Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Cin şişeden çıkınca…

29 May 2016, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Güneyde seçimler yapıldı, ortaya çıkan tablonun artçı etkileri müzakerelere kadar yansıdı… Halbuki Anastasiadis seçimler sırasında müzakereleri ayrı tutmuş ve sürecin zarar görmemesine çalışmıştı… Dahası Kıbrıs mevzusu seçimlerde konu bile değildi… Garip bir ülke burası… Seçimler ekonomik kriz, sosyal haklar, işsizlik, yolsuzluk, Mari patlaması, bankaların yuttuğu bireysel tasarrufları, Troykanın ağır yaptırımları ve benzeri konular üzerinden şekillendi… Meclise 8 parti birden girdi… AKEL seçim tarihinin en büyük yenilgisini yaşadı… Düşebileceği en alt oy oranına saplandı… DİSİ daha az oy kaybetmesine rağmen Anastasiadis bu kaybın göreceli olarak ilerideki artçı etkilerini öngörerek siyasi tansiyon yaptı… DİSİ’den olası bir seçimde oy “tırtıklayacak” ve altını oyacak yeni aktörler sıraya girdi… Federal çözüme karşı “ret cephesi” olarak bilinen blok güçlendi…

ELAM’ı Güney’deki sistem doğurdu


Bunların yanında bir de ELAM 2 sandalyeyle 13 bin yurttaşın oyuyla meclise yerleşti… Bundan sonra Güney siyasi hayatında ELAM diye bir partinin olacağı ve bir sonraki seçimlerde oy oranını daha da artıracağını öngörmek sanırım yanlış olmayacaktır… ELAM’ı Güney’deki politik-ekonomik-kültürel sistemin doğurduğunu unutmamak gerekiyor… ELAM devletin dilediği kurumuna gidip elin kolunu sallayarak dilediği sloganları yazıp, dilediği şeyleri kırabiliyor… Önüne çıkanı tartaklayıp, araçlarına zarar verebiliyor… Bu vandallığı “hayranlıkla” seyreden bir kamusal alan olduğunu söylemek lazım… Vandallık, adeta Güney otoriteleri tarafından korunuyor; hoş görülüyor… Bu neo-Nazi özentisindeki gençlerin takipçisi olup da onlara oy vermeyen ama vermek için sırasını bekleyen binlerce sıradan potansiyel yurttaş olduğunu da bilmek lazım…

Seçmen sosyolojisini bilmek gerek!


Bu partiye oy veren on binleri uyuşturucu müptelası ve hasta ruhlu insanlar olarak niteleyen Kuzey’deki sosyal bilimcilerin siyaset biliminden ve sosyolojiden öğrenmeleri gereken çok şey var… Bu görüşleri savunanların çözüm karşıtları değil çözüm yanlıları olması da başka bir paradoks… Yani komşudaki bu siyasi altüst oluşun etkisini seçimden 2 gün sonra Anastasiadis’in Akıncı’nın da davetli olduğu yemekten kaçışında görmek lazım… Anastasiadis’in bu tutumunu politik olarak anlamanın yolu işin psikolojik yönüne bakmaktan geçiyor… Anastasiadis yemeği terk ederken ve sonrasındaki liderler buluşmasını iptal ederken abarttığı aşikardı… Ama abartının asıl sebebi yemekte Akıncı’yla olmak, ya da Kıbrıs Cumhuriyetini aşağıya çekmek değildi… Bu seçim ateşinin onda yarattığı yüksek tansiyondu… Dolayısıyla müzakerelerden kaçışın şimdilik reel zemini yok…

Zaten DİSİ de masaya yeniden dönüyor…


Güney’deki seçim sonuçları doğrusu bazı kesimlerde tansiyon yaratmadı… Halkın ekonomik sorunlarla boğuştuğu, işsizliğin tavan yaptığı, insanların yoksullaştığı bir ortamda AKEL ve DİSİ ortaya çıkan bu çöküntüden elbette nasibini alacaktı… Hatta Güney’de yıllardır devletin ideolojik aygıtlarıyla yaratılan “ortalama yurttaş”ın elindeki tek unsur olan kimlik ve milliyetçilikten ELAM çıkmasın da ne çıksın dı?

Milliyetçiliğin yükselişi devam edecek…


Bütün bu veriler ışığında Pazar günkü genel seçimlerde Güney’deki statüko “DİSİ-AKEL-DİKO” sacayağından kurtulmaya dönük önemli ipuçları vermiştir… Özellikle DİSİ açısından hem Yorgos Lillikas’ın Vatandaşlar İttifakı hem de Eleni Teoharus’un (100 günlük) Dayanışma Hareketi’nin yakaladığı trend bundan sonraki seçimlerde yükselişlerinin süreceği sinyalini vermektedir… Öte yandan ELAM’ ın da belli bir marj içinde oy sayısını artıracağı ihtimalini de unutmamak gerekiyor… Statüko, milliyetçilik ektiğinde ondan çıksa çıksa şövenizm ve ırkçılık çıkacağı açıktır… Avrupa’daki ekonomik ve sosyal sorunlar bu grupları nasıl güçlendirdiyse Güney’de de benzer bir trend normal karşılanmalıdır… Bu şartlar altında Kıbrıs müzakereleri yeni seçim sonuçlarıyla olumlu etkilenmeyeceğini söylemek kehanet olmayacaktır… Anastasiadis’in müzakereleri Mayıs seçimlerinin ateşi altında ve gelecek Başkanlık seçimlerini düşünmeden sürdürmesini beklemek nesnel şartlar altında zordur… Cin şişeden çıktı bir kez…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!