Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Ekonomi nasıl yönetilmez?

06 April 2016, Wednesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Sanıyor musunuz ki 13. maaş tartışmaları sadece maaşı alacak kişileri ilgilendirir? Ekonomiyi temelde beklentiler yönetir ve olumlu ya da olumsuz beklenti oluşturmak, piyasayı belirleyen temel güdüdür. Siyasilerin bu durumu gözetmeden pervasızca açıklamalarının piyasaya etkisi, devletin ödeme yapacağı toplam maaş tutarının çok daha üzerinde gerçekleşiyor.
Mağusa’nın tanınmış esnaflarından Yılmaz Parlan’dan gelen mektup, bu durumun yarattığı etkiyi net bir şekilde ortaya koyan, toplumun sesi niteliğinde… Mektubu değiştirmeden yayınlıyorum…

“Sevgili Hasgüler,
Sizin de izlediğiniz gibi uzunca bir süredir özellikle CTP hükümetleri döneminde her yılsonu 13’üncü maaş tartışma konusu yapılıp piyasaya öldürücü darbeler vurulmaktadır. Bu bir şantaj silahı haline dönüştürülmüştür. Aralık, Ocak, Şubat ve Mart ayı ile birlikte toplamında tam 4 ay aynı politika tekrarlanmakta olup küçük esnafı tamamen devre dışı bırakmaya yönelik bir davranış biçimidir. Bunun özellikle kendisini ‘’Emeğin Partisi’’ diye lanse eden bir parti tarafından hayat bulması acı gerçeğimizdir. Bir defa girişimcilik; istikrarsızlığı, güvensizliği, kuralsızlığı sevmediği gibi maaş konusunun her ay tartışma konusu yapılmasını da kaldırmaz. Bu uygulama ekonomik kural ve kaideler ile taban tabana zıttır. Böylesi bir ortamda yatırım ya da iş yapamadığınız gibi kimseye para da harcatamazsınız. Çünkü konu salt maaş konusu değildir. Burada şark kurnazlığı yapılarak 4000 TL üzerini eksik ödeyeceğiz demek, insanları kutuplara ayırdığı gibi küçük esnafı da Politika’nın ana hedefi durumuna getirmektedir.
KTEZO, TİCARET ODASI ve SANAYİ ODASI’nın hükümetlerin kontrollerinde olduğu ise herkesin malumudur. Böyle bir durumda tepki göstermeleri gerekirken tümünün kuzuların sessizliğine bürünmesi kendi varlık nedenlerine de aykırı olup ticaret erbabına yapılmış bir ihanettir de. Zaten Ekonomik Örgütlerin hükümetlerin uydusu olduğu bir düzende sağlıklı yaşayabilir bir ekonomiden de bahsedemezsiniz. Aynı şekilde Ekonomi Bakanı’nın sessizliği esnafın her taraftan kuşatıldığının göstergesidir. Kendisi özelleştirmenin faydalarını saymakta ama nedense maaşları bile ödeyememektedirler. Siyaset sorun çözme sanatıdır ama onlar nedense bunu hep görmezden gelmektedir.
Esnaf zaten büyük işletmelerin haksız rekabeti ve faiz sarmalında boğulmakta olup, koma halindeyken bilinçli bir politika haline dönüştürülen maaş tartışmaları hastanın yoğun bakımdan hiç çıkmaması için adeta ısrarla gündeme getirilmektedir. Ekonominin temel kuralı olan anti-tekel, anti-damping ve haksız rekabet yasalarının olmaması, kabul edilebilir değildir. Halbuki sözü geçen yasalar yerli sermayeyi gerek TC gerek yabancı sermayeye karşı koruyacak yasalardır ve bir gün tüm ticaret erbabına gerekli yasalardır.
Ekonominin temel direği küçük ve orta boy işletmelerdir!
Unutulmasın ki Ekonomi’nin temel direği dünyanın her yerinde küçük ve orta boy işletmelerdir. Onların olmadığı yerde devletten de bahsedemezsiniz. İnanın ben ve esnaf arkadaşlarım ekonomik örgütlerimizin varlığından da sessizliğinden de, onlara zorunlu üyeliğimizden de hicap duymaktayız. Rahmetli Denktaş döneminde bile ekonomi böylesine tahrip edilmemiş bir gün böylesi bir mukayese yapacağım aklımın ucuna dahi gelmemişti. Evet, Kıbrıs konusunda talimatlar Ankara üzerinden gelse de ekonomik olarak insanlar hiç bu kadar ezilmemiş ve haksızlığa uğramamıştı. Bunlarsa, hem talimatları oradan alıyorlar hem de ekonomik bedelin tümünü bize ödettiriyorlar. Peşkeşin fotoğrafı o kadar nettir. Buna rağmen bazı çevrelerin maaşların zaten iyice erimiş olmasına rağmen çalışan kesimi hedef alması ise ibret vericidir.
“Özgürlük istiyorsak bu kesintilere katlanmalıyız” diyen çevrelere bir sorum var: Memur olsun, emekli olsun veya olmasın maaşlardan kesinti olduğu, ikide birde eksik ödendiği ve tartışma konusu yapıldığı bir ortamda ekonomik ve siyasi vesayetin kalkacağı garantisini verebiliyor musunuz? Tabii ki veremezsiniz. Söyledikleri her şeyin tersini yapanlara inanmıyoruz zaten.
Kapı işini ağırdan almaları esnafın özgürleşmesini ve para kazanmasını istememelerindendir
Esnafı rahatlatacak hiçbir ekonomik tedbiri hayata geçirmeyen, liderlerin sözde karar alıp herkesin mutabık kaldığı, esnafınsa son çare olarak gördüğü, hatta parasını AB’nin peşin ödediği Derinya-Aplıç Kapılarını açıp güneyden gelecek turistle esnafını rahatlatamayan insanlardan, ne ekonomik sorunları ne de Kıbrıs sorununu çözmelerini asla beklemeyin. Bırakın kapıları açmayı, açılış için bir tarih bile vermekten acizdirler.
Statüko statüko diyorlar ama aslında statükonun ta kendisidirler. Kapı işini ağırdan almaları esnafın özgürleşmesini ve para kazanmasını istememelerindendir. İşte tablo bu kadar hazindir. Görülüyor ki ekonomik ve siyasi akıl Kıbrıs’ın kuzeyinde harakiri yapmış ve de uzun bir tatile çıkmıştır…”

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!