Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Kasis: Zihinsel bir Engeldir!

09 July 2016, Saturday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Kasis, son dönemde yollarda hız kesmek amacıyla belediyelerin dilediği yere kurduğu tümseklerin temel amacı okul, mahalle arası, parklara yakın yollarda sürüş hızını belli bir seviyede tutmak amacıyla yola yapılan tümsekler… Yani dünyada en son uygulanan çareler ülkemizde ilk uygulanıyor ve aşırı dozda kullanılıyor… Kasisler aslında yola koyulan engeller gibi dursa bile aslında doğrudan beyinlere konan engeller olduğu aşikardır… Kasis koymanın idarenin zihinsel bir engeliyle açıklanabileceğini söylemek de abartı olmaz…

Her eve bir tümsek!

Bunun nedenini sorduğumuzda belediye başkanları hemen cevabı yapıştırıyor: İnsanlar bizim evin önüne de koyun diyorlarmış ama onlar daha sınırlı tercih ediyorlarmış… Düşünebiliyor musunuz? Seçilmiş belediye başkanı, kendisine oy veriyor diye yurttaşın her dileğini yerine getirmeye hazır! Yani bugün Mağusa’da siz deyin 500 Mağusalı desin 1000 adet kasis şehir içi trafiğe kurulmuş durumda… Ne faydası olmuş dersiniz? Hiç… Ama araçların diferansiyel sistemlerini haşat ediyor… Neden? Çünkü yapılan tümsekler hiçbir standarda uygun değil… Belediyeler sanki araba firmalarıyla ortak çalışıyor?! Standart derken 10 santim en yükseği olması gerekirken eninin de en az 3.00-3.80 metre olması şartı hiçbirinde yerine gelmiyor… Araç sahipleri bundan şikayetçi mi? Konuşursanız evet… Lakin bu işleri mevzu etmiş sivil toplum örgütleri cezacı bir yaklaşım içinde olduklarından bunların sayısını artırmaktan yana…

Halbuki kasis yerine yollarda eğitmeye dönük bilinçlendirme çabası olsa hem bu tür israflar önlenecek hem de gerçekten yollarda ihtiyaç olan şeylere yatırım yapılacak… Örneğin Lefkoşa’da Merkez Bankası karşısında birkaç lise ve ortaokul toplaşmış durumda… Okul dağılma saatlerinde gençlerin korunacağı herhangi bir korkuluk kaldırımların önünde kurulmuş değil… Esas caydırıcı ve önleyici tedbir oralarda alınması gerekirken orada hiçbir önlem alınmıyor… Lakin bir kasis furyasıdır da gider… Belediyeler işin kolayını bulmuş… Hemşeriler de zaten aman bir an önce her yere kasis istiyorlar…

Kasis mi tuzak mı?

Doğrusu bisiklet kullanan bir yurttaş olarak bunlar beni hiç ilgilendirmiyor… Ne haliniz varsa görün de diyorum içimden ama yine de görev olarak bunları gündeme getiriyoruz… Kasis değil mübarekler sanki casus… Öyle ki Güneyde de görülüyor kasisler… Arasında dağlar kadar fark var… Bir kere kasisler bizdeki gibi üzerinden güm diye düşeceğiniz bir yükseklikte ve malzemeden oluşmuyor… Dahası öyle furya falan yok… Okullar civarında bir de bazı tehlikeli dört yollar öncesinde kasis kurulmuş… Ama asla tuzak gibi değil…

Hız düşürmek işi eğitim işidir… İnsanları eğitmek zor olduğundan bazı hız severler yüzünden trafikte olan herkesin cezalandırılacağı bir sistemi kuruyoruz… Bu kasis aklını da kamera kurma sevdasını da kimlerden aldık, alıyoruz belli değil… Trafikte bunların öncesinde oluşan kazalarla şimdikiler arasında bir fark oluştu mu olumlu yönde? Hiç oluşmamış… Dahası bu kaba ve insan psikolojisini hesaba katmayan ve standartlara uymayan uygulamaların eğitimi yüksek Kuzey Kıbrıs’ta tutması mümkün değildir… Kaldı ki bu uygulamaların hepsi uyarı tabelalarıyla çözülebilecek sorunlar…

Trafikteki beş araçtan biri kayıtsız

KIBRIS Gazetesi’nden 26 Nisan 2016’da sevgili İsmail Volkan’ın yaptığı habere göre 46 bin araç seyrüseferi olmadığı halde trafikte… Bu ne demek? Toplam 177 bin 300 araçtan 46 bin 072 adedinin seyrüsefer ruhsatı yok veya kayıttan düşmüş araçlar… Sorunlarımızın kasis değil çok daha vahim olduğunun altını çizmek sanırım gerekiyor… Ortada devletin ağır ihmali var… Çünkü söz konusu alanda denetimsizlik ve düzensizlik diz boyu… Bunu çözemeyen devletin kendisinin de “uluslararası trafikte” olmamasının cevabını kendi içimizdeki bu kargaşadan bile anlamak mümkündür… Bir zamanlar (sömürge döneminde) bisikletlerin bile kayıt altında olduğu bu ülkede her beş araçtan birisinin kayıtsız olması anlaşılır gibi değil…

Dahası var! Özel bir firma adına ana yolda bilet kontrolü yapan bir görevli kuralları çiğneyerek karşıdan karşıya yaya geçerken araç ona çarpıyor. Ardından Polis Trafik Müdürü bilet denetçisini tutuklama kararı veriyor ama tutuklayamıyor… Minibüs şoförü buna engel oluyor… Kasis değil doğru ve cesur irade lazım ülkemize…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!