Derviş Deniz

 

KKTC’de su krizi dünyada ekonomik durgunluk tehlikesi

22 February 2016, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

KKTC’de gündem su krizi ile meşgul olurken dünyada 2008 de olduğu gibi bir küresel krizle karşılaşıp karşılaşılmayacağı konuşulmaktadır. Üstünde yaşadığımız topraklarda olanlar günlük hayatımızı etkilediğinden yerel konularla ilgimiz daha fazla olsa da, ekonomide küresel hareketlerin bizi de etkilemesi büyük olasılıktır.

Su konusuna değinmeden bugünlerde dünyanın önemli merkezlerinde ekonomistlerin tartıştığı en önemli konu ile ilgili kısa bir bilgi vermek istiyorum.

Deutche Bank’ın geçen haftalarda “buy back” yani geri alım yaptığı halka arz edilmiş 5.4 Milyar Euro tutarındaki tahvillerinin bu geri alma işleminin ardında yatan gerçek, piyasalarda 2008 krizine benzer bir ekonomik kriz beklentisidir. Avrupa bankalarının piyasa değerlerinin milyarlarca Euro değer kaybedişi de bu beklentinin bir sonucudur.

Bankaların piyasa değerlerindeki düşüş, son aylarda Avrupa’da ve Japonya’da kendini gösteren negatif faiz uygulamalarının sonucudur. Negatif faiz kredi alacaklar için cazip gibi olsa da, aslında ekonomik durgunluğun başlangıcının bir göstergesidir. Ekonomik durgunluk da bankaların verdiği kredilerin geri dönüşünün gecikmesine neden olduğundan bankalar kredi vermede zorlanacaklardır. Böyle olunca da kredi bekleyen yatırımcı krediyi alamadığından beklenen yatırımlar yapılamayacaktır.

2016 yılında bir tehdit gibi duran küresel ekonomik durgunluğun en çok gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerini etkileyeceği de tartışılan önemli konulardandır. Ancak, tüm tartışma ve olumsuz beklentilere rağmen bankaların 2008 yılındaki krizi yaşamayacaklarını teyit eden realiteler de vardır. Bu realite de bankaların 2008 yılından sonra uygulanan tedbirler ve yasal zorunluluklarla çok güçlü para rezervlerine sahip olmalarıdır. Bu nedenle ekonomik duraklama küresel çapta tüm insanlığı etkilese de bankacılık sistemi büyük ölçüde etkilenmeyecektir. Bana göre ekonomik durgunluk en çok üst gelir ile alt gelir grupları arasındaki farkın daha da açılmasına neden olacaktır.

Dünyada ekonomik duraklamadan bahsedilirken, KKTC ekonomisinde de işlerin iyi gitmediği görülmektedir. KKTC Maliye Bakanın Şubat ayı maaşlarının ödenmesinde sıkıntı yaşanacağını söylemesi çok önemlidir. Devlet ağırlıklı ekonomiden özel sektör ağırlıklı ekonomiye geçemeyen, yarattığı özel sektörü de denetleyemeyen bir devletin kamu maaşlarını ödeyememesi doğrudan ekonomik hayatı olumsuz etkileyebilmektedir. Kamu maaşları ödenmeyince özel sektör ve neticede özel sektörde çalışanlar da bundan etkilenmektedir.

Başta kamu maaşlarının ödenememesi ve buna ilave olarak diğer ekonomik yatırımların devlet tarafından yapılmamasını Türkiye ile ilişkilere bağlamanın yanlış olduğuna inanıyorum. Nitekim toplum içerisinde oluşan genel kanı, Türkiye ile protokol görüşmelerinin başlayamamasının temelinde su konusunda bir anlaşmaya varılmamış olması yatmaktadır.

Türkiye ile imzalanacak ekonomik protokol içerisinde özelleştirmeler ile ilgili bir madde varsa ve bu madde suyun özelleştirilmesini de içeriyorsa, KKTC hükümetinin önce suyu özelleştirme kararı alıp sonra ekonomik protokol imzalanması ters bir uygulama gibi görülmektedir. Öncelik özelleştirme konusunun artı ve eksileri ile protokolde tartışılması ve çıkacak sonuca göre suda özelleştirme yapılıp yapılmayacağına karar verilmesi olmalıdır. Bu konuda önce yapalım, sonra tartışmaya oturalım denmektedir ve müzakere ruhuna da aykırıdır.

Suyun dağıtımının özelleştirilmesi ülkemizde büyük ölçüde tartışılmaktadır. Dünyada suyun özelleştirilmesi örnekleri de özelleştirme hareketleri içerisinde en çok tartışılan konudur.

Ocak 2015’te İngiltere’nin en önemli gazetelerinden biri olan the Guardian gazetesinde yayınlanan “Water privatisation: A woldwide failure?” yani Türkçe deyişle “Suda özelleştirme: Küresel başarısızlık?” başlıklı makalede, son beş yıl içerisinde elektrik ve enerjideki özelleştirmede %6, telekomünikasyonda %3 ve taşımacılıkta %7 oranında başarısızlık görülürken aynı dönemde suyun özelleştirilmesinde %34 oranında başarısızlık görülmektedir.

Dünya Bankası’nın kredi kuruluşu olan IFC (International Finance Corporation) sağladığı krediler ile ilgili aldığı şikayetlerin %40’nın sudan geldiğini belirtmektedir. The Guradian’daki makalede IFC’nin suyun özelleştirilmesinde şikayetlerin büyük bir bölümünün fiyat artışları, ödeyemeyen vatandaşlara suyun anında kesilmesi, personel istihdamında büyük oranda azaltmaya gidilmesi ve alt yapıların yeterince yenilenmemesi olmaktadır.

The Guardian gazetesi suda özelleştirmenin başarılı olduğu ülkeleri de belirtmektedir. Bu makalede Ekvator da Guayaquil, Romanya’da Bükreş şehirleri ile Kolombiya, Fas ve Senegal’de suda özelleştirmede başarı kazanılırken, Arjantin’de Buenos Aires, Güney Afrika’da Joannesburg, Fransa’da Paris, Almanya’da Berlin, Maleyzya’da Kuala Lampur şehirlerinde özelleştirmenin başarısız olduğu ve özel şirketlerin su dağıtımını tekrar belediyelere devrettiği belirtilmektedir.

KKTC’de su dağıtımı ve kanalizasyon hizmetlerinin özel bir şirket tarafından yürütülüp yürütülmeyeceğini suyun özelleştirilmesinde ortaya çıkacak avantaj ve dezavantajları ele alarak karara bağlamak gerekir. Bunu yaparken de ülkede mevcut yasalar, belediyelerin yasal görevleri, istihdam, halkın memnuniyeti ve kamu mülklerine düzenli yatırımın yapılıp yapılamayacağı dikkate alınarak bir çalışma yapılmalıdır. KKTC hükümeti bu çalışma sonrasında özelleştirmenin halkın yararına olup olmadığına karar vermelidir.

En tehlikeli şey halkın yararına olmayacak bir uygulamanın hükümet edenler tarafından yapılmasıdır.

Bu aşamada Türkiye Cumhuriyeti böyle istiyor mazeretleri yerine, bizim ne istediğimizi açık ve şeffaf bir şekilde ortaya koymamız gerekmektedir. Bu da özelleştirmenin yapılıp yapılmamasının hangisinin avantajlı olduğunun belirlenmesine bağlıdır. Yapılacak analizin de dünya örneklerine bakılarak yapılması ise karar vermede avantaj sağlayacaktır.

Görülen odur ki dünyanın en tecrübeli ve finansman açısından güçlü özel su dağıtım şirketleri 20-30 yıllık tecrübeleri ile bile başarısız olabilmektedirler.

KKTC’de belediyeler su dağıtımında başarısız diyenler, dünyadaki başarı ve başarısızlık örneklerine bir baksınlar.

Yazarın Tüm Yazıları
G20 toplantısında hedefler 
Güncel 
Önümüzdeki aylarda vatandaşın ekonomik şartlarında kötüleşme olur mu? 
Toplumdaki özgüven eksikliği ekonomik atılımları da etkilemektedir 
Önümüzdeki aylarda ekonomide neler bekleniyor? 
Yabancı yatırım ama nasıl? 
Brexit sonrası Avrupa Birliği 
Brexit büyük hata 
Türkiye ekonomisinin durumu KKTC için çok önemli 
KKTC pahalılık yaratmada gelir düzeyine göre dünyada bir numara 
Ekonomik protokol maddeleri ve su anlaşması geciken icraatların sonucu 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (5) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (4) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (2) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması 
Yatırım ortamının iyileştirilmesi 
KKTC ile TC arasındaki ekonomik protokoller 
Terörizmin hedeflerinden biri ekonomik yıkım 
Önümüzdeki 15 yıl içerisinde en önemli sorun sürdürülebilir insan yaşamı 
Ekonomiye bir de yurt dışından bakmak 
Tüketim toplumu ve sosyal bozulma 
Devlet adamlığı, klasik anlamda işadamlığı ve fırsatçılık 
Göç dalgası, fakirlik ve yardım 
Gelir dağılımındaki aşırı farklılıklar sosyal krizler doğurabilir 
Planlama 
Rum Maliye Bakanı’nın Kıbrıs Türk ekonomisi ile ilgili sözleri 
2016’da neler bekleniyor? 
Siyah kuğuların uçuşu 
Siyasette ekonominin bütününü görmek 
Bugünlerde ekonomik hayatımız nasıl görünüyor 
Vergide zarar gösteren kişi veya kurumlar neden zarar gösteriyor 
Kıbrıs’ta toplumların uzlaşacağı ortak bir ekonomik yapı mı, etnik bir ekonomik yapı mı? 
Terör, ekonomik hayatın en büyük risklerinden biridir 
Hükümetler şeffaf muhasebe sistemine geçmeye başladılar 
Ortadoğu’da yaşananların ne olduğunu Avrupa şimdi anlamaya başladı. Ya biz? 
Dünya sınırları olmayan pazara dönüşüyor 
Mülkler konusu ve güncel sorun döviz kurları 
Bir ülkenin ekonomisindeki büyüme kişilerin refah seviyesine yansımazsa 
Söz su yönetiminden açılınca 
Görüşmeler iç siyaset ve döviz kurları 
Ayakları üzerinde duran bir ülke 
Vergi yasa ve uygulamaları vergi kaçaklarını teşvik etmemeli 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Kuzey Kıbrıs’ta bağımsız denetçiliğin durumu 
Bağımsız denetim 
Ortadoğu değişimler bölgesi 
Bağımsız Denetci – Mali Müşavir – Muhasebeci 
DÜNYA ENERJİ KAVGALARI 
Kıbrıslıların kendilerine ait varlıkları yönetmesi 
G 20 ve uluslararası ticaret hizmet ve finansmanda vergi kaçağı 
Avrupa bankaları stres testi 
Avrupa bankaları stres testi 
Ortadoğu’da yaşamak 
Ekonomide daralma var mı? 
Ekonomik çıkarlar ülkeler ve insanlar 
Yeni dünya düzeni 
Şirketler yasasında artık değişim zamanı 
Siyasi gelişmeler ve ekonomi 
Siyasi çözümsüzlüğün ekonomik maliyeti 
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının önemi 
Ortadoğu ve bitmeyen çıkar kavgası 
İçinde bulunduğumuz bölgede ekonomik istikrar için büyük sorumluluk gerekir 
Avrupa Parlamentosu seçimleri bize ne mesaj veriyor? 
Hedefi olmayanların gelecek kaygısı büyük olur 
2014’ün ilk çeyreğinde dünya ve KKTC ekonomisi nerede? 
Kıbrıs sorunun çözümünde ekonomi 
Yatırımlar açısından Kıbrıs’’ta çözüm neden önemli 
Para akışındaki durgunluk mali tedbirlerle aşılabilir mi? 
Kayıt Dışı Ekonomi 
Uluslararası Kriz Grubu’nun Kıbrıs raporunun ekonomik yönü 
Kara Para ile Mücadele ve KKTC 
Tanınma veya Tanınmama ile dünya gerçekleri 
Günlük olaylarla uğraşırken 2014 Yılında olabileceklerin hesabını iyi yapmalıyız 
Kıbrıs sorunu ile ilgili hareketlenme ve ekonomi