Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri

03 April 2016, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Taksim Sahası’nda geçtiğimiz çarşamba günü itibarıyla yürüyüşlerimizin 75.’sini tamamladık… O gün yine sahaya tek başıma gidip yürümeye başlamıştım… Kısa bir süre sonra sahanın içine yine BM Polis Komutanlarından Avustralyalı David ile Hintli Han gelmişlerdi… Tribün tarafında bir tur attıktan sonra sahanın girişine gidip beni beklemeye başladılar… Ardından Ledra Palace’taki ara bölgede de yaşayan Mehmet Diana yanlarına gidip konuşmaya başladı. Bendeniz ise yürümeye devam ettim...

Yürüyüş uzlaşısı!

Yürüyüşüm bittiğinde ben de yanlarına gittim. Bana bir uzlaşma bulduklarını söylediler… Öyle ki Tribün tarafında değil de daha uzun olan ve Çetinkaya Spor Kulüp binasına yakın olan hatta dilediğim kadar yürüyebileceğimi söylediler… Yani sol kulvarda…
Bu konuda Mehmet Diana’nın katkısı çok önemlidir… Diana ara bölge konusunda her bir ayrıntıya vakıf… Komutanlara sahanın ve bölgenin tüm sınırlarını çizmiş, onların otoritelerine ait bölgeyi hurmalar ve bayrak direkleri üzerinden tarif etmişti…
Bilindiği gibi yürüyüşüm toplumun çok farklı kesimlerinde kabul görmüş ve desteklenmişti… Elbette hedefimiz Taksim Sahası’nın iki toplumlu yürüyüş alanı olarak kullanıma açılması ve mümkünse yine Çetinkaya Spor Kulübü’nün antrenman sahası olarak kullanıma verilmesiydi… Böyle bir kazanım için sahaya inip benle yürüyen çok az insan olmuştu… Bu da ne dikenli telleri kaldırmaya yetmişti ne de tüm sahanın sivil kullanıma verilmesine...
Bununla birlikte sahayı 10 Ocak tarihinden itibaren arşınlamamızın karşılığı olarak sahada sol kulvarda yürüme imkanı elde ettiğimiz ve oranın Lefkoşalıların rahatça kullanımına açılmasına olanak sağladığımız da bir hakikat…

BM Barış Gücü’nü de tartışmak gerek!
Burada iki önemli ders vardır… İlki, sebat gösterildiğinde ve mücadele edildiğinde kamuoyu ve halk desteği görmek mümkündür… İkincisi de dikenli teller ve BM Barış Gücü’nün Kıbrıs’taki statüsünün tartışılmasına ne kadar geç kaldığımızdır… Konunun özü, yürüyüş ve ardından gelen engellemeler sonucunda Kıbrıs’taki Barış Gücü’nün hayatımızdaki 52 yıllık mazisinin ciddi biçimde sorgulanmadığı hakikatidir… Entelektüellerimizin, bu sorunla yüzleşmede ciddi eksiklikleri var… Dahası, ezberden ve kolaydan yapılan açıklamalar çözüme katkı sunmamış, sorunu inşa etmeye, kronikleştirmeye hizmet etmiştir… Bunun sadece Kıbrıs sorunuyla ilgili olmadığını, hayatımızın her alanında “eğretilik” oluşturan bir çok konuya bu topraklar üzerinden değil “Batılı” kurumların ve aktörlerin sunduğu çerçeveden bakmakla da alakalı olduğunu bilmemiz gerek… Bu sorunu ele alma biçimi ve ülkemizin sorunlarına felsefi düzeyde yabancılaşmamızla ilişkisi de sorgulamaya muhtaçtır… Burada öylesi bir ele alış var ki anlamlandırmak gerekiyor…

İçselleştirilmiş sömürgecilik…
İlk olarak sorun dış aktörlerin çıkar ve etkileriyle biçimlendirilmişse, mutlaka çözümü tanımlama da dışarıdan olmalı şeklinde kısır bir algı bulunmaktadır… Batılı kavram ve araçlar üzerinden sorunu tarif etmek, aslında halk öğesini ve insan unsurunu konu dışı -hatta denklem harici tutma gailesine kadar hepimizi taşıyor… Denklem dışında kalmak, bir tür içselleştirilmiş sömürgecilik türüdür… Bundan kurtulmak içinse ülkenin sorunlarına çözümü içeriden değil dışarıdan bekleme hastalığımızın farkına varmak ve önemli bir zihniyet devrimine zemin hazırlamak gerekmektedir…
Konuyu münevverler ele alırken devraldıkları Batılı gözlükleri ve alışkanlıkları değiştirmek gerektiğini anladıkları zaman zihniyet devrimi önemli bir merhale kazanacaktır…
Not: Bu arada cuma Günü Milletvekili Dr. Özdemir Berova ve Dr. Kandemir Berova Taksim Sahası’na geldiler ve birlikte yürüdük. Halka kazandırdığımız bu alanı beraber teneffüs ettik. Güzeldi ve onurlandırıcıydı… Birkaç gün öncede destek verip sahada yürümeye gelen arkadaşım basın emekçisi Meryem Özkurt’u da hatırlatmak istedim.

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!