Av. Hasan Sözmener

 

Türkiye yargıda reform istiyor

04 April 2016, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Duyduğumuza göre, Türkiye, yetkililerimizin imzalaması için bir paket sunmuş. Bu pakette, yargıda reform talebi de varmış.

Yetmişli yıllarda tahsil için Türkiye’ye gitmiştim. Türkiye’de lise bitirmiş olan gençlerin genelinin İngilizce bilmediklerini bunun yanı sıra yabancı lisanla da pek alakaları olmadığını müşahede etmiştim. Biz Kıbrıslı gençler, İngilizce bildiğimizi zannederek, yeri geldikçe, Türkiyeli arkadaşlara hava atıyorduk. Onlar da bizlere gıpta ediyorlardı.

Aynı şekilde Türkiye’nin yargısını beğenmiyorduk. İngiliz hukukunun ne olduğunu bilmediğimiz halde, konusu açıldıkça, “bizim orada İngiliz yasaları ve İngiliz hukuku vardır, bizim oralarda adalet vardır” diyorduk.

Bunun yanı sıra, Türkiye’nin birçok yönden bizden geri olduğunu gözlemliyor ve üstünlüklerimizi gabara gabara anlatıyorduk.

Yıllar ilerledi, bir bakıyorum ki, Türkiye’nin yabancı lisan bilmeyen, İngilizce bilmeyen gençlerinin, birçoğunun bırakınız bir yabancı lisanı, iki, hatta üç yabancı lisan bilir duruma geldiklerini görüyorum.

Sadece yabancı lisanda değil, yetmişli yıllara göre, Türkiye birçok konuda, bizi yetişti ve geçti.

Hemen hemen gabararak onlara anlatabileceğimiz hiçbir yanımız kalmadı. Ben bir hukukçuyum ve en çok yargımıza yanmaktayım. Bu gün yargısının birçok medeni ülke tarafından tartışılmakta olan Türkiye, bizden, yargımızda reform yapmamızı istemektedir ve maalesef de bu isteklerinde haklıdırlar.

Yıllardır söylüyorum ve yazıyorum. Yargımızda reform gerekmektedir. Bizim yargımız yıllardır kaç davayı karara bağladığı ile alakalıdır. Yargının çalışma raporlarını inceleyiniz, adli yıl açılışlarında yapılan konuşmalara bakınız, zaman zaman yapılan açıklamaları gözden geçiriniz. Yargı sanki da rakamlardan ibarettir. Şu kadar hukuk davası açıldı, şu kadar ceza davası açıldı, bilmem ne kadar dava bitirildi. Yargı bu rakamlardan mı ibarettir?

Yargıç alımlarında sorunlar var, bir kısım kişiler, yargıyı kendi malları zannediyorlar. Savcı alımlarında sorunlar var. Gerçek durum bu olmasa bile, öyle bir görünüm vardır ki, sanki da savcılarla, yargıçlar ve polisler işbirliği içerisinde çalışıyorlar. Görünüm o ki, avukatlara itibar edilmiyor, avukatlar istenmiyor, avukatlar ötekileştiriliyorlar. Avukatlara karşı, mukayyitliklerde ve mahkeme salonlarında mobing uygulanıyor görüntüsü hakim.

Ülkemizde üretim durmuş vaziyette, Yıllık ithalatımızın bir buçuk milyar doların üzerinde olduğu söyleniyor. Bu ithalatın tamamına yakınını Türkiye’den yapmaktayız. Dolayısı ile Türkiye’nin birçok işadamı ile tüccarı ile ihracatçısı ile ticari ilişkimiz var. Bu ticari ilişkiler çerçevesinde, birçok hukuki ihtilafın yargıya intikali kaçınılmaz durumdadır. Parasını alamadığı iddiası ile birçok Türkiyeli tüccarın, işadamının, ihracatçının ülkemizde açmış oldukları birçok dava bulunmaktadır. İşittiğim kadarı ile söylüyorum ki, bu tür davaların konuları oldukça yüksek miktarlardır Ve maalesef bu davaların birçoğu yıllardan beridir hükme bağlanamamıştır. Bağlananlar ise, icra edilememiştir. Dolayısı ile ülkemiz yargısına işi düşen, Türkiyeli birçok işadamının, tüccarın, ihracatçının, yargımızdan şikayeti vardır.

Bunun dışında bu ülkede on binlerce Türkiyeli işçi çalışmaktadır. İşçi demek, gün işler gün yer demektir. Bu işçiler, işverenleri ile birçok ihtilaflar yaşamakta ve konu yargıya intikal etmektedir. İş mahkemelerimiz olmadığı için, bu tür davalar da mahkemelerimizde yıllarca sürmektedir. Neticelenenler de icra edilememektedir. Bu durumda binlerce Türkiyeli işçinin de, yargımızdan şikayetleri vardır. Bu konuyu bu haftaki yazımda bitirebilme olanağım yoktur. Bu nedenle Allah kısmet ederse gelecek hafta bu konuya devam edeceğim. Olur da gelecek haftaya kadar bir hükümet kurma çalışması başlar ihtimaline karşılık, bir tavsiyede bulunmak istiyorum. Bundan sonra yapılacak olan hükümet kurma çalışmalarında, bir adalet bakanlığı kurulmasını, hararetle tavsiye ediyorum.

Yazarın Tüm Yazıları
Halk oylaması 
İlmi olmasın 
Anlaşılmak ve anlatmak 
Ölüm cezası ve koordinasyon ofisi 
Hap bölme (kırma) makinası 
İlk soruşturma 
Keşke bu iş yargıya bırakılmasaydı 
Yasal düzenlemedeki karışıklıklar 
Egemenlik duyarlılığı 
Kantarın topuzu kaçtı 
Cumhurbaşkanı topu Anayasa Mahkemesi’ne attı 
Girne kayasından aşağıya atsalar dahi 
Kızıyoruz ama… 
Yargıda teamül 
Beşinci kitabım 
Söylemiştim boşanmaların artacağını 
Eğri gemi, sefer de eğri 
YÖDAK Başkanı 
Suç kimdedir? 
Rüstem Sefer (21.1.1943-7.4.2016) 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Beraat kararı ne demektir? Ya vicdan? 
Denetimli serbestlik hakkında 
Bekle be annem 
Şartlı tahliye şikayetleri 
Şartlı tahliye nedir? 
Hangi canlı öldürülürse cinayet olur? 
Sınır dışı kararları 
Hisseli mal satışlarındaki tin gözlükler 
Hisseli taşınmaz mallar 
Taşınmaz mallarla ilgili bazı sorunlar 
“Cahil adam, ne zarar verebilir ki?” 
Unutulma hakkı 
Lütfen bulaştırmayalım 
Yüksek ökçeler 
Kalp sağlığı 2  
Kalp sağlığı 2 
Kalp sağlığı 
Mahkeme kararları 
Cinayet suçları 
Amerika’nın Kıbrıs’ı kaptırmaya niyeti yok 
Acamı Deli 
Kiminle iş yaptığınıza dikkat  
Kudret Özersay 
Kudret Özersay 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Yargıç atamaları 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
Tutukluluk 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Bir de sen yaz dediler 
Sabah kahvaltısı  
2015-2016 Adli Yılı başlarken  
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Yargı sallanmadan boşanma sebebi  
Yargı sallanmadan boşanma sebebi 
Nişanlanma ve evlenme 
Boşanmada koçan değişikliği 
Sabit görüntülü radarlar 
Napan be yeğen? 
CÜBBE 
YÖDAK ve İyi İdare Yasası 
1 yıl ve 2 yıl hapis cezası tartışması 
Avukat/hukukçu milletvekilleri ve siyasetçiler 
Belesbite devam 
Belesbit 
Almak ve vermek  
Irza geçmek (Cinsel tecavüz)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı (3)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı  
Polis terfilerinde son durum 
Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken 
Faks numarası  
Eleştiri 
Yüksek Mahkeme “acil” dedi 
Beytambal galsın yok ki 
Dönülmez akşamın ufkundayız 
Topluluk malı 
Fırsat yine kaçırıldı 
Avukata müdahale  
İki vahim durum ve dram 
Biline ki padişah seçilmeyecektir  
Dördüncü kitabım 
Tekrar nafaka borçlularına  
Nafaka borçlusuna ve anlayanına  
Yanlışı doğru zannetmek  
Tazminat hakkı  
Yargıdaki tehlikeli rekabet 
Emrullah Bey 
Göç Yasası’na devam 
Sayın yargıçlara duyurulur 
İmam yellenirse  
Ne istediğimizi galiba biz de bilmiyoruz 
Cezaevinden telefon var 
Olmadı müdür bey olmadı 
Hukukumuzda yargıcın konumu (2) 
Hukukumuzda yargıcın konumu (1)  
Kamulaştırmada Tazminat 
Hellada, bullada, uyusun da, büyüsün  
Resmi dil Türkçe 
İcar-satış 
Mahkemelerimizi bir daha deneyelim 
Eskiden de eskiler aranırdı 
Tıs yok gık yok, çıkart da görelim 
GK Komutanından rica ediyorum 
Cinayetle su yüzüne çıkanlar 
Tutuklama polisi zora sokabilir 
Oybirliği ile ret vacip olmuştur 
Genç yargıç adayları mülakatta 
Eğitim, denetim ve ceza 
Saat 21.53 
Polis terfilerinde top mahkemede 
Fermuarınız açık kalmış 
Anladığımı yazamıyorum 
Üçte bir 
Zorunluluk değil, mecburiyet vardır 
Kurbağanın nal hikayesi 
Bizimkiler yine coşabilir 
Bırakınız böyle kalsın  
Serhat Bey çok güzeldi 
Yargı, yargıç ve bina istiyor, bildiriyor ve talep ediyorum 
Sade sen mi Ersin Bey hepimiz da 
Polis terfileri konusunda iktidarı göreve çağırıyorum 
Lo lo lo 
Ah bir de rezillerden korkmasam 
Okul seçeceklere ihbar 
Kadın Eli 
İdam cezası ve hukuk reformu hakkında 
Felaketname olmasın 
İşte, işte söylemeye çalıştığım bu idi 
Allah aşkına çağrıda bulunuyorum 
Bizimkisi anglo 
Bazı trafik suçlarında niçin apar topar mahkemeye 
Ölüm getirmişti