Av. Hasan Sözmener

 

Keşke bu iş yargıya bırakılmasaydı

18 July 2016, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Gündem cuma gecesi yapılmaya çalışılan darbe girişimi...

TRT’de okutulmuş olan bildiriyi birkaç kez okudum. Yapılan darbe girişiminin demokrasi ile bağdaştığını söyleyemem ama, bildiride yazılanların, aklı selim bir şekilde, Türkiye’deki tüm yetkililerce çok titiz ve ayrıntılı bir şekilde ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği inancındayım.

Bir tavsiyem de KKTC’ye yönelik olacaktır. Çok sayıdaki konunun KKTC’de de gözden geçirilmesi, ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir ancak, “bağımsız organ” kavramının amacının ve kapsamının ne olduğunun acil bir şekilde ele alınmasını ve gözden geçirilmesini tavsiye etmekteyim.

Mevzuat, bazı organların, siyasi müdahalelere uğramasını istemediği için, o organların bağımsız olmasını öngörmüştür. Ancak demokrasilerde bağımsızlık, bizde anlaşıldığı anlamda ve kapsamda değildir. “Ben bağımsız bir organım, istediğimi asarım, istediğimi de keserim, bana kimse ses çıkaramaz ve bir şey yapamaz” diyebilirsiniz ve istediğinizi asar, istediğinizi de kesersiniz. Canı yanan insanların o an için tehditten, korkudan, baskıdan sesleri de çıkmayabilir. Ama bu demek değildir ki, yaptıklarınız yanınıza kar kalmaktadır. Hiç bilemediniz, yukarıda Allah vardır. Çağdaş ülkelerde, yetki sahibi olan kişilerin, organların ve makamların yetkilerini, demokrasinin sınırları içerisinde kullanmaları bir zorunluluktur.

Neyse, şimdilik bu konuları bir tarafa bırakıyorum ve konuyu, gençlik koordinasyon ofisine getirmek istiyorum.

Bilindiği üzere cumhurbaşkanı, topu anayasa mahkemesine attı ve anayasa mahkemesi de, geçen hafta konuya ilişkin olarak cumhurbaşkanı, meclis ve başsavcılık adına ileri sürülen iddiaları ve görüşleri dinledi.

Cumhurbaşkanı adına sunulmuş olan görüşlerin nelerden ibaret olduğu, basında ayrıntılı bir şekilde yer aldı. Sonuç itibarı ile, cumhurbaşkanının, Türkiye ile yapılmış olan konu anlaşmanın anayasaya aykırı olduğu görüşündedir.

Peki; cumhurbaşkanının görüşü bu olduğuna göre, bu anlaşma ile ilgili görüşlerini daha önceden ortaya atması ve yetkilileri çağırarak bu konudaki görüşlerini onlara iletmesi gerekmiyor muydu?

Geçen haftaydı ancak hangi gün olduğunu hatırlamıyorum. Radyoda bir milletvekilinin bu konu ile ilgili bir söyleşisini yakaladım. Milletvekili bu ofise karşı olduğunu ve anayasa mahkemesinin kararını beklediğini söyledi. Hatta bu milletvekili, anayasa mahkemesinden olumsuz bir karar çıkması halinde, bir de tehditte bulundu. Meclistekilere hesap soracakmış ve bunu onların burunlarından fitil fitil getirecekmiş ve meclisi çalıştırmayacakmış. Bence, cumhurbaşkanı da, muhalefet partileri de,  bu konuda muhalefet yapmakta oldukça geç kaldılar. Geldiğimiz noktada da tüm yükün, anayasa mahkemesinin üzerine atıldığı görülüyor.

Herkes de bilmektedir ki, yargı bağımsız bir organdır ve uluslararası anlaşmalar konusunda, hemen hemen hiç bir yetki ile donatılmamıştır.  Hatta, anayasa mahkemesinin bu konuda yetkili olmadığı, anayasada açıkça belirtilmiştir.

Keşke bu iş, anayasa mahkemesine bırakılmasaydı. Yasa yapmak, yasaları yürürlüğe sokmak, uluslararası anlaşma yapmak, uluslararası anlaşmaları yürürlüğe sokmak, anayasa mahkemesinin görevi değildir. Bu görev, yasama organına ve yürütmenin başı durumundaki cumhurbaşkanına verilmiştir.

Cumhurbaşkanının hukukçularına bir tavsiyem olacaktır. Lütfen,  yasaların ve uluslararası anlaşmaların yürürlüğe sokulması konusunda, anayasanın cumhurbaşkanına vermekte olduğu yetkileri esaslı bir şekilde incelesinler. Sanki da, yasaların yürürlüğe sokulması ile, uluslararası sözleşmelerin yürürlüğe sokulması konusunda cumhurbaşkanına verilmekte olan yetkilerde bir farklılık vardır. Bu farklılık, uluslararası anlaşmalar konusunda meclise verilmekte olan yetkiden kaynaklanmaktadır. Meclise bu konuda verilmekte olan yetki, uluslararası anlaşmaların onaylanması değildir. Verilen yetki meclisin, uluslararası bir anlaşmanın onaylanmasını, bir yasa ile uygun bulmasıdır. Onaylamakla, onaylamayı uygun bulmak farklı şeylerdir. Uluslararası bir anlaşma kimin tarafından onaylanacaktır ki, meclis bu onaylamayı bir yasa ile uygun bulacaktır? Cevaplandırılması gereken soru budur. Meclis dışında başka bir kişi veya makam veya organ vardır ki, bu kişi veya organ veya makam, uluslararası bir anlaşmayı onaylamakla yetkilidir ancak, o kişi veya makam veya organ onaylamadan önce meclisin, onaylamayı bir yasa ile uygun bulması gerekmektedir. Bence onaylayacak olan makam, cumhurbaşkanıdır. Durum bu olmasa dahi, mademki, cumhurbaşkanının bu anlaşma hakkındaki görüşleri budur, cumhurbaşkanının, konuyu anayasa mahkemesine havale etmesi gerekmiyordu. Cumhurbaşkanı, anayasaya aykırı olan bu anlaşmayı ve meclisten geçen yasayı resmi gazetede yayınlamayı direkt olarak red etmeli idi. Bu konuda cumhurbaşkanını, mazereti başka bir organa yükleme çabası içerisinde görmekteyim.

Benim kanaatim odur ki, halkın, cumhurbaşkanına bu yönde baskı yapması gerekmekte idi. Yasama, yürütme ve yargı yetkisinin gerçek sahibi halktır. Bu yetkiler, yetkinin esas sahibinin istekleri dışında kullanılıyorsa, iş yetkilerin esas sahibine, yani halka düşer.

Yazarın Tüm Yazıları
Halk oylaması 
İlmi olmasın 
Anlaşılmak ve anlatmak 
Ölüm cezası ve koordinasyon ofisi 
Hap bölme (kırma) makinası 
İlk soruşturma 
Yasal düzenlemedeki karışıklıklar 
Egemenlik duyarlılığı 
Kantarın topuzu kaçtı 
Cumhurbaşkanı topu Anayasa Mahkemesi’ne attı 
Girne kayasından aşağıya atsalar dahi 
Kızıyoruz ama… 
Yargıda teamül 
Beşinci kitabım 
Söylemiştim boşanmaların artacağını 
Eğri gemi, sefer de eğri 
YÖDAK Başkanı 
Suç kimdedir? 
Rüstem Sefer (21.1.1943-7.4.2016) 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Beraat kararı ne demektir? Ya vicdan? 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Denetimli serbestlik hakkında 
Bekle be annem 
Şartlı tahliye şikayetleri 
Şartlı tahliye nedir? 
Hangi canlı öldürülürse cinayet olur? 
Sınır dışı kararları 
Hisseli mal satışlarındaki tin gözlükler 
Hisseli taşınmaz mallar 
Taşınmaz mallarla ilgili bazı sorunlar 
“Cahil adam, ne zarar verebilir ki?” 
Unutulma hakkı 
Lütfen bulaştırmayalım 
Yüksek ökçeler 
Kalp sağlığı 2  
Kalp sağlığı 2 
Kalp sağlığı 
Mahkeme kararları 
Cinayet suçları 
Amerika’nın Kıbrıs’ı kaptırmaya niyeti yok 
Acamı Deli 
Kiminle iş yaptığınıza dikkat  
Kudret Özersay 
Kudret Özersay 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Yargıç atamaları 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
Tutukluluk 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Bir de sen yaz dediler 
Sabah kahvaltısı  
2015-2016 Adli Yılı başlarken  
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Yargı sallanmadan boşanma sebebi  
Yargı sallanmadan boşanma sebebi 
Nişanlanma ve evlenme 
Boşanmada koçan değişikliği 
Sabit görüntülü radarlar 
Napan be yeğen? 
CÜBBE 
YÖDAK ve İyi İdare Yasası 
1 yıl ve 2 yıl hapis cezası tartışması 
Avukat/hukukçu milletvekilleri ve siyasetçiler 
Belesbite devam 
Belesbit 
Almak ve vermek  
Irza geçmek (Cinsel tecavüz)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı (3)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı  
Polis terfilerinde son durum 
Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken 
Faks numarası  
Eleştiri 
Yüksek Mahkeme “acil” dedi 
Beytambal galsın yok ki 
Dönülmez akşamın ufkundayız 
Topluluk malı 
Fırsat yine kaçırıldı 
Avukata müdahale  
İki vahim durum ve dram 
Biline ki padişah seçilmeyecektir  
Dördüncü kitabım 
Tekrar nafaka borçlularına  
Nafaka borçlusuna ve anlayanına  
Yanlışı doğru zannetmek  
Tazminat hakkı  
Yargıdaki tehlikeli rekabet 
Emrullah Bey 
Göç Yasası’na devam 
Sayın yargıçlara duyurulur 
İmam yellenirse  
Ne istediğimizi galiba biz de bilmiyoruz 
Cezaevinden telefon var 
Olmadı müdür bey olmadı 
Hukukumuzda yargıcın konumu (2) 
Hukukumuzda yargıcın konumu (1)  
Kamulaştırmada Tazminat 
Hellada, bullada, uyusun da, büyüsün  
Resmi dil Türkçe 
İcar-satış 
Mahkemelerimizi bir daha deneyelim 
Eskiden de eskiler aranırdı 
Tıs yok gık yok, çıkart da görelim 
GK Komutanından rica ediyorum 
Cinayetle su yüzüne çıkanlar 
Tutuklama polisi zora sokabilir 
Oybirliği ile ret vacip olmuştur 
Genç yargıç adayları mülakatta 
Eğitim, denetim ve ceza 
Saat 21.53 
Polis terfilerinde top mahkemede 
Fermuarınız açık kalmış 
Anladığımı yazamıyorum 
Üçte bir 
Zorunluluk değil, mecburiyet vardır 
Kurbağanın nal hikayesi 
Bizimkiler yine coşabilir 
Bırakınız böyle kalsın  
Serhat Bey çok güzeldi 
Yargı, yargıç ve bina istiyor, bildiriyor ve talep ediyorum 
Sade sen mi Ersin Bey hepimiz da 
Polis terfileri konusunda iktidarı göreve çağırıyorum 
Lo lo lo 
Ah bir de rezillerden korkmasam 
Okul seçeceklere ihbar 
Kadın Eli 
İdam cezası ve hukuk reformu hakkında 
Felaketname olmasın 
İşte, işte söylemeye çalıştığım bu idi 
Allah aşkına çağrıda bulunuyorum 
Bizimkisi anglo 
Bazı trafik suçlarında niçin apar topar mahkemeye 
Ölüm getirmişti