Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Güney seçimleri ve çözüm

25 May 2016, Wednesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Güneyde Pazar günü genel seçimler yapıldı... Seçimin en önemli özelliklerinden birisi Kıbrıs sorunu odaklı olmamasıydı... Kıbrıs sorunu belki hiç etkiye sahip değildi... Seçmenler ekonomik sorunlar üzerinden yönlendirilmeye çalışıldı... Bir yanıyla iyi bir yanıyla kötü... Öyle ki, seçimlerin ulusal meseleyi görmeden yapılıyor olması, yani mevcut müzakereleri etkilememesi olumlu... Öte yandan seçimlerin içerisinde Kıbrıs çözümünün konuşulmaması hakikaten düşündürücü... Bu partilerin özellikle halkın karşısında bu kadar kritik eşikteki müzakerelere dönük söylem geliştirmemesi tuhaf bir durum... Kıbrıs çözümü seçmenlerin oy verme davranışı üzerinde olumlu ya da olumsuz bir etkiye sahip olmayan bir kült oluşturmuş demek ki... Bunun hayırlı bir şey olmasını temenni etmek dışında elimizden bir şey gelmiyor... Kuzeyde de seçim olsaydı belki de aynı şey olabilirdi...

Hiç konuşulmaması normal mi?

Başkanlık sistemi ile idare edilen Güney açısından Kıbrıs çözümü, Cumhurbaşkanı’nın münhasır yetki alanında bulunuyor... Kuzeyde parlamenter sistem var ama orada da Kıbrıs çözümü Cumhurbaşkanı’nın münhasır yetki alanında yürüyor... Yani başkanlık sistemiyle idare olunan Güney Kıbrıs’ta çözüm iç sorun olarak pek ilgi görmüyor... Demek ki Güney Kıbrıs ulusal anlamda bu meseleyi üstü kapalı bir uzlaşma konusu olarak görüyor ve iç siyaset rekabetinden ayrı tutuyor...

Konunun parlamento seçimlerine malzeme edilmemesi bana da doğru geliyor... Lakin bunun nerdeyse hiç konuşulmuyor olması da içimde bir tuhaflık tadı bırakmıyor değil...

Seçimlere katılımın 1960’dan sonra belki de oransal anlamda en düşük düzeyde seyretmesinde rekabetin salt ekonomik ve sosyal politikalar üzerinden yapılıyor olmasının da bir etkisi vardır... Pazar günü yapılan seçimlerde beklenti katılımda bir düşüş ama meclise girecek partilerin sayısında bir artış olması yönünde idi... Şimdiye dek daha az partiyle yürüyen meclis çalışmaları ilk kez 8siyasal parti tarafından temsil edilme durumunda kaldı. Bu partiler arasında küçük ve marjinal nitelikli sayılabilecek partilerin de olması bazı ip uçlarını bize veriyor...

Seçimlere tepki oyları renk veriyor...

Irkçı şoven söylemlere sahip ELAM bile mecliste 2 vekille temsiliyet kazandı. Bunun önemli bir durum olmadığını söyleyen bazı güney analistlerine rağmen aslında azımsanmayacak önemde bir konu olduğu da bilinmektedir. Güney’de klasik ve büyük partiler halkın tepkisini çekiyor... Bu durumda seçimlere tepki oyları renk vermeye başlıyor... Bunun siyasi sistemler bakımından önemsenmesi gereken bir değişime tekabül ediyor ve halkın merkez partilerin tümüne karşı bir tepki geliştirdiği durumlarda bu tutum ve tavırlar ortaya çıkıyor... Halk mevcut siyasi partilere karşı bir güvensizlik durmaya başladığında ve buna bir tepki vermek istediğinde bazı radikal seçmen değişiklikleri normallik kazanmaya başlıyor...

Bilindiği gibi 2011’den sonraki süreçte AKEL ve Cumhurbaşkanı Hristofyas ciddi bir ekonomik krizle karşı karşıya kalmış ve görevdeyken aday dahi olamamıştı... Bugün AKEL’in ciddi oy kaybında o dönemdeki krizin hatırı sayılır bir etkiye sahip olduğu biliniyor... Bunun yanı sıra DISI liderliğindeki mevcut hükümetin de belli bir yol almasına rağmen onların da bu durumdan etkilendiği söylenebilir... Buna rağmen krizin faturası Hristofyas’a teşmil edildiğinden ve Anastasiadis’in ekonomik anlamda bazı önlemler alması DISI ye olumlu bir yansıması olmuş ve bu parti birinci çıkabilmiştir. Ancakbundan sonraki seçimlerde yukarıya tırmanan partiler DISI ile benzer kulvarda olduklarından bu partinin oy kaybının süreceğini söylemek mümkündür... Yunanistan’daki “kardeş” parti Yeni Demokrasi’yle akıbetine uğrayabilir…

Klasik anlamda AKEL ve DISI oyları çözüm açısından hep önemli olmuştur... Her ne kadar paradoksal biçimde seçimlerde Kıbrıs çözümü konuşulmamış olsa bile bu gerçek değişmeyecektir... Bütün bu veriler ışığında ret cephesinin de ciddi bir oy alarak güçlendiği aşikar dır... Geçmişe göre AKEL-DISI oy toplamı yeni seçimlerle ciddi zemin kaybına uğramıştır...

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!