Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Anastasiadis’e açık mektup

24 February 2016, Wednesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Helence Konuşan Kıbrıslıların Cumhurbaşkanı Sn. Nikos Anastasiadis;
Biliyorum; müzakereleri sonuçlandırmak için KKTC Cumhurbaşkanı Sn. Mustafa Akıncı ile yoğun bir mesai içindesiniz… Kıbrıslı bir yurttaş olarak sizlerin olumlu, sonuç alıcı, yaşayabilir ve yaşanan gerçekler ışığında Federal Birleşik Kıbrıs’ı kurma çabanızı selamlıyorum! Zorluklarınızın Akıncı’ya göre iki kat daha fazla olduğunu da teslim ediyorum…
Mektubumun Kıbrıs müzakereleriyle doğrudan bir alakası yoktur… İnsani ve sosyal bir durumla ilgilidir… Basından duymamış veya okumamış olabilirsiniz… Yeni yılda, Lefkoşa’da yaşayan bir Kıbrıslı olarak Taksim Sahası’nda yürümeye başladım… 10 Ocak 2016 Pazar günü başladığım bu yürüyüşlerimde hiç beklemediğim bir muameleyle karşılaştım… Bildiğiniz gibi Taksim Sahası tarihsel açıdan iki toplumun anılarında, belleklerinde çok önemli bir yere sahiptir… Kıbrıs Federasyonu’nun kurucuları arasında olan Çetinkaya Türk Spor Kulübü’nün resmi müsabakalarını yaptığı bir sahaydı…Özellikle 1974’ten itibaren sahanın belli bir kısmı BM’nin denetiminde “Tampon Bölge” olarak kayıtlara geçti… Bir tür kentin göbeğinde “Hayalet mekan”…Geçtiğimiz yıl bu sahanın içinden geçen bir “Uluslararası Rally” yapıldı… Bir süre Çetinkaya bu sahayı antrenman alanı olarak da kullandı…
Bu sahanın yaklaşık 40 adımlık kısmının“Kıbrıs Cumhuriyeti” egemenlik alanına tekabül ettiğini yürümeye başladıktan 11 gün sonra dikenli tel çekilmesiyle anlamış olduk… Taksim Sahası’nda en son 1 Eylül 2015’te sizin ve Akıncı’nın de iştirak ettiğiniz Maria Faranduri ile Zülfü Livaneli ortak barış konseri yapılmıştı… Burada sizlerden istirhamım önceden açık olan ve yürümeye başladıktan sonra teller çekilen bu 40 adımlık alanı yürümeye açık hale getirmenizdir… Öyle ki, tel çekilen alana 21 Ocak 2016’dan beri her gün saat 16.00’da yürümek için gittiğimde, yanıma bir ekmek alıyorum ve o ekmeği telin öbür tarafına kuşlar yesin diye bölüyorum… Yani sizin tellerinizi kekliklere ekmek dağıtarak aşındırıyorum… Keklik, güvercin, kargalar ile bir ekmeği paylaşarak onlarla birlikte sizin egemenlik anlayışınızı protesto ediyorum… Yağmurlu günlerde onlara tellerinizin üzerinden attığım ekmeklere karşı çıkardıkları sesler, ülkemizin ihtiyacı olan beraberlik görüntüleridir…
Açık olan ve kentin yoğun trafiğinden, gürültüsünden uzak ve ferah bir sahanın sudan sebeplerle dikenli tellerle çekilip kapatılması sizden hiç beklemediğim bir davranıştı… Bunu samimi olarak kınıyorum… Sizden ve Akıncı’dan beklentim, bir gün birlikte oraya gelmeniz ve beraber yürüyerek bu alanın Lefkoşalılara açılmasını sağlamanızdır…
Çözüm sürecinde olduğumuz bir dönemde yürümek isteyen bir yurttaşa karşı dikenli teller çekilmesinin hiç dostça bir tutum olmadığını sanırım siz de onaylarsınız…
Bu tür olayların mantığını anlamakta yurttaş olarak çok güçlük çektiğimizi de eklemek istiyorum…
Sahanın hemen kenarında iki toplumlu etkinlik merkezleri varken, Kıbrıslı bir Türkün kentinin boş sahasında yürümesine karşılık dikenli telle önlenmek istemesini doğrusu hiçbir mantıkla açıklanamayacağını da belirtmek isterim…
Ülkemizde yaşanan acıların sadece masa başında pazarlık yapılarak aşılabileceğini sanmıyorum. İnsanların ortak yaşam alanlarında yapacakları faaliyetleri güven yaratıcı önlem olarak ele almanızda büyük fayda görüyorum… Dahası bu mekanı “İki Toplumlu Yürüme Alanı” olarak güven yaratıcı önlemler arasına Akıncı ile birlikte almanızda fayda görüyorum… Bu çok kolay bir iştir… Yoksa dikenli tel çekip mekanı “hayalet” ve “virane” kılmak “sıradan” ve “arkaik” militer bir işlemdir. Bu zaten denendi ve başarısız oldu…

Bu vesileyle sizleri bir kez daha Taksim Sahası’nda yürümeye davet ediyor ve dikenli telleri kaldırmanızı talep ediyorum… Ben yürümeye ve kuşların ev sahipliğine konuk olmaya devam edeceğim.

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!