Derviş Deniz

 

Önümüzdeki 15 yıl içerisinde en önemli sorun sürdürülebilir insan yaşamı

21 March 2016, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Önümüzdeki 15 yılda gerçekleştirilmesi düşünülen ve dünyada sürdürülebilir insan yaşamı için öncelikli olan 17 önemli hedef Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 2015 yılının sonunda tüm ülkelerin oyu ile kabul edildi.

Nüfus artışıyla birlikte artmakta olan gelir eşitsizliği, iklim değişikliği ile birlikte küresel ısınma ve doğal kaynakların azalması dünyanın sürdürülebilir kaliteli bir yaşam sunmasını da engellemektedir.

İnsanlığın nüfus arttıkça daha dikkatli davranması gerekirken, kısa zamanda büyük karlar elde edebilme uğruna gelecek nesillerin ihtiyacı olan doğal yapının korunmasına zarar verilmesi,hırs ve doymazlığın en önemli etkileridir.Buna ilave olarak sömürü düzeninin devamını sağlamak ve ülkeler üzerinde hakimiyetlerini daha arttırmak uğruna gelişmiş devletlerin bir kısmının yarattığı iç savaşlar da gittikçe daha çok ihtiyaç duyduğumuz toprakların kirlenmesi yanında , insanlığa da ölüm ve felaket getirmektedir.

Bugün etkisini yavaş yavaş hissetmeye başladığımız küresel ısınma ve artan fakirleşmenin artık gelişmiş ülkeleri de etkisi altına aldığı daha çok görülmektedir. Bu nedenledir ki yaşamsal şartların iyileştirilmesi ve sosyal ve ekonomik olanakların daha iyi olması için Birleşmiş Milletler sürdürülebilir bir yaşam için 17 hedefi ortaya koymaya karar vermiştir.

Birleşmiş Milletler 2000 yılında da sürdürülebilir insan yaşamı için bugünkünün altında hedefler üzerinde karar üretmiş olmasına rağmen, geçen 15 yılda istenilen hedefe ulaşılamamıştır. Bu nedenle 2016 yılından 2030 yılına kadar olan zaman diliminde ne kadar başarı sağlanacağı ile ilgili ciddi kuşkular vardır.

Tüm olumsuzluklara ve gelişmiş ülkelerin çıkar temelli politikalarına rağmen, insanlığa olan inancımızdan vazgeçmeden hedeflere odaklanmak gelecek nesiller için yapılacak en önemli icraat olacaktır.

Birleşmiş Milletlerin ortaya koyduğu hedeflerin birincisi ve en önemlisi dünyada fakirliğe son verme hedefidir. Zenginin daha da zenginleştiği, fakirin daha da fakirleştiği günümüzde gidişatın ülkelerin uygulayacakları sosyal ve ekonomik politikalar ile değiştirilmesi önümüzdeki 15 yılın 2030 yılına kadar en önemli gündemi olacaktır.Fakirliğin azaltılması ile birlikte açlıktan ölen insanların olmayacağı bir dünya yaratma da bu hedeflerden biri olarak ortaya çıkmaktadır.

Fakirliğin ve açlığın ortadan kalktığı bir dünyada insan yaşamının kaliteli olabilmesi için sağlıklı nesillere ihtiyaç vardır. Bunun için de sağlık sistemlerinin geliştirilmesi ve içilebilen su kaynaklarının ve temizliğin artırılması önde gelen hedefler olarak ortaya konmuştur.

Küresel ısınmanın en büyük etkenlerinden görülen fosil yakıtların tüketiminin azaltılması ve alternatif enerji kaynaklarına yönelinmesi, çalışma şartlarının iyileştirilmesi, ekonomilerin büyümesi, gelir farklılıklarının azaltılması, her çocuğa iyi eğitim sunulması ve yaşanabilir şehirler ve topluluklar yaratılması dünyamızın 2030’a kadar gerçekleştirmesi görülen hedefler arasında yer almaktadır.

İklim değişikliği nedeni ile denizlerde ve karada bulunan yaşamın tehdit edildiği artık genel olarak bilinen bir gerçektir.Bunu gidermenin yolu küresel ısınma ile mücadele dışında , tüketim ve üretimde sorumlu davranmaktır. Bu yapıldığı takdirde kara ve denizdeki yaşamı tehdit eden şartlarda iyiye gitme sağlanabilecektir.

Birleşmiş Milletler’in üzerinde durduğu bir diğer önemli hedef de sürdürülebilir barışın tesis edilmesidir. Barışı tesis etmenin yolu da ülkelerin adil ve güçlü devlet yapılarını halkların hizmetine sunmasıdır.

Birleşmiş Milletler’in 2030 yılına kadar yapılmasını planladığı eylemlerin bireysel olarak devletler tarafından uygulanmaya başlaması gerekmektedir. Dünyanın gelişmiş ülkelerine bu konuda öncülük etme görevi düşmektedir.

Hepimiz biliyoruz ki gelir-gider eşitsizliği, iç savaşlar, fakirlik ve tüketimdeki sorumsuzluk gelişmiş ülkelerin yarattığı hastalıklardır. Bu ülkeler kendi içlerinde vatandaşları için sürdürülebilir hayat standartlarını en iyi şekilde hazırlamaya çalışırken aynı hassasiyeti gelişmekte olan veya gelişmiş ülkelerde göstermemektedirler. Hatta bu ülkelerdeki gelir eşitsizliği, iç savaş, tüketim duyarsızlıkları gibi etkenleri de gelişmiş ülkeler yaratmaktadır. Bu nedenledir ki insanlık çok kritik bir 15 yıla adımını atmaktadır. Bu dönemin hedefler doğrultusunda yürünmesi halinde gelecek nesillere daha refah ve yaşanılabilir bir dünya yaratmak mümkün olacaktır. Kaybedilen 15 yıla bakıldığında bunun önemi daha da anlaşılabilmektedir.

Yazarın Tüm Yazıları
G20 toplantısında hedefler 
Güncel 
Önümüzdeki aylarda vatandaşın ekonomik şartlarında kötüleşme olur mu? 
Toplumdaki özgüven eksikliği ekonomik atılımları da etkilemektedir 
Önümüzdeki aylarda ekonomide neler bekleniyor? 
Yabancı yatırım ama nasıl? 
Brexit sonrası Avrupa Birliği 
Brexit büyük hata 
Türkiye ekonomisinin durumu KKTC için çok önemli 
KKTC pahalılık yaratmada gelir düzeyine göre dünyada bir numara 
Ekonomik protokol maddeleri ve su anlaşması geciken icraatların sonucu 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (5) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (4) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (2) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması 
Yatırım ortamının iyileştirilmesi 
KKTC ile TC arasındaki ekonomik protokoller 
Terörizmin hedeflerinden biri ekonomik yıkım 
Ekonomiye bir de yurt dışından bakmak 
Tüketim toplumu ve sosyal bozulma 
KKTC’de su krizi dünyada ekonomik durgunluk tehlikesi 
Devlet adamlığı, klasik anlamda işadamlığı ve fırsatçılık 
Göç dalgası, fakirlik ve yardım 
Gelir dağılımındaki aşırı farklılıklar sosyal krizler doğurabilir 
Planlama 
Rum Maliye Bakanı’nın Kıbrıs Türk ekonomisi ile ilgili sözleri 
2016’da neler bekleniyor? 
Siyah kuğuların uçuşu 
Siyasette ekonominin bütününü görmek 
Bugünlerde ekonomik hayatımız nasıl görünüyor 
Vergide zarar gösteren kişi veya kurumlar neden zarar gösteriyor 
Kıbrıs’ta toplumların uzlaşacağı ortak bir ekonomik yapı mı, etnik bir ekonomik yapı mı? 
Terör, ekonomik hayatın en büyük risklerinden biridir 
Hükümetler şeffaf muhasebe sistemine geçmeye başladılar 
Ortadoğu’da yaşananların ne olduğunu Avrupa şimdi anlamaya başladı. Ya biz? 
Dünya sınırları olmayan pazara dönüşüyor 
Mülkler konusu ve güncel sorun döviz kurları 
Bir ülkenin ekonomisindeki büyüme kişilerin refah seviyesine yansımazsa 
Söz su yönetiminden açılınca 
Görüşmeler iç siyaset ve döviz kurları 
Ayakları üzerinde duran bir ülke 
Vergi yasa ve uygulamaları vergi kaçaklarını teşvik etmemeli 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Kuzey Kıbrıs’ta bağımsız denetçiliğin durumu 
Bağımsız denetim 
Ortadoğu değişimler bölgesi 
Bağımsız Denetci – Mali Müşavir – Muhasebeci 
DÜNYA ENERJİ KAVGALARI 
Kıbrıslıların kendilerine ait varlıkları yönetmesi 
G 20 ve uluslararası ticaret hizmet ve finansmanda vergi kaçağı 
Avrupa bankaları stres testi 
Avrupa bankaları stres testi 
Ortadoğu’da yaşamak 
Ekonomide daralma var mı? 
Ekonomik çıkarlar ülkeler ve insanlar 
Yeni dünya düzeni 
Şirketler yasasında artık değişim zamanı 
Siyasi gelişmeler ve ekonomi 
Siyasi çözümsüzlüğün ekonomik maliyeti 
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının önemi 
Ortadoğu ve bitmeyen çıkar kavgası 
İçinde bulunduğumuz bölgede ekonomik istikrar için büyük sorumluluk gerekir 
Avrupa Parlamentosu seçimleri bize ne mesaj veriyor? 
Hedefi olmayanların gelecek kaygısı büyük olur 
2014’ün ilk çeyreğinde dünya ve KKTC ekonomisi nerede? 
Kıbrıs sorunun çözümünde ekonomi 
Yatırımlar açısından Kıbrıs’’ta çözüm neden önemli 
Para akışındaki durgunluk mali tedbirlerle aşılabilir mi? 
Kayıt Dışı Ekonomi 
Uluslararası Kriz Grubu’nun Kıbrıs raporunun ekonomik yönü 
Kara Para ile Mücadele ve KKTC 
Tanınma veya Tanınmama ile dünya gerçekleri 
Günlük olaylarla uğraşırken 2014 Yılında olabileceklerin hesabını iyi yapmalıyız 
Kıbrıs sorunu ile ilgili hareketlenme ve ekonomi