Derviş Deniz

 

Yabancı yatırım ama nasıl?

25 July 2016, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Dünyanın toprağı ve nüfusu küçük olan ülkelerinde ekonomik açıdan en büyük sıkıntı, belirli bir hacim yakalamak için yeterli kaynağın olmayışıdır. Bugün yaşanan küreselleşme ile dünyanın neresinde olunursa olunsun ekonomik bağlantılar ile en küçük ülkeler bile yaratılan hacimden pay alabilmektedir. Alınacak olan payın oranı da ülkelerin uygulamakta oldukları ekonomi politikaları ile artmakta veya azalmaktadır.

Dünyada soğuk savaşın sona ermesi, Sovyetler Birliği’nin dağılması ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin daha liberal sayılacak bir ekonomik sistem uygulaması, sermayenin otuz yıl öncesinde ulaşamadığı ülke ve bölgelere ulaşmasına imkan vermiştir. Bugün çok uluslu şirketlerin üretimlerinin büyük bir bölümü Çin veya Hindistan gibi ülkelerde yapılmaktadır. Çin ve Hindistan’da son on yıl içerisinde yaşanan yüksek ekonomik büyümenin kökeninde yabancı sermaye ile birlikte artan bu üretim yatmaktadır.

Yabancı sermaye, yatırım yapılan ülkeler açısından istihdam olanakları sağlayan önemli bir kaynaktır. Bu nedenle makro ekonomik dengeler açısından önemlidir. Ancak her yatırımın ülkeye direk yarar sağladığını düşünmek de doğru olmaz. Belirli ekonomik menfaatler sağlamak için ülkeye yapılan yabancı yatırımların ülkenin kaynaklarını da dengesiz bir şekilde sömürebildiği geçmiş tecrübelerde görülmüştür. Afrika kıtasında zengin yer altı madenlerinin çıkarılması için yurt dışından gelen yatırımcıların yerli halkı nasıl sömürdükleri tarihte görülmüştür. Bu sömürünün sonunda yaratılan katma bir değer olmadığı gibi miras olarak da iç kargaşalar ve sefalet içinde yaşayan halk kitleleri oluşmuştur.

Yaşadığımız toprak parçasının küçüklüğü bizleri de yabancı sermaye arayışına yönlendirmektedir. Ekonomik faktörlerin kısıtlı olması dolayısı ile sermaye birikiminin yeterli derecede sağlanamaması ülkenin dışarıdan sermaye almasını daha da zorunlu hale getirmektedir. Ortaya çıkan bu zorunluluk daha çok istihdam açısından kısıtlı olan özel sektöre daha fazla istihdam sağlama ihtiyacından doğmaktadır. Ancak, bu ihtiyacın var olduğunu bilmemize rağmen yabancı sermayenin ülkemizde yerli halkın istihdamına yeterli derecede katkı yaptığını söyleyemeyiz. Bu nedenle ülkemizdeki yabancı sermaye yatırımlarının neler olduğuna bakmamızda fayda olduğunu düşünüyorum.

KKTC’de yabancı sermayenin en çok görüldüğü emlak, turizm, iletişim, eğitim ve finans sektörleridir. Bunun dışında başka sektörlerde nispeten az sayıda yabancı yatırım bulunmaktadır. Ülkemizde genç nüfusun büyük bir çoğunluğunun üniversite mezunu olması dolayısı ile yatırım yapılacak sektörlerin daha fazla eğitimli personel ihtiyacı olan sektörler olması gerekmektedir. Bu nedenle üniversite, iletişim ve finans sektörlerine yapılan yatırımlarda yerli istihdama yönelik olumlu fırsatlar ortaya çıkmaktadır. Ancak, inşaat ve turizm yatırımlarında aynı durum söz konusu değildir. Bu sektörlerde maalesef yerli istihdam olanağı çok azdır. Tabii ki buna da sebep bir bakıma bu gibi iş kolları için uygun insanlarımızın, bu işyerlerine girmek yerine devlete girmeyi tercih etmeleridir.

KKTC’ye gelecek yabancı yatırımcıların yapacakları yatırımları yönetecek kadroları da yerel iş gücünden sağlamaları çok önemlidir. Son yıllarda Kıbrıslı Türkler arasında gittikçe yaygın bir şekilde artmakta olan “Biz hiçbir şeyi yönetemiyoruz” düşüncesini ortadan kaldırmak için, hem ülkemizdeki yerel yatırımları hem de yabancı yatırımları yönetecek insan sayımızı artırmamız gerekmektedir. Bu da sadece sayıyı artırmak ile değil imkanların da uygun olması ile sağlanabilmektedir.

KKTC’de yerli halkın önemli kurumları ve bilhassa yabancı sermayeyi yönetme fırsatı Asil Nadir’in yönetimindeki Polly Peck’in 1980’li yılların başındaki yatırımları ile başlamış ve birçok alanda KKTC’de yetişmiş önemli kişiler dünya içerisinde önemli ticari ilişkileri olan bu şirketin uluslararası aktivitelerinde yer almışlardır. Bu da bize dünyaya daha çok entegre ve küresel ekonominin bir parçası olabilen işletmeler ve bunları yönetecek kadrolar oluşturulmasında büyük imkan sağlamıştır. Maalesef KKTC’de bu temelde bir yabancı sermaye yatırımı yirmi beş senedir gerçekleşememiştir.

KKTC’de yabancı sermayenin halka istihdam kapısı açması dışında, iyi yetişmiş gençlerimizin de küresel bir ekonomik aktivitenin içerisine girmesine de imkan sağlaması gerekmektedir. Son zamanlarda ülkemize gelen yabancı sermayenin çok azı bu imkanı sağlamaktadır. Ümidim hem halkımıza istihdam sağlayacak, hem de gençlerimizin küresel aktivite içerisinde karar verici konuma getirebilecek yatırımların ülkemize gelmesidir.

Yazarın Tüm Yazıları
G20 toplantısında hedefler 
Güncel 
Önümüzdeki aylarda vatandaşın ekonomik şartlarında kötüleşme olur mu? 
Toplumdaki özgüven eksikliği ekonomik atılımları da etkilemektedir 
Önümüzdeki aylarda ekonomide neler bekleniyor? 
Brexit sonrası Avrupa Birliği 
Brexit büyük hata 
Türkiye ekonomisinin durumu KKTC için çok önemli 
KKTC pahalılık yaratmada gelir düzeyine göre dünyada bir numara 
Ekonomik protokol maddeleri ve su anlaşması geciken icraatların sonucu 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (5) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (4) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (2) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması 
Yatırım ortamının iyileştirilmesi 
KKTC ile TC arasındaki ekonomik protokoller 
Terörizmin hedeflerinden biri ekonomik yıkım 
Önümüzdeki 15 yıl içerisinde en önemli sorun sürdürülebilir insan yaşamı 
Ekonomiye bir de yurt dışından bakmak 
Tüketim toplumu ve sosyal bozulma 
KKTC’de su krizi dünyada ekonomik durgunluk tehlikesi 
Devlet adamlığı, klasik anlamda işadamlığı ve fırsatçılık 
Göç dalgası, fakirlik ve yardım 
Gelir dağılımındaki aşırı farklılıklar sosyal krizler doğurabilir 
Planlama 
Rum Maliye Bakanı’nın Kıbrıs Türk ekonomisi ile ilgili sözleri 
2016’da neler bekleniyor? 
Siyah kuğuların uçuşu 
Siyasette ekonominin bütününü görmek 
Bugünlerde ekonomik hayatımız nasıl görünüyor 
Vergide zarar gösteren kişi veya kurumlar neden zarar gösteriyor 
Kıbrıs’ta toplumların uzlaşacağı ortak bir ekonomik yapı mı, etnik bir ekonomik yapı mı? 
Terör, ekonomik hayatın en büyük risklerinden biridir 
Hükümetler şeffaf muhasebe sistemine geçmeye başladılar 
Ortadoğu’da yaşananların ne olduğunu Avrupa şimdi anlamaya başladı. Ya biz? 
Dünya sınırları olmayan pazara dönüşüyor 
Mülkler konusu ve güncel sorun döviz kurları 
Bir ülkenin ekonomisindeki büyüme kişilerin refah seviyesine yansımazsa 
Söz su yönetiminden açılınca 
Görüşmeler iç siyaset ve döviz kurları 
Ayakları üzerinde duran bir ülke 
Vergi yasa ve uygulamaları vergi kaçaklarını teşvik etmemeli 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Kuzey Kıbrıs’ta bağımsız denetçiliğin durumu 
Bağımsız denetim 
Ortadoğu değişimler bölgesi 
Bağımsız Denetci – Mali Müşavir – Muhasebeci 
DÜNYA ENERJİ KAVGALARI 
Kıbrıslıların kendilerine ait varlıkları yönetmesi 
G 20 ve uluslararası ticaret hizmet ve finansmanda vergi kaçağı 
Avrupa bankaları stres testi 
Avrupa bankaları stres testi 
Ortadoğu’da yaşamak 
Ekonomide daralma var mı? 
Ekonomik çıkarlar ülkeler ve insanlar 
Yeni dünya düzeni 
Şirketler yasasında artık değişim zamanı 
Siyasi gelişmeler ve ekonomi 
Siyasi çözümsüzlüğün ekonomik maliyeti 
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının önemi 
Ortadoğu ve bitmeyen çıkar kavgası 
İçinde bulunduğumuz bölgede ekonomik istikrar için büyük sorumluluk gerekir 
Avrupa Parlamentosu seçimleri bize ne mesaj veriyor? 
Hedefi olmayanların gelecek kaygısı büyük olur 
2014’ün ilk çeyreğinde dünya ve KKTC ekonomisi nerede? 
Kıbrıs sorunun çözümünde ekonomi 
Yatırımlar açısından Kıbrıs’’ta çözüm neden önemli 
Para akışındaki durgunluk mali tedbirlerle aşılabilir mi? 
Kayıt Dışı Ekonomi 
Uluslararası Kriz Grubu’nun Kıbrıs raporunun ekonomik yönü 
Kara Para ile Mücadele ve KKTC 
Tanınma veya Tanınmama ile dünya gerçekleri 
Günlük olaylarla uğraşırken 2014 Yılında olabileceklerin hesabını iyi yapmalıyız 
Kıbrıs sorunu ile ilgili hareketlenme ve ekonomi