Derviş Deniz

 

KKTC pahalılık yaratmada gelir düzeyine göre dünyada bir numara

13 June 2016, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Adalarda yaşayan insanların genelde sahip oldukları ortak karakterler vardır. Etrafı su ile çevrilmiş ve büyük toprak parçalarına bağlı olmayan yerlerde yaşayan insanlar dünyanın merkezi olarak yaşadıkları yeri görürler. Farklı yerlerde farklı davranış veya gelişmeler onları az miktarda ve dolaylı olarak etkiler.

Ada ülkeleri insanlarından bahsederken İngiltere gibi dünyanın en önemli ekonomi merkezlerinden biri olan İngiltere’yi de bu kategoriye koyabiliriz. İngiliz halkının birçok yönden ada halklarında görülen davranışları sergilediğini de her zaman gözlemlemekteyiz. 21’inci yüzyılda küreselleşen dünyamızda İngiliz halkının Avrupa Birliği’nden çıkıp çıkmama düşüncesinin arkasında yatan da bu adalılık duygusudur.

Kıbrıs adasında yaşayan Türk ve Rumlar farklı ırk, dil ve dine sahip olsalar da, yaşadıkları toprakların ortak özelliklerini büyük ölçüde yansıtmaktadırlar. Kıbrıs’ın kuzeyinde de güneyinde de hayatın her kesiminde yaşananlarda büyük paralellik görebilirsiniz. İki toplum arasındaki bariz fark toplumsal konulara olan duyarlılıktır. Milli konular dışında sosyal konulara ve çevreye olan duyarlılığın Rum toplumunda bizim çok daha ilerimizde olduğu rahatça gözlemlenebilmektedir.

Kıbrıs Türk toplumunun sosyal konulara ve çevreye olan duyarlılığı 1974 sonrasında gelişen yağma düzeni ile büyük ölçüde azalmıştır. Atıl kalan Kıbrıslı Rumlara ait mülklerin dağıtımından başlayarak, kamuya yapılan istihdamlar ve yandaş kayırmacılığı Kıbrıslı Türkleri daha kendini düşünen ve tuttuğunu paylaşmak istemeyen bir yapı içerisine sokmuştur. Bugün yaşanan ve devlet yönetimini yürütmede önemli bir sıkıntı olan bütçe açıklarının her yıl Türkiye’den sağlanması hep bu geçmiş icraatların bir sonucudur.

Yılların getirdiği sağlıksız yapı bugün karşımıza artık kamunun varlıklarının da elden çıkarılma gerekliliğini getirmiştir. Devlete ait kurumların yarattığı zararlar ve yine bu kurumların içinde bulunduğu ekonomik çıkmazlar popülizm ve beceriksizliğin sonuçlarıdır. Bu nedenle KKTC’de yaşayan herkes her protokol dönemi başında yaşanan teslimiyet hissinin kökeninde yaşanan hataların bir değerlemesini ve kendi iç hesaplaşmasını yapmalıdır. Sadece dayatanı suçlayıp bu duruma geliş nedenlerini araştırmamak hataların devam edeceğinin önemli bir göstergesidir.

İşte tüm bu gerçekler içerisinde KKTC’yi dünyanın en pahalı ülkelerinden biri durumuna getiren şartlara bir bakmak gerekir inancındayım. KKTC’de yerel yönetimlerin hizmetlerinin çok pahalı olduğunu dile getirmekteyiz. Birçok belediyenin geçmişte yapılan istihdam başta olmak üzere yönetim hatalarına dayalı olarak mali sıkıntılar yaşadığını biliyoruz. Ancak bu sıkıntılara dayanarak belediyelerin su dağıtım hizmetlerine yapılan acımasız saldırıların da yanlış olduğunu söylememiz gerekmektedir. Belediyelerin evlere tuzlu veya kalitesi iyi olmayan suyu vermesi onların suçu değildir. Su tedariki ve yönetimi devletindir. Devlet bu konuda iyi bir yönetim sergileyemezse belediyeler fazla bir şey yapamazlar.

Son günlerde Türkiye’den tedarik edilen suyun fiyatı ile ilgili önemli tartışmalar olmaktadır. Bu tartışmalarda değinilen konuların en önemlisi suyun maliyetidir. Hükümetin suyu belediyelere vereceği fiyat olan tonu 2.30 TL rakamı, bugünkü şartlara göre mevcut su maliyetinin on katıdır . Ortaya çıkan 2.30 TL maliyetin hangi masraf kalemlerini içerdiği ile ilgili bilgim olmadığı için, bu maliyetin mevcut şartlara göre yüksek mi düşük mü olduğunu söyleme durumunda değilim. Ancak, salt rakamlar üzerinde çok yüksek bir maliyet olduğu ortaya çıkmaktadır. Belediyelerin kendi maliyetlerini de dikkate alarak bu suyun üzerine ne kadar ekleyeceği de belediyelerin her birindeki duruma göre değişmektedir. Yine de maliyetin yüksek veya düşük olduğunu sadece salt rakam karşılaştırması ile değil, devletin su kaynaklarının azlığı nedeni ile halkın alternatif tedarik yöntemlerine yönelmesinin getirdiği maliyetleri de dikkate alarak incelemek gerekir.

KKTC’de pahalılığın sadece su ile sağlanacağı konusuna takılı kalmayıp, hayatımızın her bölümünde ihtiyaç duyduğumuz tüm hizmetleri de pahalı aldığımızı unutmamız gerekir. Bu ülkede telekomünikasyon hizmetlerinin alt yapı sorunları nedeni ile yeterli derecede yapılamaması sonucu insanlarımızın mobil telefon hizmetine yönelmesi pahalılığı etkileyen önemli bir faktördür.

Telekomünikasyon hizmetleri dışında elektrik kullanımında da büyük bir pahalılık yaşanmaktadır. Dünyanın birçok ülkesindeki gelir düzeyleri ile elektrik fiyatlarını karşılaştırdığımızda KKTC’deki gelir düzeyine göre elektriğin çok pahalı olduğunu söyleyebiliriz. Aynı şekilde seyrüsefer harçları, gümrük tarifeleri de gelir düzeyi baz alındığında birçok ülkeye göre çok pahalıdır. Unutulmamalıdır ki, devletin yollara yapmadığı bakım onarım ve yenileme de araç kullanım masraflarını büyük ölçüde artırmaktadır. Hele de toplu taşımacılığın hiç de iyi olmadığı ülkemizde birçok kişinin kendi özel aracını kullandığı da dikkate alınırsa, bozuk yollar nedeni ile ödenen tamir bedellerinin gelir düzeyine göre dünyada en yüksek ülkelerden biri olduğu da ortaya çıkmaktadır.

Bu kadar yüksek maliyetlerle alınan hizmetlerle yaşamak zorunda bırakılan halkımızın gelir düzeyi son on yıl içerisinde büyük ölçüde artmamıştır. Gelir düzeyini artıramayan ancak maliyetlerin yükselmesini teşvik eden bir hükümet anlayışı ile gelinen noktada suyun pahalılığını konuşmak büyük resmi kaçırmak demektir.

Belediyelere su sebep gösterilerek yapılan suçlamalar haksızlıktır. Olması gereken KKTC’de yaşayan halkın gelir seviyesini yükseltmektir. Bu yapılamadan yaşanan maliyet artışları, halkımızın fakirleşmesini hızlandırmaktadır. Bu nedenle ekonomik programda yer alan önlemlerin maliyet azaltıcı unsur olarak yansımasına ilave olarak gelir artırıcı önlemlerin de ortaya çıkması gerekmektedir. Bu yapılmaz, programda belirtilen maliyetler düşmez ve aksine artarsa, KKTC halkının refahı birkaç yıl içerisinde daha da geriye gidecektir.

 

 

 

Yazarın Tüm Yazıları
G20 toplantısında hedefler 
Güncel 
Önümüzdeki aylarda vatandaşın ekonomik şartlarında kötüleşme olur mu? 
Toplumdaki özgüven eksikliği ekonomik atılımları da etkilemektedir 
Önümüzdeki aylarda ekonomide neler bekleniyor? 
Yabancı yatırım ama nasıl? 
Brexit sonrası Avrupa Birliği 
Brexit büyük hata 
Türkiye ekonomisinin durumu KKTC için çok önemli 
Ekonomik protokol maddeleri ve su anlaşması geciken icraatların sonucu 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (5) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (4) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (2) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması 
Yatırım ortamının iyileştirilmesi 
KKTC ile TC arasındaki ekonomik protokoller 
Terörizmin hedeflerinden biri ekonomik yıkım 
Önümüzdeki 15 yıl içerisinde en önemli sorun sürdürülebilir insan yaşamı 
Ekonomiye bir de yurt dışından bakmak 
Tüketim toplumu ve sosyal bozulma 
KKTC’de su krizi dünyada ekonomik durgunluk tehlikesi 
Devlet adamlığı, klasik anlamda işadamlığı ve fırsatçılık 
Göç dalgası, fakirlik ve yardım 
Gelir dağılımındaki aşırı farklılıklar sosyal krizler doğurabilir 
Planlama 
Rum Maliye Bakanı’nın Kıbrıs Türk ekonomisi ile ilgili sözleri 
2016’da neler bekleniyor? 
Siyah kuğuların uçuşu 
Siyasette ekonominin bütününü görmek 
Bugünlerde ekonomik hayatımız nasıl görünüyor 
Vergide zarar gösteren kişi veya kurumlar neden zarar gösteriyor 
Kıbrıs’ta toplumların uzlaşacağı ortak bir ekonomik yapı mı, etnik bir ekonomik yapı mı? 
Terör, ekonomik hayatın en büyük risklerinden biridir 
Hükümetler şeffaf muhasebe sistemine geçmeye başladılar 
Ortadoğu’da yaşananların ne olduğunu Avrupa şimdi anlamaya başladı. Ya biz? 
Dünya sınırları olmayan pazara dönüşüyor 
Mülkler konusu ve güncel sorun döviz kurları 
Bir ülkenin ekonomisindeki büyüme kişilerin refah seviyesine yansımazsa 
Söz su yönetiminden açılınca 
Görüşmeler iç siyaset ve döviz kurları 
Ayakları üzerinde duran bir ülke 
Vergi yasa ve uygulamaları vergi kaçaklarını teşvik etmemeli 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Kuzey Kıbrıs’ta bağımsız denetçiliğin durumu 
Bağımsız denetim 
Ortadoğu değişimler bölgesi 
Bağımsız Denetci – Mali Müşavir – Muhasebeci 
DÜNYA ENERJİ KAVGALARI 
Kıbrıslıların kendilerine ait varlıkları yönetmesi 
G 20 ve uluslararası ticaret hizmet ve finansmanda vergi kaçağı 
Avrupa bankaları stres testi 
Avrupa bankaları stres testi 
Ortadoğu’da yaşamak 
Ekonomide daralma var mı? 
Ekonomik çıkarlar ülkeler ve insanlar 
Yeni dünya düzeni 
Şirketler yasasında artık değişim zamanı 
Siyasi gelişmeler ve ekonomi 
Siyasi çözümsüzlüğün ekonomik maliyeti 
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının önemi 
Ortadoğu ve bitmeyen çıkar kavgası 
İçinde bulunduğumuz bölgede ekonomik istikrar için büyük sorumluluk gerekir 
Avrupa Parlamentosu seçimleri bize ne mesaj veriyor? 
Hedefi olmayanların gelecek kaygısı büyük olur 
2014’ün ilk çeyreğinde dünya ve KKTC ekonomisi nerede? 
Kıbrıs sorunun çözümünde ekonomi 
Yatırımlar açısından Kıbrıs’’ta çözüm neden önemli 
Para akışındaki durgunluk mali tedbirlerle aşılabilir mi? 
Kayıt Dışı Ekonomi 
Uluslararası Kriz Grubu’nun Kıbrıs raporunun ekonomik yönü 
Kara Para ile Mücadele ve KKTC 
Tanınma veya Tanınmama ile dünya gerçekleri 
Günlük olaylarla uğraşırken 2014 Yılında olabileceklerin hesabını iyi yapmalıyız 
Kıbrıs sorunu ile ilgili hareketlenme ve ekonomi