Dr. İsmail Kemal

 

1916 Orta Asya ayaklanması

05 June 2016, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

1914’te başlayan Birinci Dünya Savaşı 4 yıl sürmüş ve çeşitli cephelerde önemli muharebelere, büyük felaketlere yol açmıştı. 2014 yılından beri bu olayların 100. yıldönümlerini anıyoruz. Örneğin 2016 yılı Avrupa’da yüzbinlerce askerin hayatını kaybettiği Somme ve Verdun muharebelerinin 100. yıldönümü. Bu yazıda 1916’da Orta Asya’da, Kırgızların, Kazakların, Taciklerin, Türkmenlerin, Özbeklerin, yani Türkistan olarak bilinen bölgenin halklarının Çarlık Rusyası’na karşı ayaklanması ve bunun trajik sonuçlarını kısaca ele alacağız. 100. yıldönümünde, hakkında çok konuşulmayan bu ayaklanmayı hatırlamamak yanlış olur. Ayaklanmada en ağır kayıpları Kırgızlar vermişti. Bu nedenle ayaklanmaya “Kırgız ayaklanması” da denir. Kırgızlar bu trajediyi “Ürkün” olarak isimlendirirler. Mayramgül Dıykanbayeva “1916 yılındaki Kırgız Milli Mücadelesi: Ürkün” başlıklı makalesinde “ürkün” kelimesinin anlamını Kaşgarlı Mahmud’a dayanarak “Düşmanın yaklaşması nedeniyle halkı saran ve kalelere, hisarlara kaçmalarına neden olan dehşet ve korku” olarak verir. Kırgızistan’da, Ürkün’ün 100. yıldönümü nedeniyle etkinlikler düzenleniyor. Bunlar ağırlıklı olarak 1916 olaylarının bilimsel olarak tartışılacağı etkinlikler.

1916 Orta Asya ayaklanması konusunda geniş bir literatür yoktur. 1954 yılında, Edward Dennis Sokol “The Revolt of 1916 in Russian Central Asia” başlıklı kitabını yayınladı. Kitap bu konudaki en kapsamlı çalışmalardan biridir. Johns Hopkins Üniversitesi Yayınları, bu yıl,ayaklanmanın 100. yıldönümü nedeniyle Sokol’un kitabını yeniden yayınlıyor. Türkçe kaynaklar da var. Turkish Studies dergisinin 2011 İlkbahar sayısında Füsun Kara’nın “1916 Kırgız Büyük İsyanı: Ürkün” başlıklı makalesi bunlardan biri. Makalenin kaynakçasına baktığınızda konu hakkında yazılanların az olduğu göze çarpar.

Ayaklanmanın doğrudan nedeni Çar 2. Nikola’nın 25 Haziran 1916’da çıkardığı askere alma emridir. Füsun Kara’nın makalesinde aktarıldığı gibi “İmparatorluktaki Rus olmayan erkeklerin hareket halindeki ordu bölgesinde savunma inşaatları ve askeri bağlantı yolları kurulması için yapılmakta olan çalışmalara, aynı zamanda devletin savunması için gerekli olan başka her türlü çalışmalara celp edilmesi üzerine bir ferman yayınlanmıştır.” 19 yaşından 43 yaşına kadar olan tüm erkeklerinaskere alınması emredilir. Çarın emri 28 Haziran’da bölgeye ulaşır,4 Temmuz’da ayaklanma başlar ve Ağustos ayında yayılır. Ağustos sonundan Kasım’a kadar olan dönemde ayaklanma Rus ordusu tarafındanacımasızca bastırılır. Rus ordusundan kaçan insanlar Çin’e yönelir. Bu toplu göç (ürkün) sırasında da çok sayıda insan hayatını kaybeder. Ayaklanmada ölenlerin sayısı konusunda değişik rakamlar veriliyor.

Orta Asya’daki ayaklanmanın daha derin ve karmaşık nedenleri vardır. Sosyal, siyasi, dini, ekonomik, ulusal nedenleri iyi incelemek gerekir. Ekonomik eşitsizlik, sosyal dışlanmışlık gibi faktörler hesaba katılmalıdır. Rusya 1876’da Orta Asya’nın tümünü ele geçirmeyi tamamlamıştı. (“Kurmancan Datka” isimli Kırgız filmi bu dönemi anlatan güzel bir film.) Ruslar süreç içinde Orta Asya’ya Rus nüfus aktarmaya ve bölge insanlarının verimli topraklarına el koymaya başlarlar. Topraklara, otlaklara, su kaynaklarına el konulması halkta büyük tepkiye neden olur. Rus vali İ. A. Alexeyev, bu konuda şunları yazmış: “Kırgız isyanlarının temel sebepleri son on yıl içinde onlara ait 200 bin desyatina toprağın kamulaştırılması oldu. Orman alanlarının ellerinden alınması da kötü sonuçlar doğurdu.” (Füsun Kara, s. 542) Tüm bunlara savaşın getirdiği yükleri, zorlukları da eklemek gerek. Vergiler artırıldı. Ordunun gıda ihtiyacını karşılamak için bölge kaynaklarının aktarılması gerekiyordu. Füsun Kara’nın makalesinde aktarıldığı gibi “1915 yılından itibaren yerli halktan askerlik hizmeti yapmamalarına karşılık olarak gelirlerinden ek olarak yüzde 21 askerlik vergisi alınması emredilmiştir. Bunun dışında 1916 yılında Rus cephesine 40.899.244 pud pamuk, 38.044 kare arşın keçe, 3.109.000 pud pamuk yağı, 299.000 pud sabun, 300.000 pud et, 50.000 pud kene otu, 473.928 pud balık, 70.000 at, 12.797 deve, 13.441 çadır gönderilmiştir.” Tüm bunlar yerel halkta yoksulluğun artmasına yol açıyordu. Bunlara ulusal baskı da eklendiğinde patlayıcı bir durum oluşuyordu. Çarın askerlik emri bardağı taşıran son damla oldu.

Bilindiği gibi Birinci Dünya Savaşı çarlığın sonunu getirdi.1916 Orta Asya ayaklanmasına ilk dikkat çekenlerden biri 1917 Bolşevik Devrimi öncesi Geçici Hükümet Başkanı olan Alexander Kerenski idi. Kerenski bu konuda rapor hazırlamıştı. Sovyet döneminde ayaklanmadan pek söz edilmedi.1991’de Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile Orta Asya halkları bağımsızlıklarını kazandılar ve tarihlerini daha rahat konuşma olanağı elde ettiler. Tabii bu cumhuriyetlerin Rusya ile yakın ilişkileri var. Kazakistan’da Rus nüfus oldukça büyük. Kırgızistan’da da bir miktar Rus nüfus var. 1916 ayaklanması konusunda yazılıp söylenenlerin Rusya için hassas olduğuna kuşku yok. Önemli olan belgelere dayalı, objektif, bilimsel veriler, çalışmalar ortaya koymaktır. Birinci Dünya Savaşı birçok acı verici olaya yol açmıştır. Önemli olan 100 yıl sonra bunlardan doğru dersler çıkarmaktır.

Yazarın Tüm Yazıları
Burkini ve özgürlükler 
Joe Biden ziyareti    
Halep savaşları 
Türk Akımı gerçekleşecek mi?    
Yine mülteci konusu 
Türkiye ve Rusya 
Din ve siyaset 
Rakamlarla mülteci sorunu 
Sıcaklar, kuraklık 
Türkiye ve Arap dünyası 
Dünya nereye gidiyor? 
Darbe girişimi ve dış politika 
Çözüm daha çok demokrasi 
Sol nerede? 
Sırada İtalya mı var? 
NATO’nun Varşova sınavı 
Avrupa’nın asileri 
Dış politikada doğru adımlar 
İngiltere’nin işi zor 
Büyük Britanya mı, küçük İngiltere mi? 
Avrupalılar ve dünya 
Brexit: Kötü fikir 
Brexit ötesinde AB şüpheciliği 
Demografi ve Avrupa 
Ortadoğu’da gençler ne düşünüyor? 
Avrupa ve aşırı sağ   
Doğu Akdeniz’de su sorunu 
Dünya İnsani Zirvesi İstanbul’da 
Ortadoğu’da sınırlar 
Sykes-Picot 100 yaşında 
Vize muafiyeti olacak mı? 
Rusya, Türkiye: Yapısal sorunlar 
22 Mayıs seçimleri yaklaşırken 
Vizesiz Avrupa  
Dine dayalı devlet 
100 yıl sonra Kut’ül Amare 
Irkçılık 
İslam dünyasının durumu  
Kaliteli Rusya analizi 
Panama belgeleri depremi 
BM Genel Sekreteri kim olacak? 
Terörizm ve nükleer güvenlik 
IŞİD’le mücadelede ilahiyat 
Teröre lanet 
Brüksel’den ne çıktı? 
Büyük pazarlık 
Türkiye-AB anlaşması 
Basın özgürlüğü 
Oscarlar ve Spotlight 
Türkiye-AB zirvesine doğru 
İran nereye? 
Suriye: Obama’nın iflası 
Zor günler 
Suriye açmazları 
Suriye’de ateşkes mi? Chamberlain’in hayaleti 
Su ve elektrik 
Suriye: Köyün minareleri 
AB ve gelecek 
Dördüncü endüstri devrimi 
Temelleri sarsılan AB 
Avrupa’nın kaybolan rüyası 
Ortadoğu’da bir Çinli 
İslam dünyasının durumu 
Avrupa’nın popülizm sorunu 
Suudi Arabistan-İran krizi 
ABD’de kadın başkan 
2016’ya “Merhaba” derken 
Ne olacak bu AB’nin hali? 
Dış politikada gerçekçilik 
Türkiye-İsrail ilişkileri 
Ortadoğu’da mezhep kavgaları 
Tarihi Paris anlaşması 
İslam, Müslümanlar, Batı 
Türkiye ve AB üyeliği 
Stratejik rekabet 
AB-Türkiye zirvesi 
Gerilimi düşürme zamanı 
20 yıl sonra Bosna 
Gözler Paris’te 
İklim değişikliği ve global endişe 
Yaklaşan G20 zirvesi 
Su ve İsrail 
Diğer seçimler: Azerbaycan 
Türkiye: Umut ve kaygı 
Coğrafya ve politika (jeo-politik) 
Rusya’nın artan askeri gücü 
Terörizm başaramaz 
Seçimlere doğru Türkiye 
Putin Suriye’de neyin peşinde? 
Enerji, AB, İran 
Hac faciasının düşündürdükleri 
BM başarılı oldu mu? 
Sürdürülebilir kalkınma hedefleri 
Yunanistan’a istikrar gelecek mi? 
Corbyn başarabilir mi? 
Suriye satrancında Rusya 
İnsan kaçakçıları 
Savaşların kurbanı çocuklar 
Mısır’ın enerji piyangosu 
Yine suyun önemi 
AB’nin mülteci krizi 
AB’nin mülteci krizi 
Tsipras’ın sınavı 
Türkiye’de karar halkın 
Türkiye’ye üzülmek 
Stratejik bir kaynak: Su 
Başka bir “çılgın proje” 
Çocuklar öldürülmesin! 
Enerjide Türkiye-AB işbirliği 
Türkiye ve uyanan dev 
IŞİD’le savaş 
Yunanistan: Sönen umutlar 
AB’nin geleceği 
İran’la tarihi anlaşma 
Rusya’nın ayıbı 
Evet mi, hayır mı? 
Suriye’ye dikkat 
İran’la anlaşma olacak mı? 
ABD’ye bakış 
Rakamlarla mülteci krizi 
Magna Carta 800 yaşında 
Dünyada silahlı çatışmalar 
Yunanistan’ın geleceği 
Türkiye’de yeni dönem 
Güç paylaşımı, Lübnan 
Güç paylaşımı, Kuzey İrlanda 
Güç paylaşımı, Bosna 
Geçmiş ve gelecek 
ABD’nin Irak fiyaskosu 
Arakan Müslümanlarının trajedisi 
Siyasette deprem 
Zafer günü 
İngiltere nereye? 
Akdeniz’de stratejik dengeler 
ABD’nin Türkiye’ye bakışı 
Vietnam Savaşı’nı hatırlamak 
Akdeniz trajedileri ve AB 
Yunanistan: Karar zamanı 
Seçimler ve sonrası 
Esas konu geleceğimiz 
Milletin makûs talihi 
Siyasette yeni soluk 
Siyasette yeni soluk 
Çoklukta ölüm bile tatlıymış… İnanmayın! 
İran’la satranç 
Toprakları kanlı Yemen 
Bir yıl sonra Kırım 
İnternete bakış 
Çanakkale geçilmez 
Netanyahu sınavda 
Kadın liderler zorda 
Rumlar ne düşünüyor? 
Savaş çığırtkanı Netanyahu 
Rusya ve Putin 
Demokrasi, demokratlık 
Avrupa’nın kaderi Almanya ve Rusya’nın elinde 
Türkiye’nin kadınla sınavı 
Ukrayna anlaşması kalıcı mı? 
Yunanistan’ın kader günleri 
Avrupa’nın Ukrayna sınavı 
Yakarak öldürmek 
Sina’da ne oluyor? 
Ekonomi ve siyaset 
Yunanistan kavşakta 
Dünyada demokrasi geriliyor mu? 
Euro bölgesinin sorunları 
Avrupa ne yapmalı? 
Müslümanlar ne yapmalı? 
Terörizm hepimizin düşmanı 
Risk toplumu 
Robotlar ve işçiler 
2015: Seçimler yılı 
Güzel Türkçemiz 
Enerji jeo-politiğinde LNG 
2015’te Ortadoğu 
Putin zorda 
Yunanistan’a dikkat 
Gelir uçurumu 
Enerji oyununda kritik gelişme 
Nükleer enerji 
Yeni soğuk savaş mı? 
Dünya Bankası’nın iklim raporu 
Yine iklim değişikliği 
İran’la anlaşma mümkün olacak mı? 
ABD ve Çin sürprizi 
Küreselleşmenin neresindeyiz? 
Mescid-i Aksa 
İngiltere AB’den çıkacak mı? 
ABD Kongresi için yarış 
Ukrayna ve Tunus’ta kritik seçimler 
Türkiye’nin G20 dönem başkanlığı 
Petrol fiyatları düşerken 
Eşitsizlik sorunu 
Küreselleşme ve dünya düzeni 
Ebola tehdidi  
Kurbanlar 
Türkiye’nin Ortadoğu sınavı 
Dünya düzensizliği ve BM 
IŞİD hedefte 
Barbarlar kapıdayken 
İskoçya: Kader günü 
İskoçya’dan Katalonya’ya 
İskoçya referandumu 
Kissinger’in “Dünya Düzeni” 
Kritik NATO zirvesi 
Arap dünyasında siyasal İslam 
Türkiye’de yeni dönem (mi?) 
AB ve Akdeniz 
Deneme sırası Norveçlide 
Putin, Aliyev, Sargsyan 
2014’te insani kalkınma 
Kavşaktaki Türkiye 
Türkiye ne düşünüyor? 
Uluslararası guguk 
10 Ağustos ve Kıbrıs 
İsrail kazanabilir mi? 
Yazacak ne kaldı? 
Hepimiz Gazzeliyiz 
Gazze senaryoları 
Filistin trajedisi 
Su sorunu ve uluslararası su hukuku 
Müslümanlar radikalizme karşı 
Türkiye cumhurbaşkanı 
Savaş: 100 yıl önce ve şimdi 
Çin ve Ortadoğu 
Dünyanın mülteci sorunu 
Türkiye ve Arap dünyası 
Dış politikada gerçekçilik 
Dış güçler 
Bravo Obama 
AB’nin yeni açmazları 
Kapitalizm ve eşitsizlik 
Mısır nereye? 
Öteki Avrupa seçimleri 
Küresel ısınma ve güvenlik 
Avrupa nasıl yolunu kaybetti? 
Washington’dan Biden geliyor 
Batı sonrası düzen 
Türkiye’nin enerji amaçları 
Doğu Akdeniz ve Çin 
Irak’ın geleceği 
Transatlantik ilişkiler, Türkiye 
Orhan Veli 100 yaşında 
Kıbrıs- Güney Afrika 
Ukrayna bıçak sırtında 
Etnik anlaşmazlıklara çözüm 
Türkiye-AB ilişkileri nereye? 
Afganistan’da kritik seçimler 
Türkiye’de “yeni dönem” 
Türkiye seçim sınavında 
Türkiye yanlış yolda 
Yasaklarla nereye kadar? 
Kırım’ın ilhakı ve biraz tarih 
Kırım: Kritik gün 
Ukrayna, Kırım, enerji 
Eşitlik: Uzun ince yol 
Ukrayna dersleri 
Rusya Kırım’a dönüyor mu? 
Venezuela’da ne oluyor? 
Kiev “Meydan muharebesi” 
Kiev alev alev 
Rusya, Mısır, Doğu Akdeniz 
Türkiye, İsrail, Doğu Akdeniz 
Müzakereler başlarken 
Soçi Olimpiyatları başlarken 
Döviz ve durum tespiti 
Fransa-Türkiye ilişkileri 
Ukrayna: Rusya-AB rekabeti 
Gözler Cenevre 2’de 
2014’te savaş çıkar mı? 
Siyasi partilerin geleceği 
Downer başarabilecek mi? 
Cesur yeni dünya 
Avrupa’da aşırı sağa bakış  
Ekonomik beklentiler zayıf 
2014 ve Kıbrıs 
2014 ve Türkiye 
Mandela: Özgürlük meşalesi 
Ortadoğu’da Türkiye algısı 
Eleştirel ve özgür düşünce 
Fikirler, özgürlük ve hukuk