Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs

23 July 2016, Saturday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Yazın sıcaklığıyla kaos alametleri iç içe geçmiş… İçinden geçtiğimiz günler kaosu tek başına iktidar yapmış… Kaosun cevvalliğine diyecek sözcük bulmakta zorlanıyoruz… Türkiye büyük bir darbenin eşiğinden döndü… Kaos etkisini şimdilerde artçı sarsıntılarla sürdürmekte… Peki Kıbrıs çözümü Türkiye’deki darbe kalkışmasından payını olumlu mu yoksa olumsuz mu alacak?

Darbelere bakıldığında 1960, 1971, 1980, 1997 hepsi başarıya ulaşmış ve kısa vadede Kıbrıs’a yansımaları olumsuz olmuş… Başarısız kalmış “post-modern darbe” olumsuz yansıması pek olmamış… Önceki hal neyse bir kırılma olmadan devam etmiş... Şimdi 15 Temmuz 2016 başarısız darbe kalkışmasının da olumsuz yansımayacağı öngörüleri güçlü… Kişisel olarak bu son kalkışmanın Kıbrıs çözümüne artı veya eksi bir yansıması olmayacağını söylemek mümkün… Çözümde Türkiye ve KKTC otoritelerinin ortak ve olumlu tutumu süreceğine ilişkin emareler var…

Çözüme imza atanların idamı…

Türk siyasi tarihinde ilk darbe 27 Mayıs 1960’ta vuku bulduğunda Kıbrıs uluslararası antlaşmalarla kurulmuş ve 16 Ağustos 1960’ta da ilan edilmişti… Lakin antlaşmalara imza koyan Başbakan Menderes ve Dışişleri Bakanı Zorlu kısa bir süre sonra idam edilmişlerdi… İmza koyan devlet adamlarının siyasi alanı bırakın hayatlarına bile son verilmişti… Türk siyasi hayatında hukuksuz ve gayri ahlaki biçimde bu iki devlet adamının idamı Türk halkının vicdanlarında hiç aklanmadı ve hep lanetlendi… Dolayısıyla antlaşmanın yapılması kadar yaşaması da önemliydi… Bu darbenin Kıbrıs çözümünde imzası bulunan iki liderin ortadan kaldırılması için bile yapıldığı iddiaları ortaya atıldı… Elbette bunun kanıtı yok… Öyle ki bu devletin korunması ve yaşatılması konusunda yeni idarecilerin tutumu da önemliydi… Özellikle Aralık 1963’te ortaya çıkan olayların oluşmasında yeni Türk idarecilerin o sıradaki performansı pek parlak değildi… Elbette bu konuyu spesifik olarak Makarios’un o saate kadarki sert ve anti-demokratik tutum ve yaklaşımlarından ayrı okumak mümkün değildir… Bir ihtimal, darbe sonrası Türk idarecilerinin yeni tutumlarındaki değişiklik de Makarios’u cesaretlendirmiş ve malum olayların istikrarsızlığa ve vahim can kayıplarına erişmesinde payı olmuştur…

Dönemin büyük aktörlerinin de tutumlarına bakıldığında Kıbrıs’ta “iç destabilizasyon” konusunda açık uzlaşma olduğunu biliyoruz… Bu çerçevede yapılan katliamlar ve çatışmalar sonrası oluşan yeni statüko 15 Temmuz 1974’e kadar Kıbrıs Türkleri ve Türkiye açısından pek avantajlı olmadı…

Bu arada 12 Mart 1971’de yaşanan gelişmeler de Kıbrıs’a pozitif yansımamış ve hatta içeride olağan olmayan liderlik (Dr. Küçük yerine Denktaş) değişimi gerçekleşmişti… Dr. Fazıl Küçük Denktaş’a göre uzlaşmaya daha yakın bir profil çiziyor veya öyle bir algı sağlıyordu…

80 darbesi ve Kıbrıs

Elbette 12 Eylül 1980’deki askeri darbe de Kıbrıs’a negatif yansımıştır… Dahası büyük kırılmalar yaratacak ve Türk iç siyasetinde o ana kadar oluşmuş müktesebata aykırı Kıbrıs siyaseti izlenecekti…Bu izlenen siyasetin sonrasında Türkiye seçimlerle “sivil” idareye geçerken 15 Kasım 1983’te de KKTC ilan edilmiş ve sonrasında uluslararası alanda bu yeni hamleyi anlatmakta büyük zorluklar yaşanmıştı…Hâlâ bunun etkilerini Kıbrıs Türkleri yaşamaktalar…Öyle ki 28 Şubat 1997’deki “post modern darbe” sonrası da Kıbrıs konusunda uzlaşmadan uzak ve “marjinalradikal” söylemlerin inşa edildiği bir sürece tekabül ediyor…Özellikle resmi Türk dış siyasetine ve BM parametrelerine aykırı konfederasyon tezi yeniden inşa edilmeye ve ifade edilmeye başlanıyor…

27 Nisan 2007’deki e-muhtıra istenilen etkiyi uyandırmadığı gibi siyasal iktidarın bundan güçlenerek çıkmasından ötürü Kıbrıs’a zaten bir açılım siyaseti devredeydi ve ona devam edildi… Halkın yüksek duyarlılığıyla başarısız olan 15 Temmuz 2016’daki kalkışmanın Kıbrıs çözümüne negatif bir yansıması olmayacağı gibi görünse de OHAL ilanı güncel hak ve özgürlüklerle ilgili bir aşınma yaratırsa “sıkıntılı” bir süreci başlatabilir. Mamafih tüm partilerin yakaladığı uzlaşma dili bu sürecin başarıyla aşılmasında güçlü bir algı oluşturuyor. OHAL ilanıyla halkın hak ve özgürlüklerine ilişkin bir negatiflik yaşanmayacağını Cumhurbaşkanı Erdoğan güçlü biçimde vurgulamıştı… Buna rağmen iç siyasette “olağan dışı” bir döneme tekabül edeceğinden ötürü “çözüm” siyasetine etkisi nötr olabilir.

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!