Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!

23 March 2016, Wednesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

“Her şey bizim nesnelere nasıl baktığımıza bağlıdır, onların nasıl olduklarına değil” (Carl GustavJung)

Büyük üstat Jung böyle demiş… Bu yazıyı aslında KKTC Meclisinde grubu bulunan parti sorumlularının okumamasını tercih ederim… Öyle ki burada yazılanlar tam da Jung’un ana fikrine benziyor… Ülkemizdeki siyaset Temmuz 2013 seçimleriyle birlikte politik iletişim açısından ciddi kırılmalar yaşadı. Bu eğilim istikrarlı biçimde giderek yükseliyor… Bilindiği gibi 1976’dan beri ülkemizde yapılan seçimlerde gazete ve radyolar etkindi… 90’lı yılların sonlarından itibaren buna özel televizyonlar eklendi… Uzun ara gazeteler ve TV üzerinden siyaset konumlandırılıp hegemonya oluşturmak kolaydı…

Yeni medya ile gelen yeni siyaset
Yaklaşık üç yıldan beri ise siyaset yeni bir “mikrop”la tanıştı… Bu “insandan insana” hızla bulaşan bir mikrop… “Online yayıncılık”…Bunlar online haber siteleri, sosyal medyadaki diğer malum aracılar; en genel ifade ile“yeni medya”… Bu “online yeni medya” siyaseti ciddi biçimde dizayn etmeye hazırlanıyor… Eski medya elbette ortadan kalkmış değil… Lakin yeni “online medya”  aynı zamanda seçmenlere “yeni” figürler ve aktörler de sunuyor…
Ülkemizde siyasetin okunma ve uygulama biçimi yıllarca “al gülüm ver gülüm” usulü idare edildi… Mevcut siyasi partilerin KKTC Meclisindeki seçilmiş vekillerin performansı hızlı biçimde değer kaybına uğruyor ve söylemleri kendileri gibi yeni bile olsa kulaklarda pek yer etmiyor…
Bunun okumasını sadece yeni medya üzerinden yapmak yanlış olabilir… Öyle ki mevcut partilerin icraatları bir biçimde halkın algısında olumlu bir içeriğe sahip değil… Bunun sebepleri arasında siyasetteki mevcut partilerin hantallaşmış yönetim gruplarının sınırlı sayıda insan arasında paylaşıyor olması da vardır…

Seçmenin dinamizmi durdurulabilir mi?
Artık seçmenler seçtikleri vekillerin seçildikten sonra kendilerini temsil edip etmediğinden tutun da Meclisteki/hükümetteki ağırlıklarına kadar fazlasıyla bilgi sahibi oluyorlar… Yıllarca belli partilere bağlılık duymuş ve “gademici”oy deposu olmuş “partililer” bile önemli dönüşüm geçiriyor… Bu partilerin bu eğilimi durdurma gücü var mı? Çok emin değilim… Bunun üzerinde çoğunun düşünmediğini, hatta görmezlikten geldiğini bile biliyorum… Hatta bunu ifade eden kişilere burun kıvırdıklarını da duyuyorum…
Kısacası bu “onlinemedya” üzerinden sosyal bilinçlenme büyük bir dinamizm kazanmış durumda… Bu dalganın özeti“sosyal gelişmenin siyasi ve ekonomik gelişmenin önüne geçmiş” olmasıdır… Bununla ilgili en kestirme çözüm Türkiye’de askerlerin idareye el koyması şeklinde oluyordu… Peki KKTC’de nasıl sonuçlanacak? İsterseniz aklın yolu birdir ilkesiyle bir tahminde bulunayım: Seçimlerle “milli iradenin” tecelli etmesi… Bunun gerçekleşmesinin zor olduğunu düşünebilirsiniz… Fakat “Cin şişeden çıktı; bir daha şişeye girmez…” Bu iddiaları yıllarca CTP, UBP ve DP diye canını yiyen seçmenler dile getiriyor… Son günlerde DP’de baş gösteren durmak bilmeyen vekil istifaları buna önemli emare olurken CTP’nin de bir fireyle buna eklemlenmesi irdelenmeye değer bir boyutta…

Siyasette kritik eşik…
Sosyal mobilizasyon siyasette hegemonya kurmak ve iktidara oynamak açısından kritik eşiktir… Bu anlamda siyasal partilerin performansları açısından önemli güçlükler olduğunu söylemek lazım…  Bunun sebeplerini sadece sosyal medya mikrobuna bağlamak da haksızlık olur… KKTC’de dinamik bir siyaset hayatımız var… TV’lerde sabah programı yapanlardan tutun da günün farklı zamanlarındaki programlara ve buralara katılanlara halkın ilgisine kadar bunun böyle olduğunu görebiliriz… Luricina (Akıncılar) köyüne sivil giriş konusunda verilen sözlerin yerine getirilmemesi, Derinya Kapısının açılması konusundaki taleplerin karşılıksız kalması gibi güncel konular üzerine de halkın dinamik bir sorgulama yaptığını bilmenizi isterim…
Siyasetçinin bu dönemdeki kadar nükleer serpinti hızında eskidiği bir başka dönem ne görüldü ne duyuldu… Profesyonel siyasetçilerin bunun üzerine düşünmesine gerek yoktur… Onlar adına halk düşünüyor…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!