Ali Baturay

 

Türkiye’deki Suriyelilere tepki size neyi hatırlatıyor?

14 July 2016, Thursday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Bir arkadaşım aradı geçen gün Türkiye’den ve “Siz Kıbrıslıları şimdi daha iyi anlıyorum” dedi.

Neyi kastettiğini tahmin etmiştim ama anlamazlıktan geldim ve “Hangi konuda?” diye sordum.

“Nüfus... Nüfus aktarımı konusunda” dedi.

Patlattım kahkahayı, çünkü bu çok sevdiğim arkadaşımla Türkiye’den Kıbrıs’a nüfus aktarımı ve onlara vatandaşlık verilmesi konusunda hiç anlaşamıyorduk.

O hiç anlamamıştı, Kıbrıs’a düzensiz, ölçüsüz nüfus aktarımına neden itiraz ettiğimizi, bana ırkçılık bile basmıştı.

Şimdi Türkiye’de 3 milyon Suriyelinin vatandaş yapılmak istenmesine isyan ediyor.

“İsyan eden yalnız ben değilim, tüm Türkiye buna karşıdır” diyor arkadaşım.

Zaten arkadaşım henüz vatandaşlık konusu bile ortaya çıkmadan, Suriyelilerin Türkiye’de yarattığı sorunlarla da bizi anladığını söylüyor.

Suriyelilerin, bulundukları bölgelerde düşük ücretlerle çalışıp, ücretlerin düşmesine neden olması, yerli halkın işini elinden alması, işsizliğe neden olması büyük tepki çekiyor.

Devletin Suriyelilere barınma, tedavi, eğitim hizmeti vermesi, onlara istihdam sağlamaya çalışması Türk halkını öfkelendiriyor.

“Bizim vergilerimiz neden Suriyelilere harcansın ki?” diye soruyorlar.

Kültür farklılığına da dikkat çekiyorlar; kaynaşamıyormuş Türk halkıyla kardeş Suriye halkı.

Üstelik işsiz güçsüz kalmış bazı Suriyeliler, hırsızlık, gasp gibi olaylara karışıyor, huzursuzluk yaratıyormuş.

Şimdi 3 milyon Suriyeliyi vatandaş yapma girişimine Türkiye’de sağcısı, solcusu herkes karşı...

Ne AKP’li istiyor Suriyelileri ne CHP’li, ne MHP’li ne de HDP’li...

Türkiye hemfikir...  Tüm Türkiye’nin bir konuda hemfikir olduğunu uzun zamandan beridir kimse hatırlamıyor...

Suriyelilerin Türk halkı ile entegre sorunu yaşadığını belirten halk, “Niye gelip de düzenimizi bozsunlar?” diye soruyor. “80 milyon nüfus içinde nedir ki 3 milyon” diyorum.

Arkadaşım kızıyor, “Beni kızdırmak için söylüyorsun değil mi” diye tepki gösteriyor.

Türk halkı 80 milyon içinde 3 milyonun fazla olduğuna inanıyor, zaten bir sorun olarak gördükleri Suriyeli göçmenlerin vatandaşlık alarak çok daha fazla sıkıntı yaratacağını düşünüyorlar.

Doğurgan bir ülke olan Türkiye, şimdi Suriyeli göçmenlerin doğurganlığından bile korkuyor.

Tepkiler, ırkçılık boyutuna ulaşmış durumda.

Yukarıda Türk halkının endişeleri, korkuları, tepkileri diye sıraladığım her şeyi Kıbrıslı Türkler çoktan beridir yaşıyor. Çok tanıdık geliyor size bu tepkiler değil mi?

Kıbrıslı Türkler, “kontrolsüz nüfus” istemiyoruz dediğinde en sert tepkiyi gösterenler şimdi Suriyelileri istemiyor. Yaaa, iğne kendine batınca canın acıyor değil mi?

Geçmişte Kıbrıslı Türkler nüfus aktarımıyla ilgili tepkisini ortaya koyarken, “70 milyon Türkiye’ye 10- 15 milyon başka ülkeden nüfus aktarılsa kabul eder miydiniz?” diye soruyordu.

Bırakın 10- 15 milyonu, 80 milyonun içine 3 milyonu kabul etmiyorlar.

Benzer tepki tüm Avrupa’da var, göçmeleri içlerinde istemiyorlar.

Yaşadıkları ülkeyi, kenti, imkânlarını başka ülkeden gelecek insanlarla paylaşmak zor geliyor.

Verdikleri vergilerin dünyanın başka bir ülkesinden gelenle paylaşılmasını doğru bulmuyorlar.

İngiltere’de AB’den ayrılık için oy kullananların bir gerekçesi de budur.

Zaten baştan beri Türkiye’nin Suriye politikası, Türk halkı tarafından onay görmemişti.

Şimdi ise tepki tavan yapmıştır...

Kıbrıslı Türkler, “Ait olduğumuz topraklarda, kendi kültürümüzü yaşamak, dıştan gelecek baskın nüfus içinde erimek itemiyoruz, Türkiye’yi Türkleri seviyoruz ama yok olmak istemiyoruz” dediğinde en büyük tepkiyi ortaya koyanlar, bugün Suriyeliler için en sertinden “istemiyoruz” diyor.

Evet ilk bakışta dıştan gelene “ret” pek insani görünmüyor, bu nedenle tümden reddetmek doğru olmayabilir ama bunun dengesini kurmak şarttır. Hem Kıbrıs’ta hem de Türkiye’de...

Arkadaşım, “Sırf hümanist görünecek, insani davranacağız diye de kendi kentimizde misafir gibi mi olacağız” diye öfkeli konuşuyor.

“Yaaa dostum, Kıbrıslı Türklere gelince ‘neden olmasın’, Türkiye’ye gelince 3 milyoncuk Suriyeliyi çekemiyorsunuz” dedim.

Kuzey Kıbrıs’ta hükümetlere “Daha fazla Türk göçmene vatandaşlık ver” baskısı kuran Türkiyeli yetkililer, kendi ülkelerinde kendi partililerinin dahi “Suriyelilere vatandaşlık” tepkisine iyi bakmalıdır.

Oradaki tepkilerle buradaki tepkiler farklı değil, o nedenle Türkiyeli yetkililer Kıbrıs’taki “nüfus politikasını” bir kez daha gözden geçirmelidir.

Neymiş, demek ki insanın başına gelmeden başkasını anlayamıyormuş, illa ki bir tecrübe gerekiyormuş...

Yazarın Tüm Yazıları
Devletseniz Koordinasyon Ofisi’ne ihtiyacınız olamaz 
Hükümetin en büyük derdi Kıbrıs sorunu 
Toplumu hazırcılığa alıştırmayın 
Bir insanın “sahibi” olabilir mi? 
Eğitim sendikalarının can yakıcı sözleri 
Çözüm istemenin yeni adı ‘saplantı’ mı oldu? 
Hataların bedelini niye halk ödesin? 
İnsan odaklı düşünememek 
İlla ki kara gözlükleri takmaya gerek yok 
Bir de böyle bakın dünyaya 
Akıntıya kapıldık gidiyoruz 
Markulli’nin özrü 
Her şeyi erken unuttukça daha başımıza çok iş gelecek 
Günah keçileri 
Kavuşmakla kaybetmek aynı kefeye sığar mı? 
“Af”, eşitsizlik demektir 
Kıbrıs’ta FETÖ’cü ve darbe yanlısı gazeteci yoktur 
Masada kavga, demeç savaşı ne kazandırdı ki bize bugüne kadar? 
İki belediye: Hangisi eleştirilmeli? 
Yatırımcılar bu ülkeyi araştırmadan gelmiş olamaz 
Merdiveni arızalı itfaiye aracı 
Belediyelerde batmış sistemin üzerine bina kurulamaz 
Hayatımızın her döneminde ispiyoncular olmuştur 
Bir ihale süreci ve ilkesizlik   
Mitingin zaman ve mekanının kaydığı an 
Demokrasinin “düşünce ve ifade hürriyeti” bölümcüğünü kullanabilir miyim? 
Çevre Koruma Dairesi ne işe yarar? 
Polis 
Her şeyi kabullenirsek, ne değişir ki? 
 “Biz ve diğerleri” değil “hepimiz” olsun 
Sanki ortaya bir şey çıktı da tuttu UBP’yi gaile 
Sözünüzü tutun, yasayı boş verin 
Yasaya uyacaklarına, illa ki yasa onlara uyacak 
Amerikalıların raporundan mı öğrendik bunları? 
Yine Sayıştay 
 “Nefret” ve “intikam” mutluluk getirmez 
Bilgi akışı sağlayan bir makam olmalı   
Dönelim bakalım bizim mahalleye... 
İlla ki Kıbrıs’ı da darbe girişimiyle ilişkilendirecekler 
Bakalım OHAL neler getirecek? 
İnsanlığın sakıncalı halleri 
İdam tehlikeli bir oyuncaktır 
Demokrasinin gerçek anlamda kazanması için 
Ne kısık demokrasi olsun ne de askeri rejim 
“Yok olmak istemiyorum” demek ırkçılık değil 
Ölenler ve yaşayan ölüler 
Kamu zor ıslah edilir 
Her şey okurlarımız için 
8 Mart... Kadın Sığınma Evi... Samimiyetsizlik 
Mehmet Ali Akpınar’ın verdiği dersler 
 “Vermem” diyenler, Güzelyurt için ne yaptı? 
50 bin Sterlinlik otomobilin penceresinden çöp fırlatmak 
Geçmişe özlem 
Başkalarının dertleri bizi niye mutlu etsin ki? 
Üniversite enflasyonu fayda getirir mi? 
Koşan adam ile motosiklet kullanan adamın farkı 
Sayıştay 
Lanet olsun o bavulların yerine gitmesini engelleyenlere 
Eğitimde hazırcılığa alıştırma çok tehlikeli 
Korktuğumuz başımıza geldi 
Bir avantaj kazandırıyorsa, benim de Erdoğan’la fotoğrafım var 
Irkçılığa tedbir alınmalı, misillemeye fırsat verilmemeli 
Çözüm olacakmış! 
Yardım etmek iyidir ama... 
Politikacılar sizi şaşırtıyor mu? 
“TAK’ta sansür” meselesi 
Ayinlerden niye rahatsız olalım ki? 
Beynimize kazılanları hafife almayın 
“İşe gelmeyenle”, “gelip de iş yapmayan” ya da “iş beceremeyen” arasında ne fark var? 
Müthiş bir tekrar duygusu 
Saklı gerçekler 
Milletvekilinin bedeli 
Çıldırtan dağınıklık 
Aman eleştirme yıpratırsın! 
Yasalar karşısında herkes eşitse 
Anahtarı çoktan kaptırdık 
İstifa ve özür çok kıymetlidir 
Referandumdan neden “hayır” çıktı 
Hiçbiri başarılı değil 
Hep birlikte batmak için uğraşıyorlar 
Gazeteci: Söküğünü dikmekten aciz terzi gibi 
İğrençliğin cazibesi! 
Hak ederek bir yere gelebilmek 
Yasa yapmak, uygulamak ya da uygulamamak 
Ceza baskısıyla gazetecilik yapılamaz 
Ölümden korkar mısınız? 
denemem 
Ölümden korkar mısınız?