Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri

02 August 2016, Tuesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Sol kültürün kimyasından mı takıntısından mı yoksa kibrinden mi emin değilim… Lakin kendimi bildim bileli sol cenahtaki muhaliflerden polisin sivile bağlanması güzellemesi yapılır… Bir federasyon iki polisin sivile bağlanması… İki kavramla bir ömür… Geçen hafta yazdığımız ve çok sayıda tebrik aldığımız “Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?” köşe yazımıza farklı bir pencere daha açmak istedik… Bilindiği gibi polisi “sivile bağlamacı” sol cenahtan polislerin gündelik insan haklarına aykırı, ayrımcılık yaratan konumlarına ilişkin tek satır duymayız… Mesela polis normalde askere bağlıdır ama emekliliği içişleri bakanlığındaki memurlar gibidir… Yani polisin askere bağlı olması ve mesleğinden ötürü yıpranma durumunun olması onları 25 yıllık fiili hizmet üzerinden emekliliğe sevk etmeye yetmiyor… İçişleri Bakanlığındaki memurlar gibi emeklilik şartlarına tabi oluyorlar…

Polisler, normal KKTC yurttaşları gibi Kuzeyden Güneye geçemiyor… Normal KKTC yurttaşları gibi çoluk çocuğunun Avrupa’da üniversite öğrenimi için Larnaka’dan uçamıyor… Zaten Kuzeyden Güneye geçerken de dilekçe ile şartlı geçebiliyor… Bu uygulama Sivil Hizmet Görevlileri ve tüm askeri personel için de geçerlidir… Burada esas konumuz polisi askere bağlayacak olan veya böyle bir iddiası olan muhalif solcularımızın açık seçik ayrımcılığa uğrayan bu kamu görevlileriyle ilgili gıklarını çıkarmamalarıdır… Tuhaf değil mi? İnsan haklarına ve anayasadaki eşitlik ilkesine bariz biçimde aykırı olan bu duruma solcularımız tek ses vermezken polisi sivile bağlayacaklarmış!

Ayrımcılığa uğrayan polis olunca solcular neden tepki göstermiyor?

Öncelikle bu tür “veresiye” muhalefet cephesinin çelişkilerini buradan yazmaya devam edeceğimizi ilan ediyoruz… Memleketin içinde hali hazırda ayrımcılığa uğrayan polislerimizi seyreden bir sol muhalif kültür var… Bu kültür, ilkesel düzeyde evrensel insan haklarına sonuna kadar bağlı kalıp siyasi otoritenin uygulamalarını bu ilkesel mercekten eleştiriye tabi tutacağına, zaman içerisinde belli meslek gruplarına kafayı takar hale gelmiş. Halbuki Kuzey-Güney geçişlerinde bu meslek gruplarının ayrımcılığa maruz kalması KKTC’nin ayıpları ve buna ilk itiraz edenlerin de solcular olması gerekiyor.

İçimizde Güneye geçemeyen on binlerce KKTC yurttaşı var ki onlar da Türkiye kökenliler… Bu vatandaşların sorunu KKTC yönetiminden kaynaklanmıyor lakin KKTC siyaseti de bu insanların Güneye geçme meselesini dert etmemiş… İnsan haklarının neresinden baksanız tuhaf ve ayrımcı bir uygulama… 2003’ten beri müzakere eden tüm Cumhurbaşkanı ve hükümetler bu ayıptan sorumludur… Bu ayıp siyasete yeter de artar bile…

Halkın çözüm önerisi duymaya ihtiyacı var!

Sokaktayız eylemlerini ilgiyle izliyorum… Sokaktaki bu muhalefet çelişkilerine de veda etmeyi ne zaman deneyecek? Siyaset bilindiği gibi somut sorunlara somut çözüm önerileri yapmak ve bunları yapacağınız konusunda insanları ikna etme sanatıdır… Yoksa kuru gürültüyle polisi sivile bağlayacağız deyip onu temcit pilavı gibi milletin karşısına dikmenin bir manası yoktur… Bir an önce toplumun farklı kesimlerinin uğradığı haksız ve ayrımcı uygulamalarını listelemek ve bunları konuşmak lazım… Yoksa öyle kitabın orta yerinden yapamayacağınız işleri yüksek sesle açıklamak siyaset yapmak olmuyor…

Halkın yakıcı ve güncel, haksız ve ayrımcı politikalara karşı çözüm önerilerinizi duymaya çok ihtiyacı var… Elbette hayvancılara, balıkçılara dokunmak çok önemlidir… Bunları takdir ediyoruz… Sokakta olmanıza ilgi duyuyoruz… Ama paradoks olarak yapamayacağınız o kadar çok defolu bağlayıcı konuşma yaptınız ki nereye dönsek onları hatırlıyoruz… Bu açıdan mevzuya ciddi yaklaşmanız son derece önemlidir…

Son olarak solun polisi sivile bağlama güzellemesine artık gerek olmayacak… Bilindiği gibi Türkiye’de 15 Temmuz vahim darbe girişimi sonrasında hükümet askeri zaten sivile bağladı… Dolayısıyla Kıbrıs’ta solun uğruna çok slogan attığı ama başaramadığı işi Türkiye’de sivil hükümet başardı… Bu konuda olduğu gibi solun mücadele biçimleri ve hedefleri üzerinde bir daha düşünmesinde büyük fayda var…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!