Av. Hasan Sözmener

 

Yasal düzenlemedeki karışıklıklar

11 July 2016, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Bir konuda yasal bir düzenleme yapılırken, konu ile ilgili daha önceki yasal düzenlemelerin tamamının gözden geçirilmesi gerekir.

Örneğin halk tarafından reddedilmiş olan anayasa değişikliklerine bir bakalım. Bu değişikliklerden bir tanesi ile, ölüm cezası kaldırılmaktadır. Ölüm cezası kalkacağına göre, en azından anayasada yer almakta olan ölüm cezası ile ilgili düzenlemelerin de kaldırılması gerekiyordu. Halbuki öyle yapılmadan değişiklikler halkın oyuna sunuldu. Ölüm cezası kaldırılıyordu ancak, anayasanın 16. ve 78. maddelerinde, ölüm cezası ile ilgili düzenlemeler varlıklarını sürdüreceklerdi. 16. maddeye göre, ölüm cezası gerektiren bir suçüstü halinde, mahkeme kararı olmaksızın, zanlı tutuklanabilmekte ve 78. maddeye göre ise, ölüm cezalarını onaylama yetkisi meclise verilmektedir.

Bilindiği gibi, yasa dışı kürtajlarla ilgili olarak bir soruşturma yapılmakta idi ve kamuoyu bu soruşturma ile çok yakından ilgileniyordu. Zanlılar toplam olarak 46 gün tutuklu kaldıktan sonra mahkeme huzuruna yine tutukluluk talebi ile çıkarılmışlar ancak mahkeme tarafından bazı koşullarla serbest bırakılmışlar ve iddia makamı da bu karar aleyhine istinaf dosyalamıştı.

Söz konusu zanlıların serbest bırakılmaları hakkında, birçok avukattan birçok değişik yorum dinledim. Bu değişik yorumların nedeni de, bir yasal değişiklikti. Anlaşılan o ki, tutukluluk konusundaki yasal düzenlemelere ilişkin olarak meclis bir değişiklik yapmıştı ancak, meclis bu değişikliği yaparken, bu konudaki mevcut düzenlemeleri hiç dikkate almamıştı.

Yapılan istinaf sonunda Yargıtay’ın vereceği kararla, bu konudaki farklı yorumların ortadan kalkacağını zannediyordum ancak, Yargıtay’ın bu konudaki kararını okuduğum zaman aklım daha da karıştı.

Hatırlanacağı üzere Yargıtay bu konuda yapılmış olan istinafı 15 Haziran 2016 tarihinde karara bağladı. Yargıtay’ oluşturan 3 yargıç ayrı ayrı karar okudular ve neticede oy çokluğu ile, 51 gün süre ile serbest kalmış olan zanlılar hakkında sekizer günlük tutukluluk kararı verildi.

İşin enterasan yanı, iddia makamı, tutukluluk talebini Ceza Usul Yasası’nın 23A maddesine dayandırmakta idi, halbuki Yargıtay, çoğunluk kararını, bu yasanın 24. maddesine dayandırmıştır. Yargıtay’ın bu şekilde yetki kullanabileceği konusunda çok büyük şüphelerim vardır. Ancak bu yazımın konusu, Yargıtay’ın yetkileri değildir.

Bir ceza işlemindeki tutukluluk aşamaları üçe ayrılabilmektedir. Soruşturma aşamasındaki tutukluluk, soruşturma sonrası aşamadaki tutukluluk ve ceza davası aşamasındaki tutukluluk. Soruşturma aşamasındaki tutukluluğa ve ceza davası aşamasındaki tutukluluğa ilişkin yasal düzenlemelerde hiçbir eksiklik yoktu. Buna rağmen soruşturma sonrası aşamadaki tutukluluğa ilişkin düzenlemelerde bir eksiklik göze çarpıyordu. 1992 yılında meclis, bu eksikliği ortadan kaldırmak için bir yasal değişiklik yapmaya karar verdi ve bence bu konudaki tüm düzenlemeleri karmakarışık hale getirdi. Meclis yalnızca, soruşturma sonrasındaki aşama ile ilgili düzenleme yapacak yerde, diğer iki aşamanın sahasına da girmiştir.

Yine bilindiği üzere İngiltere’de yazılı bir anayasa yoktur. Ülkemizde ise yazılı bir anayasa vardır ve yasalar yapılırken ve yorumlanırken, anayasanın hükümlerine bağlı kalınması gerekmektedir. Zaten meclis tarafından karmakarışık hale getirilmiş olan mevzuatımızı bir de, İngiltere mahkemeleri ve mevzuatına göre yorumlamaya kalkışınca ortaya içinden daha da çıkılmaz bir karışıklık meydana gelmiş oldu. Son bir husus daha, egemenlik gereği bağımsız bir ülkenin mahkemelerinin, başka bir ülkenin yasalarına dayanarak karar üretememeleri gerekmektedir. Bağımsız bir ülkenin mahkemelerinde, çok istisnai durumlarda zorunlu olarak başka bir ülkenin yasalarına dayanmak gerektiğinde ise, o başka ülkenin yasalarının, ispatlanması gerekmektedir.

Yazarın Tüm Yazıları
Halk oylaması 
İlmi olmasın 
Anlaşılmak ve anlatmak 
Ölüm cezası ve koordinasyon ofisi 
Hap bölme (kırma) makinası 
İlk soruşturma 
Keşke bu iş yargıya bırakılmasaydı 
Egemenlik duyarlılığı 
Kantarın topuzu kaçtı 
Cumhurbaşkanı topu Anayasa Mahkemesi’ne attı 
Girne kayasından aşağıya atsalar dahi 
Kızıyoruz ama… 
Yargıda teamül 
Beşinci kitabım 
Söylemiştim boşanmaların artacağını 
Eğri gemi, sefer de eğri 
YÖDAK Başkanı 
Suç kimdedir? 
Rüstem Sefer (21.1.1943-7.4.2016) 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Beraat kararı ne demektir? Ya vicdan? 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Denetimli serbestlik hakkında 
Bekle be annem 
Şartlı tahliye şikayetleri 
Şartlı tahliye nedir? 
Hangi canlı öldürülürse cinayet olur? 
Sınır dışı kararları 
Hisseli mal satışlarındaki tin gözlükler 
Hisseli taşınmaz mallar 
Taşınmaz mallarla ilgili bazı sorunlar 
“Cahil adam, ne zarar verebilir ki?” 
Unutulma hakkı 
Lütfen bulaştırmayalım 
Yüksek ökçeler 
Kalp sağlığı 2  
Kalp sağlığı 2 
Kalp sağlığı 
Mahkeme kararları 
Cinayet suçları 
Amerika’nın Kıbrıs’ı kaptırmaya niyeti yok 
Acamı Deli 
Kiminle iş yaptığınıza dikkat  
Kudret Özersay 
Kudret Özersay 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Yargıç atamaları 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
Tutukluluk 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Bir de sen yaz dediler 
Sabah kahvaltısı  
2015-2016 Adli Yılı başlarken  
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Yargı sallanmadan boşanma sebebi  
Yargı sallanmadan boşanma sebebi 
Nişanlanma ve evlenme 
Boşanmada koçan değişikliği 
Sabit görüntülü radarlar 
Napan be yeğen? 
CÜBBE 
YÖDAK ve İyi İdare Yasası 
1 yıl ve 2 yıl hapis cezası tartışması 
Avukat/hukukçu milletvekilleri ve siyasetçiler 
Belesbite devam 
Belesbit 
Almak ve vermek  
Irza geçmek (Cinsel tecavüz)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı (3)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı  
Polis terfilerinde son durum 
Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken 
Faks numarası  
Eleştiri 
Yüksek Mahkeme “acil” dedi 
Beytambal galsın yok ki 
Dönülmez akşamın ufkundayız 
Topluluk malı 
Fırsat yine kaçırıldı 
Avukata müdahale  
İki vahim durum ve dram 
Biline ki padişah seçilmeyecektir  
Dördüncü kitabım 
Tekrar nafaka borçlularına  
Nafaka borçlusuna ve anlayanına  
Yanlışı doğru zannetmek  
Tazminat hakkı  
Yargıdaki tehlikeli rekabet 
Emrullah Bey 
Göç Yasası’na devam 
Sayın yargıçlara duyurulur 
İmam yellenirse  
Ne istediğimizi galiba biz de bilmiyoruz 
Cezaevinden telefon var 
Olmadı müdür bey olmadı 
Hukukumuzda yargıcın konumu (2) 
Hukukumuzda yargıcın konumu (1)  
Kamulaştırmada Tazminat 
Hellada, bullada, uyusun da, büyüsün  
Resmi dil Türkçe 
İcar-satış 
Mahkemelerimizi bir daha deneyelim 
Eskiden de eskiler aranırdı 
Tıs yok gık yok, çıkart da görelim 
GK Komutanından rica ediyorum 
Cinayetle su yüzüne çıkanlar 
Tutuklama polisi zora sokabilir 
Oybirliği ile ret vacip olmuştur 
Genç yargıç adayları mülakatta 
Eğitim, denetim ve ceza 
Saat 21.53 
Polis terfilerinde top mahkemede 
Fermuarınız açık kalmış 
Anladığımı yazamıyorum 
Üçte bir 
Zorunluluk değil, mecburiyet vardır 
Kurbağanın nal hikayesi 
Bizimkiler yine coşabilir 
Bırakınız böyle kalsın  
Serhat Bey çok güzeldi 
Yargı, yargıç ve bina istiyor, bildiriyor ve talep ediyorum 
Sade sen mi Ersin Bey hepimiz da 
Polis terfileri konusunda iktidarı göreve çağırıyorum 
Lo lo lo 
Ah bir de rezillerden korkmasam 
Okul seçeceklere ihbar 
Kadın Eli 
İdam cezası ve hukuk reformu hakkında 
Felaketname olmasın 
İşte, işte söylemeye çalıştığım bu idi 
Allah aşkına çağrıda bulunuyorum 
Bizimkisi anglo 
Bazı trafik suçlarında niçin apar topar mahkemeye 
Ölüm getirmişti