Derviş Deniz

 

Devlet adamlığı, klasik anlamda işadamlığı ve fırsatçılık

15 February 2016, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Son haftalarda üst gelir grupları ile orta ve alt gelir grupları arasındaki gelir farklarının süratle arttığını, dünyada yoksulluk ile mücadele edilirken, kazanılanların bu farkın artması ile tekrar bozulduğu üzerinde durmaktayım.

Dünyada yoksulluğun önlenmesine karşı çok önemli kazanımlar olduğunu Dünya Bankası raporlarından görebiliyoruz. Dünyada demokrasinin gelişmesinde çok zengin ile çok yoksul arasındaki farkın daralması önemli rol oynamaktadır. Dünyada dikta rejimleri ile yönetilen ve demokrasiden çok uzak olan ülkelerde gelir grupları arasında büyük farklar vardır. Bu farklar iç huzuru tehdit ettiği kadar bölgesel barışını tehdit etmekte ve terörizme yol açmaktadır.

Geçen gün gazetelerden birinde makalesini okuduğum bir yazarın Orta Doğu’dan göç edenlerin neden zengin Müslüman ülkelere değil de, Avrupa’ya sığınmak istedikleri sorusunun cevabı da bu gelir farklıklarının aşırılıklarında yer almaktadır. İnsanlar çok az sayıda kişiden oluşan zengin bir zümre ve çok sayıda insanın içinde yer aldığı fakir bir zümreye sahip olan ülkelere gitmek istemiyor. Bu insanlar orta direğin ve sosyal refahın yüksek olduğu ve demokrasinin tam anlamı ile işlediği ülkelere göç etmek istemektedirler.

1960’lı ve 1970’li yılların devlet adamlığı ve işadamlığında önemli sayılan erdemleri bugün artık ne siyasette ne de iş sahasında istenildiği seviyede görememekteyiz.

Geçmişte insanlara sunulan imkanlar ve iş insanlarının kullanabilecekleri kaynaklar bugüne kıyasla az olsa da, o zamanki şartlarda belirli bir etik içerisinde herkes görevini yapmaktaydı. Bu kurala uymayanlar da sistem dışına itilirdi. İşadamlığının prim yaptığı, fırsatçılığın ahlaksızlık sayıldığı bir dönem idi bu dönem. Bugün ise fırsatçılığın takdir gördüğü, etik kurallarla iş yapmaya çalışanın da enayi sayıldığı bir konuma girmiş bulunuyoruz. İşin ilginç yanı da bu fırsatçılığın servete dönüşmesine duyulan hayranlık ve saygının gittikçe artmış olması.

Bilhassa gelişmekte olan ülkelerde ekonomik şartların gelişmesi ile ortaya çıkan fırsatlar beraberinde fırsatçı işadamları yanında fırsatçı siyasileri de yaratmaktadır. Siyasetin fırsatçıları günü yaşadığından ve toplumun geleceği ile ilgilenmediğinden, geleceğe yönelik kalıcı bir icraat da mümkün olmamaktadır. Böyle olunca da gelişmekte olan ülkelerin ekonomileri iyileşiyor denildiği zamanlarda ve çok kısa zaman dilimlerinde kötüye gitmekte ve beraberinde sosyal çalkantıları getirmektedir. Halbuki gelişmiş ülkelerde ekonomik açıdan sıkıntılar yaşansa da bu sıkıntılar sosyal hayatı çok önemli bir oranda etkilememektedir.

İnsanoğlu kendisi uygulamasa da doğru yönetimi ve iş ahlakını uygulayan ülkelere daima güvenle bakmaktadır. Bu nedenle yatırımlarını bu güvenilir ülkelere yapmaktadırlar. Yolsuzluk yapan siyasetçilerin de siyaset sonrası sığınmak istedikleri ülkeler de büyük çoğunlukla gelişmiş ülkelerdir. İlginç olan her Allahın günü gelişmiş ülkeleri halkına emperyalist ve sömürücü olarak tanıtan siyasilerin de servetlerini bu ülkelerde güvence altında tutmalarıdır.

Burada şu ortaya çıkmaktadır. Kazanılan ver biriktirilen paraların güven açısından tutulacağı yer Batı ülkeleri, fırsatların değerlendirileceği ülkeler de gelişmekte olan ülkeler. Bunun neticesinde de gelişmekte olan ülkelerde yavaş yavaş kaybolmaya yüz tutan klasik işadamlığı ve yerine revaçta olan fırsatçılık.

Gelişmekte olan ülkelerde en çok ihtiyaç duyulan devlet adamlığıdır. Devlet adamı statüsüne gelebilecek kişinin iç ve dışta ülkesinin itibarını artıran ve gerçek iş insanlarına gelişme imkanı sunabilecek kişi olması gerekir. Bu olmaz ve fırsatçılara imkan sağlanan bir düzenin siyasetçisi olunursa sürdürülebilen bir yapı yerine fırsatçıların kısa zamanda refaha ulaştığı ancak gerisinin sıkıntıya düştüğü bir ortam yaratılmış olur.

Bu yazının geldiğim aşamasında KKTC’deki eksikliğin de bu olduğuna vurgu yapmak isterim. Ekonomik hayatımızda çok kötü günler geçirdiğimiz ve daha iyiye gittiğimiz zamanlar olmuştur. İvme kazandığımızı zannettiğimiz zamanlarda kişisel veya partisel çıkarlar ve ihtiraslar yüzünden kısa zamanda iyi giden durumu nasıl felakete dönüştürdüğümüzü de bu toplum yaşamıştır. Son on beş yılın siyasi hayatı analitik bir bakış açısı ile incelense, toplumun siyasilerinin kişisel veya zümresel nedenlerle iyiyi kötüye nasıl döndürdüklerini de görebilirsiniz.

Bugün KKTC’de yaşanan su krizini sadece Türkiye ile KKTC arasında bir sorun olarak göstermek yanlıştır.    Bu duruma gelinmesinde iç siyasetin de büyük hataları vardır. Önemli olan KKTC’de siyaset yapanların bu duruma gelinmesinde büyük suçu olduğunun görülmesidir.

Kişisel ve zümresel çıkarlar için devlete ait kurumlara ve hatta siyasi mevkilere iş yapacak kişi değil de siyasetçi veya fırsatçı bir işadamının işini yapacak veya takip edecek kişiyi atarsanız ve bu kişilerin beceri ve bilgi birikimini dikkate almazsanız, önce kurumlarınızı batırır sonra da “varlıklarımız elden gidiyor” diye feryat edersiniz.

Su sorunun çözmedeki acizlik geçmişin mirasına dayalıdır. Buna dayalı olarak ve batırdığınız kurumları örnek göstererek size hiçbir sorunu çözemeyeceğiniz söylenir ve doğru olanın ne olacağı da dikte ettirilir. Bu nedenle son günlerde yaşananları KKTC siyasetinin bir çöküşü olarak kabul ediyorum.

Ülkemizde devlet adamlığı, klasik işadamlığı da ortadan kalktıkça daha fazla fırsat imkanları kovalayanların ortaya çıkacağını da göreceğiz.

Yazarın Tüm Yazıları
G20 toplantısında hedefler 
Güncel 
Önümüzdeki aylarda vatandaşın ekonomik şartlarında kötüleşme olur mu? 
Toplumdaki özgüven eksikliği ekonomik atılımları da etkilemektedir 
Önümüzdeki aylarda ekonomide neler bekleniyor? 
Yabancı yatırım ama nasıl? 
Brexit sonrası Avrupa Birliği 
Brexit büyük hata 
Türkiye ekonomisinin durumu KKTC için çok önemli 
KKTC pahalılık yaratmada gelir düzeyine göre dünyada bir numara 
Ekonomik protokol maddeleri ve su anlaşması geciken icraatların sonucu 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (5) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (4) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (2) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması 
Yatırım ortamının iyileştirilmesi 
KKTC ile TC arasındaki ekonomik protokoller 
Terörizmin hedeflerinden biri ekonomik yıkım 
Önümüzdeki 15 yıl içerisinde en önemli sorun sürdürülebilir insan yaşamı 
Ekonomiye bir de yurt dışından bakmak 
Tüketim toplumu ve sosyal bozulma 
KKTC’de su krizi dünyada ekonomik durgunluk tehlikesi 
Göç dalgası, fakirlik ve yardım 
Gelir dağılımındaki aşırı farklılıklar sosyal krizler doğurabilir 
Planlama 
Rum Maliye Bakanı’nın Kıbrıs Türk ekonomisi ile ilgili sözleri 
2016’da neler bekleniyor? 
Siyah kuğuların uçuşu 
Siyasette ekonominin bütününü görmek 
Bugünlerde ekonomik hayatımız nasıl görünüyor 
Vergide zarar gösteren kişi veya kurumlar neden zarar gösteriyor 
Kıbrıs’ta toplumların uzlaşacağı ortak bir ekonomik yapı mı, etnik bir ekonomik yapı mı? 
Terör, ekonomik hayatın en büyük risklerinden biridir 
Hükümetler şeffaf muhasebe sistemine geçmeye başladılar 
Ortadoğu’da yaşananların ne olduğunu Avrupa şimdi anlamaya başladı. Ya biz? 
Dünya sınırları olmayan pazara dönüşüyor 
Mülkler konusu ve güncel sorun döviz kurları 
Bir ülkenin ekonomisindeki büyüme kişilerin refah seviyesine yansımazsa 
Söz su yönetiminden açılınca 
Görüşmeler iç siyaset ve döviz kurları 
Ayakları üzerinde duran bir ülke 
Vergi yasa ve uygulamaları vergi kaçaklarını teşvik etmemeli 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Kuzey Kıbrıs’ta bağımsız denetçiliğin durumu 
Bağımsız denetim 
Ortadoğu değişimler bölgesi 
Bağımsız Denetci – Mali Müşavir – Muhasebeci 
DÜNYA ENERJİ KAVGALARI 
Kıbrıslıların kendilerine ait varlıkları yönetmesi 
G 20 ve uluslararası ticaret hizmet ve finansmanda vergi kaçağı 
Avrupa bankaları stres testi 
Avrupa bankaları stres testi 
Ortadoğu’da yaşamak 
Ekonomide daralma var mı? 
Ekonomik çıkarlar ülkeler ve insanlar 
Yeni dünya düzeni 
Şirketler yasasında artık değişim zamanı 
Siyasi gelişmeler ve ekonomi 
Siyasi çözümsüzlüğün ekonomik maliyeti 
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının önemi 
Ortadoğu ve bitmeyen çıkar kavgası 
İçinde bulunduğumuz bölgede ekonomik istikrar için büyük sorumluluk gerekir 
Avrupa Parlamentosu seçimleri bize ne mesaj veriyor? 
Hedefi olmayanların gelecek kaygısı büyük olur 
2014’ün ilk çeyreğinde dünya ve KKTC ekonomisi nerede? 
Kıbrıs sorunun çözümünde ekonomi 
Yatırımlar açısından Kıbrıs’’ta çözüm neden önemli 
Para akışındaki durgunluk mali tedbirlerle aşılabilir mi? 
Kayıt Dışı Ekonomi 
Uluslararası Kriz Grubu’nun Kıbrıs raporunun ekonomik yönü 
Kara Para ile Mücadele ve KKTC 
Tanınma veya Tanınmama ile dünya gerçekleri 
Günlük olaylarla uğraşırken 2014 Yılında olabileceklerin hesabını iyi yapmalıyız 
Kıbrıs sorunu ile ilgili hareketlenme ve ekonomi