Av. Hasan Sözmener

 

Rüstem Sefer (21.1.1943-7.4.2016)

18 April 2016, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Rüstem Sefer, 7 Nisan 2016 tarihinde, 21 Ocak 1943 tarihinde gelmiş olduğu dünyaya gözlerini kapattı ve ebediyete göçtü ve gitti. Dünyada kalmış olduğu 73 senenin 58 senesini, koltuk değnekleri ile geçirdi. Ben onun koltuk değneksiz halini hatırlamıyorum.

Rüstem Sefer, Yeniceköy’lü Düriyaba ile Sefer dayının 8 çocuğundan birisiydi ve 7. sırada dünyaya gelmişti. Bu yazımı yazabilmek için yapmış olduğum araştırmada ilk kez öğrendim ki, Sefer dayının iki ismi varmış ve diğer ismi ise Hüseyin imiş.

Anlatılanlara göre Rüstem Sefer, 19 Temmuz 1958 tarihine kadar yani 15 yaşına kadar, son derece sağlıklı bir kişi idi. Yeniceköy ilkokulunu bitirdikten sonra, Lefkoşa’da bir dülgerin yanında çırak olarak çalışmakta idi. 1958 senesi Temmuz ayının 19. gününün sabahı, Kalavaç köyünün otobüsü Lefkoşa’ya gitmek üzere önce Kalavaç köyünden yolcularını aldı ve sonrasında Yeniceköy’den geçerken, Yeniceköy’den de yolcularını aldı. Yeniceköy’den alınan yolcular arasında, Rüstem Sefer de vardı. O tarihte 15 yaşlarında olan Rüstem Sefer, son derece yakışıklı bir delikanlı idi ve söylendiğine göre, giyimi ve kuşamı ve yakışıklılığı ile son derece ilgi çeken bir gençti. O tarihlerde köy otobüslerinde kadınlar otobüsün ön tarafına, erkekler de arka tarafına binerlerdi. Şoförün hemen yanına da genellikle iki erkek yolcu otururdu. O sabah, Rüstem Sefer, şoförün yanına oturan yolculardan birisi idi.

Kalavaç köyü otobüsü o sabah her zamanki gibi, yolcularını toparlamaya çalışırken, ne şoförün ne yolcuların ne de Rüstem Sefer’in, birkaç Eokacı silahlı Rumun kendileri için Tirmen köyü (şimdiki Haspolat) civarlarında pusu kurduğundan haberleri vardı.

Her zamanki gibi o sabah da Kalavaç köyü otobüsü Lefkoşa’ya gitmek üzere yolcularını aldıktan sonra yola çıktı. Otobüs Tirmen köyü civarlarına geldiğinde, eli silahlı EOKA’cı birkaç Rum, Kalavaç köyü otobüsünü durdurmak için yolun içerisine çıkarak, dur işareti verdiler. Niyetleri, otobüsü durdurup, yolcuları aşağıya indirip, hepsini silahları ile tarayarak öldürmekti. Kalavaç köyü otobüs şoförü, dur işaretine riayet etmedi ve yoluna devam etti. Bunun üzerine silahlı Rumlar, otobüsü taradılar. Bereket versin ki, otobüsün şoförü yaralanmadı ve yoluna devam ederek, yolcularını ölümden kurtardı. Ancak, şoförün yanında oturmakta olan Rüstem Sefer’in beline bir kurşun mermisi isabet etti ve maalesef, Rüstem Sefer’in bu kurşun yarası sonunda belinden aşağısı felç oldu. 19 Temmuz 1958 tarihinden itibaren Rüstem Sefer, iki koltuk değneğine mahkum oldu ve tamı tamamına 58 yıl, iki koltuk değneğinin yardımları ile, felç olmuş olan ayaklarını ve kendisini tabir caiz ise, sürükledi.

Belki de Rüstem Sefer’in bir sevgilisi vardı, belki de hayatı ile ilgili çok güzel hayalleri vardı, kim bilir sevdiği kızla evlenecekti, önce dülger kalfası olacak. Sonrasında dülger ustası olacak, belki de bir iş yeri açacaktı. Rüstem Sefer’in tüm hayalleri, bir kurşun mermisi ile son buldu. Beline isabet eden kurşunla tüm dünyası bir anda kararan Rüstem Sefer’in bu olayla ilgili hiçbir kabahati yoktu, hiçbir günahı yoktu.

Tüm hayalleri bir mermi çekirdeği ile yıkılmış olan Rüstem Sefer, hayata küsmedi, iki koltuk değneğinin yardımı ile her türlü etkinliğe katıldı, kahvehaneden, sinemadan, bayramdan, düğünden, panayırdan kendisini mahrum etmedi, köy otobüsü ile gittiği her yere yine otobüsün ön kısmına oturarak gitti. 58 yıl, kimseye halinden şikayet etmedi ve hiçbir zaman kendisine acımadı. Her zaman için esprileri ile şakaları ile etrafındakileri mutlu etmeye çalıştı.

Arkadaş buldukça, tavla da, ıspastıra da, gonga da, pilot da, langırt da oynadı. Köyümüzde en çok gazete, kitap okuyan o idi. Hepimiz onu çok seviyorduk.

En son onu geçen yaz çıkışında görmüştüm. Motosikleti ile Yeniceköy’ün kuzeyinde bir yerde durmuş, askerlerin, Beşparmak dağına doğru yapmakta oldukları atış tatbikatını izliyordu. Yanında hiç başka bir kimse yoktu. Atış tatbikatını izleyen tek köylü o idi ve tatbikatı izlemekten dolayı da son derece mutlu görülüyordu. Bana, sık sık bu tatbikatları izlediğini söyledi. Kim bilir belki de, belinden vurulduğu o olayı hatırlıyor ve o güne lanet ediyordu ve ben onun bu duygularını anlamamıştım.

Ve 58 yıllık sürüklenme 7 Nisan 2016 tarihinde son buldu. Kim bilir belki de kendisini yaralamış olan o EOKA’cı Rum da ölmüştür ve öteki dünyada Allah huzurunda yargılanmaktadır. Belki de Rüstem Sefer, kendisini yaralayan Ruma, “benim ne günahım vardı, ne kabahatım vardı ki beni vurdun ve tüm dünyamı kararttın?” diye soru sormuştur.

58 yıl koltuk değnekleri yardımı ile ayaklarını sürüklemiş olan Rüstem Sefer’e, Tanrı’dan rahmet diliyorum. Tüm yakınlarına başsağlığı diliyorum. Mekanının cennet olması için duacıyım. Hayata tutunmak açısından hepimize örnek olduğu için ona teşekkür ediyorum. Günahsız yere, kabahatsiz yere, onu bu hale getirenler için ne diyeceğimi ise bilemiyorum.

Yazarın Tüm Yazıları
Halk oylaması 
İlmi olmasın 
Anlaşılmak ve anlatmak 
Ölüm cezası ve koordinasyon ofisi 
Hap bölme (kırma) makinası 
İlk soruşturma 
Keşke bu iş yargıya bırakılmasaydı 
Yasal düzenlemedeki karışıklıklar 
Egemenlik duyarlılığı 
Kantarın topuzu kaçtı 
Cumhurbaşkanı topu Anayasa Mahkemesi’ne attı 
Girne kayasından aşağıya atsalar dahi 
Kızıyoruz ama… 
Yargıda teamül 
Beşinci kitabım 
Söylemiştim boşanmaların artacağını 
Eğri gemi, sefer de eğri 
YÖDAK Başkanı 
Suç kimdedir? 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Beraat kararı ne demektir? Ya vicdan? 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Denetimli serbestlik hakkında 
Bekle be annem 
Şartlı tahliye şikayetleri 
Şartlı tahliye nedir? 
Hangi canlı öldürülürse cinayet olur? 
Sınır dışı kararları 
Hisseli mal satışlarındaki tin gözlükler 
Hisseli taşınmaz mallar 
Taşınmaz mallarla ilgili bazı sorunlar 
“Cahil adam, ne zarar verebilir ki?” 
Unutulma hakkı 
Lütfen bulaştırmayalım 
Yüksek ökçeler 
Kalp sağlığı 2  
Kalp sağlığı 2 
Kalp sağlığı 
Mahkeme kararları 
Cinayet suçları 
Amerika’nın Kıbrıs’ı kaptırmaya niyeti yok 
Acamı Deli 
Kiminle iş yaptığınıza dikkat  
Kudret Özersay 
Kudret Özersay 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Yargıç atamaları 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
Tutukluluk 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Bir de sen yaz dediler 
Sabah kahvaltısı  
2015-2016 Adli Yılı başlarken  
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Yargı sallanmadan boşanma sebebi  
Yargı sallanmadan boşanma sebebi 
Nişanlanma ve evlenme 
Boşanmada koçan değişikliği 
Sabit görüntülü radarlar 
Napan be yeğen? 
CÜBBE 
YÖDAK ve İyi İdare Yasası 
1 yıl ve 2 yıl hapis cezası tartışması 
Avukat/hukukçu milletvekilleri ve siyasetçiler 
Belesbite devam 
Belesbit 
Almak ve vermek  
Irza geçmek (Cinsel tecavüz)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı (3)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı  
Polis terfilerinde son durum 
Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken 
Faks numarası  
Eleştiri 
Yüksek Mahkeme “acil” dedi 
Beytambal galsın yok ki 
Dönülmez akşamın ufkundayız 
Topluluk malı 
Fırsat yine kaçırıldı 
Avukata müdahale  
İki vahim durum ve dram 
Biline ki padişah seçilmeyecektir  
Dördüncü kitabım 
Tekrar nafaka borçlularına  
Nafaka borçlusuna ve anlayanına  
Yanlışı doğru zannetmek  
Tazminat hakkı  
Yargıdaki tehlikeli rekabet 
Emrullah Bey 
Göç Yasası’na devam 
Sayın yargıçlara duyurulur 
İmam yellenirse  
Ne istediğimizi galiba biz de bilmiyoruz 
Cezaevinden telefon var 
Olmadı müdür bey olmadı 
Hukukumuzda yargıcın konumu (2) 
Hukukumuzda yargıcın konumu (1)  
Kamulaştırmada Tazminat 
Hellada, bullada, uyusun da, büyüsün  
Resmi dil Türkçe 
İcar-satış 
Mahkemelerimizi bir daha deneyelim 
Eskiden de eskiler aranırdı 
Tıs yok gık yok, çıkart da görelim 
GK Komutanından rica ediyorum 
Cinayetle su yüzüne çıkanlar 
Tutuklama polisi zora sokabilir 
Oybirliği ile ret vacip olmuştur 
Genç yargıç adayları mülakatta 
Eğitim, denetim ve ceza 
Saat 21.53 
Polis terfilerinde top mahkemede 
Fermuarınız açık kalmış 
Anladığımı yazamıyorum 
Üçte bir 
Zorunluluk değil, mecburiyet vardır 
Kurbağanın nal hikayesi 
Bizimkiler yine coşabilir 
Bırakınız böyle kalsın  
Serhat Bey çok güzeldi 
Yargı, yargıç ve bina istiyor, bildiriyor ve talep ediyorum 
Sade sen mi Ersin Bey hepimiz da 
Polis terfileri konusunda iktidarı göreve çağırıyorum 
Lo lo lo 
Ah bir de rezillerden korkmasam 
Okul seçeceklere ihbar 
Kadın Eli 
İdam cezası ve hukuk reformu hakkında 
Felaketname olmasın 
İşte, işte söylemeye çalıştığım bu idi 
Allah aşkına çağrıda bulunuyorum 
Bizimkisi anglo 
Bazı trafik suçlarında niçin apar topar mahkemeye 
Ölüm getirmişti