Av. Hasan Sözmener

 

Yargıda teamül

30 May 2016, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Sömürge döneminin alışkanlıklarının en çok görüldüğü organ yargıdır. Sömürge hukuk sistemi teamüllere dayanmaktadır diyerek, teamül denen birçok alışkanlıklardan vazgeçilmemekte ve teamül denen bu alışkanlıklar, yasaların üzerinde tutulmaktadır. Ama işimize gelmediğinde de, teamül filan dinlemiyoruz.

Kısa bir süre önce, mahkemelerde çalışmakta olan kamu görevlilerinin en tepesindeki son derece saygıdeğer bir hanımefendi yargılandı mahkemelerimizde.

Yargı, teamüldür diyerek bu hanımefendiyi, tutuklu olarak yargıladı.

Neşe Hanım’ın yargılandığı ceza davasındaki esas itham ne idi? Tedbirsizlikle ve dikkatsizlik yüzünden ölüme neden olmak idi. İtham konusu suçun en esaslı özelliği nedir? Kastın olmamasıdır. Yani ithama göre Neşe Hanım, ölümüne neden olduğu kişiyi, öldürmek kastı ile hareket etmiyordu.

Neşe Hanım’ın itham edilmekte olduğu suç, Ceza Yasası’nın 210. maddesinde düzenlenmektedir. Sömürge döneminde bu suçun azami hapis cezası 2 yıldı. 1989 yılında 3 yıla çıkarıldı. 2004 yılına kadar da bu suç, hafif bir suç olarak, ceza yasasında yer almakta idi. 2004 yılında bu suçun azami hapis cezası 7 yıla çıkarıldı. Dolayısı ile sömürge döneminden, 2004 yılına kadar hafif bir suç olarak kabul edilen bu suç, 2004 yılında, ağır cezalık bir suç haline getirildi. Yıllar içerisinde bu suçun hapis cezasını artırmaktaki gaye ne idi? Artmakta olan bu tür suçların önlenmesi idi. Birçok insanımız hâlâ daha ceza artırmakla suçların önleneceğini düşünebilmektedir. İşin en ilginç yanı, bazı hukukçularımız ve bazı yargıçlarımız da ayni görüştedirler ve hatta bazı mahkeme kararlarında, bu konuda meclise tavsiyeler yapılmaktadır. Daha da ilginci, meclis, uyuşturucu madde suçlarında, denetimli serbestlikle ilgili yasa geçirmeye çalışırken, Ağır Ceza Mahkemesi verdiği kararında, az cezalar tatbik ettikleri için, uyuşturucu suçlarının önüne geçemediklerine dair itirafta bulunmakta ve bundan böyle cezaları artıracaklarını ifade edebilmektedir.

Konumuza geri dönelim. Neşe Hanım, sömürge döneminde ve hatta 2004 yılına kadar hafif bir suç olarak nitelendirilmekte olan bir suçtan dolayı, Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandı ve Ağır Ceza Mahkemesi’nin teamülüdür denerek, tutuklu olarak yargılandı. Böyle bir teamül olduğu kesin ancak bu teamül, yasalarımıza aykırıdır. Yasalarımızda, Ağır Ceza Mahkemesi’nde sanıkların illa ki tutuklu yargılanacaklarına dair bir düzenleme yoktur. Bu teamül yüzünden birçok adaletsizlikler yaşanmaktadır.

Teamüldür diyerek asla tutuklu yargılanma muamelesine tabi tutulmayı hak etmemiş olan bir hanımefendiyi, tutuklu yargılayan yargı, istediğinde asıl uyulması gereken bazı teamülleri hiçe sayabilmektedir. Yargıdaki en esaslı teamüllerden birisi de, Yüksek Mahkeme Yargıçlığı’na yükselmesi gereken yargıcın, Lefkoşa Kaza Mahkemesi Başkanı olduğu yönünde idi. Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’nin Başkanı’na da sesleniyorum. “Sayın Başkan, teamül diye Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan tüm sanıkları tutuklu yargılıyorsunuz, Peki da, yargı, yerleşmiş teamüllerin tamamına sizce uyuyor mu?”

Tutuklu yargılamaktan gaye, sanığın, yargılamaktan kaçmasını önlemektir. Mahkemelerde çalışmakta olan kamu görevlilerinin en tepesindeki Neşe Hanım’ın yargılanmaktan kaçma ihtimali mi vardı ki, tutuklu yargılandı? Allah korusun, böyle bir durum, Yüksek Mahkeme Başkanı’nın da, Yüksek Mahkeme Yargıçlarının da, yargıçların da, savcıların da başına gelebilir. Sizler de mi tutuklu yargılanacaksınız? Teamül sizlere de uygulanacak mı? Yoksa o zaman teamüller göz ardı mı edilecektir? Terfilerde olduğu gibi…

Ceza artırmakla suçların önlenebileceğini savunanlara da sesleniyorum. “Hukukta sadece ceza yoktur. Taksir de, bilinçli taksir de vardır. Biraz da bu yönde kafa patlatın lütfen.

“Neşe Hanım’a, geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum, Neşe Hanım’ın ölümüne sebep olduğu gencimize de Allahtan rahmet diliyorum, ailesine de, başsağlığı ve sabırlar diliyorum.

Yazarın Tüm Yazıları
Halk oylaması 
İlmi olmasın 
Anlaşılmak ve anlatmak 
Ölüm cezası ve koordinasyon ofisi 
Hap bölme (kırma) makinası 
İlk soruşturma 
Keşke bu iş yargıya bırakılmasaydı 
Yasal düzenlemedeki karışıklıklar 
Egemenlik duyarlılığı 
Kantarın topuzu kaçtı 
Cumhurbaşkanı topu Anayasa Mahkemesi’ne attı 
Girne kayasından aşağıya atsalar dahi 
Kızıyoruz ama… 
Beşinci kitabım 
Söylemiştim boşanmaların artacağını 
Eğri gemi, sefer de eğri 
YÖDAK Başkanı 
Suç kimdedir? 
Rüstem Sefer (21.1.1943-7.4.2016) 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Beraat kararı ne demektir? Ya vicdan? 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Denetimli serbestlik hakkında 
Bekle be annem 
Şartlı tahliye şikayetleri 
Şartlı tahliye nedir? 
Hangi canlı öldürülürse cinayet olur? 
Sınır dışı kararları 
Hisseli mal satışlarındaki tin gözlükler 
Hisseli taşınmaz mallar 
Taşınmaz mallarla ilgili bazı sorunlar 
“Cahil adam, ne zarar verebilir ki?” 
Unutulma hakkı 
Lütfen bulaştırmayalım 
Yüksek ökçeler 
Kalp sağlığı 2  
Kalp sağlığı 2 
Kalp sağlığı 
Mahkeme kararları 
Cinayet suçları 
Amerika’nın Kıbrıs’ı kaptırmaya niyeti yok 
Acamı Deli 
Kiminle iş yaptığınıza dikkat  
Kudret Özersay 
Kudret Özersay 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Yargıç atamaları 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
Tutukluluk 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Bir de sen yaz dediler 
Sabah kahvaltısı  
2015-2016 Adli Yılı başlarken  
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Yargı sallanmadan boşanma sebebi  
Yargı sallanmadan boşanma sebebi 
Nişanlanma ve evlenme 
Boşanmada koçan değişikliği 
Sabit görüntülü radarlar 
Napan be yeğen? 
CÜBBE 
YÖDAK ve İyi İdare Yasası 
1 yıl ve 2 yıl hapis cezası tartışması 
Avukat/hukukçu milletvekilleri ve siyasetçiler 
Belesbite devam 
Belesbit 
Almak ve vermek  
Irza geçmek (Cinsel tecavüz)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı (3)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı  
Polis terfilerinde son durum 
Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken 
Faks numarası  
Eleştiri 
Yüksek Mahkeme “acil” dedi 
Beytambal galsın yok ki 
Dönülmez akşamın ufkundayız 
Topluluk malı 
Fırsat yine kaçırıldı 
Avukata müdahale  
İki vahim durum ve dram 
Biline ki padişah seçilmeyecektir  
Dördüncü kitabım 
Tekrar nafaka borçlularına  
Nafaka borçlusuna ve anlayanına  
Yanlışı doğru zannetmek  
Tazminat hakkı  
Yargıdaki tehlikeli rekabet 
Emrullah Bey 
Göç Yasası’na devam 
Sayın yargıçlara duyurulur 
İmam yellenirse  
Ne istediğimizi galiba biz de bilmiyoruz 
Cezaevinden telefon var 
Olmadı müdür bey olmadı 
Hukukumuzda yargıcın konumu (2) 
Hukukumuzda yargıcın konumu (1)  
Kamulaştırmada Tazminat 
Hellada, bullada, uyusun da, büyüsün  
Resmi dil Türkçe 
İcar-satış 
Mahkemelerimizi bir daha deneyelim 
Eskiden de eskiler aranırdı 
Tıs yok gık yok, çıkart da görelim 
GK Komutanından rica ediyorum 
Cinayetle su yüzüne çıkanlar 
Tutuklama polisi zora sokabilir 
Oybirliği ile ret vacip olmuştur 
Genç yargıç adayları mülakatta 
Eğitim, denetim ve ceza 
Saat 21.53 
Polis terfilerinde top mahkemede 
Fermuarınız açık kalmış 
Anladığımı yazamıyorum 
Üçte bir 
Zorunluluk değil, mecburiyet vardır 
Kurbağanın nal hikayesi 
Bizimkiler yine coşabilir 
Bırakınız böyle kalsın  
Serhat Bey çok güzeldi 
Yargı, yargıç ve bina istiyor, bildiriyor ve talep ediyorum 
Sade sen mi Ersin Bey hepimiz da 
Polis terfileri konusunda iktidarı göreve çağırıyorum 
Lo lo lo 
Ah bir de rezillerden korkmasam 
Okul seçeceklere ihbar 
Kadın Eli 
İdam cezası ve hukuk reformu hakkında 
Felaketname olmasın 
İşte, işte söylemeye çalıştığım bu idi 
Allah aşkına çağrıda bulunuyorum 
Bizimkisi anglo 
Bazı trafik suçlarında niçin apar topar mahkemeye 
Ölüm getirmişti