Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Global Trendler ve YÖDAK

08 May 2016, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Yüksek Öğretim Yasası 13 Aralık 2005’de çıkmış ve 10 yılı aşkındır aynı yasa ile üniversitelerimiz ve YÖDAK idare edilmeye çalışılıyor… O dönemdeki üniversite sayısıyla şimdiki arasında büyük fark bulunuyor… Bu yasanın en önemli icraatlarından birisi Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu’nun(YÖDAK) kuruluş, görev, yetki ve çalışma esaslarıyla ilgili kuralları da düzenlemesidir. Elbette yasa yükseköğretimin amaçlarını ve temel ilkelerini de tarif ediyor… Yaklaşık on yıl önce kurulan YÖDAK’ın reforme edilmesi koalisyon(CTP-DP,CTP-UBP,UBP-DP) protokollerinde hep bir hedef olmuş…Doğrusu buraya kadar güzel… YÖDAK’ın da her geçen gün gelişmesi, global trendlerden ayrı düşünülmemesi ve etkin yönetilmesi konusunda yasal mevzuatın güçlendirilmesi bir gerekliliktir. Mesela hala KKTC’li öğrencilerin “iç yatay” geçişlerinin bir mevzuata dayanmaması yüzünden öğrenci kim daha fazla ders muafiyeti veriyorsa, dümeni o üniversiteye kırması ise önemli sorunlardan birisidir… Üniversitelerin “etik” alanda bir çizgi yakalaması birçok açıdan emsal oluşturacağı gibi bu kurumların bu ilkeye sadakat göstermesi olmazsa olmazlarının başında gelir…

“Türkiye’de YÖK var; bizde de YÖDAK olsun”

Bu çerçevede Yükseköğretim Yasasının ve YÖDAK’ın güncellenmesi önemli bir hamledir. Bugünkü şartlar içerisinde YÖDAK yasası çelişkilerle dolu. Kurumun adım atmasının önünü tıkayan bir mevzuatı var… Bununla beraber bu kurum altında yapılabilecek çok şey olmasına rağmen kişilerin -özellikle başkanların- ufkuna bağlı bir manevra alanına sıkıştırılmıştır… Son 15 aydır içinde görev yapıyorum ve yazmamak için kendimi zor tutuyorum… Bu kurumun mensuplarının vizyon oluşturmak ve ülkenin üniversitelerine yön vermek gibi bir gailesi olsa bile bunu mevcut müktesebatla hayata geçirmesi kolay değildir… Aslında “Türkiye’de YÖK var bizde de YÖDAK olsun” şeklinde bir indirgeme üzerinden kurulduğu her halinden belli oluyor… Bunu yaparken yasasıyla ve elindeki olanaklarla öncülük yapması kolay görünmüyor… Şimdiki YÖDAK üye sayısı kurumun etkin çalışması açısından yeterli değildir….Siyasal iktidarların üniversitelere ve özel olarak YÖDAK’a özel önem vermesi ve bu kurumu güçlendirmesi yüksek öğrenimin gelecek güvenliği açısından hayatidir. Hele olası bir çözümde mevcut yapının uluslararası akreditasyonlara entegrasyonu hiç de kolay değildir…

Bütün bu olup bitenlere rağmen hala üniversitelerimizin şeffaf, özerk, demokratik bir YÖDAK’a ihtiyacı büyüktür… YÖDAK’ın yeni bir yükseköğretim yasasıyla kurumsal kimlik kazanmasına acil ihtiyaç vardır… Kurum olmanın yolu, kurulların kararlarını yasada gösterildiği gibi demokratik biçimde almaktan geçiyor. Bu en basit kurum olma vasfıdır…  Koalisyon protokolünde yer alan ve iki partinin desteğine sahip olan yeni yükseköğretim yasasına Eğitim ve Kültür Bakanı Dr. Özdemir Berova özel önem veriyor… Berova’nın reform konusunda ilgili kurumlardan görüş almaya çalıştığı da biliniyor…

Her kesimin görüşü alınmalı

Yükseköğretimin KKTC için ne kadar önemli olduğunu bilen üniversiteler ve onların asli üst kurumlarının katkılarını önemsemek lazım… Dahası meslek kuruluşlarından ve sivil toplum örgütlerinden yeni yasa tasarısıyla ilgili öneriler almak da elzemdir… Örneğin YÖK Kasım 2012’de yeni bir Yüksek Öğretim Yasa Taslağı Önerisi hazırlığına girdiğinde bu işin öncülüğünü yapmış ve 105 üniversiteden, 64 kamu kurumu ve birçok STK’dan görüş almıştı… Çok eleştirilen 12 Eylül Kurumu YÖK bile bunu yaparken, ülkemizde konu gizlilik içinde ve sendika, dernek ve düşünce insanına taşınmadan ele alınıyor… YÖK ile YÖDAK’ı eşitlemek istediğini söyleyen siyasi otoritelerin bu çabasının önemli olduğunu ama yeterliliğinin güçlendirilmesi gerektiğini de belirtmek gerekiyor…

Yeni yasa tasarısına öneriler…

Mevcut yasa ve özellikle Mehmet Ali Talat öncülüğünde “de facto” kurulan komisyonun hazırladığı yeni yasa tasarısında üniversiteleri “eğitim-öğretim” odağıyla sınırlı tutarken, “araştırma-innovasyon”, “toplumla bütünleşme”-“toplumsal sorumluluk” ayaklarına dair tek bir ekleme bile yoktu… Eğitim felsefesi açısından güncel global gelişmeler yasaya yansıtılmamıştı… “Öğrenci odaklı eğitim”, “hareketlilik”, “Hayat Boyu Öğrenme”, “Staj”, “Ulusal Yeterlilikler Çerçevesi” ve daha bir çok global düzeydeki kavramlar yasa tasarısında ele alınmamış eksiklikler olarak öne çıkıyordu… Yasalar her gün yapılmıyor… Bu anlamda yükseköğretim yasa taslağına görüş ve düşünce vermesi muhtemel kesimlere bu alan açık hale getirilmeli ve acilen Meclise sevk edilip yasalaştırılmalıdır. Yükseköğretim yasasında reform hedefini bir önceki koalisyon protokolüne koyan ve hedefi şaşan bu yasa yeni koalisyon hükümetiyle hızlı biçimde çıkarılmalıdır…

Not: Anneler kutsaldır… Elleri öpülesi tüm annelerin günü kutlu olsun…   

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!