Ali Baturay

 

Her şey okurlarımız için

11 July 2016, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Bugün, yani 11 Temmuz, bizim için iki önemli anlam taşıyor... 11 Temmuz 1889’da yayın hayatına başlayan ilk Türkçe gazete Saaded’in kuruluş yıldönümü “Basın Günü” olarak kutlanıyor. Bugün biz gazetecilerin günü.

Diğer önemli olay ise KIBRIS Gazetesi’nin kuruluş yıldönümü olması... KIBRIS Gazetesi 11 Temmuz 1989’da yayın hayatına başladı.

İşadamı Asil Nadir, Kıbrıs Türk halkının nasıl bir gazete istediğini ön araştırma yaptırarak, önemli bir hazırlık devresinin ardından KIBRIS Gazetesi’ni ülkemize kazandırdı.

KIBRIS Gazetesi’nin yayın hayatın başlaması, Kıbrıs Basın Tarihi açısından bir milattır. KIBRIS Gazetesi ülkemize birçok ilki getirmiş, teknolojiyi ülkeye taşımış, çıtayı çok yükseltmiş, gazetecilik anlayışını gerçek anlamda profesyonel noktaya çekmiştir.

KIBRIS Gazetesi, 27 yıldan beridir de Kıbrıs Türk halkının sesi olmuş ve zirvedeki yerini hep korumuştur.

KIBRIS Gazetesi’nin yıllar içinde ne yaptığını ve ne yapmak istediğini, nasıl bir ilkeyle kurulduğunu bir sayfa önce sayfa 5’te uzun uzun yazdık. Tekrar etmeye gerek yok.

Zirvede olmak, en çok satan gazete özelliğimizi korumak bizi şımartmıyor ve rahatlatmıyor.

Sorumluluğumuzun farkındayız, siz okurlarımıza nasıl daha iyi bir gazete verebiliriz diye çalışıyor, uğraşıyoruz.

Okurlarımızdan gelen eleştirileri, istekleri de dikkate alarak bazı değişiklikler yapıyoruz.

Halkın sorunlarının ön plana çıktığı dinamik haberciliğimizi daha da artırarak, sizlerin sesi olmaya devam edeceğiz.

Bununla ilgili dosyalar, yazı dizileri hazırlıyoruz.

Uzun zamandan beridir görselliğimizde değişiklik yapmamıştık, bugünden itibaren görsel olarak da yeni bir çehreye kavuştuk.

Uzun zamandan beridir gazetede günlük bulmaca olmadığından yakınıyordu okurlarımız, biz de bir değil iki bulmaca sayfası hazırladık sizlere.

“Sabit, zengin bir kültür- sanat sayfası yok” diye eleştiri alıyorduk, artık her gün iki sayfa kültür- sanat sayfamız var. Kültür- sanat sayfamızda hem ülkemizden hem dünyadan haberler bulacaksınız.

Vefat eden vatandaşlarımızın yaşam öykülerinin yer aldığı, daha önceleri “Unutulmayanlar” ismiyle yayınladığımız ancak uzunca bir süre ara verdiğimiz sayfamız, “Yitirdiklerimiz” ismiyle yeniden gazetenizdeki yerini aldı.

KIBRIS, “Herkesin bir hayat hikayesi vardır” ilkesiyle sayfalarını tüm vatandaşlarımıza açıyor. Muhabirlerimiz artık tüm vatandaşlarımızı “İçimizden Birileri” sayfamızla gazetemize taşıyacak. Çok ilginç hayat hikayeleri okuyacaksınız.

Vatandaşlarımızın sorunlarını zaten sayfalarımıza taşıyoruz ama okuyucularımız sorunlarını günlük aktarabileceği bir köşe istedi. Biz de sorunların yer alacağı günlük “Vatandaş Şikayetçi” sayfasını hazırladık.

Bildiğiniz gibi her cumartesi artık bir basın klasiği haline gelen “KIBRIS Ekran” ekimiz, her pazar günü “KIBRIS Pazar” ekimiz, her pazartesi günü, Kuzey Kıbrıs’ta alanında tek olan “KIBRIS Ekonomi” ekimiz, her ayın ilk haftası alışveriş ve yaşam ekimiz “KIBRIS bazaar” var... Hedefimiz bu eklere yenilerini eklemektir.

Başka yeniliklerimiz de olacak, zamanla bunları da sizlerle paylaşacağız.

Tabii söylemeye gerek yok, haber neredeyse ekiplerimiz orada olacak, halkın sorunları, sıkıntıları sayfalarımıza taşınacak...

Hayatta ne varsa KIBRIS Gazetesi’nde bulacaksınız... Spor, magazin, sağlık, ekonomi, eğitim, kültür- sanatta ne varsa gazetemizin sayfalarına en iyi şekilde aktaracağız.

En iyisini yapmaya çalışıyoruz ama burnumuz büyük değil, büyüklenmiyoruz, işimiz çalışmak, onu yapıyoruz.

Tirajı kaç olursa olsun, tüm gazeteleri rakip kabul ediyoruz, “Bizim tirajımız yüksek, bizi atlatsalar da olur” demiyoruz, bizde olmayan her haberi sorun yapıyoruz.  Siz okurlarımız için hiç bitmeyecek bir yarış içindeyiz...

Yazıyı bitirirken KIBRIS Gazetesi’nde nasıl ve ne zaman çalışmaya başladığımı da anlatayım size... Yenidüzen gazetesinde “Haber Müdürü” iken KIBRIS Gazetesi’nden teklif aldım. O zamanki KIBRIS Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Başaran Düzgün çok istemişti KIBRIS’a gelmemi. 1998 yılında bu teklifi kabul ettim ama Başaran Düzgün, o zamanki Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Ali Akpınar’ın bir şartı olduğunu, “Gelecekse muhabir olarak gelecek, haber müdürü olarak değil...” dediğini anlattı.

Kabul ettim, çoğu kişiye göre attan inip eşeğe binmekti müdürlükten muhabirliğe dönüş yapmak. Ben öyle bakmadım, asıl olan çalışmaktır, çalışıyorsan, mesleğine hakkını veriyorsan mutlaka aynı noktaya dönersin diye düşündüm. KIBRIS’ta çalışmak için müdürlüğü bıraktım, muhabir olmakla da hiçbir parçam eksilmedi.

KIBRIS’ta müdür olmayı ben istemedim, günü geldi beni müdür yaptılar, bunları övünmek için yazmıyorum... Mütevazı olmanın, alçak gönüllü olmanın insana değer kaybettirmediğini, başka önemli değerler yanında müdürlüğün, mevkiinin önemi olmadığını söylemek için yazdım.

Bir de tabii ki gazeteler için “muhabirlerin” önemini vurgulamak istedim, bir gazetenin “muhabirleri” iyiyse başarısı o ölçüde yükselebilir. Biz muhabirlerimizle varız, muhabirler olmadan müdürlerin ne önemi var ki?

Yazarın Tüm Yazıları
Devletseniz Koordinasyon Ofisi’ne ihtiyacınız olamaz 
Hükümetin en büyük derdi Kıbrıs sorunu 
Toplumu hazırcılığa alıştırmayın 
Bir insanın “sahibi” olabilir mi? 
Eğitim sendikalarının can yakıcı sözleri 
Çözüm istemenin yeni adı ‘saplantı’ mı oldu? 
Hataların bedelini niye halk ödesin? 
İnsan odaklı düşünememek 
İlla ki kara gözlükleri takmaya gerek yok 
Bir de böyle bakın dünyaya 
Akıntıya kapıldık gidiyoruz 
Markulli’nin özrü 
Her şeyi erken unuttukça daha başımıza çok iş gelecek 
Günah keçileri 
Kavuşmakla kaybetmek aynı kefeye sığar mı? 
“Af”, eşitsizlik demektir 
Kıbrıs’ta FETÖ’cü ve darbe yanlısı gazeteci yoktur 
Masada kavga, demeç savaşı ne kazandırdı ki bize bugüne kadar? 
İki belediye: Hangisi eleştirilmeli? 
Yatırımcılar bu ülkeyi araştırmadan gelmiş olamaz 
Merdiveni arızalı itfaiye aracı 
Belediyelerde batmış sistemin üzerine bina kurulamaz 
Hayatımızın her döneminde ispiyoncular olmuştur 
Bir ihale süreci ve ilkesizlik   
Mitingin zaman ve mekanının kaydığı an 
Demokrasinin “düşünce ve ifade hürriyeti” bölümcüğünü kullanabilir miyim? 
Çevre Koruma Dairesi ne işe yarar? 
Polis 
Her şeyi kabullenirsek, ne değişir ki? 
 “Biz ve diğerleri” değil “hepimiz” olsun 
Sanki ortaya bir şey çıktı da tuttu UBP’yi gaile 
Sözünüzü tutun, yasayı boş verin 
Yasaya uyacaklarına, illa ki yasa onlara uyacak 
Amerikalıların raporundan mı öğrendik bunları? 
Yine Sayıştay 
 “Nefret” ve “intikam” mutluluk getirmez 
Bilgi akışı sağlayan bir makam olmalı   
Dönelim bakalım bizim mahalleye... 
İlla ki Kıbrıs’ı da darbe girişimiyle ilişkilendirecekler 
Bakalım OHAL neler getirecek? 
İnsanlığın sakıncalı halleri 
İdam tehlikeli bir oyuncaktır 
Demokrasinin gerçek anlamda kazanması için 
Ne kısık demokrasi olsun ne de askeri rejim 
“Yok olmak istemiyorum” demek ırkçılık değil 
Türkiye’deki Suriyelilere tepki size neyi hatırlatıyor? 
Ölenler ve yaşayan ölüler 
Kamu zor ıslah edilir 
8 Mart... Kadın Sığınma Evi... Samimiyetsizlik 
Mehmet Ali Akpınar’ın verdiği dersler 
 “Vermem” diyenler, Güzelyurt için ne yaptı? 
50 bin Sterlinlik otomobilin penceresinden çöp fırlatmak 
Geçmişe özlem 
Başkalarının dertleri bizi niye mutlu etsin ki? 
Üniversite enflasyonu fayda getirir mi? 
Koşan adam ile motosiklet kullanan adamın farkı 
Sayıştay 
Lanet olsun o bavulların yerine gitmesini engelleyenlere 
Eğitimde hazırcılığa alıştırma çok tehlikeli 
Korktuğumuz başımıza geldi 
Bir avantaj kazandırıyorsa, benim de Erdoğan’la fotoğrafım var 
Irkçılığa tedbir alınmalı, misillemeye fırsat verilmemeli 
Çözüm olacakmış! 
Yardım etmek iyidir ama... 
Politikacılar sizi şaşırtıyor mu? 
“TAK’ta sansür” meselesi 
Ayinlerden niye rahatsız olalım ki? 
Beynimize kazılanları hafife almayın 
“İşe gelmeyenle”, “gelip de iş yapmayan” ya da “iş beceremeyen” arasında ne fark var? 
Müthiş bir tekrar duygusu 
Saklı gerçekler 
Milletvekilinin bedeli 
Çıldırtan dağınıklık 
Aman eleştirme yıpratırsın! 
Yasalar karşısında herkes eşitse 
Anahtarı çoktan kaptırdık 
İstifa ve özür çok kıymetlidir 
Referandumdan neden “hayır” çıktı 
Hiçbiri başarılı değil 
Hep birlikte batmak için uğraşıyorlar 
Gazeteci: Söküğünü dikmekten aciz terzi gibi 
İğrençliğin cazibesi! 
Hak ederek bir yere gelebilmek 
Yasa yapmak, uygulamak ya da uygulamamak 
Ceza baskısıyla gazetecilik yapılamaz 
Ölümden korkar mısınız? 
denemem 
Ölümden korkar mısınız?