuna hem heder edildi hem de yeni yetişenler de rasyonel eleklerden geçmeden kamuya yerleştirildi… Şimdilerde çözüm konuşanların insan kaynağının durumunu hesaba katmamasını hayretle izliyorum…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!