Derviş Deniz

 

İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (4)

23 May 2016, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

20’nci yüzyılın sonları ve 21’inci yüzyıl , teknolojik gelişmelerin büyük boyutta arttığı bir dönem olarak ortaya çıkmaktadır. Teknolijik gelişmelerde yeteneklerini kullanan ve bu yeteneklerini kurumsallaşmaya dönüştüren kişiler birden bire değerleri milyalarca doları bulan şirketlere sahip olmaya başlamışlardı. Bu şirketlerin büyük piyasa değerlerine sahip olmalarının nedeni, sadece ortaya koydukları yeni teknolojilerin gelecek potansiyeli değil, yaptıkları milyonlarca dolarlık karlardı. Teknolojik gelişmelerle ortaya çıkan ve bilişim, iletişim ve enerji sektörlerini büyük ağırlıkla kapsamına alan bu şirketler ağları içerisine Çin ve Hindistanı da alarak maliyet faktörlerini de kendi avantajlarına çekmeyi başarmaktaydılar.

Teknolojik gelişmeler hız alırken, batı ekonomilerini etkisi altına alan tüketim ekonomisi ile büyüme ve emlak sektöründe yaratılan kredi ile konut sahibi olma üzerine geliştirilen tahvil piyasasının finans sektörüne sağladığı aşırı karlar, yetenek, beceri ve yoğun çalışmanın yanında finansal enstrümanların yarattığı değerler olarak belirli kişi veya kurumlarım çok daha fazla servete sahip olmasına imkan sağlamaktaydı. Bu gelişmelerin devam ettiği 2000’li yılların başında Amerika Birleşik Devletleri’nde ortaya çıkmaya başlayan finans kriz yavaş yavaş dünyanın bütün ülkelerini sarmaya başlamıştı. Amerika Birleşik Devletleri’nde 2008 yılında tam anlamı ile etkisini gösteren ve Lehman Brothers gibi dünyanın en büyük yatırım bankalarından birinin iflasına sebep olan gelişmeler, sadece şirketlerin mali durumlarını değil milyonlarca insanın kazançlarını da etkilemişti.

2008’de başlayan küresel kriz binlerce insanın işlerini ve yine binlerce insanın aldıkları konutların kredi taksitlerini ödeyemedikleri için birikimlerini kaybetmelerine neden olmuştu. Ekonomik büyümede önemli mesafeler kat eden gelişmekte olan ülkeler bile yüzde 10’lara varan büyümelerinden geriye düşmeye ve ekonomik durgunluk ile karşı karşıya kalmaya başlamışlardı.

Küresel ekonomik kriz ile birlikte şirketlerin zarara girmelerinin üst gelir grubu içerisindeki yöneticilerin gelirlerini azaltacağı ve üst ve alt gelir grupları arasındaki farkın daralacağını tahmin edenler, yıllar geçtikçe bunun böyle olmadığını anlamaya başlamışlardı. 2008 krizinin kökenini teşkil eden karların artrılması ve artan karlardan pay alınmasına imkan veren gelişmeler birçok insanın zarar görmesini sağlarken, kriz tarihine kadar büyük paralar kazanan yöneticilerin bu gelişmelerden zarar görmemeleri dikkat çekiciydi.

Küresel kriz dünya ekonomilerinde durgunluk yaratırken, ekonomik eşitsizliğin azalma yerine daha da arttığı yıllar ilerledikçe görülmekteydi. Devletler daralan ekonomlerde tasarruf önlemleri almak zorunda kalmışlardı. 2008 sonrasında gelişmiş batı ülkeleri başta olmak üzere Japonya, Çin, Hindistan, Brezilya gibi ülkelerde de bütçe kısıntılarına gidilmeye başlanmıştı.

2016 yılına gelindiğinde küresel krizin etkileri dünyada hala görülmekte olmasına rağmen gelişmiş ülke ekonomilerinde iyiye doğru bir gidişat kendini göstermeye başlamıştır. Bu ülkelerin ekonomilerinin iyiye doğru gitmesi için alınması gereken tasarruf önlemleri bazı ülkelerde çok acı olduğundan, bu acı reçeteler ekonomik eşitsizliğin artmasına katkı yapmaya devam etmektedir. Devletlerin almış oldukları tasarruf önlemlerinde en büyük azalma, sağlık ve sosyal hizmetlere ayrılan payda olmuştur. Bu durumda en çok ihtiyacı olan ve gelir düzeyleri bu ihtiyaçları karşılamaya yetmeyen insanlar mağdur olmakta ve yaşam standartlarının daha da düşmesine sebep olmaktadır.

Bugün dünyamızda fakirlik seviyesinde yaşayan iki milyar insan vardır. Bu insanların yaşam standartlarının artırılması sadece kazançlarının artmasına değil devletin onlara sağladığı imkanlara bağlıdır. Bu da devlet politikalarında önemli değişiklikler getirmektedir.

Dünyamızı tehdit eden ekonomik eşitsizlik ve büyük gelir farkları sadece ekonomik şartların oluşturduğu bir sorun değildir. Karşımızda duran sorun bir kapitalizm sorunu da değildir. Karşımızda duran durum bir demokrasi sorunudur. Gelişmiş ülke ekonomilerindeki gelişmeleri bu ülkelerdeki gelir farklılıklarının yaratılma kökenlerinde araştırırken, Asya ve Afrikadaki ülkelerde gelişmiş ülkelerden farklı olarak tamamen demokratik şartların varlığına ve yokluğuna bağlamak sorunu anlamada büyük önem taşımaktadır.

Sorunumuz demokrasi olduğuna göre dünyada ekonomik eşitsizliğin azaltılması ve fakirliğin sonlandırılmasında siyaset kurumunun önemini iyice anlamak gerekir. Siyaset demokrasiyi artırdıkça sorunların da azalacağını bilmemiz gerekir.

Yazarın Tüm Yazıları
G20 toplantısında hedefler 
Güncel 
Önümüzdeki aylarda vatandaşın ekonomik şartlarında kötüleşme olur mu? 
Toplumdaki özgüven eksikliği ekonomik atılımları da etkilemektedir 
Önümüzdeki aylarda ekonomide neler bekleniyor? 
Yabancı yatırım ama nasıl? 
Brexit sonrası Avrupa Birliği 
Brexit büyük hata 
Türkiye ekonomisinin durumu KKTC için çok önemli 
KKTC pahalılık yaratmada gelir düzeyine göre dünyada bir numara 
Ekonomik protokol maddeleri ve su anlaşması geciken icraatların sonucu 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (5) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (2) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması 
Yatırım ortamının iyileştirilmesi 
KKTC ile TC arasındaki ekonomik protokoller 
Terörizmin hedeflerinden biri ekonomik yıkım 
Önümüzdeki 15 yıl içerisinde en önemli sorun sürdürülebilir insan yaşamı 
Ekonomiye bir de yurt dışından bakmak 
Tüketim toplumu ve sosyal bozulma 
KKTC’de su krizi dünyada ekonomik durgunluk tehlikesi 
Devlet adamlığı, klasik anlamda işadamlığı ve fırsatçılık 
Göç dalgası, fakirlik ve yardım 
Gelir dağılımındaki aşırı farklılıklar sosyal krizler doğurabilir 
Planlama 
Rum Maliye Bakanı’nın Kıbrıs Türk ekonomisi ile ilgili sözleri 
2016’da neler bekleniyor? 
Siyah kuğuların uçuşu 
Siyasette ekonominin bütününü görmek 
Bugünlerde ekonomik hayatımız nasıl görünüyor 
Vergide zarar gösteren kişi veya kurumlar neden zarar gösteriyor 
Kıbrıs’ta toplumların uzlaşacağı ortak bir ekonomik yapı mı, etnik bir ekonomik yapı mı? 
Terör, ekonomik hayatın en büyük risklerinden biridir 
Hükümetler şeffaf muhasebe sistemine geçmeye başladılar 
Ortadoğu’da yaşananların ne olduğunu Avrupa şimdi anlamaya başladı. Ya biz? 
Dünya sınırları olmayan pazara dönüşüyor 
Mülkler konusu ve güncel sorun döviz kurları 
Bir ülkenin ekonomisindeki büyüme kişilerin refah seviyesine yansımazsa 
Söz su yönetiminden açılınca 
Görüşmeler iç siyaset ve döviz kurları 
Ayakları üzerinde duran bir ülke 
Vergi yasa ve uygulamaları vergi kaçaklarını teşvik etmemeli 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Kuzey Kıbrıs’ta bağımsız denetçiliğin durumu 
Bağımsız denetim 
Ortadoğu değişimler bölgesi 
Bağımsız Denetci – Mali Müşavir – Muhasebeci 
DÜNYA ENERJİ KAVGALARI 
Kıbrıslıların kendilerine ait varlıkları yönetmesi 
G 20 ve uluslararası ticaret hizmet ve finansmanda vergi kaçağı 
Avrupa bankaları stres testi 
Avrupa bankaları stres testi 
Ortadoğu’da yaşamak 
Ekonomide daralma var mı? 
Ekonomik çıkarlar ülkeler ve insanlar 
Yeni dünya düzeni 
Şirketler yasasında artık değişim zamanı 
Siyasi gelişmeler ve ekonomi 
Siyasi çözümsüzlüğün ekonomik maliyeti 
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının önemi 
Ortadoğu ve bitmeyen çıkar kavgası 
İçinde bulunduğumuz bölgede ekonomik istikrar için büyük sorumluluk gerekir 
Avrupa Parlamentosu seçimleri bize ne mesaj veriyor? 
Hedefi olmayanların gelecek kaygısı büyük olur 
2014’ün ilk çeyreğinde dünya ve KKTC ekonomisi nerede? 
Kıbrıs sorunun çözümünde ekonomi 
Yatırımlar açısından Kıbrıs’’ta çözüm neden önemli 
Para akışındaki durgunluk mali tedbirlerle aşılabilir mi? 
Kayıt Dışı Ekonomi 
Uluslararası Kriz Grubu’nun Kıbrıs raporunun ekonomik yönü 
Kara Para ile Mücadele ve KKTC 
Tanınma veya Tanınmama ile dünya gerçekleri 
Günlük olaylarla uğraşırken 2014 Yılında olabileceklerin hesabını iyi yapmalıyız 
Kıbrıs sorunu ile ilgili hareketlenme ve ekonomi