Ali Baturay

 

Bakalım OHAL neler getirecek?

21 July 2016, Thursday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Kaç gündür Türkiye’deki darbe girişimiyle ilgili yazılar yazıyoruz. Başka konu bulamadığımızdan değil.

Darbe girişimi kendi içinde sayısız konu içeriyor.

Üstelik Türkiye’deki darbe girişiminden kendimizi soyutlayamayız, oradaki her olumsuzluk bizi de fazlasıyla etkiliyor.

Hele bu darbe (ya da darbe girişimi) gibi her şeyi kökünden etkileyecek bir konuysa, etkilenmeyeceğimizi söylemek mümkün değil.

Geçmiş askeri darbelerde Kıbrıs da etkilendi, özellikle de 12 Eylül 1980 darbesinin bizi nasıl etkilediğini yazmak için bir köşe değil, kocaman bir sayfa bile yetersiz kalır.

Türkiye’de yönetimi ordu ele geçirecek, sıkıyönetim ilan edilecek ve bundan Kıbrıs etkilenmeyecek mi?

Darbenin gerçekleşmediği şu anda bile etkilenmiş durumdayız...

Şimdi Türkiye’de ‘Olağanüstü Hal (OHAL)’ ilan edildi, bu bizi hiç mi etkilemeyecek?

O nedenle darbe girişiminden bu yana başka bir şey yazamıyoruz, o nedenle önem veriyoruz ve bunun içindeki acı “öykülere” odaklanıyoruz. Türkiye’ye baktığınız zaman endişelenmemek elde değil.

‘Olağanüstü Hal’ ilan edilmeden önce de olağanüstü hal durumu vardı zaten.

Türkiye’de tam bir “cadı avı” başlatıldı. Binlerce öğretmenin lisansı iptal edildi... YÖK 2 bine yakın dekan için istifa istedi... Başbakanlıktan 300’e yakın kişi uzaklaştırıldı... Diyanet İşleri’nde 500’e yakın kişi görevden alındı... RTÜK 30’a yakın TV ve radyoya iptal kararı verdi... TRT’de 400’e yakın kişiye soruşturma başlatıldı... İçişleri Bakanlığı’nda 9 bine yakın kişi açığa alındı ve haklarında soruşturma başlatıldı... Milli İstihbarat Teşkilatı’nda (MİT) 100 personel görevden alındı... Yalnızca İstanbul’da 500’e yakın asker tutuklandı... Aile ve Sosyal politikalar Bakanlığı’nda 400’e yakın personel görevden uzaklaştırıldı… Liste uzayıp gidiyor...

Şimdi olağanüstü hal ilan edildi Türkiye’de...

Yöneticiler “Olağanüstü hal, sıkıyönetim değildir” diyor...

“Sıkıyönetim değildir” demekle yetmiyor ki; olağanüstü hal demek “özgürlüklerin kısıtlanması” demektir.

Olağanüstü halde anayasa teminatı altında olan temel hak ve özgürlükler kısıtlanabiliyor ve çıkarılan kararnameler yargı denetiminin dışında tutuluyor.

Olağanüstü halde sokağa çıkma sınırlanabilir veya yasaklanabilir...

Belli yerlerde veya belli saatlerde kişilerin dolaşmaları ve toplanmaları, araçların seyri yasaklanabilir...

Kişilerin; üstü, araçları, eşyaları aranabilir ve bulunacak suç eşyası ve delil niteliğinde olanlara el koyulabilir...

Kimlik belirleyici belge taşıma mecburiyeti konulabilir...

Gazete, dergi, broşür, kitap, el ve duvar ilanı ve benzerlerinin basılması, çoğaltılması, yayımlanması ve dağıtılması, aynı zamanda olağanüstü hal bölgesi dışında basılmış veya çoğaltılmış olanların bölgeye sokulması ve dağıtılması yasaklanabilir veya izne bağlanabilir...

Kitap, dergi, gazete, broşür, afiş ve benzeri matbua toplatılabilir...

Söz, yazı, resim, film, plak, ses ve görüntü bantları ve sesle yapılan her türlü yayın denetlenir ve gerektiğinde kayıtlanabilir veya yasaklanabilir...

Kapalı ve açık yerlerde yapılacak toplantı ve gösteri yürüyüşlerini yasaklanabilir, ertelenebilir, izne bağlanabilir, güvenlik güçleri tarafından izlenebilir, gözetim altında tutulabilir veya gerekiyorsa dağıtılabilir...

Listeyi uzatmak mümkündür...

Tabii yukarıda da dediğim gibi en önemlisi kanun hükmünde kararnameler çıkarılabilir ve bunlarla da her istenen her şey yapılabilir... Mesela kanun hükmümde kararname ile seyahat hakkı da kısıtlanabilir...

Kanun hükmünde kararnameler yargı denetiminin dışında olduğu için de getirilecek önlemlerin sınırlarının nerede duracağı hiç belli olmaz.

Henüz olağanüstü hal bile ilan etmeden öfke ve telaş ile her tarafta “temizlik” yapan devlet yönetimi, eline geçireceği yetkilerle neler yapacak acaba?

Cadı avı çok tehlikelidir, arada suçu kabahati olmayan çok sayıda kişi de mağdur olabilir, kesin oluyordur da...

Bir tarihte bir şekilde yolu Fetullah Gülen dershaneleri, okulları, hastaneleri, oluşumları ile kesişen, hasbelkader ondan burs alan, okutulan ama darbe ile zerre kadar ilgisi olmayan insanlar da toplatılıyor veya işten el çektiriliyor olabilir.

Bir şekilde Cemaat’teki kişilerle yolu kesişen, görüşen, ya da akrabası olan insanların da işten el çektirilmesi, haklarında soruşturma açılması mümkündür. Olağanüstü hal ilen edilince önlemler daha da katılaşacak, herkeste bir telaş var şimdi... Olağanüstü hal demek, “özgürlüklerin kısıtlanması” demektir, olağanüstü halde ülkeyi valiler yönetecek, askerler bile valilerin yönetiminde olacak.

Darbe olsaydı, zaten gelecek olan komutanlar da belki daha ağırını alacaktı ama benzer önlemlerle halkın karşısına çıkacaktı. Yani anlayacağınız darbe olmadı ama girişimi de Türkiye’yi darmadağın etti.

Türkiye’ye hakim olan belirsizlik, endişe devam ediyor, herkes şimdi şapkadan ne çıkacağını bekliyor.

Hal böyleyken biz başka bir şey yazabilir miyiz?

Yazarın Tüm Yazıları
Devletseniz Koordinasyon Ofisi’ne ihtiyacınız olamaz 
Hükümetin en büyük derdi Kıbrıs sorunu 
Toplumu hazırcılığa alıştırmayın 
Bir insanın “sahibi” olabilir mi? 
Eğitim sendikalarının can yakıcı sözleri 
Çözüm istemenin yeni adı ‘saplantı’ mı oldu? 
Hataların bedelini niye halk ödesin? 
İnsan odaklı düşünememek 
İlla ki kara gözlükleri takmaya gerek yok 
Bir de böyle bakın dünyaya 
Akıntıya kapıldık gidiyoruz 
Markulli’nin özrü 
Her şeyi erken unuttukça daha başımıza çok iş gelecek 
Günah keçileri 
Kavuşmakla kaybetmek aynı kefeye sığar mı? 
“Af”, eşitsizlik demektir 
Kıbrıs’ta FETÖ’cü ve darbe yanlısı gazeteci yoktur 
Masada kavga, demeç savaşı ne kazandırdı ki bize bugüne kadar? 
İki belediye: Hangisi eleştirilmeli? 
Yatırımcılar bu ülkeyi araştırmadan gelmiş olamaz 
Merdiveni arızalı itfaiye aracı 
Belediyelerde batmış sistemin üzerine bina kurulamaz 
Hayatımızın her döneminde ispiyoncular olmuştur 
Bir ihale süreci ve ilkesizlik   
Mitingin zaman ve mekanının kaydığı an 
Demokrasinin “düşünce ve ifade hürriyeti” bölümcüğünü kullanabilir miyim? 
Çevre Koruma Dairesi ne işe yarar? 
Polis 
Her şeyi kabullenirsek, ne değişir ki? 
 “Biz ve diğerleri” değil “hepimiz” olsun 
Sanki ortaya bir şey çıktı da tuttu UBP’yi gaile 
Sözünüzü tutun, yasayı boş verin 
Yasaya uyacaklarına, illa ki yasa onlara uyacak 
Amerikalıların raporundan mı öğrendik bunları? 
Yine Sayıştay 
 “Nefret” ve “intikam” mutluluk getirmez 
Bilgi akışı sağlayan bir makam olmalı   
Dönelim bakalım bizim mahalleye... 
İlla ki Kıbrıs’ı da darbe girişimiyle ilişkilendirecekler 
İnsanlığın sakıncalı halleri 
İdam tehlikeli bir oyuncaktır 
Demokrasinin gerçek anlamda kazanması için 
Ne kısık demokrasi olsun ne de askeri rejim 
“Yok olmak istemiyorum” demek ırkçılık değil 
Türkiye’deki Suriyelilere tepki size neyi hatırlatıyor? 
Ölenler ve yaşayan ölüler 
Kamu zor ıslah edilir 
Her şey okurlarımız için 
8 Mart... Kadın Sığınma Evi... Samimiyetsizlik 
Mehmet Ali Akpınar’ın verdiği dersler 
 “Vermem” diyenler, Güzelyurt için ne yaptı? 
50 bin Sterlinlik otomobilin penceresinden çöp fırlatmak 
Geçmişe özlem 
Başkalarının dertleri bizi niye mutlu etsin ki? 
Üniversite enflasyonu fayda getirir mi? 
Koşan adam ile motosiklet kullanan adamın farkı 
Sayıştay 
Lanet olsun o bavulların yerine gitmesini engelleyenlere 
Eğitimde hazırcılığa alıştırma çok tehlikeli 
Korktuğumuz başımıza geldi 
Bir avantaj kazandırıyorsa, benim de Erdoğan’la fotoğrafım var 
Irkçılığa tedbir alınmalı, misillemeye fırsat verilmemeli 
Çözüm olacakmış! 
Yardım etmek iyidir ama... 
Politikacılar sizi şaşırtıyor mu? 
“TAK’ta sansür” meselesi 
Ayinlerden niye rahatsız olalım ki? 
Beynimize kazılanları hafife almayın 
“İşe gelmeyenle”, “gelip de iş yapmayan” ya da “iş beceremeyen” arasında ne fark var? 
Müthiş bir tekrar duygusu 
Saklı gerçekler 
Milletvekilinin bedeli 
Çıldırtan dağınıklık 
Aman eleştirme yıpratırsın! 
Yasalar karşısında herkes eşitse 
Anahtarı çoktan kaptırdık 
İstifa ve özür çok kıymetlidir 
Referandumdan neden “hayır” çıktı 
Hiçbiri başarılı değil 
Hep birlikte batmak için uğraşıyorlar 
Gazeteci: Söküğünü dikmekten aciz terzi gibi 
İğrençliğin cazibesi! 
Hak ederek bir yere gelebilmek 
Yasa yapmak, uygulamak ya da uygulamamak 
Ceza baskısıyla gazetecilik yapılamaz 
Ölümden korkar mısınız? 
denemem 
Ölümden korkar mısınız?