Ahmet Tolgay

 

Sağlıktaki o başarı öyküsüne gölge düşmesin…- 1 -

06 March 2016, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Talassemiya hastalarımızın kan bulmakta ciddi sıkıntılar yaşaması sağlık gündemimizi meşgul eden bir rahatsızlığa dönüştü. Bu ülkede talassemiya kurutulmuştur. Ama bu ölümcül kan hastalığının pençesinde yaşam savaşı vermeyi sürdürenlerimize toplum ve devlet olarak sahip çıkmalıyız. Dışarıdan gelen ve ülkemizdeki üniversitelerde okumakta olan talassemiyalı bazı gençler de yerel hastalarımız gibi kan bulmakta zorlanıyorlar. Sağlıktaki o büyük başarı öykümüze gölge düşürmemeliyiz… Talassemiya savaşımının içinde olan ve bu mücadeleye gazeteci – yazar olarak katkı koymamı isteyen dostlarımın beklentisine nasıl kayıtsız kalabilirim?   Devrim yaratan bir yasayla ülkemizin talassemiya sorununun sonlandırılması hem hukukta, hem de sağlıkta büyük bir başarı öyküsüdür.  Kıbrıs Türk halkı, dünya literatürüne geçirmeyi başardığı bu öykünün gölgelenmesine izin vermemelidir. Okyanusu aşanların derede boğulma hakkı olmadığının altını çizebilmek adına o başarı öyküsünü iki günlük bir yazı dizisiyle yeniden anılarımızda canlandırmaya çalışacağım.
Bu başarıda üç kişinin imzası olduğunun altı çizilmeli… İmzalardan biri hukukçu Taner Erginel’e, ikincisi Dr. Nuray Yeşiladalı’ya ve üçüncüsü de Dr. Ayten Salih Berkalp’a ait. Başarıyı bürokratik anlamda taçlandıran ve sağlık servislerimizde kurumsallaştıran zamanın Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Dr. Ayten Berkalp’tır.
Emekli Yüksek Mahkeme Başkanı Taner Erginel’le altında imzası bulunan Talasemiyalıları Koruma Yasası’yla ilgili derin bir sohbetim olmuştu. Benzer sorunlarla karşılaşıp benzer yasalar yapmak isteyenlere yardımcı olmak bağlamında ilginç şeyler söyleyen Erginel , “Akdeniz anemisi” ya da “talasemiya” diye ciddi bir hastalığın varlığını bazı yakınlarının hasta çocukları doğması nedeniyle ilk kez 1970’li yıllarda fark eder. Çekilen acıyı görünce dehşete kapılır. Daha sonra kendisinin de iki oğlu olur. O tarihlerde talasemiyaya kesin tanı koymak kolay değildi. Oğullarının hasta olup olmadığını araştırırken büyük kaygı yaşar. Sonuçta oğullarından birinin taşıyıcı, diğerinin normal olduğunu öğrenir. Ancak bu bilgi onu rahatlatmaz. Büyük bir felaketin ailesini teğet geçtiğini düşünmektedir. “Talasemiya en değerli varlıklarımız olan çocuklarımızı acılar içinde kıvrandırıyordu. O günlerin tedavi güçlüklerini de dikkate alınca bir aile için bundan daha büyük felaket olamayacağını düşünmeye başladım” der.
Bu duygularla 1976 yılında yerel bir gazeteye bir yazı yazar. O tarihlerde savaştan kalan mayınların tümü toplanmamıştı. Kırda gezenler beklenmedik bir anda mayına basıyor ve ciddi bir kaza meydana geliyordu. Devlet mayınlar konusunda önlem almak zorunda kalır ve geniş bir mayın tarama çalışması başlatır. Erginel, kaleme aldığı yazısında mayınlarla talasemiya arasında bir benzerlik olduğunu savunur. Talasemiya da da bir aile normal yaşamını sürdürürken hiç beklemediği anda bir felaketle karşılaşıyordu. Talasemiyalı çocuğun doğmasının terk edilmiş bir mayının patlamasından farkı yoktu. Artık çocuk ve aile için acılarla dolu bir yaşam başlar. Her iki olayda da en trajik yön hiçbir uyarı olmadan bu felaketin gerçekleşmesiydi. Bu nedenle o yazısında devletin mayınlarda olduğu gibi ülke çapında bir tarama yapması ve talasemiyalı çocuğu doğma ihtimali bulunan aileleri saptayıp uyarması gerektiğini vurgular.
1977’de aile dostları Dr. Nuray Yeşiladalı talasemiyalıları koruyan bir dernek kurma çabasındadır. Ne ki, dirençle karşılaşır. Birçok doktor “böyle bir derneğe gerek yok. Hematoloji derneği bu konuyu da kapsar” diyordu. Sağlık Bakanlığı görevlileri ise “her hastalık için ayrı bir dernek ve bir merkez kurmak mümkün değil ” iddiasındaydı. Dr. Yeşiladalı yılmaz. 1978’de “Talasemiyalıları Koruma Derneği”ni kurar. Erginel’in eşi Avukat Peyman Erginel derneğin tüzüğünü hazırlar ve Yeşiladalı’nın başkanlığındaki ilk yönetim kuruluna girer.
1979’da Dr. Yeşiladalı, Yüksek Mahkeme Başkanı Taner Erginel’e talasemiyalı çocuk doğumunu önlemek için yasal düzenleme yapmak istediğini, bunu Sağlık Bakanlığından talep ettiklerini fakat olumlu yanıt alamadıklarını söyler. Ondan bir hukukçu ve yargıç olarak yardım ister. Erginel, Talasemiyalılar için bir şeyler yapma fırsatının eline geçtiğini düşünür. Tabii ki yasa yapma işinin kolay olmayacağını biliyordu. Çünkü Sağlık Bakanlığı görevlileri Dr. Yeşiladalı’ya  “rüya görüyorsunuz. Böyle bir yasa Rum tarafında bile yok” demişlerdi.
Erginel o tarihte Sağlık Bakanı olan Dr. Ali Atun’la konuşur. Konu daha önce derneğin talebi üzerine bakanlıkta tartışılmış ve böyle bir yasal düzenlemenin yapılamayacağına ilişkin görüş birliğine varılmıştı. Gerçi gerek Bakan gerekse diğer görevliler talasemiyalı çocuklar konusunda duyarlı idiler. Yani bir şeyler yapmak istiyorlardı. Ancak yasal düzenlemenin yanlış olacağını, böyle bir düzenlemenin ciddi sorunlar çıkarabileceğini, dahası skandal olabileceğini düşünüyorlardı. Her şeyden önce böyle bir yasanın evlenme özgürlüğünü engelleyeceği ve bu nedenle Anayasaya aykırı olacağı görüşündeydiler. Dr. Atun’un Erginel’e yönelttiği ilk soru “böyle bir yasa Anayasaya aykırı olmaz mı?” olur. Erginel Anayasaya aykırı olmayan bir düzenleme yapılabileceğini söyler. “Bu konuda Ali Bey fazla ısrarlı olmadı. Çünkü ben bir yargıçtım ve hukuku ondan daha iyi biliyordum. Benim uzmanlık alanıma giren bir konuda tartışmamayı tercih etti” diyor.
İkinci engel diğer Avrupa devletleri ile Rum kesiminin KKTC’den daha gelişmiş olmalarına rağmen böyle bir yasayı yapamamış olmalarıydı. Niçin böyle bir yasa yapamamışlardı? Sağlık Bakanlığı doğal olarak denenmemiş bir işi yapmak ve risk almak istemiyordu. Erginel Atun’a Kıbrıs Türk Halkının üstün özellikleri olduğunu ve diğer halkların yapamadığını yapabileceğini söyler. Erginel’in inançlı tavrı Bakanın tereddütlerini giderir. Çünkü ona Derneğin görüşünün doğru olduğunu, aileleri uyarma amaçlı bir yasanın yararlı olacağını ve bunun hukuk ilkelerine ters düşmeyeceğini anlatmıştı. Dr. Atun sonunda kendisine “Tamam yapalım ama acaba her evlenene talasemiya testi yapacak ve kesin sonuç verecek teknik olanağımız var mı?” diye sorar. Taner Erginel bundan sonrasını şöyle anlatıyor:
“İki hafta sonra bakanlığa gittiğimde orada görevli memurlar gülerek ‘bu konu kapandı çünkü devlet laboratuarlarında yeterli aletimiz yok, kesin tanı yapamayız diye yanıt aldık’ dediler. Fakat ben Dr. Ali Bey’le görüşüp ısrarımı sürdürdüm. Bu da ciddi bir engel olamazdı. Bütçeye para koyarak ve gerekli aletleri alarak sorun çözülebilirdi. Nitekim Sayın Bakan bu konu üzerinde hiç durmadı ve bana ‘tasarıyı hazırla da görelim’ dedi.”
Nasıl bir yasa halkın acılarını en etkili şekilde dindirebilir ve bunu yaparken o yasa başka sorunlar çıkarmaz ve Anayasaya aykırı olmazdı? Erginel bu soruların yanıtını şöyle veriyor:
“Kanımca iyi bir yasa yapmanın ön koşulu taslağı hazırlayacak kişinin kalbi ve beyni ile kendini tamamen o konuya vererek düşünmesi ve çalışmasıdır. Talasemiya konusundaki duyarlılığım malûm. Yasa yapma görevini Dr. Ali Bey’den alınca aklımı ve duygularımı bu konuya yoğunlaştırdım. Günlerce ve gecelerce nasıl bir yasa yapmanın daha doğru olacağını düşündüm. Olumsuz bir sonuç çıkmaması için her olasılık üzerinde durdum. Dernek yöneticileri ile defalarca görüştüm. Bilgisine güvendiğim kişilerle tartıştım. Yasa taslağı hazırlarken dikkat edilmesi gereken hususlardan biri,  genellikle yasa yapımında düşülen hatalardan uzak durmaktır. Yasalar incelendiğinde birçok yasanın gereksiz yere uzun ve karmaşık bir dille kaleme alındığını görürüz. Bazen yasaya ek olarak yasadan daha uzun ve karmaşık tüzükler yapılır. Uygulamada hatalar ortaya çıkmaya başlar. Bazen yasanın çelişkili olduğu anlaşılır, bazen farklı ve zıt yorumlara açık olduğu görülür. Başlangıçta dikkat edilse yapılmayacak birçok yanlışın yapıldığı saptanır. Bu nedenle bir süre sonra yasayı değiştirme çalışmaları başlar. Fakat çoğu kez yeterli titizlik gösterilmediğinden bu da işe yaramaz. Böylece kötü hazırlanmış yasaların halkımıza büyük sıkıntılar verdiğini ve gereksiz yere büyük acılar yaşattığını görmekteyiz.
Talasemiyalıları koruyacak yasada hata yapmamak için hukukun bu genel hastalıklarını bilmek ve onlardan uzak durmak gerekiyordu. Yasa yapımında doğru yöntem en kestirme yoldan hedefe ulaşmayı sağlayacak, en öz ve en sade yasayı yapmaktır. Konuyu değerlendirince ayrı bir talasemiya yasası yapmaya gerek olmadığı, Aile Yasası’nda değişiklik yaparak hedefe ulaşılabileceği ortaya çıktı.”
O tarihte yürürlükte olan Fasıl 339, Türk Aile Yasası’nın 11. maddesi evlenmek isteyenlerin evlendirme memuruna vermek zorunda oldukları belgeleri düzenliyordu. Bu belgeler arasına talasemiya laboratuar raporlarını katmak mümkündü. Böylece evlenecek eşler tehlike konusunda uyarılabilirdi. Dernek yöneticileriyle de böyle bir düzenlemenin sorunu büyük ölçüde çözebileceği konusunda görüş birliğine varılır. Ancak talasemiya raporlarının bir formalite haline gelme ve anlamlarını yitirme olasılığı vardı. Evlenecek olanların laboratuar  raporlarının içeriğini anladıklarından  ve riskleri  bilerek evlendiklerinden emin olunması gerekirdi. Bu nedenle yasaya “laboratuar raporları hakkında tarafların tıbbi görüş aldıklarına ve raporların içeriğini bilerek evlenmek istediklerine dair birer beyanname” vermeleri şartı konur. İnsanların bilgi sahibi olmalarını sağlamak ve bunun gerçekleşmesini garanti etmek amacıyla yasal düzenleme yapılır. Bu yasal düzenlemede evlenecek olanlar karşılaşacakları tehlikeleri öğrenmeye zorlanıyor fakat karar verme özgürlüklerine dokunulmuyordu. Erginel “işte hukukta devrim olarak nitelenebilecek olan bu yaklaşımdır. Başka ülkelerin benzer yasalar yapamamalarının nedeni bu hukuk bilincini taşımamalarıdır. Genellikle emirler vererek ve yasaklar koyarak sorunları çözmeye çalışmaktadırlar. İnsanları öğrenmeye zorlamak, fakat karar vermede özgür bırakmak birçok ülke hukukçusunun düşünemediği değişik bir yaklaşımdır” diyor.
Hazırlanan taslak Dr. Atun’un aklına yatar. Fakat yine de tereddütleri vardır. “Taslağı Bakanlar Kurulunda savunmam gerekecek. Sunulacak önergeyi de sen hazırla” der Erginel’e. Ona istediği gibi bir önerge de hazırlar. Önerge fazla tartışılmadan Bakanlar Kurulundan geçer.  Daha sonra 27 Mart 1980 tarihinde Kıbrıs Türk Federe Meclisi’nden geçerek “8/1980 sayılı Türk Aile (Değişiklik) Yasası”  ismi altında yasallaşır. 1998’de yeniden hazırlanan Türk Aile Yasası “1/ 1998 Sayılı Aile ( Evlenme ve Boşanma) Yasası” adını alır.  Eski yasada 11. maddede yapılan düzenleme, yeni yasada 10. maddededir. 8/1980 sayılı Türk Aile ( Değişiklik ) Yasasının düzenlemesi yeni Aile Yasası’nda aynen korunur.
O çalışmanın niçin bir hukuk devrimi olduğunu Taner Erginel şöyle açıklıyor:
“Yasalar toplum içinde var olan bir sorunu çözme amacıyla yapılır.  Eğer yapılan bir ceza yasası ise bir davranışı suç haline getirir ve aykırı hareket edenlere ne ceza verileceğini belirler. Hukuk yasası ise bir ilişkiyi düzenler ve o kurala aykırı davrananlara karşı nasıl bir önlem alınabileceğini belirtir. Özetle yasalar halka yukarıdan emirler veren katı kurallardır. Yasa koyucular için halkın bir şeyi bilip bilmemesi fazla önemli değildir. Bu nedenle ‘yasayı bilmemek mazeret değildir’ ilkesi sıkça tekrarlanır. 8/1980 Sayılı Talasemiyalıları Koruma Yasası hukukun bu genel yaklaşımına ters bir yasa idi. Çünkü insanlara yukarıdan emir verip herkesi bu emre uymaya zorlamıyordu. Aksine insanlara bilgi veren, insanları öğrenmeye zorlayan, fakat daha sonra özgür bırakan bir yasaydı. Dünyada bizden önce halkın ‘bu konuda bilgi aldım, aydınlandım’ diye beyanname vermesini şart koşan bir yasa yapıldı mı? Ben şahsen böyle bir yasanın yapıldığını işitmedim. Ancak bizden sonra böyle yasalar yapılacaktır. Dünyamızda son yüzyılda önemli değişimler yaşanmıştır ve yaşanmaktadır. Bu değişimlere paralel olarak hukukta da gelişmeler olmaktadır. Hukuktaki gelişme katı, emredici yasalar yerine insanların çektiği acılara duyarlı insan sevgisi içeren yasalar yapılmasıdır. İnsanları öğrenmeye zorlayıp özgür bırakan Talasemiyalıları Koruma Yasası işte bu  yönde atılmış önemli bir adımdır. Halkımız Talasemiyalıları Koruma Yasası ile hem hasta çocuk doğmasını önlemiş, hem de dünyada gerçekleşmekte olan hukuk devrimine katkı koymuştur.”
(Yarın da sürecek)

Yazarın Tüm Yazıları
Cumhurbaşkanımız – hükümetimiz - demokrasimiz… 
Aşk olsun sana Türk ordusu... 
Derviş Zaim olayı…    
Geçmişten bugüne Trodos… 
Zor dostum, zor!.. 
Sıcak algınlığı… 
Başkenti ağaçlandırmak… 
Açıklamaya muhtaç konular… 
Terör ve halk… 
Satır aralarını okumak… 
Oral Andız’ın Otantik Kıbrıs albümü… 
Kafesli’nin kafeslikleri… 
Mimoza Otel’in dramı… 
Nokta atışları… 
Yöneticilik böyle mi olmalı?.. 
Yine Asbest / Ayhan Menteş... 
Mağusa’nın “gazi”lik unvanını kazandığı gün… 
Kafka, küçük kız ve bebek 
Doğru söze ne denir?..    
Asbest hâlâ yaşamımızda… 
Limon Çıkmazı / Stockholm Sendromu / Altınova’nın Yolu… 
Sahillerin yağmalanması… 
Ciğerci Ahmet… 
75’nci yılındaki başarı öyküsü: Deniz Plaza... 
Pazar’lık öykü: önyargılar aldatıcıdır… 
Olduğumuz gibi… 
Mağduriyet psikozu… 
İletişim çağında, çağın dışında kalmak… 
İki konu, iki yorum… 
Kıbrıs’ın bölünmesi ve nüfus mübadelesi… 
EOKA’ya karşı TMT… 
Dinsel ayinler ve siyaset… 
Hadi şerefe…    
Altında kalanın boynu kopsun düzeni… 
Celal Hordan’ın Dönüşü… 
Perikles stratejisi… 
 “Geliyorum” diyen belediye krizi… 
Ziya Kasaboğlu bir direniş kahramanıdır 
O eski efsane şarkılar… 
Tecavüz olayları… 
Şafak nöbeti / suyun fiyatı / ekonomimizin hali… 
Anastasiadis’in partisindeki Enosis paranoyası… 
20 Temmuz yazısı… 
Güncel panorama... 
Başkent belediyemizden olumsuz sinyaller… 
İlle de demokrasi / önerimdir / patlamasız terör… 
Nijerya ile ticari ilişkiler!.. 
Temmuz 1974’e giden yol… 
Güncel değinmeler… 
Süt / Güzelyurt… 
Reşat Hoca’mızın arkasından... 
 “Basın Günü” düşünceleri… 
Kıbrıs’ın genel ticaret yaşamı... 
En ağır pazartesi sendromuna doğru… 
Emek Trajedisi / Londra’nın TOMA’ları… 
İnanç turizmi konusuna bugün de devam… 
İhmal ettiğimiz inanç turizmi…    
Eski bayramları anımsamak… 
“Kıbrıslılık” mı dediniz?.. 
Uluslararası bir sükse… 
Oyuncak mı bu iş?.. 
Nüfus meselesi… 
Başkan Siber'in haklı isyanı… 
Nokta atışları... 
Nefret kültürü aldı başını gidiyor… 
Pazar’ın getirdikleri… 
Komplo teorileri furyası…    
Güney’de saldırıya uğrayanlar bunu sineye mi çekerler? 
Yangının anatomisi… 
Üç konu – üç yorum… 
Demirciler / balık tutmak / yaz… 
Pazartesi irdelemeleri… 
Pazar’lık öyküler… 
Kartalı karga sanmak… 
MAT sükûnet vadisinden… 
Kan sıkıntımız… 
Lefkoşa mezarlığında neler oluyor?.. 
Su, ey aziz su… 
Kan stokumuz dipte / Gençlik kurtarılmayı bekliyor… 
Kitaplar, yazarlar ve okurlar… 
Stratejik müttefikler!... 
Hoş geldin KİYED… 
Erkman’la tarihten siyasete, ekonomiden yatırımlara… 
Aziz anısına: Cemaliye Kıyıcı… 
Tehcir mi?.. Soykırım mı?.. 
Doyumsuz Pahom’un hazin sonu… 
Treni kaçıran adam… 
 “Hayal ortağım ol”… 
İbiş’lik meseleler… 
Kırılma noktası 
“Gıda” konulu korku filminin figüranlarıyız... 
Bunalım 
Yıldızlar, sevgi ve dayanışma üstüne… 
 “Sudan ucuz” mu dediniz?.. 
Uzlaşmazlık cesaretlendirilmemeli… 
Kokteyl… Kulaklar çınlasın diye… 
Güncel notlar… 
Anastasiadis, sabrımızı test ediyor… 
Su ve fiyatı… 
Güney’de Türklerin insan hakları geçerli değil mi?.. 
Eski Baf’tan sinema anıları… 
Kaybedenler kulübü… 
Sorunların sarmalındaki gençlik… 
Giritli Türklerin trajik tarihi… 
Kaşgar projesi güzellikleri tetikleyecek… 
Sağlık / güvenlik / toprak… 
Nokta atışları bu kez okuyucudan… 
Sinema sektörümüzün emektarı: Halil İnönü 
Mingavara… 
Necati Sağer’in bitmeyen çilesi… 
Turizmimizin gerçeklerine dair… 
Soru işareti… 
Çözüme ne kadar hazırız…  
Ankara’da pişer, bize de düşer... 
Ali Nesim… Onu yitireli iki yıl oldu… 
Vize…  
Gerçekler ve ahkâmlar… 
Gültekin Çeki artık unutulmaz şarkılarında yaşayacak... 
Ölü sevicilere dair… 
Sibel Siber, kültür – sanat ve aidiyet… 
Necati Özkan’a saygı duruşu… 
Ciddi konuların mini yorumları…  
Barış dili… 
Kimin umurunda görüşmeler?!.. 
Peşkeşin en rezili vakıf mallarında yapıldı… 
İşlerimiz Allah’a havale!.. 
Onur mücadelesi... 
Bir Mesarya öyküsü... 
Bravo Yaşar Artam ve Gönendere... 
Evcilik oyunu mu bu?...  
Hellim – mellim, süt – müt... 
İşimiz iş / Paralı askerler / Yine su… 
Çökmüş bir bürokrasi… 
O unutulmaz dehşet gecesi… 
İzolosyanlar / Sanat Günü / Aman Tanrım!.. 
Aydın Sennaroğlu’nun yaşam öyküsü…  
Kaldırım mühendisleri… 
Bir gazeteci buluşmasından notlar… 
Kompleks…  
Kaynayan kazan CTP… 
Olmak ya da olmamak… 
Sinema yazarlığına dair… 
Kıbrıs piyasası için!.. 
Belarus’tan KKTC’ye, Graham Bell’den akıllı teknolojiye… 
Maişet ve devrimcilik… 
Sivil savunmamız ve deprem riski…  
Demokratik bir devrim gerekir… 
Yeni haftaya başlarken… 
Hayrola… 
Tanrı akıl versin… 
AB, BM, Bosna ve Kıbrıs… 
Tekmili birden: Superman–Batman-Wonder Woman-Mutasyon King Kong… 
Şu patates olayı... 
Haftabaşı notları… 
İbrahim Nuralış ve Sinemacılık… 
Bunun adına “asimilasyon” denir… 
Terör kalpleri vururken... 
Uyuşturucu Yasası’nı geçirmek yeterli değil… 
Kin ve nefret suçları…  
Hasgüler / Teröre övgü / Putin’in manevrası… 
Türk Sineması’ndan Kıbrıs’a izdüşümler... 
Yeşilçam’da bir Kıbrıslı yakışıklı… 
Mutallo’ya dönmek… 
Üç konu – üç yorum… 
Türkiye’nin garantisi neyimizi garanti edecek?!. 
“Annemin yarası”… Irza tecavüz travması… 
Şeffaflık krizi… 
Haftabaşı notları… 
Tübörküloz’daki başarı öyküsü… 
Alzheimer misin mübarek?!.. 
Turizmde şansımızı zorlamalıyız… 
Kıbrıs’ta su devrimi… 
Salkım / su muhalifleri / iki güzellik / 
Yeni Hastane / NASA – FAO / Adaletsizlik / Pes… 
Sağlıktaki o büyük başarı öyküsüne gölge düşmesin… (2) 
Kürtaj turizmi… 
Siyasetteki Salih Boyacı izleri… 
Güncel notlar… 
Kim bilir kimin çocuğusun… 
Salih Boyacı sinema serüvenini anlatıyor… (2) 
Salih Boyacı sinema serüvenini anlatıyor… (1) 
Kâhin… 
Gerçekleri konuşmaya devam… 
Sağlık hallerimiz eski hamam eski tas… 
İş dünyamız ve asrın su projesi… 
Evdeki bulgur… 
Elektrik Kurumu’nda hareketlenme… 
Toprak ve mülke dair tarih dersi… 
Tehcir… 
Kedi Şerafettin ile Gazozcu Kemal… 
Halka kan ağlatıyorlar, kan!… 
Su, gerçekler ve şifre… 
Osman Türkay 89 yaşında… 
Yeni bir haftaya başlarken… 
1974 sonrası ilk Kıbrıs TV filmleri… 
Cumhurbaşkanı kim olsun?!.. 
Kösem Sultan’ın mülkiyet hakları ne olacak?!.. 
Ortadoğu’nun kaderi… 
Akıncı’dan Anastasiadis’e ince ayar… 
Not defterimden… 
Kıbrıs Türk sinemacılığının ilk dönemleri…( 2) 
Kıbrıs Türk sinemacılığının ilk dönemleri (1) 
“Bekledim de gelmedin” şarkısı… 
İŞAD’la analitik bir oturum… 
Irkçı bağnazlık barışın mezarıdır… 
Sosyal devlet böyle mi olur?.. 
Ülkemiz sinema ve televizyon için doğal platodur… 
Reform karşıtlığı… 
Barış adına: “Aşk Grevi”… 
“Ben ve Mustafa…” 
Bizim şefik...  
Kanbay / AKEL / Teessüf / Seviyesizlik… 
“Şahinler Yılı”nın tetiklenmesi: 27–28 Ocak 1958… 
Vay halimize… 
Kapitülasyonlar ve Turgut Özal olayı… 
Bir sinema sevdalısının ilginç öyküsü… 
Maskeli süvariye dönüştük… 
Acımtrak bir sohbet… 
İsyan ve feryat… 
Nokta atışları… 
DAÜ rektör vekilinden gündemi sarsacak vurgular… 
Gaz maskesi gerektiren o pis kokular… 
Pazar’ın getirdikleri… 
Leyla… 
Türkiye bizim için her zaman gerekli…  
İş dünyamızın halini irdelemeye devam… 
Tanıdığım Arslan Mengüç… 
Durum duru değil… 
Anastasiadis ve Ulusal Konsey… 
Pazar çeşitlemesi… 
Öyle bir geçer zaman ki…  
İş dünyamızda fırtına… 
Tablomuz iç açıcı değil… 
Maalesef karamsar bir yazı… 
Bilinçli kaos senaryosu mu var?..:  
Güncel notlar… 
Arif Feridun’la Adalı yazgımıza dair bir sohbet… 
Anastasiadis “Türkçe dersi” almalı… 
Yeni yıla gülerek girelim…  
“Sarmaşık”ın şifresi… 
İnsan hakları, iş gücü ve ekonomimiz… 
İsmail Tansu ve TMT... 
Haftabaşı notları… 
Ekrem Yeşilada’yı yazmak… 
En mutlularımız... 
Nokta atışları… 
Sağlıkta ı-ıh sendromu… 
“Yıldız savaşları” biteceğe benzemiyor… 
Mehter Şov / Özelleştirme / Başımız Yakılamaz / Yadırgadıklarımdan… 
Direnişin hekimleri… 
“Mani oluyor halimi takrire hicabım!” 
Sağlık da, yine sağlık… 
Yazıklar olsun…  
Güncel vurgular… 
 
Ateşkes’in açık ihlali… 
Arif Feridun’dan olanaksız bir aşkın öyküsü: “Yazgı”  
Korna… 
Nasıl güvenelim?.. 
“Casuslar Köprüsü”… Önemli vurguların filmi…  
Talat’la derinliğine sohbet… 
Silihtar’da kahvaltı… 
“Hastanelerin yönetimi, hekimlerden alınmalı” 
Eski Lefkoşa’dan bir Osmanlı öyküsü… 
Hayrola… 
Kırmızı et tutkumuz… 
Bunalımların toplumu / hep yerinde saymak / Putin … 
Yoğun bakım mı, yoğun utanç mı?!.. 
Dr. Erdoğan Mirata ve “Şaka Gibi…” 
Pazartesi potpurileri… 
Paylaşılması gereken okuyucu mektubu 
Ya çözüm, ya da KKTC’nin tanınması… 
Jestler ve dersler… 
Ayaktan tedavi fiyaskosu ve yaşadığım bir olay…  
Kadına şiddet, erkeklik değildir… 
Adalet sapması… 
Sağlıkta ürperten gerçeklerimiz…  
Sinema başlıyor… 
Eleni… 
Sağlık Çalıştayı’nın üzerinden tam 2 yıl geçti…  
Sağlık Çalıştayı’nın üzerinden tam 2 yıl geçti…  
Not defterimden… 
Bunun adına ne denir?.. 
Terör / Yargıç Atamaları / James Bond… 
Terör / Yargıç Atamaları / James Bond… 
KKTC sığındığımız son kaledir… 
KKTC sığındığımız son kaledir… 
Tarihi paradoks… 
İnanç özgürlüğü… 
Cesaretli girişim: “Kibarlık Budalası”  
Siyasal çözüm haritası ve Troyka… 
Atatürk’e dair filmler… - 2 - 
Atatürk’e dair filmler… - 1- 
Mahşerin atlıları… 
Samanbahça duvarlarında sinema… 
Su adaya geldi, biz kendimize gelemedik… 
Tavşancılık sektörümüz neden yok? 
Balıkçıoğlu Tiyatrosu / Halloween’in anlamı… 
Mektup… 
Doktorsuz kalma fobisi… 
Eski Limasol ve Evdim’de sinema büyüsü… 
Dibelik alaguduru… 
Allem Kallem / Sur İçi / Kurtlu Verigo… 
Yılan hikayesine dönen şu genel sağlık sigortası… 
Not defterim hayli yüklü… 
Susmanız gerekir artık… 
Mülk uzmanından ciddi uyarılar… 
İhtiyarlatan koltuklar… 
Üç konu, üç yorum… 
Akay Cemal / Erhürman’ı dinlerken / Doğamız ve su…  
AİHM kararlarına dair… 
AİHM kararlarına dair… 
Cumhurbaşkanımıza maruzatımdır… 
Cumhurbaşkanımıza maruzatımdır… 
Muhteşem bir yaşamın öyküsü 
Euro’ya geçme hayali… 
Şenlik var: Balıkçıoğlu kabare tiyatrosu geliyor… 
Güncel notlar… 
Durdurulamayan Terör / Köprü Kaosu / Maronitler… 
Talat’la sohbetten notlar… 
Kumarcılar Hanı’nın restorasyonu tamamlanmalı… 
Anastasiadis Eide’nin kehanetleriyle dalga geçiyor…  
Devletin güvenirliliğine dair… 
Devletin güvenirliliğine dair… 
Su… Ve şu şov siyaseti…  
Su… Ve şu şov siyaseti…  
Basınımızda köşe yazarlığı… 
Lefkoşa’nın en güzel abisi kim?... 
Yine turizm üzerine… 
Değinmeden geçemediklerim… 
Akıncı’nın elinde sihirli değnek olsa bile… 
Rum KOP sürecini kopardı… Ama bizimkilere bakınız… 
Çözüm, “çözülme”ye dönüştürülmemeli… 
Toparlanıyor muyuz? 
Terminatör…  
Sağduyu galip gelmeli…  
Bayramın acı yazısı… 
Şu işlere bir bakın… 
Kalıcı barış adına… 
Not defterimden…  
“Doğru” diye algılanan “yalanlar”… 
Tarihi ve inanılmaz duyarsızlıklar… 
“Kıbrıslılık” mı dediniz?.. 
UBP Faktörü… 
Toprak… 
Toprak… 
Haftabaşı notları… 
Makam sevdası… 
Gönüller yoksullaşmakta… 
Söz okurların… 
Rumlar mülkiyeti neden öne çıkarıyorlar? 
Unuttuğumuz Tarih: 9 Eylül 1570… 
Unuttuğumuz Tarih: 9 Eylül 1570… 
Mülkiyette siz hangi kategoridesiniz?!.. 
Velhasıl – ı kelâm… 
İlk yardım eğitimi yaygınlaştırılmalı… 
Dağ gibi hükümet!.. 
Irkçılığa karşı olmak insaniyetin gereğidir…  
Mülkiyet kâbusa dönüşüyor…  
Okurlardan seçme satırlar…  
Sorunlar anlaşma sonrasına ertelenemez… 
Sorunlar anlaşma sonrasına ertelenemez… 
“30 Ağustos” deyince… 
Bizim sepet meselemiz… 
Nokta atışları… 
Nokta atışları… 
UBP’de çıngar!… 
UBP’de çıngar!… 
İbret… 
Döviz / bir açıklama… 
Döviz / bir açıklama… 
Yeşilada’ya yeniden dönüş… 
“Dün” dersi verilmeli… 
Not defterimden… 
Güncel değinmeler…: 
“Uluslararası hukuk”u ararken… 
Garantörlüğün anlamı: Bellek… 
İzgü Beyar, Sitret Atala ve Zerrin Akalın…  
Taşkent katliamı ortaya nasıl çıkarıldı?. 
Direksiyon hakimiyeti… 
Rum’un 41 yıl önce teptiği fırsat… 
Şu KIB - TEK muamması... 
Battı balık yan gider… 
Battı balık yan gider… 
Şeffaflık dönemi başladı mı?.. 
Korkunç sıcakla savaşıyoruz… 
Re gumbare, neler yapıyorsunuz böyle?!.  
Gelelim yeniden sivrisineğe… 
Sıcağa karşı örfi idare… 
1878’in Kıbrıs’ı… 
İsmail Arter’le Gazimağusa sohbeti… 
Terörün nerede, nasıl vuracağı bilinmez… 
Yine gidişata dair… 
İstismarcılık ve fırsatçılık… 
Hakeri’ye saldırı: günahlarımızın kefareti!..:  
Mangal kültürü… 
Sivrisinek muhabbeti… 
“Ekmek yoksa pasta!..” 
Tüm savaşların anası… 
Hadi görelim bakalım “Reform Hükümeti”ni…  
Limasol Türk bölgesi düşerken… 
Tutmayan kehanetler ve ötesi… 
Bayramlık laforizmalar… 
Eski bayramların aroması… 
Ne mümkün!.. 
15 Temmuz üzerinden elen hakimiyetçiliğine bir bakış... 
Tedirginlikler… 
Pervin Gürler veda ederken… 
Küllerden yeniden doğabilmek… 
Basın Günü / M. A. Akpınar / İlk gazetelerimiz… 
Nidai Güngördü: Kararlı, üretken ve ilkeli… 
Taverna kültürüyle siyaset… 
İki olay, iki yorum…  
Kıbrıs’ta İngiliz Yönetimi… 
Ah şeffaflık, sen nerdesin?!.. 
Narenciyenin çıkmaz sokağı Güzelyurt!.. 
Burası KKTC… 
Çözüm olsa da, olmasa da… 
Çok tuhafız vesselâm!...  
Ah ulan döviz… 
Omerta – Momerta vız geliyor… 
Rum yazarın kaleminden Kıbrıs gerçekleri… 
Not defterimden… 
Ahmet Sanver’in ve Sevil Emirzade’nin yeni kitapları… 
Yangınsız bir yaz… 
Orda bir Karpaz var uzakta! 
Siyasal istikrarsızlık can yakıyor… 
Yunanistan’ın halleri ve biz… 
Eczacılık öğrencileri ateş üstünde… 
Bilmem anlatabildim mi?!...  
Konumuz Lefke… 
Sağlam beyinler yıkanamaz… 
BM ve Kıbrıs sorunu…  
Tarihi doğru okumalı… 
Turizmimize diva dokunuşu… 
Zor süreç… 
Kim kime, dum duma modundayız… 
Belediyelerimiz ve Türkiye’den gelecek su… 
Kekliği düz ovada avlarlar…  
“Çevre” yaşamdır… Yaşamın ta kendisidir… 
Yüreğimizden geçen “Tekerlek İzleri…”  
Güncel potpuriler… 
UBP doğru yolda… 
Günaydın yeni hafta ve yeni ay… 
Defteralı’nın yaşamı / YDÜ’nün sanatçı öğretmenleri… 
Omerta… 
ABD siyasetinde Kıbrıs sorunu…  
Masada ikinci buluşma gerçekleşirken… 
İki konu: Sağlık ve Dans… 
Harmanlama… 
Mayınların hiç bilinmeyen öyküsü… 
Okurlardan…. 
Tarih temeldir… 
Yetkililerimize mesajlar… 
İçtiğimiz suya dair tavsiyeler… 
Sağlıksız sağlık sistemimizden manzaralar… 
Türk’ten Türk’e olayının öyküsü… 
AB mühürlü tokat… 
Kavazoğlu cinayetine yeniden dönmek zorundayım… 
Kronikleşme ve komikleşme…  
Güncelimizden acı soslu bir kokteyl…  
Garantörlük… 
Sekizinci hedef… 
Haftabaşı notları… 
Silihtar’daki mekâna dair… 
Ah protokol!... 
Gaz kaçırma… 
Bilimin tek kişilik ordusu: Dr. S.S. Dedeçay… 
Cumhur ve Başkanı… 
Pazartesi notları 
Eroğlu… Ya da kod adıyla Hasan Tahsin… 
Hayatın elinden kimse sağ kurtulamadı… 
Deprem, ülkemiz ve Sivil Savunma… 
Anastasiadis’ten Akıncı’ya karşılama merasimi… 
Dokun ve bin “ah” işit 
Cumhurbaşkanı lider olmalı… 
Kavazoğlu ve ENOSİS’ciler 
Siyaset Kızılcahamam!..  
Antidemokatik haller… 23 Nisan gözlemleri… Anastasiadis’in Maraş hevesi…  
Lanet saçan firavunlar / hızın ürperten büyüsü…  
İşçi ve burjuva… 
Yüzde 37.66… 
Seçim kampanyası sürerken… 
Siyaset en büyük fenomenimiz… 
Sevgili Safiye annemizi kaybettik… 
Tavuk yumurtadan mı, yumurta tavuktan mı?!... 
Yasal mevzuat ve Kıb – Tek…  
Ne sakıncası var?...  
Sömüren bankacılık yöntemleri… 
Ceplerimizdeki üniversite… 
Boyacı Rauf’u ve eski Lekoşa’yı anımsamak… 
Nükleer başlıklı kızlar…  
Not defterimden… 
Birincil ölçüde deprem riskindeyiz… 
Kulağa küpe yapılmalı… 
Sağer’in mağduriyeti giderilirken… 
Adamız ve deprem riski… 
Şiir gibi yaşayanlar… 
Kopuyorum şu KOP muhabbetine!….  
Necati Sağer’in emekli maaşı durduruldu 
EOKA… Ya da şiddetin öteki adı…  
Turizmimiz nereye koşuyor?.. 
 
Yatsı ve yalancılar… 
Bugün tiyatro üstüne yazılır… 
Enformasyon hizmetlerimiz… 
İzleyiciyi teslim alıyor: “Halktan Biri” 
Güncel notlar… 
Üç aday, üç vizyon… 
Ajanları hınzırca gırgıra almak… 
Sıcak bir ele ihtiyacın olduğunda… 
Düşmanımız tuz / Müzeyyen Senar’ın köpeği 
İstikamet kapkara bir çağ mı? 
Hayvanlar / biz insanlar / barış suyu 
Siyaset sineması: “Kod Adı: KOZ” 
Kuyumuzu kazıyorlar… Uyanalım… 
Lüzinyan hanedanının acı kaybı…/Tarihe ışık tutan bir sergi… 
Bir hayalim var… 
Gıda terörü… 
“Müzeyyen” ve kanser üstüne… 
Döviz krizine genel bakış… 
Ümit Süleyman’dan Baf olayları… 
“Karanlığın sonu bir ulu şafak…” 
“Yeni Türkiye” seyahatnamesi… (4) 
Yeni Türkiye” seyahatnamesi…(3)  
“Yeni Türkiye” seyahatnamesi… (2) 
“Yeni Türkiye” seyahatnamesi… (1) 
Dönüş… 
Çok acı bir hafta sonuydu… 
Bir şehir giderken… 
Lefkoşa’nın büyüsü…  
Kaideyi bozan istisna olmak… 
Demokrasi ve siyaset kültürü… 
Siyasal çözüme ne kadar hazırız?.. 
Müzeyyen Senar’ın Kıbrıs günleri… 
“Cinayeti gördüm”… 
Samanbahça… Kıbrıs’ın ilk sosyal konut sitesi… 
KKTC’yi kurtaracak adam… 
Cinsel sapkınlığın tonlarcası… 
Kammenos’un yediği nanelere dair… 
İşsizlikle mücadelede yeni dönem… 
Yoğurt ve ekmek… 
Kalkınma Bankası fırsatlar sunuyor... 
Antik Lefkoşa’nın burçları… 
Meclise gelir de erkân beğenmez… 
Akıncı Maraş’a dair vurguları / Lordos ve Maraş… 
Seçim yarışına dair… 
Seçimler, siyaset ve Maraş… 
Empati… 
Açıklama: Veteran Hekimler Derneği’nden…  
Eşekler ve de “Hektor” gettoda… 
Kalk gidelim Kalkınma Bankası’na… 
Sorunlarımız ve düşünceler… 
Britanyalı Kıbrıslı Türkler Derneği... 
Psyco’nun KKTC versiyonu… 
AB balık çiftliğinden kaçan çipura…  
Nam-ı diğer: Feri Cansel… 
Aman da aman!.. 
İsmail Bozkurt’a teşekkürler… 
Soğuktaki Türk halkı… 
Dr. Nalbantoğlu için… 
Şahinler yılı’ndan bugünlere… 
Haftabaşı notları… 
İnsan ve şehir…  
Yeni bir dönemi başlatan olay… 
“Sefir”in iş dünyasındaki yükselişi… 
Şemsi bey’in politikayı bırakması… 
Şemsi Kâzım konuştukça… 
Tarihle yüzleşme: Dr. Şemsi Kâzım… 
Aspir projesi ve Emrullah Turanlı… 
Katerina Kornaro… Kıbrıslıların son kraliçesi… 
Hellimin koçanı… 
Ahmet Benli’den yeni bir kararlılık… 
Ve ses kirliliği…  
Ölümcül egzoz gazları… 
İktisat Bankası 25 yaşında… 
Egemenlikleri tanınsın mı?!... 
Evlat acısına ve hırsın şehvetine dair…  
Süt banyosu… 
DAÜ gitti gider!.. Mağusalılar ne yapıyorlar?.. 
Üreticilerimiz nasıl esenlendirilebilir?.. 
Nejat Konuk’la ilgili… 
Ah biz insanlar!.. 
Güle Güle Nejat Konuk… 
Eşi Tuncay Hanım’la Mustafa Çağatay’ı konuşmak… 
Teknik… 
Değinmeden edemediklerim… 
Gülerek girelim yeni yıla… 
2015’ten beklentiler… 
Not defterimden… 
Ne zaman adam olunur?.. 
Türk sineması 100. yılında… 
Çilekeşler ülkesi…  
İlgi patlaması… 
Etkilendiklerim… 
Okurlardan meselelerimize dair… 
En genç rektörün üniversitesi: LAÜ… 
51 yıl önce / 51 yıl sonra… 
Halimize bir çare… 
Şu aralık ayı… 
Popülizmin yeni şekli… 
Devleti “rejim”e dönüştürme… 
Hz. Musa, Firavun Ramses’e karşı… 
Üç belediye başkanına mesaj… 
Neriman Cahit’ten Lefkoşa’ya güzelleme… 
Mutlu et, mutlu ol… 
Okurlardan… 
Ülkemize yağmur yağmasın mı?.. 
John Wick… Öfke kışkırtılırsa… 
Hekimlerimizin örgütlenme tarihinden… 
Turizm kaderimizdir…  
Pompei’nin öyküsü… 
Büyük olan sadece felâketlerimiz… 
Silahlanma paranoyası tam gaz… 
Hurmalarımızı kurtarmak adına… 
Yazılması gereken gerçekler… 
Pervin Gürler ve demokrasi…  
‘Yeşilada’ mı dediniz?!.. 
Pompei… 
“Hade Barra” Meclis’de… Ve bu kez CTP’ye karşı!.. 
Not defterimden… 
Hurmalarımız da gitti gider!..:  
Suat Hoca’nın yeni başyapıtı: YDÜ Hayvan Hastanesi…  
Partizan… 
Reşadiye 143’deki ev… Ya da “Cypro Swallow”… 
Kendi düşen ağlamaz… 
Müzakere masası ve Akdeniz… 
Kıbrıs’ta 15 Kasım 1967 fenomeni… 
Başkentin aydınlatılması… 
İliştirilmiş gazeteciliğin tehlikeli boyutu: Ajanlık!.. 
Atatürk’ün pusulası… 
Şu müşavirler sorunu… 
Eroğlu’nun adaylığı/fiyatlar/ekranlarımız … 
Atatürk’e dair bilinmeyenlerden biri daha… 
“Beyaz Saray” muhabbetine devam… 
Atatürk’ün yöneticilik anlayışı… 
Köşe yazarlığı… 
Bu nasıl bir mekik?.. 
“Beyaz Saray” ve Amerikan Demokrasisi… 
Gençliğe ve yaşlılığa dair: “Unutursam Fısılda”… 
Kumlarda tekerlek izleri… 
Bilbay ustamızı anıyoruz bugün… 
İzzet – Rıza Yalın’ı andık…  
“Mona Roza”… En çok sevilen şiirin hazin öyküsü… 
Haşmet Gürkan’ın oğlundan anlamlı mektup…  
Yazar ve devrimci Atatürk…  
Güncel notlar… 
Con Rifat… 
Bener Hakkı Hakeri’nin büstü…  
Mutluluk nedir?.. 
Yunus Rahmioğlu’ndan açıklamalar… 
Casus Lawrence’den bu yana… 
ADSL ve falan da filan… 
…Ve okur görüşleri 
Türk Bankası’nın gecesi ve anılarım... 
Anestezi biliminden önceki cerrahi işkenceler… 
Canlı suç makineleri… 
Emanete hıyanet…  
Cem Yılmaz sineması ve “Pek Yakında”… 
Sokak ışıklarımıza dair gerçekler… 
Yedi mahallenin külhanbeyi… 
Yaşar Ersoy'dan çarpıcı değerlendirmeler… (2) 
Yaşar Ersoy'dan çarpıcı değerlendirmeler… (1) 
Ah o arka kapılar… 
Burunları kaf dağına mı çıktı?.. 
DAÜ’deki krizin içyüzü… 
Şu kahrolası ırkçılık…  
O eski bayram yerleri… 
Bayramlık çeşitleme… 
Nam-ı diğer hacılar bayramı… 
Birbirimizle yakınlaşalım…  
Suyun yönetimi ve parlak referanslarımız!… 
Görmek için beklemeyelim… 
Fırat Ataser’e mektup… 
Tiyatro şölenine veda gecesi… 
Pazartesi notları… 
Oktay Feridun başbakanlığı nasıl kaçırdı?.. 
Bindik bir alâmete…  
Sen neymişsin be Kıbrıs’ım!.. 
Evlilik üstüne teatral analiz… 
Hastanemiz / sağlığımız… 
Yüzleştirici oyunlar geçidi… 
Haftabaşı vurgulamaları… 
Romancılığımız ve “Lamda”nın gizemi… 
Rabbena hep bana!.. 
Allahverdi Kılıç olayı ve bir açıklama… 
Yorum kokteyli… 
Türkiye’de pişer, bize de düşer… 
Asırlık şehir tiyatroları Kıbrıs’ta…  
Pazartesi sohbeti… 
Kim ola bu lokman hekim?... 
Önce eller yaşlanır…  
Asıl olan güvenliktir… 
Köpek Tijey’i kurtarmayı başardık… 
Suat Hoca ve Lokman Hekim sendromu… 
Kıbrıs tiyatro festivali tam gaz… 
Kim korkar hain kurttan?.. 
Bahanesi Kıbrıs olan talan ve yağmacılık: 6–7 Eylül olayları…  
Eylül… Ey Eylül… 
Trafik savaşı… 
Acımasız Zobrist’ler… 
Tiyatro şölenimiz başlıyor… 
Et ve tırnak misali… 
Birol Hanım soruyor: Ben kimin vatandaşıyım?! 
Bir delinin hatıra defteri…  
Tiyatronun eylülü… Hoş geldin güzelim ay… 
Köpek Tijey’i kurtarmak… 
Filler ve çimenler… 
Cengiz Topel Hastanesi…. 
TMT vakaları: İnfaz gecesinin bilinmeyenleri… 
Kızlarımıza karşı pot kıran yazardan, ona özgü özür… 
Mucize… 
Bakan Gülle’nin suçlamalarına YDÜ Hastanesi’nden yanıt… 
Kızlarımızın ti’ye alınmasına tepkiler… 
Bakan Ahmet Gülle’den itham yüklü açıklama… 
Meral Hanım… Ya da Munise Hanım… 
Yeter artık kanser hastalarına çektirilen bu çile!.. 
Kıbrıslı kız sendromu 
Babutsa sektörümüz!.. 
İşkence… 
Abbas Sınay’ın istifasının eksik yanları… 
Bir diğer TMT vakası: Nalbantoğlu için “Vur” emri!.. 
Akıncı bağımsız aday olacak… 
Polisimize sevgi ve güven seli… 
“Bonanza” uyuşturucu değildi be çocuklar!.. 
Altıda bir, üstüde birdir yerin… 
Erenköy… 23 müthiş ay!.. 
Tahayyül ve Androgynos kompleksi… 
Polisin misyonu konusunda duyarlılık… 
Yargıya müdahale mi?!.. 
Lütfen yani… 
Hüzünlü bir pazar sohbeti… 
Transformasyon… 
Bir TMT vakası… 
Hiç ırgalanmayan şu ses kirliliği…  
Gelecek nesil, dur gelme!.. 
Narenciye çıkmazı… 
Buruk bir bayram yazısı… 
Bugün arife, yarın bayram… 
Bonanza ve bonzai… 
Sanata ve kültüre hükümet duyarsızlığı… 
Yitirdiğimiz iki önemli değer…  
Ulus Baker’e saygı duruşu… 
Ah Geçitkale, vah Geçitkale... 
Özdil Nami neden şahinleşti?.. 
Türk askeri gelmeseydi… 
Alakart… 
Güzelyurt… 
Kıbrıs’ta demografi… 
Yazzzz!.... 
Temmuz 1974: Bir Kıbrıs miladı… 
İletişim hakkı… 
Akıllılar ve aptallar… 
Tarzan da Kıbrıs’a gelebilir… 
25 yıllık birliktelik… İyi ki varsın “Kıbrıs”… 
Özelleştirilsin mi, özelleştirilmesin mi?.. 
Bir başarı öyküsü… 
“Bandabuliyam” aşısı tuttu… Proje gelişiyor… 
Despotluk… 
“Cennet Sineması”ydı hayatımız… 
Hatasız kul olmaz… 
Yangın helikopteri hani nerede?... 
Siyasal deprem üzerine… 
Yücel Köseoğlu’nu anarken… 
Halkın apolitik zaferi… 
İletişime çelme… 
İkinci Selim'den Kıbrıs’ın hukuki durumuna ilişkin ferman… 
Damarları tıkanan kent 
Meclis bıçak sırtında… 
Okurlardan nokta atışları… 
Çevre temizliği yaptırımları gerektirir… 
Tanıdığım Vehbi Z. Serter… 
Tarih yolculuğuna devam… 
Ülke baştan başa “sinekli bakkal”… 
Bugün Demirciler’i anacağız… 
Gönyeli’den yapıcı mesajlar… 
Ahmet Benli “emret seçmenim” diyor… 
Seçime hazırlanan DAÜ’den gözlemler… 
Muhteşem Yüzyıl”ı uğurlarken… 
Alçaktan uçmalı… 
Harmancı’yı dinlerken… 
“Malefiz”…Kötülük nasıl oluşur? 
Taht El Kale… Nam-ı diğer: Tahtakala 
Kurumsallaşan ADSL skandalı 
Pazartesi notları… 
Bir çizgi yorumcusu: Cemal Tunceri… 
Temel ile tosun… 
Bir sohbetten süzdüklerimdir…  
Güven duyabilmek…  
Üç konu, üç yorum… 
Hız kameraları… Ve Aziz Nesin’lik olaylar… 
Omaç Başat için…  
Güvenir ve Dizdarlı’dan Kıbrıslı figürler…  
Laforizmatik dokunuşlar… 
Aynası iştir kişinin… 
Bir okur mektubu ve yanıtım… 
Acı gerçeklerle yüzleşmek 
5 Haziran temizlik sınavı… 
Joe Biden… Bir yorum da benden… 
Uluslararası film festivalimiz… Ve Tamer Hassan… 
Eski dost, yeni düşman… 
Alternatif enerjiye dair… 
Rum tarafının egoları… 
“Halklar”, halk ve milliyetçilik… 
İş Güvenliği… 
Atatürk’ü anmak… 
Denize beleşe girme günü!.. 
Yüreklerimizdeki yangın… 
Üç konu, üç yorum… 
Polisin sivilleştirilmesi… 
İsmet Akim’in yanıtı CTP Merkezi’nden…  
Not defterimden… 
Güzel Türkçemiz ve "Şapka” işaretleri… 
Dağlar dağlar, viran dağlar… 
İsmet Akim’e açık mektup… 
İletişim çağında internet rezaleti!.. 
Baştan başa temizlenme seferberliğine var mısınız?..  
Vakıflar nereye koşuyor?.. 
Pazartesi notları… 
Turgay Hilmi: O bir iyilik meleği… 
Vebal… 
Bakan Ahmet Kâşif’e saygılarımla… 
Emeğin bayramı… 
Medya olayına köşemde son nokta… 
Kanun benim: 
Haftabaşı sohbeti… 
Sırların adamı… 
Her “magarına”ya “bulli” olmak…  
Nazmi Pınar’a yanıt hakkı… 
Güncel notlarımdır… 
Şeytan ayrıntılarda gizli!.. 
İzin Kurulu’nda neler oluyor?... 
 
Acı – tatlı pazar notları… 
Vay Yumurcaklar, vay!.. 
Hasan R. Cemil ve ailesi… 
Tarihin acılarını sorumsuzca kaşımak… 
Şiir… Müzik… Ve işte tiyatro… 
“Nuh” deyip, “Peygamber” dememek!... 
Kadın, siyaset ve Sibel Siber… 
Pazar’lık… 
Garnabit şampiyon… 
Al – ver süreci… 
Sanver’in üçüncü kitabı: Temmuz 1974… 
Dr. Necdet Ünel… O bir efsane… 
Başbakanla sohbette… 
Haftabaşı notları… 
Nüfus konusundaki Rum iddiaları şaibeli!.. 
Pirzola ve pulya…  
Harman ve hasat… 
Elektrikte doğru çözümler… 
Trafik trajedisindeki nedenler… 
Şok yalanların değil, şok gerçeklerin toplumuyuz… 
ELAM “el aman” çektirmeden… 
Pazar sohbeti… 
Kibar adamın vedası… 
KIB-TEK duvar kadar sessiz!.. 
Çadırdan salona ve “Padişah-ı Hal-i Osman” 
Federal samimiyet…  
Erken seçim olabilir!.. 
Pazartesi sohbeti… 
“Dünya Su” günü düşünceleri… 
Var mı bize yan bakan?!. 
Haşmet Gürkan’sız 22 yıl…  
Ağaçlara kıymak, kendimize kıymaktır… 
Marko Paşa’yı anımsamak… 
Tıp Bayramı’nın arkasından… 
Haftabaşı sohbeti… 
Bisikletliler… 
Cezasız suçlar dünyası… 
14 Mart… 
Tapu harçları / KIB–TEK’in duyarsızlığı… 
“Tu kaka” siyaseti… 
Halkın tercümanı olmak… 
Devlet hastanemizin hali… 
Altın yürek, billur ses: Bahar Gökhan… 
İçinden İvedik geçen yazı… 
Hastalarımızın bakımı… 
Başkan Kadri Fellahoğlu’nun yanıtı…  
Halkla dalga mı geçiliyor?!..  
Belediye seçimleri…Ve vizyon!.. 
Kanserin nedenlerini biliyoruz… Ama icraat yok!.. 
Kıbrıs’ım, ey Kıbrıs… 
Saygısızlık salgına dönüşürse… 
Siyasal çözüme ne kadar hazırız?... 
Çağın dışındaki ülke… 
Çözümü dış güçler engelliyor 
Yaseminsiz Büyük Han… 
Kurmay mantığıyla: Makariodade’yi yerleştiriniz… 
Kediler gibi… 
Lefkoşa’yla yapılan toplu iş sözleşmesi nerede?.. 
Hrisostomos bizi şaşırttı… 
Yine Orhan Eralp’a dair… 
Başkentin hazin durumu ve hayaller… 
Kıbrıs sorununun denklemi…  
Neden “Hırsız” kebabı?… 
Bazuka… 
Yatırım fobisi… 
Hüseyin Badem Herkül’e karşı… 
Nalbantoğlu’nu tanımak… 
Müzakereye ve Özersay’a dair…  
Efsane ses Yaşar Özel, kanser hastalarımız için geliyor…  
En büyük, ama hiç gerçekleşmeyecek düşüm… 
“Arka Bahçe”de, Lawrence Durrell’le… 
Şefkat melekleri geliyor… 
Kıbrıs deprem bölgesindedir… 
Trafik / insan / devlet…. 
Çözüm, statüko ve tehlike… 
Muzaffer Paşa ve Büyük Han... 
Sürü psikolojisi… 
Tabipler Birliği egzoz gazlarıyla da ilgilensin… 
Bulundu mu günah keçisi?… 
1958: şahinler yılı… 
Suuuuuuuuu!.. 
Motosiklet kaskı… 
Lefkoşa Sur İçi… 
Osman Türkay’ı anıyoruz… 
Yaşamak için yediklerimiz bizi öldürüyor… 
“Mevlevi Mekânı”ndan “Cinayet Mili”ne… 
Mikroçip… 
Kendi kaderimizi belirleyebilmek… 
Cenneti cehenneme ve cehennemi cennete dönüştürme… 
KKTC’yi çarmıha geren film: “Halam Geldi”… 
Hekimlerimiz / üniversitelerimiz 
Rüzgârlarımız hüzün yüklü… 
“Cinayet Mili” şimdi bir Avrupa caddesi… 
Fasulye–hıyar-kabak rekabeti!… 
“Obezite” mi dediniz?.. Aşklar bile enerjiyi gerektirirdi!...  
Çözüm olmuyorsa ölelim mi?.. 
Kızım sana söylerim, gelinim sen anla!... 
Dağlar dağlar viran dağlar… 
Yayalaştırma projesi yaya kaldı!..… 
Başarının sırrını anlatan öykü… 
2013’ü de tükettik… var mı bize yan bakan?!. 
Çevre politikamız ağır - aksak… 
Yorgancıoğlu hükümetten geçer ama kararından geçmez… 
2014’e gülerek başlamak… 
2013 yılı boşa harcandı… 
Yıl sonu yazısı… 
Eroğlu: Kültür ve sanata duyarlıyız 
Unutulmayan Kıbrıs yılları… 
Cemaat… 
Reformlar popülizmin işi değildir… 
Bir cüceler güzellemesi: HOBBİT…  
TMT-EOKA-ABD…  
Elit bir sohbetten notlar… 
Ülkemden güncel notlar… 
Nostaljinin babası: Bilbay Eminoğlu… 
Rüşvet değil deyu, selâmınız dahi alınmaz!..  
Beyefendi ve bilge: Ümit S. Onan 
Eşcinselliğe ve engelliliğe insancıl dokunuş… 
Lokman Hekim’den bu yana… 
Sistem üzerimize oturmasın da 
Eleştiri kültürümüz ve STÖ’ler …  
İki film, iki yorum… 
Sağlık… Nam-ı diğer sistemsizlik!... 
“Bay alkolü takdimimdir”… 
Lefkoşa’da rembetiko rüzgârı… 
Hamit Bakırcı’ya açık mektup…