Derviş Deniz

 

İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (2)

12 May 2016, Thursday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Geçen haftaki yazım 19’uncu yüzyılda başlayan sanayi devrimi sonucu Batı Avrupa’da gelişen kapitalist sistemi, savaşların etkisini ve komunizmin sonuçlarını içermiştir. Bu hafta 20’inci yüzyılın ikinci yarısından başlayarak günümüze kadar gelen dönemde oluşan büyük değişimin ilk göstergelerini Batı ekonomilerinde oluşmaya başlayan gelişmelere dayalı olarak anlatmaya çalışacağım.

Dünya ekonomisindeki trendler dünyanın ekonomik yönde gelişmiş veya nüfus açısından çok büyük olan ülkelerdeki gelişmelere göre değişim göstermektedir. Bu nedenle dünyamızda yaşayan insanların çok büyük bölümünün ekonomik koşulları ve yaşam standartları bu ülkelerdeki hareketlere göre değişebilmektedir.

20’inci yüzyılın ikinci yarısında Batıda bir tüketim ekonomisi oluşturulması yönünde önemli hareketler başlamıştır. Petrol fiyatlarının artması ile Orta Doğuda yönetimi elinde bulunduran elitlerin harcama trendlerine göre şekillenen Batı pazarı bunun yanında içte yavaş yavaş geniş bir taban bulan serbest piyasa ekonomisinin koşullarının daha da liberalleşmesi ile harcamaya dayalı bir topluluğa hizmet vermeye ve üretmeye başlamıştır.

Tüketim ekonomisinin insanların refahı üzerindeki etkileri farklılaşma adına ilk yıllarda büyük olmasa da 20’inci yüzyılın son 15 yılında insanlar arasındaki gelir farklarının açılmasına neden olmuştur. Dünyada nüfus artışı üretime olan talebi artırsa da, bu talebin adil bir şekilde karşılanmadığı da tecrübe ile görülmüştür. Bu adaletsizliğe neden de artan nüfusun büyük bir bölümünün mevcut kazançlarının istedikleri şeylerin büyük bir bölümüne sahip olamamalarıdır. Dünyanın nüfusu içerisinde açlıktan ölenlerin sayısında azalma olsa da, artan nüfus ile birlikte fakir sayılacak büyük insan kitlelerinin de oluştuğu görülmektedir.

Konuya tarihsel bir anlatım katarak tüketim toplumunun gelir farklılıklarını tarihi süreç içerisinde hangi nedenlerle artırdığına bakmamız iyi olacaktır. Bu tarihsel gelişmede serbest piyasa ekonomisinin gelişmesinde önemli rol oynayan İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri’nde olanları ve bu oluşan eylemlerin dünyayı nasıl sardığını göreceğiz.

İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri kapitalizmin ana vatanları sayılmalarına rağmen, 1970’li yıllarda her iki ülkede de vahşi bir kapitalizmi göremezdiniz. 1970’li yıllarda şirket yöneticilerinin veya finans sektöründe olanların yıllık kazançları çok nadiren milyon sterling veya doların üzerinde idi. Bu dönemde yıllık kazancı yüz bin pound üzerinde olan şirket yöneticisi ise hemen hemen yoktu. Averaj bir işçinin yılda 5 bin pound kazandığı bir dönemde en üst seviyede bir müdürün 90 bin Pound kazanması o zamana göre büyük bir fark gibi görünse de bugünkü şartlara göre hiç de büyük bir fark değildi.

Ekonomik açıdan İngiltere veya Amerika Birleşik Devletleri’nden daha küçük bir yapıya sahip Türkiye’de de durum böyle idi. 1970’li yılları hatırlayanlar Kıbrıs’ın Kuzeyinde de insan grupları arasında derin farklılıkların olmadığını fark edebilirdi.

1980’li yıllara gelindiğinde İngiltere’de serbest piyasa ekonomisinin ateşli savunucusu olan Margaret Thacher Başbakan olmuş, özelleştirme hareketleri ivme kazanmış ve sendikalarla şiddete varan çatışmalar başlamıştı. İngiltere’deki bu gelişme Avrupada aynı şiddette hissedilmemekteydi.

Diğer yandan Amerika Birleşik Devletleri devlet müdahalesinin tamamen ortadan kalktığı bir sistemele ekonomi yönetimini sürdürüyordu. Amerika Birleşik Devletleri’nde devletin herhangi bir sektörde yer alması ve halk adına işletmesi bu ülkedeki anlayışa göre tam bir komünizmdi. Hatta ABD’de daha sosyal bir yapıyı savunan ancak, serbest piyasa ekonomisine karşı olmayan Demokratlara Amerikanın sosyalistleri gibi bakanlar da vardı. Ancak bu bakış ABD’deki sistemi hiçbir şekilde tartışmaya açtırmıyordu.

İşte bu dönemde İngiltere’de Amerikanvari bir serbest piyasa uygulaması hayata geçiyordu. İngiltere’de durum böyle iken Avrupa’da hala sosyalist uygulamalar revaçta idi. Ancak Avrupa’nın demir perde dışındaki ülkelerinin uyguladıkları demokratik yaşam, insanların serbest girişimciliğine engel yaratmıyordu. İşte böyle bir ortamda ekonomik yapısını sürdüren Avrupa ülkelerinde çok büyük gelir farklılıkları olmadığı gibi, olan farklılıklar da çok göze batacak boyutta değildi.

İngiltere’de başlayan özelleştirme akınları devlete ait işletmelerin özel sektöre devrine yol açıyordu. Özel sektörün devlete ait devasa kuruluşları devralması ile bu şirketleri yönetecek kadrolara ihtiyaç artmaya başlamış ve iyi yetişmiş donanımlı insanların yönetime çok yüksek maaşlarla gelmesi sağlanmıştı. İngiltere’de profesyonel yöneticilerin gelirlerinin büyük ölçüde artışı Avrupa ülkelerinde de takip edilmekteydi ve yavaş yavaş Avrupada da çok yüksek maaş ve prim alan yöneticiler ortaya çıkmaya başlamıştı

İngiltere’de durum böyle devam ederken Amerika Birleşik Devletleri’nde finans sektörünün daha da büyümesine neden olacak emlak piyasasına yönelik yeni uygulamalar ortaya çıkmaya başladı. Bu ortaya çıkan durum finans sektöründe devasa kazançlar elde edilmesine neden olduğu kadar 2008’de patlak veren emlak krizinin da başlangıç noktası olmuştur.

Yazarın Tüm Yazıları
G20 toplantısında hedefler 
Güncel 
Önümüzdeki aylarda vatandaşın ekonomik şartlarında kötüleşme olur mu? 
Toplumdaki özgüven eksikliği ekonomik atılımları da etkilemektedir 
Önümüzdeki aylarda ekonomide neler bekleniyor? 
Yabancı yatırım ama nasıl? 
Brexit sonrası Avrupa Birliği 
Brexit büyük hata 
Türkiye ekonomisinin durumu KKTC için çok önemli 
KKTC pahalılık yaratmada gelir düzeyine göre dünyada bir numara 
Ekonomik protokol maddeleri ve su anlaşması geciken icraatların sonucu 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (5) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (4) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması 
Yatırım ortamının iyileştirilmesi 
KKTC ile TC arasındaki ekonomik protokoller 
Terörizmin hedeflerinden biri ekonomik yıkım 
Önümüzdeki 15 yıl içerisinde en önemli sorun sürdürülebilir insan yaşamı 
Ekonomiye bir de yurt dışından bakmak 
Tüketim toplumu ve sosyal bozulma 
KKTC’de su krizi dünyada ekonomik durgunluk tehlikesi 
Devlet adamlığı, klasik anlamda işadamlığı ve fırsatçılık 
Göç dalgası, fakirlik ve yardım 
Gelir dağılımındaki aşırı farklılıklar sosyal krizler doğurabilir 
Planlama 
Rum Maliye Bakanı’nın Kıbrıs Türk ekonomisi ile ilgili sözleri 
2016’da neler bekleniyor? 
Siyah kuğuların uçuşu 
Siyasette ekonominin bütününü görmek 
Bugünlerde ekonomik hayatımız nasıl görünüyor 
Vergide zarar gösteren kişi veya kurumlar neden zarar gösteriyor 
Kıbrıs’ta toplumların uzlaşacağı ortak bir ekonomik yapı mı, etnik bir ekonomik yapı mı? 
Terör, ekonomik hayatın en büyük risklerinden biridir 
Hükümetler şeffaf muhasebe sistemine geçmeye başladılar 
Ortadoğu’da yaşananların ne olduğunu Avrupa şimdi anlamaya başladı. Ya biz? 
Dünya sınırları olmayan pazara dönüşüyor 
Mülkler konusu ve güncel sorun döviz kurları 
Bir ülkenin ekonomisindeki büyüme kişilerin refah seviyesine yansımazsa 
Söz su yönetiminden açılınca 
Görüşmeler iç siyaset ve döviz kurları 
Ayakları üzerinde duran bir ülke 
Vergi yasa ve uygulamaları vergi kaçaklarını teşvik etmemeli 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Kuzey Kıbrıs’ta bağımsız denetçiliğin durumu 
Bağımsız denetim 
Ortadoğu değişimler bölgesi 
Bağımsız Denetci – Mali Müşavir – Muhasebeci 
DÜNYA ENERJİ KAVGALARI 
Kıbrıslıların kendilerine ait varlıkları yönetmesi 
G 20 ve uluslararası ticaret hizmet ve finansmanda vergi kaçağı 
Avrupa bankaları stres testi 
Avrupa bankaları stres testi 
Ortadoğu’da yaşamak 
Ekonomide daralma var mı? 
Ekonomik çıkarlar ülkeler ve insanlar 
Yeni dünya düzeni 
Şirketler yasasında artık değişim zamanı 
Siyasi gelişmeler ve ekonomi 
Siyasi çözümsüzlüğün ekonomik maliyeti 
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının önemi 
Ortadoğu ve bitmeyen çıkar kavgası 
İçinde bulunduğumuz bölgede ekonomik istikrar için büyük sorumluluk gerekir 
Avrupa Parlamentosu seçimleri bize ne mesaj veriyor? 
Hedefi olmayanların gelecek kaygısı büyük olur 
2014’ün ilk çeyreğinde dünya ve KKTC ekonomisi nerede? 
Kıbrıs sorunun çözümünde ekonomi 
Yatırımlar açısından Kıbrıs’’ta çözüm neden önemli 
Para akışındaki durgunluk mali tedbirlerle aşılabilir mi? 
Kayıt Dışı Ekonomi 
Uluslararası Kriz Grubu’nun Kıbrıs raporunun ekonomik yönü 
Kara Para ile Mücadele ve KKTC 
Tanınma veya Tanınmama ile dünya gerçekleri 
Günlük olaylarla uğraşırken 2014 Yılında olabileceklerin hesabını iyi yapmalıyız 
Kıbrıs sorunu ile ilgili hareketlenme ve ekonomi