Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Her şerde bir hayır var!

26 July 2016, Tuesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

CHP’nin 24 Temmuz Pazar günü darbe karşıtı Taksim mitingi bir milada işaret ediyor… Bazen şer denilen hayır oluyor, hayır olduğu düşünülen de şer oluyor… Geçen haftaki darbe girişimini biraz bu sözden anlamak lazım… CHP’nin militarizm ve darbe konusundaki tutumlarına biraz da tarihten anekdotlarla yaklaşmak faydalı olabilir… Hemen belirtmekte fayda var… CHP algıda “darbecilere” yakın duran hatta sempati gösteren bir profile yerleştirilmekteydi… Öyle vakıalar da olmadı değil…

“Servet halka aittir, devlet de öyle”

12 Mart 1971 muhtırası sırasında CHP Genel Sekreteri merhum Bülent Ecevit, Başkanı İnönü’yle müdahale sonrasındaki gelişmeler konusunda anlaşmazlığa düştü… Darbeye karşı çıkılması gerektiğini söyleyerek partideki görevinden istifa etti… İnönü, darbeden sonra ortaya çıkan anayasa değişiklik önerilerine destek verilmesini istedi ama Ecevit bu öneriyi reddetti… Gerekçesi de bu muhtıranın son tahlilde CHP’ye karşı verildiği idi… Ecevit’e göre eğer müdahale yapılmamış olsaydı bir sonraki seçimleri CHP kazanacaktı… Bu tez iki yıl sonra yapılacak seçimlerle bir tür test edildi… Sonrasında bilindiği gibi Mayıs 1972’de Ecevit CHP’nin Genel Başkanı oldu ve 1973’teki seçimlerde de birinci parti çıktı… Seçim kampanyasında da “servet halka aittir, devlet de öyle” sloganı, CHP’nin değişimini gösteren önemli bir slogandı… Hatta “toprak işleyenin su kullananın” sloganı da akıllarda yer etmişti. Ecevit 1973 Cumhurbaşkanlığı seçiminde ordunun adayını engellemek için Demirel’le işbirliği yaptı… Bilindiği gibi bu seçimlerden sonra da Ecevit CHP-MSP koalisyonunu kuruldu ve bu hükümet 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs çıkarmasıyla tarihe geçti… Sonrası malum…

Demokrasinin kurumsallaşması, siyasetin normalleşmesi…

CHP pazar günü darbe karşıtı “demokrasi-cumhuriyet” mitingini Taksim’de yaptı… İlk olarak CHP’nin uzun yıllardan sonra Taksim meydanına inmesi önemliydi… İkincisi ve daha önemlisi, bu mitinge AK Parti’nin en üst düzeyde katılım çağrısı yapmasıydı… Bu mitingin hem CHP hem AK Parti hem de diğer partilere oy veren tüm yurttaşlar açısından önemli olduğunun altını çizmek gerekiyor… Bu arada İstanbul Belediyesi’nin miting günü ulaşımı ücretsiz yapması da söz konusu muhalefet mitingi olunca alışık olunmayan bir durum… Bu tür dayanışma ve işbirliği yaklaşımlarının demokrasinin kurumsallaşması ve siyasetin normalleşmesi açısından önemi azımsanmayacak değerdedir…

Darbelerin panzehiri

Türkiye darbe belasının eşiğinden döndü ve sivil olağan siyaset halkın kararlı desteğiyle önemli bir deneyimi başardı… Uzun zamandan sonra darbe milleti “partili-partisiz” ortak bir vücut yapmıştı… Miting sırasında Kılıçdaroğlu konuşma yaptı ve 10 maddelik Taksim Manifestosunu katılımcıların onayına sundu… Meydandaki katılımcılar da ellerini havaya kaldırarak bu bildirgeyi desteklediklerini gösterdiler… Kılıçdaroğlu biraz daha açık konuşmalıydı… Darbeyi mesela kim yaptı? Buna ilişkin tek satır yok…

CHP’nin tıpkı 12 Mart muhtırasına karşı çıkan eski lideri Ecevit gibi darbeye karşı gösterdiği bu tutum siyaset açısından yeni bir kültüre işaret ediyordu… Bilindiği gibi darbelerin en önemli panzehiri yüksek demokrasi, güçlü sivil toplum ve uzlaşması kurumsallaşmış siyasal partilerdir… Darbeden sonra Türkiye’de oluşan bu atmosfer özellikle AK Parti ve CHP arasında başlayacak ciddi bir işbirliği ve uzlaşma dönemine perde aralamış oluyor… Bu çerçevede CHP’nin mitingine AK Parti’nin verdiği destek bundan sonraki süreçte önemli bir kavrama işaret ediyor: “Siyasette normalleşme”… Başbakan Binali Yıldırım’ın yumuşak ve hoşgörülü tutumu da yeni dönemde bu iki partinin işbirliğinde önemli bir kaldıraç sağlayacaktır… Kılıçdaroğlu’nun bildirisinde devletin yeniden kurgulanması ve liyakat vurgusu Ak Parti’nin de ortak hassasiyeti olabilir…

Erdoğan’ın tavrı

Evet… Darbenin öncesinden çok daha demokratik ve güçlü bir Türkiye hedefi partilerin orta çabasına ve işbirliğine bakıyor… Burada Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da önemli rol düşüyor. Türkiye siyasetinin yönlendiricisi konumunu güçlendirerek koruyan Erdoğan’ın siyasi partiler arası uzlaşı ve demokratik kültürü derinleştirmek için takınacağı tavır, söylem düzeyinde dahi son derece etkili oluyor. Nitekim darbe girişimi sonrası muhalefeti de oluşan darbe karşıtı toplumsal tepkiden dışlamaması, bugün siyasette normalleşme umutlarının artmasının altındaki temel nedendir. Bu çerçevede TBMM’de bulunan tüm partilerin bu süreçte katkısı son derece hayatidir… Demokrasi ve sivilleşme ortak kodlar ve ortak gaileler üzerinden milleti temsil eden tüm aktörlerle inşa edilmelidir…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!