Ali Baturay

 

Üniversite enflasyonu fayda getirir mi?

04 July 2016, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Etrafınıza bakın, bir kişi yeni model bir otomobil aldı mı arkasından birkaç kişi daha aynı marka ve model otomobil satın alıyor. Daha otomobili üç yıllık bile olmamış, yeni sayılır ama olsun...

Cep telefonunda da öyle, henüz kullandığı telefonun özelliklerini öğrenmemiş ama yeni modele geçiyor, çünkü etrafta alanlar var. Komşular, apartman dairesinden müstakil eve taşınmış, iyi kredi veren bankalar varmış, biz de geçelim... Mecbur mu insanlar böyle yapmaya, durup dururken borca batmaya, ihtiyaçları var mı buna?

Yani bazılarının ihtiyacı da olabilir ama ihtiyaçtan çok “o aldı da ben alamaz mıyım? O yaptı ben neden yapmayayım?” düşüncesi hâkim. Aslında bu durum ülkenin bir hastalığı...

Bundan yaklaşık 20 sene önce marketçilik yaygınlaşmaya başladığında her köşeye bir market açılmaya başlamıştı, çoğu yanlış yere açıldığından ya da yapanların işi bilmemesinden bir bir kapanıp gitmişlerdi.

Restorancılık tutmaya başlayınca restoran doldu dağ taş, kebapçılar, çorbacılar, tatlıcılar türedi...

Sonra her köşeye bir berber, kuaför açıldı... Giysi mağazaları, butikler, ayakkabıcılar...

Bir ara dershaneler çoğaldı, bir ara hekim klinikleri... Şimdilerde diyetisyenlerin enflasyonu var...

Avukatlık zaten uzunca zamandan beridir revaçta her taraf avukat ve avukatlık bürosu doldu.

Gazete çıkarma merakı da küçümsenecek bir merak değil ülkemizde, dünya internet ortamı gazeteciliğine yönelirken, alıcısı kısıtlı olduğu halde bizde halen kâğıda basılı yeni gazeteler çıkarılıyor.

Tabii bir de kendisini gazeteci ve yazar ilan edenler var, esas mesleği gazetecilik olanlardan bile fazla yer tutuyorlar gazetelerde ve televizyonlarda...

Kitap çıkarma da çok yaygın, önüne gelen, eli kalem tutan tutmayan herkes kitap çıkarıyor ama anlıyor ama anlamıyor, ama Türkçesi zayıf, ama imla kurallarından haberi yok, hiç önemli değil, başkaları yapar da o yapamaz mı?

2004 Annan Planı referandumu sonrası müteahhitler türemişti, anlayan anlamayan müteahhit kesilmişti başımıza, çoğu hem kendileri battı hem de kendileriyle birlikte birçok vatandaşımızı batırdı, perişan etti.

Bir dönem de banka enflasyonu oldu ülkemizde, o alanda da acılar çekildi...

Bu mağazalar, dükkânlar, berberler, dershaneler, klinikler; bunlar hep plansız, programsız yapıldı, bazen insanların uğramayacağı yerlere yapıldı battılar gittiler, kimisi anlamadığı iştir diye batırdı, kimisi rekabet uğruna sermayeyi kediye yükledi, bazıları bir birinin dibine kuruldu bir birlerini batırdılar... Tabii paraları toplayıp kaçma hesabı yapanları da unutmayalım, sırra kadem bastılar arkalarında enkaz bırakarak...

Şimdi ise son moda; üniversite açmak...

Yine aynı hata yapılıyor, yine her işadamı bir üniversite açma sevdasına tutuldu.

Zaten ülkemiz doyuma ulaşmış durumda, bırakın olanlar devam etsin, zaten onların da bazılarının büyümesi sürüyor...

Yok olur mu, orada bir kazanç görülüyor ya, hani yanı başımızdaki 75 milyonluk bir müşteri kapasitesi var ya, herkes bu pastadan pay alacak.

Anlayan anlamayan bu işe girecek, hem canım anlamaya ne gerek var, gidersin bu işleri anlayan birini transfer edersin, olur biter değil mi?

Öyle olmuyor işte, patronların da o vizyonda olması gerekir, aksi takdirde şirket gibi yönetmeye çalışınca başlıyor getirdikleri adamlarla ters düşmeye, başlıyorlar sorun yaşamaya...

Herkes özgürdür elbet, herkes istediğini yapar ama her şeyin de enflasyonunu yaratmamak gerekir.

Doğru dürüst bir devlet olsak, doğru dürüst organizasyon yapabilseler, hangi meslek alanı olursa olsun bunun gerekleri, kuralları bu kadar ucuz olmasa her şeyin enflasyonu olmazdı.

Üniversite enflasyonunda “kalite” değil, “öğrenci sayısı” önemsendiğinden “üniversite adası” imajınızın ne kadar önemi olacağını sanıyorsunuz? Bu imajın bozulması zor mudur sanıyorsunuz, üstelik rakipleriniz dev gibi Türkiye’de çok sayıda üniversitedir ve en küçük olayı da Türkiye medyasında abartabiliyor, pireyi deveye çevirebiliyorlar...

Eğitimcilerin tümü de yurt dışından getirilmiyor, ülkemizden de personel alınıyor, peki ülkemiz yetişmiş eleman bakımından bu enflasyona karşılık verecek düzeyde midir? Kesinlikle hayır...

Ben şimdiden, üniversitelerin kapısının önünden geçmemesi gereken birçok kişinin buralarda ders verdiğini görüyorum.

Üstelik ülkemizde katı bir de rekabet var, herkes kendi işini yapıp, kendi kalitesini ortaya koyacağına rakibinin ayağını tutup aşağıya çekmeye çalışıyor.

Herkes birbirinin ayağından tutup aşağıya çekmeye çalışınca da hep birlikte zarar görüyorlar.

Her üniversite bir alanı ele alıp, o alanda isim yapacakken, tümü her şeyi yapmaya çalışıyor.

Bu üniversite enflasyonu pek hayra alamet değildir, bu ülkede daha önce enflasyonu yaratılmış ve büyük zararlar görmüş tüm iş alanları gibi bu sektör de riske atılmaktadır ama bu tehlikeyi görüp de uyaracak, yol gösterecek kimse yok ortalıkta.

Görüntü ve gidişat hiç de iyi değildir, umarım yanılan biz oluruz…

Yazarın Tüm Yazıları
Devletseniz Koordinasyon Ofisi’ne ihtiyacınız olamaz 
Hükümetin en büyük derdi Kıbrıs sorunu 
Toplumu hazırcılığa alıştırmayın 
Bir insanın “sahibi” olabilir mi? 
Eğitim sendikalarının can yakıcı sözleri 
Çözüm istemenin yeni adı ‘saplantı’ mı oldu? 
Hataların bedelini niye halk ödesin? 
İnsan odaklı düşünememek 
İlla ki kara gözlükleri takmaya gerek yok 
Bir de böyle bakın dünyaya 
Akıntıya kapıldık gidiyoruz 
Markulli’nin özrü 
Her şeyi erken unuttukça daha başımıza çok iş gelecek 
Günah keçileri 
Kavuşmakla kaybetmek aynı kefeye sığar mı? 
“Af”, eşitsizlik demektir 
Kıbrıs’ta FETÖ’cü ve darbe yanlısı gazeteci yoktur 
Masada kavga, demeç savaşı ne kazandırdı ki bize bugüne kadar? 
İki belediye: Hangisi eleştirilmeli? 
Yatırımcılar bu ülkeyi araştırmadan gelmiş olamaz 
Merdiveni arızalı itfaiye aracı 
Belediyelerde batmış sistemin üzerine bina kurulamaz 
Hayatımızın her döneminde ispiyoncular olmuştur 
Bir ihale süreci ve ilkesizlik   
Mitingin zaman ve mekanının kaydığı an 
Demokrasinin “düşünce ve ifade hürriyeti” bölümcüğünü kullanabilir miyim? 
Çevre Koruma Dairesi ne işe yarar? 
Polis 
Her şeyi kabullenirsek, ne değişir ki? 
 “Biz ve diğerleri” değil “hepimiz” olsun 
Sanki ortaya bir şey çıktı da tuttu UBP’yi gaile 
Sözünüzü tutun, yasayı boş verin 
Yasaya uyacaklarına, illa ki yasa onlara uyacak 
Amerikalıların raporundan mı öğrendik bunları? 
Yine Sayıştay 
 “Nefret” ve “intikam” mutluluk getirmez 
Bilgi akışı sağlayan bir makam olmalı   
Dönelim bakalım bizim mahalleye... 
İlla ki Kıbrıs’ı da darbe girişimiyle ilişkilendirecekler 
Bakalım OHAL neler getirecek? 
İnsanlığın sakıncalı halleri 
İdam tehlikeli bir oyuncaktır 
Demokrasinin gerçek anlamda kazanması için 
Ne kısık demokrasi olsun ne de askeri rejim 
“Yok olmak istemiyorum” demek ırkçılık değil 
Türkiye’deki Suriyelilere tepki size neyi hatırlatıyor? 
Ölenler ve yaşayan ölüler 
Kamu zor ıslah edilir 
Her şey okurlarımız için 
8 Mart... Kadın Sığınma Evi... Samimiyetsizlik 
Mehmet Ali Akpınar’ın verdiği dersler 
 “Vermem” diyenler, Güzelyurt için ne yaptı? 
50 bin Sterlinlik otomobilin penceresinden çöp fırlatmak 
Geçmişe özlem 
Başkalarının dertleri bizi niye mutlu etsin ki? 
Koşan adam ile motosiklet kullanan adamın farkı 
Sayıştay 
Lanet olsun o bavulların yerine gitmesini engelleyenlere 
Eğitimde hazırcılığa alıştırma çok tehlikeli 
Korktuğumuz başımıza geldi 
Bir avantaj kazandırıyorsa, benim de Erdoğan’la fotoğrafım var 
Irkçılığa tedbir alınmalı, misillemeye fırsat verilmemeli 
Çözüm olacakmış! 
Yardım etmek iyidir ama... 
Politikacılar sizi şaşırtıyor mu? 
“TAK’ta sansür” meselesi 
Ayinlerden niye rahatsız olalım ki? 
Beynimize kazılanları hafife almayın 
“İşe gelmeyenle”, “gelip de iş yapmayan” ya da “iş beceremeyen” arasında ne fark var? 
Müthiş bir tekrar duygusu 
Saklı gerçekler 
Milletvekilinin bedeli 
Çıldırtan dağınıklık 
Aman eleştirme yıpratırsın! 
Yasalar karşısında herkes eşitse 
Anahtarı çoktan kaptırdık 
İstifa ve özür çok kıymetlidir 
Referandumdan neden “hayır” çıktı 
Hiçbiri başarılı değil 
Hep birlikte batmak için uğraşıyorlar 
Gazeteci: Söküğünü dikmekten aciz terzi gibi 
İğrençliğin cazibesi! 
Hak ederek bir yere gelebilmek 
Yasa yapmak, uygulamak ya da uygulamamak 
Ceza baskısıyla gazetecilik yapılamaz 
Ölümden korkar mısınız? 
denemem 
Ölümden korkar mısınız?