Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Doğarken ağladı Statüko!

17 April 2016, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Statüko (Statusquo), sosyal durumda bir değişiklik istememeyi anlatır. Süregelen düzenin korunması durumu… Rahmetli Özker Hoca’dan söylersek;“sürer durum”… Statükocu da süregelen durumu korumaya meyilli olan demek oluyor. Kısacası değişime direnen… Etrafımıza baktığımızda herkesin statükodan mutlaka bir derdi, gailesi var. İş değişime geldiğinde ise ortada kimse kalmıyor… Ülkemizde ise statüko çok katmanlı ve insan ilişkilerinde içselleştirilmiş bir duruma da tekabül ediyor… Yani bayağı başarılı bir doktrin…

Ada statükosu…

Ada içinde olmanın getirdiği genel sosyal-psikolojik-fizyolojik-ekonomik veçhelerin statükoya yansıyan boyutları da ayrıca incelenmeye değerdir… Ada insanı aslında muhafazakardır ve mevcudu koruma konusunda bir çok reflekse sahiptir… Bu statükonun geleneklerimizle örtüşen boyutu… Yani Ada’ya doğanların doğarken edindikleri en önemli kültürel kodun adı statüko… Yani değişime direnen…

İkinci ve belki de daha mühim tarafı ise şudur: Statüko politikası… Burada biraz durmak lazım…Öyle ki bu politika, uluslararası siyasal dengeleri ve var olan yapıyı korumayı arzulayan bir dizi fikir demeti…Kıbrıs’ta statüko denildiğinde ilk önce geleneksel olarak içine doğduğumuz adadan kaynaklanan kültürel kodlarımız anlaşılmalı…Öte yandan diğer boyutu ise çok katmanlı oluşu ve onun bu özelliğinin ona girift ve katmerli bir yapı kazandırmasıdır… Bu KKTC’deki statükonun ilk veçhesi ve en yalın temelidir…

KKTC’yle sınırlı bir statüko tarifiyle yetinmek meseleyi çok basite indirgemektir… Öyle ki KKTC uluslararası ve bölgesel dengelerin içinde oluşan bir yapıdır… KKTC’deki statükoyu sadece buradaki Türk askerinin uzun yıllar “gayri meşru” biçimde bulunuyor olmasına atıf yaparak anlamak meselenin basit bir yönüne denk geliyor…Öyle ki zaten konu bu yönüyle sınırlı bir veçheye sahip olsaydı bu iş çoktan yıkılır giderdi… Onun için KKTC’nin oturduğu temel dinamiklere bakmak gerekir…

Statükonun temel dinamikleri

KKTC’yi 1964’te BM’nin Barış Gücü askerlerinin adaya geçici olarak gelmesini sağlayan ve 52 yıldır burada nahoş biçimde bulunmasından kopuk okumak statükoyu temellendiren önemli bir referanstan eksik anlamayı getirir… Yani statükonun bir katmanını BM Barış Gücü askerlerinin Kıbrıs’ta kopuksuz biçimde görev yapması ve dahası hiç tartışılmaması oluşturuyor… Diğer bir katmanı ise KKTC’nin simetriği olan ve BM Barış Gücü askerlerinin ülkede bulunmasını sağlayan Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümeti ve onun oluşturduğu statüko… KKTC statükosu anlamlandırılmak isteniyorsa mutlaka yanına BM Barış Gücü Statükosu konulmalıdır…Bu ikincisini koyduğumuzda zaten BM’deki 5 büyükler de bu işe dahil edilmelidir…

Üçüncü statüko katmanı Güney Kıbrıs statükosu… Bu zaten “legal” olmasına rağmen KKTC’nin simetriğidir… Güney’den her gün propaganda edilerek Kıbrıs Rumlarına şırınga edilen Kuzey’deki “işgal rejimi” söylemi aslında inşa edilen Üçüncü Statüko katmanına işaret etmektedir…

Statükonun esas kaynağı

Bu üç statükonun bir de anası vardır… O da hepimizin bildiği gibi Birleşik Krallığın Ada üzerindeki egemen askeri üsleriyle izah edilebilmektedir ve aslında Kıbrıs’taki statükonun uluslararası boyutuna işaret etmektedir… Bunun yanına AB’yi koymak gayet mümkündür… Dilerseniz bu dördüncü statükonun yanına Türkiye ve Yunanistan’ı da katabiliriz… Dolayısıyla statüko yıkılmalı derken bu güçlerin ortaya çıkardığı bu tabloya tekrardan bakmakta fayda vardır…

Statükonun bu kadar güçlü olduğu bir coğrafyada onu yıkmanın Don Kişotvari bir mücadele gerektireceğinden bunu yapmak bana imkansıza yakın görünüyor… Hele doğarken  Adalı kültürel kodlarımızın zaten bizi statükocu yaptığını başta teslim ettiğimize göre… Biz bu statükoyu galiba çok seviyoruz…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!