Ali Baturay

 

Amerikalıların raporundan mı öğrendik bunları?

27 July 2016, Wednesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Bizim gazetemiz de dahil, Kuzey Kıbrıs basını ABD Dışişleri Bakanlığı’nın yıllık “İnsan Ticareti Raporu”na büyük ilgi gösteriyor.

Her yıl raporun Kuzey Kıbrıs’a ya da rapordaki adıyla “Kıbrıslı Türkler Tarafından Yönetilen Bölge”ye ayrılan bölümünü büyük bir iştahla kapıyor ve ön sayfalarımıza, hatta manşetimize koyuyoruz.

Herkese, hepimize çok ilginç geliyor raporda yazılanlar... Biz gazeteciler de biraz tuhafız vallahi.

Yahu, “Kuzey Kıbrıs’ta kadınların gece kulüplerinde fuhuşa zorlandığını”, “ülkeyi yönetenlerin insan ticareti ile ilgili yeterli önlem almadığını”, “kurbanların korunmadığını” bize Amerikalıların mı söylemesi gerekiyor?

Kuzey Kıbrıs’ta fuhuş yasak olduğu halde gece kulüplerindeki kadınların cinsel yolla bulaşan hastalıklarla ilgili iki haftada bir sağlık kontrolünden geçirildiğini ülkede bilmeyen mi var?

Bu kontrollerin aslında sözde yasak olan fuhuş sektörünün teyidi olduğunu anlamayacak bir tek kişi var mı acaba?

Kuzey Kıbrıs’ın insan ticareti ile ilgili bir yasaya sahip olmadığını, insan ticareti yapanlara karşı verilen cezalar hakkında istatistik bulunmadığını, kurbanlar için barınak, sosyal, ekonomik ve psikolojik alanda verilen hizmetlerin eksik olduğunu Amerikalıların raporundan öğrenmedik herhalde.

Raporda bazı milletvekillerinin, gece kulüplerinin müşterisi olduğu rivayetine de yer veriliyor.

Biz gözümüzle görmedik ama bu söylentileri hep duyuyoruz, hatta bazı gece kulübü sahiplerinin elinde bazı milletvekillerinin kadınlarla olan kamera görüntülerinin olduğu da iddia ediliyor.

Bazı gece kulüplerinin siyasilerle, milletvekilleriyle ortaklık yaptığı rivayeti de yıllardır anlatılıyor.

Bazı gece kulübü sahiplerinin, “Bazı siyasilere yaptıramayacağım iş yoktur” diye övündüğü bile söyleniyor.

Hatta geçmişte bir bakanımızın bir seminerde televizyonların canlı yayın yaptığı ortamda, onlarca kişinin ve gazetecinin önünde “Gece kulüplerini kapatalım da ülkedeki 40 bin asker bizi mi yapsın?” demesi unutulacak bir şey midir? Siyasilerin aslında gece kulüplerine bakış açısını da yansıtmıyor mu konuşma?

Yıllardır konuşulan, defalarca seçim bildirgelerine giren, defalarca mecliste gündeme gelen, defalarca haberi yapılan bir konu bu...

Çok fazla haberi yapıldı, yazı dizisi oldu, yetmedi kitap oldu, televizyon programı oldu.

Konsomatrislerin dayak yediği, pasaportlarına el konulduğu, kendilerine köle muamelesi yapıldığı, kontrollere rağmen hastalık kaptıkları, gece kulüplerine gidenlere hastalık bulaştırdıkları, gece kulüpleri nedeniyle varını yoğunu kaybeden insanlar olduğu, yuvalar yıkıldığı hep bilinen anlatılan konulardır.

Ergenlik çağına gelen birçok gencin buralardan geçerek erkekliğe adım attığı, hatta bazılarını bizzat babalarının ağabeylerinin buralara götürdüğü, birçok erkeğin anlatacak mutlaka bir gece kulübü hikayesi bulunduğu bilinmeyen bir şey midir?

Her yıl Amerikalıların raporuna giriyor birçok ayrıntı ama bunlar hep bilinen şeyler.

Herkesin bildiği konuştuğu ama kimsenin kılını kıpırdatmadığı konular.

Yukarıda kinaye yaptım, kendimizi de eleştirdim dört elle sarılıyoruz Amerikalıların raporuna diye ama bu rapora ilgi göstermemiz, bu can yakıcı sorunun bir şekilde yeniden gündeme gelmesi içindir, yoksa bilmediğimizden falan değil.

Bu rapor vesile oluyor da gece kulüplerinin, insan ticaretinin ne kadar yakıcı bir sorun olduğunu bir kez daha ortaya koyuyoruz.

Bu ülkede “gece kulüpleri”, “kumarhaneler”, “bet ofisler” kanayan yaralarımızdır.

Üçünün de bireysel olarak halka, topluma dokunduğu zararlar ortada...

Üçünde de insanımızın parası sömürülüyor, onları zor durumda bırakıyor, yuvasını yıkıyor, intihara sürüklüyorlar...

Gece kulüplerinde çalışanların uğradığı insanlık dışı muamele ayrı bir sorun tabii ki.

Ancak ülkeyi yönetenler için, daha doğrusu gelmiş geçmiş tüm yönetenler için bunların zararlarının hiçbir önemi yok, çünkü üçü de devlet için önemli bir gelir kaynağı.

Bu üç zararlı sektör, vergiler ve diğer yan ödeneklerle büyük paralar bırakıyorlar bütçeye.

“Ülke için yarattıkları bu yüksek değer!!!” yanında bazı siyasi partilere katkılarını da esirgemiyorlar.

Hal böyle olunca kim kapatacak bunları?

Ülkemizin paraya bu kadar ihtiyacı varken değil mi?

“Amerikalılar da kim oluyor, onlara ne bizim ülkemizden, emperyalist Amerikalılar gitsinler kendi yaktıkları canlara baskınlar, onlara ne bizim ülkedeki fuhuştan, insan ticaretinden?” değil mi?

Sorun bakalım politikacılara, sorun bakalım ülkeyi yönetenlere onlar da şikayet edecek bu üç sektörden, “haklısınız” diyecekler size ama icraata gelince kıllarını kıpırdatmayacaklar.

Şimdi bu tavra “ikiyüzlülük” dersem çok ağır mı olur?

Ah be Amerikalılar, bu raporunuz canımızı sıkmaktan, asabımızı bozmaktan başka hiçbir işe yaramıyor?

Bu raporunuzla acizliğimizi ortaya koyup canımızı yakıyorsunuz, başka hiçbir işe yaramıyor.

Yazarın Tüm Yazıları
Devletseniz Koordinasyon Ofisi’ne ihtiyacınız olamaz 
Hükümetin en büyük derdi Kıbrıs sorunu 
Toplumu hazırcılığa alıştırmayın 
Bir insanın “sahibi” olabilir mi? 
Eğitim sendikalarının can yakıcı sözleri 
Çözüm istemenin yeni adı ‘saplantı’ mı oldu? 
Hataların bedelini niye halk ödesin? 
İnsan odaklı düşünememek 
İlla ki kara gözlükleri takmaya gerek yok 
Bir de böyle bakın dünyaya 
Akıntıya kapıldık gidiyoruz 
Markulli’nin özrü 
Her şeyi erken unuttukça daha başımıza çok iş gelecek 
Günah keçileri 
Kavuşmakla kaybetmek aynı kefeye sığar mı? 
“Af”, eşitsizlik demektir 
Kıbrıs’ta FETÖ’cü ve darbe yanlısı gazeteci yoktur 
Masada kavga, demeç savaşı ne kazandırdı ki bize bugüne kadar? 
İki belediye: Hangisi eleştirilmeli? 
Yatırımcılar bu ülkeyi araştırmadan gelmiş olamaz 
Merdiveni arızalı itfaiye aracı 
Belediyelerde batmış sistemin üzerine bina kurulamaz 
Hayatımızın her döneminde ispiyoncular olmuştur 
Bir ihale süreci ve ilkesizlik   
Mitingin zaman ve mekanının kaydığı an 
Demokrasinin “düşünce ve ifade hürriyeti” bölümcüğünü kullanabilir miyim? 
Çevre Koruma Dairesi ne işe yarar? 
Polis 
Her şeyi kabullenirsek, ne değişir ki? 
 “Biz ve diğerleri” değil “hepimiz” olsun 
Sanki ortaya bir şey çıktı da tuttu UBP’yi gaile 
Sözünüzü tutun, yasayı boş verin 
Yasaya uyacaklarına, illa ki yasa onlara uyacak 
Yine Sayıştay 
 “Nefret” ve “intikam” mutluluk getirmez 
Bilgi akışı sağlayan bir makam olmalı   
Dönelim bakalım bizim mahalleye... 
İlla ki Kıbrıs’ı da darbe girişimiyle ilişkilendirecekler 
Bakalım OHAL neler getirecek? 
İnsanlığın sakıncalı halleri 
İdam tehlikeli bir oyuncaktır 
Demokrasinin gerçek anlamda kazanması için 
Ne kısık demokrasi olsun ne de askeri rejim 
“Yok olmak istemiyorum” demek ırkçılık değil 
Türkiye’deki Suriyelilere tepki size neyi hatırlatıyor? 
Ölenler ve yaşayan ölüler 
Kamu zor ıslah edilir 
Her şey okurlarımız için 
8 Mart... Kadın Sığınma Evi... Samimiyetsizlik 
Mehmet Ali Akpınar’ın verdiği dersler 
 “Vermem” diyenler, Güzelyurt için ne yaptı? 
50 bin Sterlinlik otomobilin penceresinden çöp fırlatmak 
Geçmişe özlem 
Başkalarının dertleri bizi niye mutlu etsin ki? 
Üniversite enflasyonu fayda getirir mi? 
Koşan adam ile motosiklet kullanan adamın farkı 
Sayıştay 
Lanet olsun o bavulların yerine gitmesini engelleyenlere 
Eğitimde hazırcılığa alıştırma çok tehlikeli 
Korktuğumuz başımıza geldi 
Bir avantaj kazandırıyorsa, benim de Erdoğan’la fotoğrafım var 
Irkçılığa tedbir alınmalı, misillemeye fırsat verilmemeli 
Çözüm olacakmış! 
Yardım etmek iyidir ama... 
Politikacılar sizi şaşırtıyor mu? 
“TAK’ta sansür” meselesi 
Ayinlerden niye rahatsız olalım ki? 
Beynimize kazılanları hafife almayın 
“İşe gelmeyenle”, “gelip de iş yapmayan” ya da “iş beceremeyen” arasında ne fark var? 
Müthiş bir tekrar duygusu 
Saklı gerçekler 
Milletvekilinin bedeli 
Çıldırtan dağınıklık 
Aman eleştirme yıpratırsın! 
Yasalar karşısında herkes eşitse 
Anahtarı çoktan kaptırdık 
İstifa ve özür çok kıymetlidir 
Referandumdan neden “hayır” çıktı 
Hiçbiri başarılı değil 
Hep birlikte batmak için uğraşıyorlar 
Gazeteci: Söküğünü dikmekten aciz terzi gibi 
İğrençliğin cazibesi! 
Hak ederek bir yere gelebilmek 
Yasa yapmak, uygulamak ya da uygulamamak 
Ceza baskısıyla gazetecilik yapılamaz 
Ölümden korkar mısınız? 
denemem 
Ölümden korkar mısınız?