Av. Hasan Sözmener

 

Kızıyoruz ama…

06 June 2016, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Protokolde, yargı ile ilgili hususlar vardır diye, kızdık ve köpürdük. Dedik ki, “Bizim yargımız, tarafsızdır, bağımsızdır, yargı sistemimiz anglodur, Türkiye’nin yargı sisteminden çok daha iyidir, ne münasebet da, ekonomik ve mali protokolde yargı ile ilgili şartlar yer alacak.”

Şimdi protokolü bir tarafa bırakalım ve bakalım bizim yargımıza. Geçen hafta iki konuşmaya şahit oldum ve her ikisinde de beni sıcaklık bastı, terledim ve kızardım.

Birinci konuşma:

2013 yılında açılmış bir tahliye davasının duruşması yıllardır devam ediyormuş. Anlatılanlardan öyle anladım ki, bir iki sene daha devam edecektir. Çünkü davalı taraf, adaletin gerçekleşmesine yönelik olarak konmuş olan usul kurallarını, adaletin gerçekleşmesini geciktirmek için kullanıyormuş. Peki, mahkemeler ne yapıyormuş? Anladığım kadarı ile pek bir şey yapmıyorlarmış.

İkinci konuşma:

İkinci konuşma daha da önemli. Bir ceza davasının duruşmasının yaklaşık 6 aydan beridir devam ettiğine dair bir şikayet konuşmasına şahit oldum. Bir ceza davası ve duruşması 6 aydır devam ediyormuş. Daha fazla ayrıntı vermeyim, çünkü davanın hangisi olduğu anlaşılabilir.

Diyelim ki, bu konuşmalardaki şikayetler doğru değildir ve abartılıdır. Durum böyle olsa dahi, her bulunduğum ortamda, yargı ile ilgili olarak benzeri şikayetlere şahit olmaktayım ve bu şikayetlerin dikkate alınması gerekmektedir. Hemen belirteyim ki, konuşmalarına şahit olduğum kişilerin konuşurkenki hal ve tavırlarından, şikayetlerinde haklı olduklarına ilişkin bir izlenim elde ettim. Hatta konuşanlar, şikayetlerinin mahkemelere duyurulmasını da istemiyorlardı. KKTC yargısı ile ilgili en önemli sorunlardan birisi de budur bence. Yargıya işi düşen kişinin yargıdan şikayeti vardır ancak, şikayetine konu adaletsizliğin daha da artabileceği korkusu ile şikayetinin yargıya duyurulmasından korkmaktadır.

Bağımsız dediğimiz, tarafsız dediğimiz yargıdan anladığımız bu mudur?

Adalet bakanlığı dendiği anda yine kızıyoruz ve köpürüyoruz. Neden olarak da Türkiye adalet bakanlığını gösteriyoruz. Türkiye’de adalet bakanı, yargıya karışıyormuş, yargıya siyaset bulaşıyormuş ve yargı tarafsız ve bağımsız değilmiş. Peki, adalet bakanlığı, yalnızca Türkiye’de mi vardır? Güney Kıbrıs’ta adalet bakanlığı yok mu? Avrupa ülkelerinde adalet bakanlığı yok mu? Güney Kıbrıs’ta da vardır, Avrupa ülkelerinde de vardır.

Adalet bakanlığından korkumuz nedir? Adalet bakanı, yargıya siyaset karıştıracaktır, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı zarar görecektir. Hakikatten öyle mi olacaktır? Bu soruyu cevaplandırabilmemiz için, anayasamıza bir bakalım. Diyelim ki, adalet bakanımız vardır. Adalet bakanı, yargıç atamalarına, nakillerine, terfilerine, disiplin işlerine, görevden alınmalarına karışabilecek mi? Asla ve asla karışamayacaktır. Niçin? Çünkü anayasaya göre, bu işleri yapmakla görevli olan, Yüksek Adliye Kuruludur. Bu kurul da, yüksek mahkeme yargıçlarından, başsavcıdan ve dışarıdan atanan 3 üyeden ve toplamda da 12 üyeden oluşmaktadır. 12 kişiden oluşan kurulun 9 üyesi, yüksek mahkeme yargıcı ve başsavcıdır. Böyle bir anayasal kurul orada durduğu müddetçe, adalet bakanının, belirtilen konulara müdahalesi söz konusu olamaz.

Adalet bakanlığı olan ülkelerin adalet bakanlığı bünyesinde hangi birimlerin olduğuna bir bakmamız halinde, bu ülkede de bir adalet bakanlığına ihtiyaç olduğu ortadadır. Aslında, ihtiyaç olan, adalet bakanlığı bünyesindeki birimlerdir. Mademki bakanlığın adının adalet bakanlığı olmasından korkuyoruz, ihtiyaç olan ve diğer ülkelerde, adalet bakanlığının bünyesinde bulunan birimleri, başka bir bakanlığın altına koyabiliriz veya yüksek adliye kurulu bünyesi altına koyabiliriz. Tarafsızlık ve bağımsızlık konusunda bir başka önemli husus da şudur; Bağımsızlık ve tarafsızlık, halktan kopmuş vaziyette, bir grup insanın, denetimsiz olarak ve hiç kimseye hesap vermeyecek şekilde kestiğini kesmesi, astığını asması demek değildir. Anladığım kadarı ile bir grup insanımız, bağımsızlığı ve tarafsızlığı bu şekilde görmektedir. Halkımızın da bilmesinde fayda vardır ki, yargıç atamalarına, terfilerine, nakillerine, disiplin işlerine ve görevden alınmalarına ilişkin yüksek adliye kurulunun kararları, yargı denetiminden ve her türlü denetimden muaftır. Yargıç adaylarının ve yargıçların, yüksek adliye kurulunun kararlarına karşı, adaletsizliğe uğradığını iddia ederek şikayette bulunma ve dava açma hakları yoktur. Anayasa, atama, terfi, nakil, disiplin ve görevden almanın nasıl olacağının yasa ile düzenlenmesini şart koştuğu halde, özellikle nakillerle ve terfilerle ilgili hiçbir yasal düzenleme yoktur. Yüksek adliye kurulu bu yöndeki uygulamalarını tamamı ile keyfi olarak yürütmektedir. Yargı ve yüksek adliye kurulu bu konularda yasa yapılması gerektiğine ilişkin olarak hiç ses çıkarmaz iken, konu protokol olunca ses çıkartıyor.

Kızıyoruz ama yargıda çok eleştirilecek ve düzeltilecek yönlerimiz vardır. Belki de yargının içinden dışarıya doğru bakıldığında, sorun yoktur izlenimi elde edilebilir. Bunun sebebi, yargı ile ilgili şikayetlerin, daha büyük adaletsizliklere yol açabileceği korkusu ile yargıya iletilmemesinden kaynaklanıyor olabilir. Bence hali hazırda şu anda mahkemede davası olanlar arasında, yargı ile ilgili bir anket yapılması halinde tüm gerçeklerin ortaya çıkabileceği kanaatindeyim. Siyasetin yargıya müdahalesini savunmuyorum ancak, tarafsızlığın ve bağımsızlığın da bir grup insanın, astığı astık, kestiği kestik, olmadığına inanıyorum.

Yazarın Tüm Yazıları
Halk oylaması 
İlmi olmasın 
Anlaşılmak ve anlatmak 
Ölüm cezası ve koordinasyon ofisi 
Hap bölme (kırma) makinası 
İlk soruşturma 
Keşke bu iş yargıya bırakılmasaydı 
Yasal düzenlemedeki karışıklıklar 
Egemenlik duyarlılığı 
Kantarın topuzu kaçtı 
Cumhurbaşkanı topu Anayasa Mahkemesi’ne attı 
Girne kayasından aşağıya atsalar dahi 
Yargıda teamül 
Beşinci kitabım 
Söylemiştim boşanmaların artacağını 
Eğri gemi, sefer de eğri 
YÖDAK Başkanı 
Suç kimdedir? 
Rüstem Sefer (21.1.1943-7.4.2016) 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Beraat kararı ne demektir? Ya vicdan? 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Denetimli serbestlik hakkında 
Bekle be annem 
Şartlı tahliye şikayetleri 
Şartlı tahliye nedir? 
Hangi canlı öldürülürse cinayet olur? 
Sınır dışı kararları 
Hisseli mal satışlarındaki tin gözlükler 
Hisseli taşınmaz mallar 
Taşınmaz mallarla ilgili bazı sorunlar 
“Cahil adam, ne zarar verebilir ki?” 
Unutulma hakkı 
Lütfen bulaştırmayalım 
Yüksek ökçeler 
Kalp sağlığı 2  
Kalp sağlığı 2 
Kalp sağlığı 
Mahkeme kararları 
Cinayet suçları 
Amerika’nın Kıbrıs’ı kaptırmaya niyeti yok 
Acamı Deli 
Kiminle iş yaptığınıza dikkat  
Kudret Özersay 
Kudret Özersay 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Yargıç atamaları 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
Tutukluluk 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Bir de sen yaz dediler 
Sabah kahvaltısı  
2015-2016 Adli Yılı başlarken  
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Yargı sallanmadan boşanma sebebi  
Yargı sallanmadan boşanma sebebi 
Nişanlanma ve evlenme 
Boşanmada koçan değişikliği 
Sabit görüntülü radarlar 
Napan be yeğen? 
CÜBBE 
YÖDAK ve İyi İdare Yasası 
1 yıl ve 2 yıl hapis cezası tartışması 
Avukat/hukukçu milletvekilleri ve siyasetçiler 
Belesbite devam 
Belesbit 
Almak ve vermek  
Irza geçmek (Cinsel tecavüz)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı (3)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı  
Polis terfilerinde son durum 
Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken 
Faks numarası  
Eleştiri 
Yüksek Mahkeme “acil” dedi 
Beytambal galsın yok ki 
Dönülmez akşamın ufkundayız 
Topluluk malı 
Fırsat yine kaçırıldı 
Avukata müdahale  
İki vahim durum ve dram 
Biline ki padişah seçilmeyecektir  
Dördüncü kitabım 
Tekrar nafaka borçlularına  
Nafaka borçlusuna ve anlayanına  
Yanlışı doğru zannetmek  
Tazminat hakkı  
Yargıdaki tehlikeli rekabet 
Emrullah Bey 
Göç Yasası’na devam 
Sayın yargıçlara duyurulur 
İmam yellenirse  
Ne istediğimizi galiba biz de bilmiyoruz 
Cezaevinden telefon var 
Olmadı müdür bey olmadı 
Hukukumuzda yargıcın konumu (2) 
Hukukumuzda yargıcın konumu (1)  
Kamulaştırmada Tazminat 
Hellada, bullada, uyusun da, büyüsün  
Resmi dil Türkçe 
İcar-satış 
Mahkemelerimizi bir daha deneyelim 
Eskiden de eskiler aranırdı 
Tıs yok gık yok, çıkart da görelim 
GK Komutanından rica ediyorum 
Cinayetle su yüzüne çıkanlar 
Tutuklama polisi zora sokabilir 
Oybirliği ile ret vacip olmuştur 
Genç yargıç adayları mülakatta 
Eğitim, denetim ve ceza 
Saat 21.53 
Polis terfilerinde top mahkemede 
Fermuarınız açık kalmış 
Anladığımı yazamıyorum 
Üçte bir 
Zorunluluk değil, mecburiyet vardır 
Kurbağanın nal hikayesi 
Bizimkiler yine coşabilir 
Bırakınız böyle kalsın  
Serhat Bey çok güzeldi 
Yargı, yargıç ve bina istiyor, bildiriyor ve talep ediyorum 
Sade sen mi Ersin Bey hepimiz da 
Polis terfileri konusunda iktidarı göreve çağırıyorum 
Lo lo lo 
Ah bir de rezillerden korkmasam 
Okul seçeceklere ihbar 
Kadın Eli 
İdam cezası ve hukuk reformu hakkında 
Felaketname olmasın 
İşte, işte söylemeye çalıştığım bu idi 
Allah aşkına çağrıda bulunuyorum 
Bizimkisi anglo 
Bazı trafik suçlarında niçin apar topar mahkemeye 
Ölüm getirmişti