Derviş Deniz

 

KKTC ile TC arasındaki ekonomik protokoller

11 April 2016, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Geçen hafta Ulusal Birlik Partisinin CTP-UBP koalisyonundan çekilmesi sonrasında ülkemizde ortaya çıkan hükümet sorunun kökeninde esasen Mart ayı kamu personeli maaşlarının tam olarak ödenmemesi dışında KKTC-TC arasındaki Ekonomik ve Mali İşbirliği protokolünün imzalanmasındaki gecikme yer almaktadır. Mart ayı maaşlarının tam olarak ödenememesinin ekonomik işbirliği protokolünün imzalanmamasına bağlı olduğu herkesçe bilinmektedir. Protokolün imzalanması geciktikçe bütçeye gelmesi beklenen katkının gelmeyeceği ve KKTC’nin kendi kaynakları ile giderlerini karşılamak zorunda kalacağına bakılırsa bu gecikmeden dolayı KKTC ekonomisinin büyük ölçüde sıkıntıya düşeceği de açıktır.

Bugün protokol ile ilgili yaşanan sorunun yaratılmasında CTP-UBP hükümetinin büyük bir sorumluluğu vardır. Ne olursa olsun mali kaynak almak için imzalanan tüm protokoller mutlaka belirli sıkıntıları da beraberinde getirmekte ve belirli kesimler bu uygulamalardan zarar görmektedir. Bu konuda rasyonel, düşünce ülkenin tümünün menfaati mi yoksa belirli kesimlerin menfaati mi arasındaki seçimdir. Toplumda alışagelmiş beklenti, iktidara gelenlerin kendi yandaşlarına imkanlar sağlayacağı ortamı oluşturma olunca ekonomik işbirliği protokollerinin bu yerleşik düşünceye ters gelmesi normaldir. Partiler de kendini destekleyen kesimleri memnun etmek için iktidarda olduklarından, imzalamak zorunda olsalar da ekonomik işbirliği protokolleri ile ilgili çok açık tavır gösterememektedirler. Birinin ayağına basacağı korkusu ile ekonomik işbirliği protokollerinin içeriğini saklamak ve açıkça tartışmamak artık alışagelmiş bir uygulamadır. Bugün ekonomik işbirliği protokolü ile ilgili söylenenler ve yapılan spekülasyonlar, hükümetin bilgileri halkla açık ve şeffaf bir şekilde paylaşmamasından kaynaklanmaktadır. Koltuk kaybetme korkusunda olan kişilerin halkın menfaatine bir şey yapmasını beklemek yanlıştır.

KKTC ile TC arasında 2004 yılından başlayarak ekonomik protokoller imzalanmıştır. Bu protokoller sırası ile 2004-2006, 2007-2009,2010-2012, 2013- 2015 yıllarına ait protokollerdir. Yapılan protokollerde ülke ekonomisine en büyük katkı 2004-2006 protokolü ile yapılmış ve neticede ülke ekonomisi 2004 ile 2006 yıllarında her yıl % 8 ile % 18 arasında büyümüştür. Daha sonra yapılan protokollerde ekonominin daha iyi çalışabilmesi ile ilgili önemli adımlar atılmış olmasına rağmen, ülke ekonomisindeki büyüme birçok yıl eksilerde seyretmiş ve artı olduğu dönemlerde de %3 ü geçmemiştir. Bu nedenle 2016-2018 yıllarına ait protokolün başarılı olabilmesi sadece yapısal değişikliklere bağlı değil ekonomide arzu edilen büyümeyi sağlamaya bağlıdır.

2016-2018 yıllarını kapsayan ekonomik işbirliği protokolü içerisinde KKTC ekonomik ve mali sistemini olumlu etkileyecek önemli önlemler bulunmaktadır. Basına yansıdığı gibi yargı ile ilgili çok da yeri olmayan önlemler olsa da tartışma zemini için iyi hazırlanmış bir protokol olarak görülmektedir.

Protokolde 16 milyar Türk Lirası olan devlete ait borcun azaltılması ile ilgili madde bana göre KKTC’nin ayakları üzerinde durabilecek bir ekonomik yapıya kavuşmasında en önemli konulardan birsidir. Nitekim Maliye bütçesinin artık dünyada etkin bir şekilde uygulanan tahakkuk esasına göre hazırlanması çerçevesinde devletin borç stoku da bütçe içerisinde görülebilecektir. Bir ülkedeki kamu borcu stokunun gayri safi milli hasılanın %167’si olması, ülkenin bu şartlar devam ettikçe ayakları üzerinde duramayacağı bir ekonomik yapıya sahip olduğunun açık göstergesidir. Buna ilave olarak kamu maaşlarının 3 yıl içerisinde bütçenin %75 ine çekilmesi de rasyonel bir öneridir. Ancak bu rasyonellik ekonomide büyüme sağlanırsa sağlanabilir. Ekonomi büyümez devlet bundan pay alamazsa ve sadece kamu maaşlarının bütçe toplamına oranı düşerse bundan devlet çalışanları zarar görür.

Protokolde DPÖ’nün lağvedilmesi ile ilgili yazılanlara iyice bakıldığında, aslında DPÖ nün yerine oluşturulması düşünülen birimlerin fonksiyonlarının DPÖ’nün fonksiyonlarına çok benzediğini de söyleyebiliriz. Protokolde kayıtdışılık ile mücadele, maliyede iç kontrol tesis edilmesi, kamuda yatay aktarmaya izin verilmesi teknik devlet oluşturma için önemli adımlar olarak görülebilir.

2016-2018 ekonomik işbirliği protokolünde en çok tartışmaya açık olan limanların, elektriğin dağıtımının ve telekomünikasyon hizmetlerinin özelleştirilmesi veya yap işlet devret modeli ile devridir. Bu konuda son zamanlarda dünyadaki ve Güney Kıbrıs’taki trend özelleştirme vaya yap işlet devret modellerinin uygulanmasıdır. Ancak, bu protokole konulurken önemli bir konu yer almamaktadır. Bu konu da halkın, özelleştirilmek istenilen veya yap işlet devret modeli ile devredilmek istenen devlete ait kurumların mali durumlarını ve devlete zararının boyutunu bilmesi gerekmektedir. Devlete ait bu kurumların mali durum veya zararları da ancak, mali raporların ve verimlilik çalışmalarının halka sunulması ile ortaya çıkar. Mali durum ve verimlilik ortaya çıktığı zaman devlet de bu işletmelerden ne kazanıp ne kaybedebileceğinin hesabını yapabilir ve ihaleye bu temelde girebilir. Bilinmelidir ki bu kurumların sahibi olan halk önce kendine ait kurumların neden elden çıktığını ve bunu gerektiren mali durumu bilmek zorundadır. Bu yapılmazsa kurumların protokol yolu ile peşkeş çekildiği düşünülür ve psikolojik olarak ters tepki yapar.

Tüm yazılanlara bir sonuçla son vermek istiyorum. KKTC ile TC arasında imzalanacak ekonomik ve mali işbirliği protokolü tartışmalarında üç önemli konunun göz ardı edilmemesi ve protokolde hassas davranılması gerekir. Bunlardan birincisi KKTC’nin bir ada ekonomisine sahip olması, ikincisi uluslararası tanınmışlığı olmaması ve üçüncüsü de her zaman beyin göçüne açık olmasıdır.

Yazarın Tüm Yazıları
G20 toplantısında hedefler 
Güncel 
Önümüzdeki aylarda vatandaşın ekonomik şartlarında kötüleşme olur mu? 
Toplumdaki özgüven eksikliği ekonomik atılımları da etkilemektedir 
Önümüzdeki aylarda ekonomide neler bekleniyor? 
Yabancı yatırım ama nasıl? 
Brexit sonrası Avrupa Birliği 
Brexit büyük hata 
Türkiye ekonomisinin durumu KKTC için çok önemli 
KKTC pahalılık yaratmada gelir düzeyine göre dünyada bir numara 
Ekonomik protokol maddeleri ve su anlaşması geciken icraatların sonucu 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (5) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (4) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (2) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması 
Yatırım ortamının iyileştirilmesi 
Terörizmin hedeflerinden biri ekonomik yıkım 
Önümüzdeki 15 yıl içerisinde en önemli sorun sürdürülebilir insan yaşamı 
Ekonomiye bir de yurt dışından bakmak 
Tüketim toplumu ve sosyal bozulma 
KKTC’de su krizi dünyada ekonomik durgunluk tehlikesi 
Devlet adamlığı, klasik anlamda işadamlığı ve fırsatçılık 
Göç dalgası, fakirlik ve yardım 
Gelir dağılımındaki aşırı farklılıklar sosyal krizler doğurabilir 
Planlama 
Rum Maliye Bakanı’nın Kıbrıs Türk ekonomisi ile ilgili sözleri 
2016’da neler bekleniyor? 
Siyah kuğuların uçuşu 
Siyasette ekonominin bütününü görmek 
Bugünlerde ekonomik hayatımız nasıl görünüyor 
Vergide zarar gösteren kişi veya kurumlar neden zarar gösteriyor 
Kıbrıs’ta toplumların uzlaşacağı ortak bir ekonomik yapı mı, etnik bir ekonomik yapı mı? 
Terör, ekonomik hayatın en büyük risklerinden biridir 
Hükümetler şeffaf muhasebe sistemine geçmeye başladılar 
Ortadoğu’da yaşananların ne olduğunu Avrupa şimdi anlamaya başladı. Ya biz? 
Dünya sınırları olmayan pazara dönüşüyor 
Mülkler konusu ve güncel sorun döviz kurları 
Bir ülkenin ekonomisindeki büyüme kişilerin refah seviyesine yansımazsa 
Söz su yönetiminden açılınca 
Görüşmeler iç siyaset ve döviz kurları 
Ayakları üzerinde duran bir ülke 
Vergi yasa ve uygulamaları vergi kaçaklarını teşvik etmemeli 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Kuzey Kıbrıs’ta bağımsız denetçiliğin durumu 
Bağımsız denetim 
Ortadoğu değişimler bölgesi 
Bağımsız Denetci – Mali Müşavir – Muhasebeci 
DÜNYA ENERJİ KAVGALARI 
Kıbrıslıların kendilerine ait varlıkları yönetmesi 
G 20 ve uluslararası ticaret hizmet ve finansmanda vergi kaçağı 
Avrupa bankaları stres testi 
Avrupa bankaları stres testi 
Ortadoğu’da yaşamak 
Ekonomide daralma var mı? 
Ekonomik çıkarlar ülkeler ve insanlar 
Yeni dünya düzeni 
Şirketler yasasında artık değişim zamanı 
Siyasi gelişmeler ve ekonomi 
Siyasi çözümsüzlüğün ekonomik maliyeti 
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının önemi 
Ortadoğu ve bitmeyen çıkar kavgası 
İçinde bulunduğumuz bölgede ekonomik istikrar için büyük sorumluluk gerekir 
Avrupa Parlamentosu seçimleri bize ne mesaj veriyor? 
Hedefi olmayanların gelecek kaygısı büyük olur 
2014’ün ilk çeyreğinde dünya ve KKTC ekonomisi nerede? 
Kıbrıs sorunun çözümünde ekonomi 
Yatırımlar açısından Kıbrıs’’ta çözüm neden önemli 
Para akışındaki durgunluk mali tedbirlerle aşılabilir mi? 
Kayıt Dışı Ekonomi 
Uluslararası Kriz Grubu’nun Kıbrıs raporunun ekonomik yönü 
Kara Para ile Mücadele ve KKTC 
Tanınma veya Tanınmama ile dünya gerçekleri 
Günlük olaylarla uğraşırken 2014 Yılında olabileceklerin hesabını iyi yapmalıyız 
Kıbrıs sorunu ile ilgili hareketlenme ve ekonomi