Dr. İsmail Kemal

 

Rakamlarla mülteci sorunu

04 August 2016, Thursday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Avrupa’nın ciddi bir mülteci sorunu yaşadığını, bu durumun siyasal yaşamı etkilediğini, örneğin Brexit kararında önemli rol oynadığını hepimiz biliyoruz. PEW araştırma kuruluşunun Avrupa Birliği istatistik örgütü Eurostat verileri temelinde hazırladığı rapor mülteci sorununu daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor. Mültecilerin nereden geldiği, nereye gittiği veya gitmek istediği rakamlarla daha somut hale geliyor. PEW verilerine göre 2015 yılında 1.3 milyon kişi AB, Norveç ve İsviçre’de sığınma talebinde bulundu. Bu bir rekor. 2014 yılında bu rakam 600 bindi. Demek ki 2015’te sığınma talepleri ikiye katlandı. Daha önce en büyük sığınma talebi artışı Sovyetler Birliği’nin çökmesinden sonra 1992’de yaşanmıştı. 1992’deki rakam 697 bindi. Kosova savaşı nedeniyle 2002’de de sığınma taleplerinde artış olmuş ve rakam 463 bine ulaşmıştı. Sonraki yıllarda başvurularda düşüş olmuş 2008 en az başvuru yapılan yıl olmuştu. 2011’de Suriye iç savaşının başlaması ile sığınma başvuruları artmaya başladı. Bu rakamlarda büyük sıçrama 2015’te meydana geldi.

Peki, mülteciler nerelerden geliyorlar? PEW verilerine göre çoğu genç ve erkek olan sığınmacılar (yüzde 53) öncelikle Suriye’den geliyor. Suriye’den gelip Avrupa’da sığınma talep edenlerin oranı yüzde 29. İkinci sırada yüzde 15’le Afganistanlılar, üçüncü sırada yüzde 10’la Iraklılar yer alıyor. Sığınma talep edenlerin büyük kısmı Ortadoğu’dan olmakla birlikte bazı Avrupa ülkelerinden de sığınmacılar var. Bunlar Kosova (yüzde 5), Arnavutluk (yüzde 5), Sırbistan (yüzde 1), Rusya (yüzde 1). Sığınmacıların geldiği diğer bazı ülkeler Pakistan (yüzde 4), Eritre (yüzde 3), Nijerya (yüzde 2), İran (yüzde 2), Somali (yüzde 2), Ukrayna (yüzde 2). 2013 yılı ile 2015 arasında çatışma bölgeleri olan Suriye, Afganistan, Ukrayna gibi ülkelerden gelen mültecilerin sayısında büyük artış oldu.

Mülteciler Avrupa’ya eşit olarak dağılmıyorlar. 2015’te sığınma başvurusu yapan 1.3 milyon kişinin büyük kısmı sadece üç ülkede yoğunlaştı. Birinci tercih Almanya. Sığınma başvurularının yüzde 33’ü (442 bin kişi) Almanya’da yapıldı. 2014’te Almanya’da yapılan sığınma başvurusu 174 bindi. Bir yılda rakamlarda büyük patlama olduğu ortada. İkinci sırada yüzde 13’le Macaristan, üçüncü sırada yüzde 12’yle İsveç yer alıyor. Avusturya ve İtalya’da yapılan başvuruların oranı yüzde 6, Fransa’da yüzde 5, Hollanda, Belçika, İngiltere ve İsviçre’de yüzde 3’tü. Finlandiya, Norveç, Danimarka ve Bulgaristan yüzde 2, İspanya, Yunanistan ve Polonya’da yüzde 1’di. Bu rakamlar Avrupa düzeyinde eşitsiz dağılımı açıklıkla ortaya koyuyor. İngiltere ve Fransa’nın sığınma başvurularında ilk sıralarda olmadıkları da ortada. Brexit taraftarlarının kopardığı yaygara gerçekleri yansıtmıyordu. 2015’te Suriye’den gelen mülteciler bazındaki sığınma başvurularının yüzde 84’ü 5 ülkede yapıldı. Bu ülkeler sırayla Almanya, Macaristan, İsveç, Avusturya ve Hollanda.

Mülteci sayısındaki patlama Avrupa’da ciddi siyasi sonuçlar doğuruyor. PEW raporundaki verilere göre Avrupalılar AB’nin mülteciler konusunda izlediği politikalardan memnun değil. Ülkeler bazında AB’nin mülteci politikalarını onaylamayanların oranı şöyle: Yunanistan yüzde 94, İsveç yüzde 88, İtalya yüzde 77, İspanya yüzde 75, Macaristan yüzde 72, Polonya yüzde 71, İngiltere yüzde 70, Fransa yüzde 70, Almaya yüzde 67, Hollanda yüzde 63. PEW verilerine göre Avrupalıların yarısından çoğu mülteci sayısındaki artışın terörizm tehlikesini artırdığına inanıyor. İnsanların çoğu mültecilerin ekonomik yük olduğuna, kendi işlerini ve sosyal haklarını alacağını düşünüyor. Bilindiği gibi halk arasında oluşan bu hoşnutsuzluklar aşırı sağ, faşist, yabancı düşmanı güçler tarafından istismar ediliyor ve maalesef bu propaganda etkili oluyor. Dolayısıyla mülteci konusunda yaşanacak gelişmeler AB’nin geleceği ile yakından bağlantılıdır.

AB ile Türkiye arasında mülteciler konusunda varılan anlaşma Avrupa’ya giden mülteci sayısında ciddi düşüşe neden oldu. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) verilerine göre 2016 yılında Nisan-Temmuz döneminde sadece 8 bin mülteci Yunanistan’a vardı. Ocak-Mart döneminde bu rakam 150 bindi. Bu rakamlar AB-Türkiye anlaşmasının önemini ortaya koyuyor. Türkiye’deki darbe girişiminden sonra AB ile ilişkilerin gerginleştiğini biliyoruz. Mülteci anlaşmasının iptal edilmesinden söz ediliyor. Bu hassas konuda tarafların soğukkanlı davranmasında yarar var. Mülteci anlaşmasının hayata geçirilmesi hem AB’nin, hem de Türkiye’nin yararına olacaktır. Mültecilere Türkiye yolunun kapanması geçişlerin Afrika’dan İtalya’ya kaymasına neden oluyor. UNHCR verilerine göre 2016 yılının başından şimdiye dek 90 bin kişi İtalya’ya vardı. Ocak-Mayıs 2016 arasında 2500 kişi geçiş sırasında Akdeniz’de boğularak öldü.

Mültecilerin dramını ve Avrupa üzerindeki etkilerini izlemeye, analiz etmeye devam edeceğiz.

Yazarın Tüm Yazıları
Burkini ve özgürlükler 
Joe Biden ziyareti    
Halep savaşları 
Türk Akımı gerçekleşecek mi?    
Yine mülteci konusu 
Türkiye ve Rusya 
Din ve siyaset 
Sıcaklar, kuraklık 
Türkiye ve Arap dünyası 
Dünya nereye gidiyor? 
Darbe girişimi ve dış politika 
Çözüm daha çok demokrasi 
Sol nerede? 
Sırada İtalya mı var? 
NATO’nun Varşova sınavı 
Avrupa’nın asileri 
Dış politikada doğru adımlar 
İngiltere’nin işi zor 
Büyük Britanya mı, küçük İngiltere mi? 
Avrupalılar ve dünya 
Brexit: Kötü fikir 
Brexit ötesinde AB şüpheciliği 
Demografi ve Avrupa 
1916 Orta Asya ayaklanması 
Ortadoğu’da gençler ne düşünüyor? 
Avrupa ve aşırı sağ   
Doğu Akdeniz’de su sorunu 
Dünya İnsani Zirvesi İstanbul’da 
Ortadoğu’da sınırlar 
Sykes-Picot 100 yaşında 
Vize muafiyeti olacak mı? 
Rusya, Türkiye: Yapısal sorunlar 
22 Mayıs seçimleri yaklaşırken 
Vizesiz Avrupa  
Dine dayalı devlet 
100 yıl sonra Kut’ül Amare 
Irkçılık 
İslam dünyasının durumu  
Kaliteli Rusya analizi 
Panama belgeleri depremi 
BM Genel Sekreteri kim olacak? 
Terörizm ve nükleer güvenlik 
IŞİD’le mücadelede ilahiyat 
Teröre lanet 
Brüksel’den ne çıktı? 
Büyük pazarlık 
Türkiye-AB anlaşması 
Basın özgürlüğü 
Oscarlar ve Spotlight 
Türkiye-AB zirvesine doğru 
İran nereye? 
Suriye: Obama’nın iflası 
Zor günler 
Suriye açmazları 
Suriye’de ateşkes mi? Chamberlain’in hayaleti 
Su ve elektrik 
Suriye: Köyün minareleri 
AB ve gelecek 
Dördüncü endüstri devrimi 
Temelleri sarsılan AB 
Avrupa’nın kaybolan rüyası 
Ortadoğu’da bir Çinli 
İslam dünyasının durumu 
Avrupa’nın popülizm sorunu 
Suudi Arabistan-İran krizi 
ABD’de kadın başkan 
2016’ya “Merhaba” derken 
Ne olacak bu AB’nin hali? 
Dış politikada gerçekçilik 
Türkiye-İsrail ilişkileri 
Ortadoğu’da mezhep kavgaları 
Tarihi Paris anlaşması 
İslam, Müslümanlar, Batı 
Türkiye ve AB üyeliği 
Stratejik rekabet 
AB-Türkiye zirvesi 
Gerilimi düşürme zamanı 
20 yıl sonra Bosna 
Gözler Paris’te 
İklim değişikliği ve global endişe 
Yaklaşan G20 zirvesi 
Su ve İsrail 
Diğer seçimler: Azerbaycan 
Türkiye: Umut ve kaygı 
Coğrafya ve politika (jeo-politik) 
Rusya’nın artan askeri gücü 
Terörizm başaramaz 
Seçimlere doğru Türkiye 
Putin Suriye’de neyin peşinde? 
Enerji, AB, İran 
Hac faciasının düşündürdükleri 
BM başarılı oldu mu? 
Sürdürülebilir kalkınma hedefleri 
Yunanistan’a istikrar gelecek mi? 
Corbyn başarabilir mi? 
Suriye satrancında Rusya 
İnsan kaçakçıları 
Savaşların kurbanı çocuklar 
Mısır’ın enerji piyangosu 
Yine suyun önemi 
AB’nin mülteci krizi 
AB’nin mülteci krizi 
Tsipras’ın sınavı 
Türkiye’de karar halkın 
Türkiye’ye üzülmek 
Stratejik bir kaynak: Su 
Başka bir “çılgın proje” 
Çocuklar öldürülmesin! 
Enerjide Türkiye-AB işbirliği 
Türkiye ve uyanan dev 
IŞİD’le savaş 
Yunanistan: Sönen umutlar 
AB’nin geleceği 
İran’la tarihi anlaşma 
Rusya’nın ayıbı 
Evet mi, hayır mı? 
Suriye’ye dikkat 
İran’la anlaşma olacak mı? 
ABD’ye bakış 
Rakamlarla mülteci krizi 
Magna Carta 800 yaşında 
Dünyada silahlı çatışmalar 
Yunanistan’ın geleceği 
Türkiye’de yeni dönem 
Güç paylaşımı, Lübnan 
Güç paylaşımı, Kuzey İrlanda 
Güç paylaşımı, Bosna 
Geçmiş ve gelecek 
ABD’nin Irak fiyaskosu 
Arakan Müslümanlarının trajedisi 
Siyasette deprem 
Zafer günü 
İngiltere nereye? 
Akdeniz’de stratejik dengeler 
ABD’nin Türkiye’ye bakışı 
Vietnam Savaşı’nı hatırlamak 
Akdeniz trajedileri ve AB 
Yunanistan: Karar zamanı 
Seçimler ve sonrası 
Esas konu geleceğimiz 
Milletin makûs talihi 
Siyasette yeni soluk 
Siyasette yeni soluk 
Çoklukta ölüm bile tatlıymış… İnanmayın! 
İran’la satranç 
Toprakları kanlı Yemen 
Bir yıl sonra Kırım 
İnternete bakış 
Çanakkale geçilmez 
Netanyahu sınavda 
Kadın liderler zorda 
Rumlar ne düşünüyor? 
Savaş çığırtkanı Netanyahu 
Rusya ve Putin 
Demokrasi, demokratlık 
Avrupa’nın kaderi Almanya ve Rusya’nın elinde 
Türkiye’nin kadınla sınavı 
Ukrayna anlaşması kalıcı mı? 
Yunanistan’ın kader günleri 
Avrupa’nın Ukrayna sınavı 
Yakarak öldürmek 
Sina’da ne oluyor? 
Ekonomi ve siyaset 
Yunanistan kavşakta 
Dünyada demokrasi geriliyor mu? 
Euro bölgesinin sorunları 
Avrupa ne yapmalı? 
Müslümanlar ne yapmalı? 
Terörizm hepimizin düşmanı 
Risk toplumu 
Robotlar ve işçiler 
2015: Seçimler yılı 
Güzel Türkçemiz 
Enerji jeo-politiğinde LNG 
2015’te Ortadoğu 
Putin zorda 
Yunanistan’a dikkat 
Gelir uçurumu 
Enerji oyununda kritik gelişme 
Nükleer enerji 
Yeni soğuk savaş mı? 
Dünya Bankası’nın iklim raporu 
Yine iklim değişikliği 
İran’la anlaşma mümkün olacak mı? 
ABD ve Çin sürprizi 
Küreselleşmenin neresindeyiz? 
Mescid-i Aksa 
İngiltere AB’den çıkacak mı? 
ABD Kongresi için yarış 
Ukrayna ve Tunus’ta kritik seçimler 
Türkiye’nin G20 dönem başkanlığı 
Petrol fiyatları düşerken 
Eşitsizlik sorunu 
Küreselleşme ve dünya düzeni 
Ebola tehdidi  
Kurbanlar 
Türkiye’nin Ortadoğu sınavı 
Dünya düzensizliği ve BM 
IŞİD hedefte 
Barbarlar kapıdayken 
İskoçya: Kader günü 
İskoçya’dan Katalonya’ya 
İskoçya referandumu 
Kissinger’in “Dünya Düzeni” 
Kritik NATO zirvesi 
Arap dünyasında siyasal İslam 
Türkiye’de yeni dönem (mi?) 
AB ve Akdeniz 
Deneme sırası Norveçlide 
Putin, Aliyev, Sargsyan 
2014’te insani kalkınma 
Kavşaktaki Türkiye 
Türkiye ne düşünüyor? 
Uluslararası guguk 
10 Ağustos ve Kıbrıs 
İsrail kazanabilir mi? 
Yazacak ne kaldı? 
Hepimiz Gazzeliyiz 
Gazze senaryoları 
Filistin trajedisi 
Su sorunu ve uluslararası su hukuku 
Müslümanlar radikalizme karşı 
Türkiye cumhurbaşkanı 
Savaş: 100 yıl önce ve şimdi 
Çin ve Ortadoğu 
Dünyanın mülteci sorunu 
Türkiye ve Arap dünyası 
Dış politikada gerçekçilik 
Dış güçler 
Bravo Obama 
AB’nin yeni açmazları 
Kapitalizm ve eşitsizlik 
Mısır nereye? 
Öteki Avrupa seçimleri 
Küresel ısınma ve güvenlik 
Avrupa nasıl yolunu kaybetti? 
Washington’dan Biden geliyor 
Batı sonrası düzen 
Türkiye’nin enerji amaçları 
Doğu Akdeniz ve Çin 
Irak’ın geleceği 
Transatlantik ilişkiler, Türkiye 
Orhan Veli 100 yaşında 
Kıbrıs- Güney Afrika 
Ukrayna bıçak sırtında 
Etnik anlaşmazlıklara çözüm 
Türkiye-AB ilişkileri nereye? 
Afganistan’da kritik seçimler 
Türkiye’de “yeni dönem” 
Türkiye seçim sınavında 
Türkiye yanlış yolda 
Yasaklarla nereye kadar? 
Kırım’ın ilhakı ve biraz tarih 
Kırım: Kritik gün 
Ukrayna, Kırım, enerji 
Eşitlik: Uzun ince yol 
Ukrayna dersleri 
Rusya Kırım’a dönüyor mu? 
Venezuela’da ne oluyor? 
Kiev “Meydan muharebesi” 
Kiev alev alev 
Rusya, Mısır, Doğu Akdeniz 
Türkiye, İsrail, Doğu Akdeniz 
Müzakereler başlarken 
Soçi Olimpiyatları başlarken 
Döviz ve durum tespiti 
Fransa-Türkiye ilişkileri 
Ukrayna: Rusya-AB rekabeti 
Gözler Cenevre 2’de 
2014’te savaş çıkar mı? 
Siyasi partilerin geleceği 
Downer başarabilecek mi? 
Cesur yeni dünya 
Avrupa’da aşırı sağa bakış  
Ekonomik beklentiler zayıf 
2014 ve Kıbrıs 
2014 ve Türkiye 
Mandela: Özgürlük meşalesi 
Ortadoğu’da Türkiye algısı 
Eleştirel ve özgür düşünce 
Fikirler, özgürlük ve hukuk