Av. Hasan Sözmener

 

Hap bölme (kırma) makinası

01 August 2016, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Birçok insanımız, makinesi veya motoru olmayan ve hatta el gücü ile çalıştırılan aletlerin bazılarına makina demektedir. Tıraş makinası, delik açma makinası gibi.

Diyeceksiniz ki, hap bölme makinası da nereden çıktı? Hap bölme makinasının nerden çıktığını anlatayım.

Bilindiği üzere haplar isimlerine ilaveten miligramlarıyla da anılmaktadır. Beloc 25 miligramlık, 50 miligramlık, 100 miligramlık. Antibiyotikler 250 miligramlık, 500 miligramlık, 1000 miligramlık. Valium 5 miligramlık, 10 miligramlık falan filan.

Özellikle yaşlılarımızın, doktorlarına yazdırdıkları hapların birçoğu, istenilen miligramlarda bulunamamaktadır. Son yazdığım cümleyi okuyan birçok insanımızın seslerini duyar gibiyim.

“Bu cümle yanlış yazılmıştır, herhalde, doktorların, yaşlılara yazdığı haplar denecekti”. Hayır yanlış yazılmamıştır. Dos-doğru yazılmıştır ve gerçekleri yansıtmaktadır. Birçok yaşlımızın evinde çantalar dolusu hap vardır ve bu hapları yaşlılara, doktorlar değil, yaşlılar doktorlara yazdırmaktadırlar. Manzara aşağı yukarı şöyledir: Doktor masasında oturmaktadır ve yaşlı kadının söylediği ilaçları bir reçeteye dikte etmektedir.

“Oğlum, dizlerimde sızılarım vardır, Panadol yaz, geceleri öksürürüm, öksürük şurubu da yaz, tansiyon ilacım beloctur 25 miligramlık yaz, oğlum geçen defa iğnemi yazmayı unutmuşsun, B vitamini iğnesi onu da yaz, unutmadan söyleyim, o Atenol haplarını 50 miligramlık yazan be oğlum ama 50 miligramlığı kalbimde tutukluk yapar onu 25 miligrama indir be oğlum…”

“Tamam teyze, tüm istediğin ilaçları yazdım unuttuğun bir şey varsa söyle onu da yazayım”.

“Bu defalık tamamdır be oğlum, hayır duam beraber olsun senininan.”.

İstenilen miligramlığı bulunmayan hapların daha yüksek miligramlıkları yazılmakta ve hastalar, tavsiye üzerine bu hapları kırarak istenilen miligramlara getirmekte ve içmektedirler.

Ben, hap kırma işleminin çok kolay olduğunu zannediyordum. Tıkkadak kırarsın ve yarısını içersin, diğer yarısını da kutuya koyar, bir sonraki vakitte de kutuya koyduğun yarımı içersin.

Meğer öyle değilmiş. Doktor bana 25 miligramlık bir hap yazdı. Bu hapın 50 miligramlığının kutusu 10 TL civarlarında, 25 miligramlığının kutusu ise 24 TL civarlarında. Bu durum hiç aklıma yatmış da değildir. İşin garibi, 25 miligramlık kutudaki hap sayısı da 20, 50 miligramlık kutudaki hap sayısı da 20.

Daha düşük miligramlığın fiyatı, daha yüksek miligramlığın fiyatının nerede ise 2.5 katı. Son derece anlaşılmaz olan bu durumu, hapı her aldığım eczaneye sordum ancak bu güne kadar mantıklı bir cevap alabilmiş değilim. İşin gerçeği, 50 miligramlık bir kutu hap aslında, 2 kutu, 25 miligramlık hap demektir. Bu durumda, 10 TL’ye alınan bir kutu 50 miligramlık hap, 25 miligramlık olarak düşünüldüğünde 48 TL’lik hap yapmaktadır. Bu kadar fark olunca da, tavsiye üzerine ben de 50 miligramlık haplardan almaya ve ortadan bölüp içmeye karar verdim ve hap kırma işinin ne kadar zor olduğunu böylelikle öğrenmiş oldum.

Bir defa, hap kıracak olan kişinin tırnaklarını çok kısa kesmemesi lazımdır. Tırnak çok kısa kesildiğinde, hapın ortasındaki incecik çizik şeklindeki yarığı bulmak kolay olmuyor. Bir hapı ikiye bölebilmek için öncelikle tırnak yardımıyla, hapın ortasındaki yarık hissedilerek bulunacak, sonrasında her iki elin başparmak ve işaret parmaklarının yardımı ile hap kırılmaya çalışılacaktır. Bu işlem için, hapın bir yarısı, bir elin başparmak ve işaret parmağıyla, öteki yarısı ise, öteki elin başparmağı ve işaret parmağıyla kavranılacak, hap işaret parmaklarının yanlarıyla yukarıya doğru itilirken, başparmaklar vasıtasıyla hap aşağıya doğru itilecek, büyük güç harcanarak, hap yarıktan ikiye ayrılacaktır.

Bazen bu kırma işlemi daha kolay olurken bazen nerede ise başarılamamaktadır. Galiba, fabrikası bu hapların bazılarını çok sert, bazılarını da daha yumuşak yapmaktadır. Bir müddet önce bir sabah ofiste dudaklarımı da ısırmak suretiyle tüm gücümü parmaklarıma verdiğim halde bir türlü kıramadığım bir hapı kırmaya çalışırken beni, kendisini çok sevdiğim bir komşum gördü, halime acıdı. Komşum bana, bu işin kolayı olduğunu, bu iş için yapılmış bir makine olduğunu söyledi ve birkaç dakika sonra bana zımbaya benzer bir makine getirdi.

Zımbaya benzeyen bir kutucuk. Açıyorum ve hapı içine yerleştiriyorum. Kutunun kapağını kapatıyorum, tekrar açtığımda hap tam ikiye bölünmüş oluyor. Üstellik de çok zevkli bir şey. İnsanın bütün gün hap kırası geliyor. Böylelikle bu sorunumu da çözmüş oldum. Hap kırmak zorunda olanlara bu makinayı tavsiye ederim. Bilmem ama belki de denense bu makine, sünnet makinası olarak da işe yarayabilir. Ama bu denemeyi lütfen yaşlı erkeklerimize bırakmayalım. Aman ha… Sakın ha…

Yazarın Tüm Yazıları
Halk oylaması 
İlmi olmasın 
Anlaşılmak ve anlatmak 
Ölüm cezası ve koordinasyon ofisi 
İlk soruşturma 
Keşke bu iş yargıya bırakılmasaydı 
Yasal düzenlemedeki karışıklıklar 
Egemenlik duyarlılığı 
Kantarın topuzu kaçtı 
Cumhurbaşkanı topu Anayasa Mahkemesi’ne attı 
Girne kayasından aşağıya atsalar dahi 
Kızıyoruz ama… 
Yargıda teamül 
Beşinci kitabım 
Söylemiştim boşanmaların artacağını 
Eğri gemi, sefer de eğri 
YÖDAK Başkanı 
Suç kimdedir? 
Rüstem Sefer (21.1.1943-7.4.2016) 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Beraat kararı ne demektir? Ya vicdan? 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Denetimli serbestlik hakkında 
Bekle be annem 
Şartlı tahliye şikayetleri 
Şartlı tahliye nedir? 
Hangi canlı öldürülürse cinayet olur? 
Sınır dışı kararları 
Hisseli mal satışlarındaki tin gözlükler 
Hisseli taşınmaz mallar 
Taşınmaz mallarla ilgili bazı sorunlar 
“Cahil adam, ne zarar verebilir ki?” 
Unutulma hakkı 
Lütfen bulaştırmayalım 
Yüksek ökçeler 
Kalp sağlığı 2  
Kalp sağlığı 2 
Kalp sağlığı 
Mahkeme kararları 
Cinayet suçları 
Amerika’nın Kıbrıs’ı kaptırmaya niyeti yok 
Acamı Deli 
Kiminle iş yaptığınıza dikkat  
Kudret Özersay 
Kudret Özersay 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Yargıç atamaları 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
Tutukluluk 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Bir de sen yaz dediler 
Sabah kahvaltısı  
2015-2016 Adli Yılı başlarken  
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Yargı sallanmadan boşanma sebebi  
Yargı sallanmadan boşanma sebebi 
Nişanlanma ve evlenme 
Boşanmada koçan değişikliği 
Sabit görüntülü radarlar 
Napan be yeğen? 
CÜBBE 
YÖDAK ve İyi İdare Yasası 
1 yıl ve 2 yıl hapis cezası tartışması 
Avukat/hukukçu milletvekilleri ve siyasetçiler 
Belesbite devam 
Belesbit 
Almak ve vermek  
Irza geçmek (Cinsel tecavüz)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı (3)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı  
Polis terfilerinde son durum 
Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken 
Faks numarası  
Eleştiri 
Yüksek Mahkeme “acil” dedi 
Beytambal galsın yok ki 
Dönülmez akşamın ufkundayız 
Topluluk malı 
Fırsat yine kaçırıldı 
Avukata müdahale  
İki vahim durum ve dram 
Biline ki padişah seçilmeyecektir  
Dördüncü kitabım 
Tekrar nafaka borçlularına  
Nafaka borçlusuna ve anlayanına  
Yanlışı doğru zannetmek  
Tazminat hakkı  
Yargıdaki tehlikeli rekabet 
Emrullah Bey 
Göç Yasası’na devam 
Sayın yargıçlara duyurulur 
İmam yellenirse  
Ne istediğimizi galiba biz de bilmiyoruz 
Cezaevinden telefon var 
Olmadı müdür bey olmadı 
Hukukumuzda yargıcın konumu (2) 
Hukukumuzda yargıcın konumu (1)  
Kamulaştırmada Tazminat 
Hellada, bullada, uyusun da, büyüsün  
Resmi dil Türkçe 
İcar-satış 
Mahkemelerimizi bir daha deneyelim 
Eskiden de eskiler aranırdı 
Tıs yok gık yok, çıkart da görelim 
GK Komutanından rica ediyorum 
Cinayetle su yüzüne çıkanlar 
Tutuklama polisi zora sokabilir 
Oybirliği ile ret vacip olmuştur 
Genç yargıç adayları mülakatta 
Eğitim, denetim ve ceza 
Saat 21.53 
Polis terfilerinde top mahkemede 
Fermuarınız açık kalmış 
Anladığımı yazamıyorum 
Üçte bir 
Zorunluluk değil, mecburiyet vardır 
Kurbağanın nal hikayesi 
Bizimkiler yine coşabilir 
Bırakınız böyle kalsın  
Serhat Bey çok güzeldi 
Yargı, yargıç ve bina istiyor, bildiriyor ve talep ediyorum 
Sade sen mi Ersin Bey hepimiz da 
Polis terfileri konusunda iktidarı göreve çağırıyorum 
Lo lo lo 
Ah bir de rezillerden korkmasam 
Okul seçeceklere ihbar 
Kadın Eli 
İdam cezası ve hukuk reformu hakkında 
Felaketname olmasın 
İşte, işte söylemeye çalıştığım bu idi 
Allah aşkına çağrıda bulunuyorum 
Bizimkisi anglo 
Bazı trafik suçlarında niçin apar topar mahkemeye 
Ölüm getirmişti