Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm?

20 March 2016, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Yaklaşık 70 gündür tarihi Taksim sahasında rutin olarak yürüyorum… Peki neden burada yürüyorum? Bir kere Kıbrıs sorununda hiç konuşulmayan BM Barış Gücünün çözüme değil soruna katkı sunduğunu göstermek için… Dahası 1964’den günümüze çok şey değişti ve BM Barış Gücü’nün Kıbrıs’taki meşruiyeti kalmadı… Temelde buna dikkat çekmek istedim… Neden Barış Gücü çözüme değil soruna katkı yapıyor? Bu durumu yürürken bizzat yaşadım ve geçmişte karşılıklı cephe olan bu sahada güvenlik sorunu olacağını BM görevlileri bana bizzat ilettiler… Bunun inandırıcılığı var mı yok mu? Bunun sorgulanması gerektiğini daha ilk günden yürürken biliyordum…

48 yaşındaki müzakereler Karagöz-Hacivat oyunu!
Bundan başka neden yürüdüm? Kıbrıs sorununun müzakerelerle çözümlenemeyeceği anlatmak için yürüdüm… Müzakerelerin Karagöz Hacivat oyunu olduğunu göstermek için yürüdüm…
Ne Anastasiadis’in ne de Akıncı’nın “Bu yurttaşımızın orada yürümesi için BM Barış Gücü gereken önlemleri almalı” dediğini duydunuz mu? Neden demiyorlar? İlk aklıma gelen, her ikisinin de irade yoksunu olma ihtimali… Muzdarip oldukları ortak sorun, iradesizlik…
Bu iradesizliği yürüyüşlerle ortaya çıkarabildik mi? Elbette…
Ülkemizdeki siyasal partilerin aslında hiçbirisinin gerçek anlamda çözümü istemediklerini de bu yürüyüşler sırasında ortak suskunluklarından anladık mı? Film halka açık olduğundan bu da söylenebilir… Hem de en soldan en sağa kadar boncuk gibi dizilebilirler…
Peki sivil toplum? Sendikalar, dernekler ve iki toplumlu aktivite merkezleri? Onları da aynı kaleme koymak mümkündür…
Kimin için yürüdüm?
Güneyde ve Kuzeyde savaşlardan mağdur olmuş, yakınını kaybetmiş, şehit vermiş tüm insanlarımızdan özür dilemek için yürüdüm…
Evinden yurdundan sürgün olmuş, göçmen olmuş, her şeyini kaybetmiş savaş mağdurları için yürüdüm…
BM, AB gibi örgütlere güvenen yurttaşlarımıza bunlara çok bel bağlamamaları gerektiğini anlatmak için yürüdüm…
Ülkemizden Kıbrıs Uyuşmazlığı yüzünden göç etmek zorunda kalmış tüm gurbetteki yurttaşlarımız için yürüdüm…
Savaş sonrası Kıbrıs’ı yurt bellemiş ama ayrımcılığa uğramış tüm insanlarımız için yürüdüm…
Evinde, işyerinde -kadın olsun erkek olsun- istismar edilen, şiddete maruz kalan insanlarımız için yürüdüm…
Çevremize, kentimize sahip çıkalım deyip ama ellerinden bir şey gelmeyenlerin sesi olmak için yürüdüm…
Son 61 yılda her türlü mağduriyet yetmezmiş gibi bir de Kuzey Kıbrıs içinde tecrit edilen gençlerimizin durumu anlatmak; sportif, kültürel ve ekonomik tecridin evrensel insan haklarına aykırı olduğunu ilan etmek için yürüdüm…
Ülkemizde gece kulüplerinde seks kölesi olan kadınların durumuna isyan etmek için yürüdüm…
Çalışanların emeklerinin karşılığını tüm alanlarda -haksızlığa uğramadan- elde etmeleri gerektiğini haykırmak için yürüdüm…
Çocuklarımıza yaşanabilir bir ülke kuramadığımızı anlatmak için yürüdüm…
Eğitim sistemimizin daha ilkokul 2’den itibaren sırtlarında 15-20 kilo kitapla her gün okula gidip gelen çocuklarımıza uyguladığı işkenceyi anlatmak için yürüdüm…
Uyuşturucunun artık ilkokullarımıza indiğini anlatmak için ateş hattında 70 gün yürüdüm…
Ve elbette Çetinkaya Spor Kulübüne ait bu stadyumun tekrar sahiplerine iade edilmesi için yürüdüm…
Çetinkaya Spor Kulübü ise bu konuda bir açıklamayı bile esirgedi. Başından beri desteğini esirgemeyen değerli dostlarıma, başta da Şener Levent’e, Ertan Birinci’ye, Ali Baturay’a, Fatma Kişmir’e, Ali Cansu’ya, Nazmi Pınar’a, Ali Kişmir’e, Cem Kar’a, Sosyal medya fenomeni Nisan Yağmuruna, Fuat’a, Eylem’e özel olarak teşekkürlerimi iletirim… Kendilerine müteşekkirim…
Burada isimlerini yazamadığım yakınlık gösteren dostlara ve sokakta seninleyiz diyen yurttaşlara  ayrıca teşekkürlerimi sunarım…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!