Derviş Deniz

 

Yatırım ortamının iyileştirilmesi

25 April 2016, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Dünyadaki her ülke yabancı sermaye girişine sıcak bakmaktadır. Hiçbir ülke ne kadar güçlü ekonomisi olursa olsun yabancı sermaye girişine engel koymaz.

Yazının başlığı olan “Yatırım Ortamının İyileştirilmesi” sadece yabancı sermaye yatırımını kapsamamaktadır. Yatırım ortamının iyileştirilmesi, yabancı sermaye kadar yerli sermayeyi de ülkede yatırım yapmaya teşvik etmektedir.

KKTC yabancı yatırımcının gelişine rahatlık sağlayan bir alt yapıya sahip değildir. Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın hazırladığı 2015- 2016 Rekabet Edilebilirlik Raporu’na göre KKTC rekabet edilebilirlikte 141 ülke arasında 121’inci sırada bulunmaktadır. Bu durumu yaratan en önemli faktörlerden birisi de yatırım ortamı için gerekli alt yapının yerel ve yabancı yatırımcıları cesaretlendirecek olanakları sunmaya hazır olmamasıdır.

KKTC’nin uluslararası tanınmamışlığının getirdiği dezavantajlara ilave olarak kendimizin içte yarattığı zorluklar, bugünkü duruma gelinmesinin önemli etkenleridirler. Yabancı sermayenin önem verdiği vergi avantajı konusu, uluslararası ilişkiler çerçevesinde Türkiye dışında hiçbir ülke ile “Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması” yapılamaması sonucu ortada yoktur. Bu olmayınca da faaliyetlerini şeffaf olarak ortaya koyan ve vergisini ödeyen kurumlar ülkeye yatırım yapmaktan kaçınmakta, bunun yerine şeffaflıktan uzak ve paranın kaynağını saklamaya gayret eden kişi ve kurumlar ülkeye gelmektedir.

Dikkat edilecek olursa, yabancı sermayenin KKTC’de yöneldiği 2 önemli sektör vardır. Bunlardan birisi inşaat diğeri de casinolardır.

KKTC vergi yasalları ve uygulanan sistem vergisini ödemek isteyen için avantajlı bir sistem değildir. Sistem vergi kaçağına açık bir sistemdir. Ülkenin küçük olması ve kişisel yakınlıklar vergi kaçağını artırsa da verginin nereden alınması gerektiği ile ilgili kesinleşmiş ilkeler olmadığından, vergi ile adalet sağlamak olanağı sınırlıdır.

Vergi dezavantajını bir tarafa bırakırsak ve Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın Rekabet Edilebilirlik Raporu’na dönersek, yabancı ve yerli yatırımcının önündeki engelleri daha iyi anlayabiliriz. Bu konu o kadar önem taşımaktadır ki KKTC ile TC arasında imzalanması beklenen Yapısal Dönüşüm Programı’nda bu konuda rapordan alıntı yapılmakta ve bir eylem planı ile anomalilerin ortadan kaldırılması hedeflenmektedir.

Rekabet Edilebilirlik Raporu’nda dikkat çeken başlıklar şunlardır :

-          İşe başlama prosedürlerinde 17 değişik prosedür vardır ve bu prosedürlerin tamamlanması için 25 iş günü harcanmaktadır.

-          İzin, Lisans ve Ruhsat işlemlerinde 9 prosedüre 153 gün harcanmaktadır.

-          Elektrik bağlama için 9 ayrı prosedür için 45 gün harcanmaktadır.

-          Mülkiyet kaydı işlemlerinde 4 prosedürün tamamlanması için 5 gün harcanmaktadır.

-          Vergi ödemek için Gelir ve Vergi Dairesi’ne bir kişi veya kurum yılda ortalama 48 kez gitmekte ve 140 saat (17.5  iş günü) harcamaktadır.

-          Yurt dışına ihracat yaparken 9 belge hazırlanmakta ve bu belgelerin hazırlanmasına 18 iş günü harcanmaktadır.

-          KKTC kredi alma işlemlerinde 121 ülke içerisinde 71’inci sırada bulunmaktadır.

Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın Rekabet Edilebilirlik Raporu’ndaki belli başlı olumsuzluklar yatırım iklimine çok da yardımcı değildir. Ancak, KKTC ile TC arasında imzalanması düşünülen programda getirilmek istenen yöntem de bu konuda “Merkezi bir Bürokrasi” yaratacağından doğru bir uygulama değildir.

KKTC Maliye Bakanlığı koordinasyonunda YAGA’nın bu işlemleri yüklenmesi doğru olmayacaktır inancındayım. Bu gibi yöntemler daha çok eski Sovyet rejiminden çıkan ülkelerde uygulanmaktadır. Her ne kadar KKTC mevcut yapısı ile eski Sovyetler Birliğini andırsa da serbest piyasa ekonomisine geçişte bu doğrultuda hareket etmek yanlış olur.

Dünyada merkezi yatırım ajansı aracılığı ile yatırımları yöneten ülkelere baktığımızda, serbest piyasa kurallarının eksiksiz işlediği ve en büyük yatırımların yapıldığı ülkelerde merkezi bir yatırım ajansının olmadığını görmekteyiz. İngiltere, ABD, Japonya, Kanada, Almanya,, İspanya, Avusturya, Avusturalya gibi gelişmiş ekonomilere sahip ülkelerde merkezi yatırım ajansı yoktur. Merkezi yatırım ajansı daha çok eski doğu bloğu ülkelerinde görülmektedir.

KKTC’de şeffaflık ve açıklık ile yönetilmesi beklenen devlette bir elden yürütülen bürokrasi yaratmak şikayet ettiğimiz mevcut sistemin farklı gelişmesine yol açacaktır. Bu nedenle bakanlıkların bir birleri ile koordine edecekleri ve birbirlerini dolaylı olarak denetleyecekleri bir yapının işlerliği ülkenin mevcut devlet ağırlıklı ekonomiden özel sektör ağırlıklı ekonomiye dönüşünde etkili olacaktır.

Burada söz konusu olan sadece merkezi yatırım ajansı değildir. Yatırım ortamı, mahkemelerin ticari konularda daha çabuk karar alması, tahkim kurulunun kurulup mahkeme dışında ticari anlaşmazlıkların çözülmesi de önemlidir. Mahkemelerin karar verme sürelerinin kısaltılması da mahkemelerin personel olarak güçlenmesine dayalıdır. Bu da devlet kaynaklarının yatırıma olumlu katkı yapacak kurumlara daha fazla yönlendirilmesi ile mümkündür.

Yazarın Tüm Yazıları
G20 toplantısında hedefler 
Güncel 
Önümüzdeki aylarda vatandaşın ekonomik şartlarında kötüleşme olur mu? 
Toplumdaki özgüven eksikliği ekonomik atılımları da etkilemektedir 
Önümüzdeki aylarda ekonomide neler bekleniyor? 
Yabancı yatırım ama nasıl? 
Brexit sonrası Avrupa Birliği 
Brexit büyük hata 
Türkiye ekonomisinin durumu KKTC için çok önemli 
KKTC pahalılık yaratmada gelir düzeyine göre dünyada bir numara 
Ekonomik protokol maddeleri ve su anlaşması geciken icraatların sonucu 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (5) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (4) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (2) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması 
KKTC ile TC arasındaki ekonomik protokoller 
Terörizmin hedeflerinden biri ekonomik yıkım 
Önümüzdeki 15 yıl içerisinde en önemli sorun sürdürülebilir insan yaşamı 
Ekonomiye bir de yurt dışından bakmak 
Tüketim toplumu ve sosyal bozulma 
KKTC’de su krizi dünyada ekonomik durgunluk tehlikesi 
Devlet adamlığı, klasik anlamda işadamlığı ve fırsatçılık 
Göç dalgası, fakirlik ve yardım 
Gelir dağılımındaki aşırı farklılıklar sosyal krizler doğurabilir 
Planlama 
Rum Maliye Bakanı’nın Kıbrıs Türk ekonomisi ile ilgili sözleri 
2016’da neler bekleniyor? 
Siyah kuğuların uçuşu 
Siyasette ekonominin bütününü görmek 
Bugünlerde ekonomik hayatımız nasıl görünüyor 
Vergide zarar gösteren kişi veya kurumlar neden zarar gösteriyor 
Kıbrıs’ta toplumların uzlaşacağı ortak bir ekonomik yapı mı, etnik bir ekonomik yapı mı? 
Terör, ekonomik hayatın en büyük risklerinden biridir 
Hükümetler şeffaf muhasebe sistemine geçmeye başladılar 
Ortadoğu’da yaşananların ne olduğunu Avrupa şimdi anlamaya başladı. Ya biz? 
Dünya sınırları olmayan pazara dönüşüyor 
Mülkler konusu ve güncel sorun döviz kurları 
Bir ülkenin ekonomisindeki büyüme kişilerin refah seviyesine yansımazsa 
Söz su yönetiminden açılınca 
Görüşmeler iç siyaset ve döviz kurları 
Ayakları üzerinde duran bir ülke 
Vergi yasa ve uygulamaları vergi kaçaklarını teşvik etmemeli 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Kuzey Kıbrıs’ta bağımsız denetçiliğin durumu 
Bağımsız denetim 
Ortadoğu değişimler bölgesi 
Bağımsız Denetci – Mali Müşavir – Muhasebeci 
DÜNYA ENERJİ KAVGALARI 
Kıbrıslıların kendilerine ait varlıkları yönetmesi 
G 20 ve uluslararası ticaret hizmet ve finansmanda vergi kaçağı 
Avrupa bankaları stres testi 
Avrupa bankaları stres testi 
Ortadoğu’da yaşamak 
Ekonomide daralma var mı? 
Ekonomik çıkarlar ülkeler ve insanlar 
Yeni dünya düzeni 
Şirketler yasasında artık değişim zamanı 
Siyasi gelişmeler ve ekonomi 
Siyasi çözümsüzlüğün ekonomik maliyeti 
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının önemi 
Ortadoğu ve bitmeyen çıkar kavgası 
İçinde bulunduğumuz bölgede ekonomik istikrar için büyük sorumluluk gerekir 
Avrupa Parlamentosu seçimleri bize ne mesaj veriyor? 
Hedefi olmayanların gelecek kaygısı büyük olur 
2014’ün ilk çeyreğinde dünya ve KKTC ekonomisi nerede? 
Kıbrıs sorunun çözümünde ekonomi 
Yatırımlar açısından Kıbrıs’’ta çözüm neden önemli 
Para akışındaki durgunluk mali tedbirlerle aşılabilir mi? 
Kayıt Dışı Ekonomi 
Uluslararası Kriz Grubu’nun Kıbrıs raporunun ekonomik yönü 
Kara Para ile Mücadele ve KKTC 
Tanınma veya Tanınmama ile dünya gerçekleri 
Günlük olaylarla uğraşırken 2014 Yılında olabileceklerin hesabını iyi yapmalıyız 
Kıbrıs sorunu ile ilgili hareketlenme ve ekonomi