Derviş Deniz

 

Ekonomik protokol maddeleri ve su anlaşması geciken icraatların sonucu

06 June 2016, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

2016-2018 Yapısal Dönüşüm Programı ile ilgili takvimleme hafta içerisinde gazetelerde yer alınca Ekonomik protokol yine gündemin en önemli konusu oldu. Ekonomik protokolün imzalandığı haberi basında çıkmadan önce de suyun belediyelerin depolarına verilme maliyeti de birçok tartışmayı beraberinde getirdi.

Her iki konu incelendiği zaman gazete manşetlerinde bu konular ile ilgili büyük sansasyon ile verilen haberlerin kökeninde, son on yıl içerisinde hükümetlerin yapmaları gereken ancak yapmadıkları icraatlar yatmaktadır. Ekonomik protokolün maddelerini tekrar okuduğum zaman, 2004-2006 yılları arasında KKTC’nin ekonomi yönetiminin icraata koymaya çalıştığı birçok eylemin protokol içerisinde yer aldığını gördüm. Bu da KKTC halkı için kaybedilen on yılın nelere mal olduğunu da anlamada önemli bir göstergedir. En üzücü yanı da kendimizin planlayıp yapamadıklarının finansman sağlayıcı tarafından zorla yaptırılmasıdır.

KKTC’yi yönetenler bir devletin yücelmesine yardımcı olmak isterlerse, devlet olmanın gereklerini de yerine getirmek zorundadırlar. “Devletimize sahip çıkalım” sözleri, “Kendi kişisel ve zümresel çıkarlarımıza sahip çıkalım” sözünün kamuflesi asla olmamalıdır. Dünyanın her yerinde devletler doğru dürüst yönetilmediklerinde ve mali krizlerle karşılaştıklarında, girdikleri finansman arayışında, mutlaka ve mutlaka finansman sağlayıcısının şartlarına uymak zorunda kalmaktadırlar. Bu nedenle KKTC halkının, önlerine konan şarlarda Türkiye’yi asla ve asla suçlamamaları gerekir. Türkiye’yi suçlamak esas konudan kaçmaktadır. Hesaplaşma Türkiye ile değil siyasilerle ve halkın kendi kendi ile yapılması gerekir. Çünkü siyasiler de sonuçta halk tarafından seçildiğine göre halkın da bu duruma gelinmesinde suçlu olduğu ve bu suçun bedelini de siyasilerle beraber ödemek zorunda olduğu bilinmelidir.

Ekonomik protokol maddelerinin büyük bir çoğunluğunun geçmiş hükümetler tarafından bugüne kadar çoktan bir aşamaya getirilmiş olması gerekirdi. Ancak, bu maddelerde yer alan şartların gerçekleşmesinin belirli gruplara sıkıntı yaratabileceği düşünülerek uygulamalar hep geciktirilmiştir. Uygulamalar geciktirildikçe de devletin içinde bulunduğu ekonomik şartlar daha da zorlaşmakta, bütçe açık verdikçe dışa bakğımlılık artmakta ve sonunda iş, yönetilmesinde zorluk yaşanan varlıkların devrine gelmektedir. İşte bu nedenle bu protokolde özelleştirme veya yap işlet devret ile ilgili maddeler en can yakıcı maddeler olarak görülmektedir. Dünyanın her yerinde mali sıkıntıda olan ülkelere yapılan en önemli tavsiye özelleştirmelerdir. Özelleştirmelerin halkın faydasına olup olmadığına pek bakılmadan ekonomik akla en uygun model olarak ortaya konması kamu maliyesini düzeltme adına en uygulanabilir yöntemdir.

Özelleştirmelerin kamu kaynaklarına katkısı olması dışında sosyal etkilerinin de gözden geçirilmesi doğruyu bulma açısından önemlidir. Bu nedenle ülke boyutu KKTC gibi mikro olan ülkelerde yapılacak özelleştirme veya yap işlet devret modellerinin tekel yaratma dışında, ülke şartlarında oluşturacağı ekonomik ve sosyal etkilerin de değerlendirildiği bir planın yapılması gerekmektedir. Halk, özelleştirmelerle ne kazanılıp ne kaybedileceğini hem ekonomik hem de sosyal açıdan bilirse, özelleştirmeler konusunda daha bilinçli olacaktır .    Özelleştirme ile yaratılacak refahın halka nasıl yansıyacağı detaylı bir şekilde anlatılmalıdır. Yoksa ekonomik aklın gereksinimi olan özelleştrmeler her zaman halka kötü olarak gösterilir ve lüzımsuz bir şekilde siyasetin oyuncağı olarak belirli grupların bu oyuncakla oynaması sağlanır.

Ekonomik protokol kadar su ile ilgili gelişmeler de önemlidir. KKTC suyun yönetim ve işletmesi konusunda önceden yapması gerekenleri yapmayıp yönetim ile ilgili hiçbir plan ortaya koymadığına ilave olarak dağıtım ile ilgili de bir yol haritası çizmediğinden, yapması gerekenleri n yazılıp önüne konması ile karşı karşıya kalmıştır.

KKTC’de su konusunda, hükümetlerin yapması gerekenleri kısıtlı zaman dilimi içerisinde yapmaya çalışan belediyeler olmuştur. Tasarlanan BESKİ modeli ile Türkiye Cumhuriyeti’nde belediyelerin su işletmelerini özel işletmeler olarak yürüttüğü bir model ortaya koymalarına rağmen, bu modelin uygulanmasına siyasilerden destek gelmemiştir. Zaten belediyeler de çok iyi başladıkları bu projede yeterli dayanışma içinde bulunmamışlardır.

Suyun özel bir işletme tarafından işletilmesi ekonomi teorisinde rantable ve verimli bir uygulamadır. Hele de KKTC’de yerel yönetimlerde görülen yönetim hatalarına bakıldığında, halkın büyük bir kısmının özelleştirmeye karşı tepki koymamasını normal karşılamak gerekir.

Suyun dağıtımının belediyelerden özel sektöre devri belediyelerin büyük bir bölümünü zora sokacaktır. Ekonominin bütününü düşündüğümüzde, zora giren her belediyenin Maliye Bakanlığı’nın kapısına dayanacağını da şimdiden görmek gerekmektedir. Maliye Bakanlığı’nın kapısına sadece belediyeler değil, suda teşvik isteyen tarım sektörü ve hayvancı da dayanacaktır. Suyun pahalı olması dolayısıyla ödemeyen kişi veya kurumların bedeli de alım garantisi ile Maliye Bakanlığı tarafından ödenecektir. Bu nedenle bilhassa su konusunda özelleştirmenin kamu maliyesine yükü iyice hesaplanmalıdır.

Yazarın Tüm Yazıları
G20 toplantısında hedefler 
Güncel 
Önümüzdeki aylarda vatandaşın ekonomik şartlarında kötüleşme olur mu? 
Toplumdaki özgüven eksikliği ekonomik atılımları da etkilemektedir 
Önümüzdeki aylarda ekonomide neler bekleniyor? 
Yabancı yatırım ama nasıl? 
Brexit sonrası Avrupa Birliği 
Brexit büyük hata 
Türkiye ekonomisinin durumu KKTC için çok önemli 
KKTC pahalılık yaratmada gelir düzeyine göre dünyada bir numara 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (5) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (4) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (2) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması 
Yatırım ortamının iyileştirilmesi 
KKTC ile TC arasındaki ekonomik protokoller 
Terörizmin hedeflerinden biri ekonomik yıkım 
Önümüzdeki 15 yıl içerisinde en önemli sorun sürdürülebilir insan yaşamı 
Ekonomiye bir de yurt dışından bakmak 
Tüketim toplumu ve sosyal bozulma 
KKTC’de su krizi dünyada ekonomik durgunluk tehlikesi 
Devlet adamlığı, klasik anlamda işadamlığı ve fırsatçılık 
Göç dalgası, fakirlik ve yardım 
Gelir dağılımındaki aşırı farklılıklar sosyal krizler doğurabilir 
Planlama 
Rum Maliye Bakanı’nın Kıbrıs Türk ekonomisi ile ilgili sözleri 
2016’da neler bekleniyor? 
Siyah kuğuların uçuşu 
Siyasette ekonominin bütününü görmek 
Bugünlerde ekonomik hayatımız nasıl görünüyor 
Vergide zarar gösteren kişi veya kurumlar neden zarar gösteriyor 
Kıbrıs’ta toplumların uzlaşacağı ortak bir ekonomik yapı mı, etnik bir ekonomik yapı mı? 
Terör, ekonomik hayatın en büyük risklerinden biridir 
Hükümetler şeffaf muhasebe sistemine geçmeye başladılar 
Ortadoğu’da yaşananların ne olduğunu Avrupa şimdi anlamaya başladı. Ya biz? 
Dünya sınırları olmayan pazara dönüşüyor 
Mülkler konusu ve güncel sorun döviz kurları 
Bir ülkenin ekonomisindeki büyüme kişilerin refah seviyesine yansımazsa 
Söz su yönetiminden açılınca 
Görüşmeler iç siyaset ve döviz kurları 
Ayakları üzerinde duran bir ülke 
Vergi yasa ve uygulamaları vergi kaçaklarını teşvik etmemeli 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Kuzey Kıbrıs’ta bağımsız denetçiliğin durumu 
Bağımsız denetim 
Ortadoğu değişimler bölgesi 
Bağımsız Denetci – Mali Müşavir – Muhasebeci 
DÜNYA ENERJİ KAVGALARI 
Kıbrıslıların kendilerine ait varlıkları yönetmesi 
G 20 ve uluslararası ticaret hizmet ve finansmanda vergi kaçağı 
Avrupa bankaları stres testi 
Avrupa bankaları stres testi 
Ortadoğu’da yaşamak 
Ekonomide daralma var mı? 
Ekonomik çıkarlar ülkeler ve insanlar 
Yeni dünya düzeni 
Şirketler yasasında artık değişim zamanı 
Siyasi gelişmeler ve ekonomi 
Siyasi çözümsüzlüğün ekonomik maliyeti 
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının önemi 
Ortadoğu ve bitmeyen çıkar kavgası 
İçinde bulunduğumuz bölgede ekonomik istikrar için büyük sorumluluk gerekir 
Avrupa Parlamentosu seçimleri bize ne mesaj veriyor? 
Hedefi olmayanların gelecek kaygısı büyük olur 
2014’ün ilk çeyreğinde dünya ve KKTC ekonomisi nerede? 
Kıbrıs sorunun çözümünde ekonomi 
Yatırımlar açısından Kıbrıs’’ta çözüm neden önemli 
Para akışındaki durgunluk mali tedbirlerle aşılabilir mi? 
Kayıt Dışı Ekonomi 
Uluslararası Kriz Grubu’nun Kıbrıs raporunun ekonomik yönü 
Kara Para ile Mücadele ve KKTC 
Tanınma veya Tanınmama ile dünya gerçekleri 
Günlük olaylarla uğraşırken 2014 Yılında olabileceklerin hesabını iyi yapmalıyız 
Kıbrıs sorunu ile ilgili hareketlenme ve ekonomi