Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”!

28 February 2016, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Siyasetin renginde ve niteliğinde gittikçe iç içe geçen benzeşmeler ve örtüşmeler oluyor... Eskiler birbirine benzedikçe siyaset dar alanda kısa paslaşmalara dönüyor... Siyaset eski dilde konuşulan tuhaf bir meslek kolu olmuş gibi... Bazen siyasetin içindekilerin halkla ilişkilerini işaret diliyle anlaşma gibi görüyorum… Bazen de kuşdilinde konuşmalar sanırsınız yapılan mugalataları... İyi de eski siyasetin klasik bazı davranış kalıpları vardı… Konuştuklarında yalan söylediklerini halk anlıyor... Yeni siyaset ve temiz toplum söylemindekilerin de tam doğruyu söylememelerini nereye koyacağız? Dünyanın hiçbir yerinde siyasetin toplumdan ayrıldığı görülmemiştir. Siyaset ile toplum diz dizedir...

 

Show business siyaseti

 

Bir kere yeni siyaset denildiğinde aklımıza hemen üslup ve tarz geliyor... Ayrıca birileri kendilerine hem parti hem “yeni” siyaset şiarını yapıştırmışsa orada bir yanlışlık yok mu? Kaldı ki yeni siyaseti tarif edilirken geçmişte partilerde hasbelkader bulunmuş aktörlere karşı “cüzzamlı” muamalesi yapıyorlar... Yeni sanki de çok şikâr bir şeymiş gibi... Öyle ki köy eski ama adetleri yeni... Biliyoruz ki kendisine yeni diyen hiçbir parti insanı merkeze koymamıştır... “Yeni”bir showbusiness öğesi olmuş ve öyle kullanılmıştır… Doğrusu hayatımda yeni olan her şeye önyargılıyım... Dahası sinir sistemim “yeni” denildiğinde alarma geçiyor... Yeni gençlerin siyasete giriyor olması ve yüzlerinde tebessümler olması insanı mutlu ediyor… Gençlerin siyaseti “yeni” diyerek ve temiz toplum üzerinden tarif ediyor olması ülkenin geleceği bakımından mühim bir kazanım…Bunu istikbalin sigortası olarak görüyor ve okuyorum…Lakin “temiz toplum” iddiası ve mevcut siyasal partilerle sınırlı “etiketleme” uğraşları bana duygu yüklü bir propagandanın inşa faaliyetleri olarak geliyor...  Kaldı ki genç insanların deneyim alanındaki sıkıntısı da onları “hovardaca” konuşma yapmaya cesaretlendiriyordur…

 

Tek suçlu siyasi partiler mi?

 

Propaganda, temiz toplum iddiası ile mevcut 3 parti üzerinden yapıldığında ve onları içimizdeki çürük elmalar şeklinde gösterildiğinde yaratacağı yanıltıcı algının sonradan büyük bir çöküntüyü beraberinde getireceği muhakkaktır... Öyle ki sepetteki üç çürük elma mı yoksa sepetin kendisi mi sorun? Bir kere temiz toplum iddiası kopya edilmiş bir siyasi argümandır... Ayrıca hedefi sadece 3 siyasal partiyle ölçeklediğinizde filmin sadece görünen tarafına bir niteleme yapıyor olursunuz... Kaldı ki bu üç siyasal partiden çok daha kirli iş adamları ve şirketler vardır... Dahası bunlar sadece iş adamlarıyla da sınırlı değildir... Kamusal alanda içselleşmiş ve halkın içine yerleşmiş en masum mekanizma olan “torpil”den tutun da her türlü anormal muameleyi sadece 3 siyasal partiye indirgemek bayağı bir kolaycılık olmuyor mu? Siyasal partilerde görev almışlar kirli ama vergi kaçırmış olanlar temiz...

 

Siyaset, ekmek kavgasına anlam kazandırıyor mu?

 

Toplumu siyasal partilerden ayrı ve hijyen bir yere koyan bir siyaset anlayışının en önemli dramı karşılığı boş küme olacak icraatlar serisine gömülmektir...  Elbette temiz toplum ihtiyacı vardır... Bunun içinde yaşadığımız cemaatin hücrelerine kadar işleyen ve yıllarca yüksek referans kartvizitleriyle bir yerlere gelmiş figürlere de bakmak gerekiyor... Bunların arasında hak edenler var; ama bir de hak etmeyip ego şişirenler var…Doğrusu siyaset şahsi anlamda zor ve meşakkatli bir uğraştır…Siyasetin doğru parametrelerle yapılmasının yolu; kavramlarınve içeriklerin söz konusu toplumun ruhuna ve kimyasına cuk oturacak tarzda olmasıdır…Kimlik ararken toplumsal cinayet işlemek mümkündür…Siyaset, kimliği cinayet aracına dönüştürmeden yapıldığında ve ekmek kavgasına mana kazandırdığında doğru mecraya oturabilir… Ekmeğe ve toprağa banılmayan, ona ağır gelen kavramların siyasette yer edinmesinin bana çok eğreti geldiğini söylemem lazım... Bunu siyasete yeni giren gençlerin düşünmesinde büyük fayda vardır… Bu iş mertebe ve sınıf atlanacak bir yol değildir... Siyasete giren gençlere, siyaset üzerine yazılmış ve hala da güncelliğini koruyan Nizam’ül Mülk’ün Siyasetname’sini okumalarını ve üzerine düşünmelerini tavsiye ederim. Gençler, heyecanları henüz “yeni” iken, daha yolun başında iken nasıl ideal bir siyasetçi olabilecekleri ve nasıl böyle kalabileceklerini bu kadim metinde bulabilirler.

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!