Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?!

12 July 2016, Tuesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Ülkemizdeki ayrımcı, ayırıcı ve ayrıştırıcı her uygulama günün sonunda gelip yine bizim hanemize eksi olarak yazılıyor… Bundan ötürü de eşitsizlik yaratacak bu tip uygulamaları öğrendiğimizde bu köşeden paylaşmak görevimizi eksiksiz yerine getirmeye çalışıyoruz…

Bilindiği gibi 23 Nisan 2003’den beri Kuzey-Güney kapıları açıldı… Kuzeyden gelip Güneye Güneyden gelip Kuzeye geçmek serbestleşti… Bu arada Güneyde yaşayan biri gelip Ercan’dan Türkiye’nin dilediği havalimanına rahat biçimde gelip gidiyor… Hatta günübirlik İstanbul alışveriş turu yapanlar bile az değil… Güney’de de buna itiraz eden bazı aklı evveller yok değil… Hatta bunlar zaman zaman bu tepkileriyle Türkiye’ye gideceklerin sayısını da artırıyorlar… Buraya kadar işler normal… Bildiğim kadarıyla hiçbir sınırlama da yok… Fakat sınır kapılarında görevli sivil hizmet memurları ve tüm polisler Güney’e geçişte bazı sınırlamalara sahip… Yani öyle bayram diye bu insanlar ailesini alıp dondurma yemeye gitmek için bile dilekçe vermeliler; hem de 48 saat öncesinden…

Devletin güvenlik güçlerine güveni yok mu?

Bu bizi hemen örfi idare kuralları altında yaşayan bir ahali olduğumuz sanısına götürür… Halbuki bizler istikbali parlak ve temelleri sağlam atılmış bir ülkenin yurttaşları olduğumuza inandırıldık… Bu tür uygulamalar aslında güvenlik güçlerine devletin bir kısmının güvensizliğini işaret ediyor… Hele ki bu uygulamalar toplumun güvenliğinden sorumlu personeline reva görüldüğünden buna tepki göstermemek elde değil…

“Devlet kendi polisine bile güvenmiyor” algısı yaratması hiç bir yüksek dereceli karar vericiye uygun bir davranış değildir… Bu tür uygulamalar KKTC açısından son derece yersiz ve gereksizdir… Bunlar hâlâ uygulanıyorsa lütfen halkın polisine ve memuruna halkın layık gördüğü muameleyi yapalım… Halkın polisini halktan ayırmayalım… Onların her biri zaten halk çocukları… Yurttaş yani halk polisine güveniyor, amirleri de güvensin… Gizli güvensizlik yaratacak uygulamalarla sınırlı ve değerli insan kaynaklarımızı heder etmeyelim…

Niye polis olunca vatandaşlık hakları kısıtlanıyor?

Bununla birlikte ve buna bağlı bir konu daha var… Bu geçiş uygulamalarıyla gündeme gelen Güney’den seyahat konusunda da bu kamu görevlilerimize yasak var… Yani güvenlik güçlerimizin çocukları AB ülkelerinden birisinde üniversite öğrenimi görüyor… Doğal olarak ülkesine direk yoldan seyahat etmeyi hem ekonomik hem de zaman bakımından daha pratik bulduğundan Larnaka Havalimanını tercih ediyorlar… Elbette Türkiye üzerinden gidenler de oluyor… Serbest piyasa kuralları bu yolculuğun rotasını belirliyor… Fakat polislerimiz evlatlarını kayıt yaptırmaya veya yerleştirmeye Larnaka Havalimanından çıkmaya kalktıklarında önlerine bir önceki komutanın uygulaması çıkıyor… Yani polislerimizin ne kusuru var ki evlatlarını herhangi bir ülkeye götürürken her yurttaşa layık görünen bu yol onlara tasvip edilmiyor?

Polisleri eşitlik prensibinden muaf mı tutuyoruz?!

Kısacası polislerimiz de bu ülkenin anayasasının koruması altında yaşayan ve kurallar karşısında eşit ve reşit muamele görmeyi bekleyen insanlarımızdır… Öyle ki 23 Nisan 2003’den beri uygulana gelen ve çözüm oluncaya kadar daha çok güven yaratıcı önlem hayat bulacağına göre bu tür kolaylıklardan herkes eşit yararlanmalı… Kurallar ihlal edilmediği sürece eşitlik prensibinden polislerimiz muaf tutulmamalı… Bu insanlar da evlatlarını üniversiteye götürürken veya başka bir nedenle seyahat etmek istediklerinde önlerine bu tür yasaklar konmamalı… Bu tür uygulamalar hiçbir yerde başarı sağlamadı… Hele ayrımcı bir uygulama ise onun zararları mutlaka faydasından çok olur… Lütfen polislerimizin de seyahat etme özgürlüğüne sınırlama getirmeyelim…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!