Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü!

11 May 2016, Wednesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Geçen hafta Mehmet Diana’nın siyaset alanındaki tanıklığı memlekette çok yankı uyandırdı… Bu tepkilerden birisi mühimdi… Onu ele aldık… Türk-İsrail İş Konseyi dönemin Başbakan’ı Talat’ı 12 Mayıs 2004’te İsrail’e KKTC Başbakanı unvanıyla resmi olarak davet ettiğini yazmıştık… Talat önce “Böyle bir davet yok” dedi… Sonra resmi değil dedi… Sonra dernek dedi… Daha sonra davet bana değil iş insanlarına dedi… Nihayet bir gün bize konuyu anlatacağını söyledi… Talat bunları sosyal medya “halk mahkemesinde” anlattı…

Hükümetler-dışı veya hükümetler-arası olsa ne yazar… Sonuç olarak iki ülkenin ilişkilerini güçlendirmek üzere oluşturulmuş hükümetler-içi lobi çalışmaları da yürüten bir kuruluş!... Bunun ortaya çıkmasını olumlu bulup teşekkür etmesi gereken Talat alınmış… Talat aynı yazıdaki Nelson Ledsky’nin 1993’deki “Talat’ı ileride cumhurbaşkanı olarak görebilir misiniz?” kehanetine de kızdı… Halbuki bu sualden sadece 3 yıl sonra “sıradan” partili Talat 20 yıllık parti başkanı Özker Özgür’ü alaşağı ederek, CTP genel başkanı olmuştu… Doğrusu Ledsky’nin dört sorusunun üçünün gerçekleşmesi önemliydi… Ayrıca ABD’nin Orta Doğu Koordinatörü tarafından ülkemizle ilgili olan bu diyaloglarını kamuoyuyla paylaşmak pek çok açıdan yararlı oldu… Elimize gelen ve gerçek olan bu olayları buradan okuyucularla paylaşmak da görevimizdir… Davet belgesini açıkladık…

“Evet” değerlendirilemedi!...

Talat, Nisan 2005’te ilk turdan Cumhurbaşkanı seçildikten sonra da KKTC Cumhurbaşkanı unvanıyla aynı konsey İsrail’e tekrar davet etti… Mevzu aslında 24 Nisan 2004’ten sonra Kıbrıs Türklerinin referandumdaki “Evet”inin değerlendirilmemiş olmasıdır… Zaten her iki davette de bunu Talat’ın öncülüğünde iş insanlarıyla oluşan bu olumlu atmosferden Kıbrıslı Türklerin yararlanmasını sağlamaktı… Burada ilk üzerinde durulması gereken husus Talat’ın 24 Nisan 2004’ten sonra Kuzey Kıbrıs’a izolasyonların kaldırılması yerine Papadopulos’u “hayır”ın vebalinden kurtarmaya yönelmesiydi… Kendisine göre haklı sebepleri olabilir…Lakin izolasyonlar konusunda açık davetler ortada dururken ben ilgililere ilettim şeklinde bir açıklama doğrusu hiç tatminkar değil ve Talat’ı sorumluluktan kurtarmaz…Talat’ın da hakkını teslim etmemiz gereken nokta, çözüme olan sarsılmaz inancıyla bunları yapmasıydı…Kendi açısından çözüm müzakerelerle gelecekti ve Papadopulos’u bunu ikna etmek, Kıbrıslı Türkleri izolasyondan kurtarmaktan daha önemliydi…

Vizyon eksikliği…

Belki bugün olsa, Talat da bu deneyimin ardından “evet”in nimetlerini toplamaya yönelebilirdi… Öyle ki o dönem izolasyonlar konusunda BM’nin, AB’nin, ABD’nin ve nice uluslararası aktörün sözleri ortadayken bunun bir vizyonla gündeme taşınmamış olması dönemin siyasi zihniyetinin bir ürünüydü… Bugünden geçmişe bakarken buna ilişkin karar vericilerin izolasyonlar konusunda olsun, “evet”in oluşturduğu atmosferden yararlanma olsun dişe dokunur bir kamu diplomasisi sergileyemediği aşikardır… Tarihin siyaset ve siyasetçiler tarafından okunması ve kullanılması, yine belli ölçülerde siyasetin zihniyet algısı üzerinden oluştuğu da bir hakikattir…

Talat’ın bir dönem toplumsal dinamikleri doğru okuyup, Kıbrıslı Türklerine öncülük yapıp referandumu başarıyla tamamlaması bir değerdir, bunu kimse inkar etmiyor... Lakin Talat’ın 24 Nisan 2004’ten bir gün sonrası ve görevde kaldığı Nisan 2010’a kadar olan dönemi aktif siyasetten uzaklaşıp rahat biçimde anılarını yazmasının yararı vardır… Bugün CTP genel başkanlığı yapıyor olmasından çok daha yararlı olacağı kesindir… Böylece İkinci Cumhurbaşkanı olarak bize kadar gelen bazı davetleri anılarını yeni kuşaklara belgeleriyle yazıp anlatması gerekiyor… Akıncı Lefkoşa Belediyesi konusunda yaşadıklarını bir eserle taçlandırdı ve geride görev yaptığı süreçle ilgili önemli bir kaynağı topluma kazandırdı… Siyaset illa ki bir şeylerin başına geçip oradan yapılacak bir uğraş değildir… Siyaset bazen insanı yaşadıklarını öz eleştirel biçimde kayıtlara geçirilip geriden gelen kuşaklara aynı hataları yapmaması için de öneriler yapmaktır…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!