Derviş Deniz

 

İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3)

16 May 2016, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

1960 ve 1970 li yıllarda Amerika Birleşik Devletleri soğuk savaş döneminin ideoloji temeline dayalı olarak Vietnam Savaşı’nda taraf olmuştu. Bu savaş halka yansımış ve savaşın etkileri ABD’de yoğun bir şekilde hissedilmişti. Yine 1960’lı yıllarda insan hakları ile ilgili önemli girişimler yapılmış ve bu dönemde verilen mücadeleler sonucu birçok alanda ABD nde görülmeyen insan hakları iyileştirmeleri yasalara yansımıştı.

Dikkat edilecek olursa gerek Vietnam Savaşı gerekse insan haklarının geliştirilmesi ile ilgili hareketler ekonomik sorunlardan çok sosyal sorunların çözümlenmesine yönelik hareketler olarak ortaya çıkmıştı. ABD’deki bu gelişmelere paralel olarak ekonomide büyük bir rahatlama yoktu. Ekonomik durgunluk, yüksek enflasyon ve faizlere karşı mücadelede istenilen başarı kazanılamıyordu. Bu dönemde ekonomik sıkıntıların doğmasında en önemli faktör de petrol fiyatlarındaki artış idi. Bu artış da Orta Doğuda petrol üreten ülkelerin yönetimlerinin servetlerini artırmakta, bir yandan İngiltere ve ABD ekonomik durgunluk ile mücadele ederken diğer yandan bu petrol gelirlerine sahip insanların paralarını kendi ülkelerine nasıl yönlendireceklerinin planlarını yapmaktaydılar.

1970’li yılların sonuna doğru Amerika Birleşik Devletleri’nde ortaya çıkan yeni akımın sloganı “Her ABD vatandaşına bir ev” idi. Yapılmak istenen her ABD vatandaşına uygun şartlarda uzun vadeli kredi sağlayarak onların ev sahibi olmasına imkan sağlamaktı. Bankalar ve kredi kuruluşları verdikleri krediler karşılığında ipotek olarak aldıkları emlaki kaynak göstererek bu kaynağa dayalı tahvil çıkarmaya ve halka bu tahvilleri iyi bir getiri karşılığı satmaya başladılar.

Amerika Birleşik Devletleri’nde tahvil konusunun önem kazanması 1973 yılında Fischer Black ile Myron Scholes’un yazdığı “The Pricing of Options and Corporate Liabilities” adlı bir makalenin geniş bir destek bulmasına bağlı idi. Bu makalede belirtilen opsiyon fiyatlandırmasına Black Scholes denklemi denmektedir. Bu denkleme göre belirli bir fiyata birşeyi almak veya satmak için doğru değerleri görmek çok önemlidir. Bu denklemin yayınlanması ile birlikte piyasalardaki seçenekler ve işlemler artmaya başladı. İşte emlak piyasasının geliştirilip ipotek karşılığı kredi vermek ve bu alınan ipotekler üzerine tahvil çıkarmak yatırım bankacılığı ve borsa şirketlerinin gelişmesini sağladı.

Emlak piyasasının gelişmesi ile birlikte ev fiyatları artmaya başlamış ve tahvillerin garantisi olan bu evlerin değer kazanması ile tahvili satın alan kişi veya kurumlar daha büyük bir güvenceye sahip olmuşlardı. 1980’lerde başlayan bu akım büyüyerek 1990’lı yıllara doğru yol almış ve bu ekonomik aktiviteden kazançlar çok büyük boyutlara ulaşmıştı.

ABD’de emlak piyasası ile finans sektörünün büyümesinin bir benzeri de İngilterede yaşanmakta idi. Bu büyüme sonrasında İngiltere’nin önde gelen kurumlarından birinin Genel Müdürü olan bir kişi daha önce hiç görülmemiş bir şekilde yıllık 300 bin pound bir maaş talebinde bulunmuş, yönetim kurulu bunu kabul etmiş ancak ülke maaşlarını kontrol eden komite böyle astronomik bir maaşın ödenmesini doğru bulmamıştı. Komiteye göre bu astronomik maaşlar gelir dengesini bozabilirdi.

Temelinde gelir dengesini bozmaya karşı bir karar ürettiği sanılan komite aslında dünyadaki gelir dengelerini büyük ölçüde bozacak önemli bir hatalı karara imza atıyordu. Bu karar neydi? Komite herhangi bir yöneticinin bulunduğu görev ve sorumlulukları nedeni ile astronomik bir maaşa hak sahibi olamayacağını, ancak maaş dışında ödüllendirilmek istenirse prim olarak karlılıktan prim alabileceğini ve bu primin de maaşa yansıyabileceğini karara bağlamıştı. Gerekçe olarak da nasıl bir şirket hissedarı başarılı şirketlerin karından hissesi oranında pay alıyorsaydı, müdürler de şirketin iyi performansındaki önemli katkısına dayalı olarak hissedarlar gibi pay alabilirlerdi.

1980’li yıllarda 300 bin pound maaşı çok bulan komite açtığı bu yolla 2000’li yıllarda yılda 20-30 milyon pound veya dolar maaş kazanan yöneticilere imkan sağlamış oldu. Bu da gelir farklılıklarının çok fazla açılmasının en önemli faktörlerinden biri olarak ortaya çıkmıştır.

Serbest piyasa ekonomisinin esas uygulayıcıları olan Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de finans ve emlak sektöründe faaliyet gösteren üst düzey yöneticiler ve bu sektörlerdeki şirketlerin hissedarları artık çok büyük rakamları gelir hanelerine yazmakta idiler. İşte bu trend devam ederken Sovyetler Birliği dağılma sürecine girmiş ve dağılan bu birlikten ortaya yeni yeni serbest piyasa ekonomisini tanıyan ülkeler ortaya çıkmaya başlamıştı. Çok uluslu şirketler için, Sovyet rejiminden çıkıp ekonomilerinde liberalleşmeye giden başta Rusya olmak üzere ülkeler büyük bir piyasa oluşturmaya başlamışlardı.

20’nci yüzyılın sonuna doğru dünya elli yıl öncesinden çok farklı olmaya başlamıştı. Çin’in de yavaş yavaş açılımı ile karlarına kar katan ve bundan dolayı büyük kazançlar elde eden çok uluslu şirketlerin üretimlerini işçilik maliyetlerinin düşük olduğu Çin veya Hindistan’a kaydırmaları, burada düşük maliyetlerle üretilen mal ve hizmetleri daha yüksek karlara dünyanın her tarafına satabilmeleri mevcut karlarını ve dolayısı ile kazançlarını artırmada önemli bir rol oynamaya başlamıştı. 21’inci yüzyılın başında büyük hızla gelişen teknoloji ile birlikte artık çok yüksek kazançlar elde etmek çok normal hale gelmişti.

Yazarın Tüm Yazıları
G20 toplantısında hedefler 
Güncel 
Önümüzdeki aylarda vatandaşın ekonomik şartlarında kötüleşme olur mu? 
Toplumdaki özgüven eksikliği ekonomik atılımları da etkilemektedir 
Önümüzdeki aylarda ekonomide neler bekleniyor? 
Yabancı yatırım ama nasıl? 
Brexit sonrası Avrupa Birliği 
Brexit büyük hata 
Türkiye ekonomisinin durumu KKTC için çok önemli 
KKTC pahalılık yaratmada gelir düzeyine göre dünyada bir numara 
Ekonomik protokol maddeleri ve su anlaşması geciken icraatların sonucu 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (5) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (4) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (2) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması 
Yatırım ortamının iyileştirilmesi 
KKTC ile TC arasındaki ekonomik protokoller 
Terörizmin hedeflerinden biri ekonomik yıkım 
Önümüzdeki 15 yıl içerisinde en önemli sorun sürdürülebilir insan yaşamı 
Ekonomiye bir de yurt dışından bakmak 
Tüketim toplumu ve sosyal bozulma 
KKTC’de su krizi dünyada ekonomik durgunluk tehlikesi 
Devlet adamlığı, klasik anlamda işadamlığı ve fırsatçılık 
Göç dalgası, fakirlik ve yardım 
Gelir dağılımındaki aşırı farklılıklar sosyal krizler doğurabilir 
Planlama 
Rum Maliye Bakanı’nın Kıbrıs Türk ekonomisi ile ilgili sözleri 
2016’da neler bekleniyor? 
Siyah kuğuların uçuşu 
Siyasette ekonominin bütününü görmek 
Bugünlerde ekonomik hayatımız nasıl görünüyor 
Vergide zarar gösteren kişi veya kurumlar neden zarar gösteriyor 
Kıbrıs’ta toplumların uzlaşacağı ortak bir ekonomik yapı mı, etnik bir ekonomik yapı mı? 
Terör, ekonomik hayatın en büyük risklerinden biridir 
Hükümetler şeffaf muhasebe sistemine geçmeye başladılar 
Ortadoğu’da yaşananların ne olduğunu Avrupa şimdi anlamaya başladı. Ya biz? 
Dünya sınırları olmayan pazara dönüşüyor 
Mülkler konusu ve güncel sorun döviz kurları 
Bir ülkenin ekonomisindeki büyüme kişilerin refah seviyesine yansımazsa 
Söz su yönetiminden açılınca 
Görüşmeler iç siyaset ve döviz kurları 
Ayakları üzerinde duran bir ülke 
Vergi yasa ve uygulamaları vergi kaçaklarını teşvik etmemeli 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Kuzey Kıbrıs’ta bağımsız denetçiliğin durumu 
Bağımsız denetim 
Ortadoğu değişimler bölgesi 
Bağımsız Denetci – Mali Müşavir – Muhasebeci 
DÜNYA ENERJİ KAVGALARI 
Kıbrıslıların kendilerine ait varlıkları yönetmesi 
G 20 ve uluslararası ticaret hizmet ve finansmanda vergi kaçağı 
Avrupa bankaları stres testi 
Avrupa bankaları stres testi 
Ortadoğu’da yaşamak 
Ekonomide daralma var mı? 
Ekonomik çıkarlar ülkeler ve insanlar 
Yeni dünya düzeni 
Şirketler yasasında artık değişim zamanı 
Siyasi gelişmeler ve ekonomi 
Siyasi çözümsüzlüğün ekonomik maliyeti 
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının önemi 
Ortadoğu ve bitmeyen çıkar kavgası 
İçinde bulunduğumuz bölgede ekonomik istikrar için büyük sorumluluk gerekir 
Avrupa Parlamentosu seçimleri bize ne mesaj veriyor? 
Hedefi olmayanların gelecek kaygısı büyük olur 
2014’ün ilk çeyreğinde dünya ve KKTC ekonomisi nerede? 
Kıbrıs sorunun çözümünde ekonomi 
Yatırımlar açısından Kıbrıs’’ta çözüm neden önemli 
Para akışındaki durgunluk mali tedbirlerle aşılabilir mi? 
Kayıt Dışı Ekonomi 
Uluslararası Kriz Grubu’nun Kıbrıs raporunun ekonomik yönü 
Kara Para ile Mücadele ve KKTC 
Tanınma veya Tanınmama ile dünya gerçekleri 
Günlük olaylarla uğraşırken 2014 Yılında olabileceklerin hesabını iyi yapmalıyız 
Kıbrıs sorunu ile ilgili hareketlenme ve ekonomi