Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Futbolcu destek, folklorcu köstek!..

04 August 2016, Thursday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Koordinasyon ofisinin kurulmasına karşı sokakta gençler ve sivil toplum örgütleri tepki gösteriyorlar… Türkiye’nin ofis açmasını eleştiriyorlar ve karşı çıkıyorlar… Bazı noktalarda haklılar. Koordinasyon denildiğinde hemen akla 12 Eylül sürecindeki müdahaleler geliyor… Sonrasında 28 Şubat sürecinde resmi düzeydeki entegrasyon güzellemeleri… Akıllarda ve belleklerde olumlu hatıralardan çok olumsuzlar öne çıkıyor. Yıllar itibarıyla haklı haksız oluşan bazı hassasiyetler var… Bu alanlarda kamu diplomasisi yerlerde sürünüyor… Öncelikle ulusal otoriteler (muhalefetiyle-iktidarıyla) sonra bu işlere kafa yoran“bürokratlar” işin psikolojik kısmını ihmal ediyorlar… Örneğin eğer bu ofisin başına Kıbrıs Türklerinden birisi veya daha ahaliyle haşır neşir olmuş herhangi bir figür öne çıksaydı inanın karşı çıkışların yüzde yetmişi olmazdı… Türkiye-KKTC ilişkilerinin psikolojik boyutu hiç kaale alınmıyor… Toplumun genç kesimlerinin duyarlılıklarına saygı duymak demokrasinin seviyesini ve sürekliliğini gösterir nitelikte… Bu ofisin temel saiki sportif alandaki sıkıntıları gidermek…

Ulusal otoritelerinin başta futbol ve diğer sportif alanlara desteği göreceli olarak azalıyor… Dahası sportif alanlara destek bütçenin dibinden yapılıyor… Futbol kulüpleri başta olmak üzere birçok sportif alanda kaynak sıkıntısı ciddi… Hatta nerdeyse diplerde… Bunun aşılmasında sol-sağ hükümetler çeşitli ara formüller denedi ve bir türlü sıkıntılar aşılamadı…

Her kulübe bir işadamı sistemi ve tecrit

Kulüplerin sürdürülebilirliği, her kulübe (ister kentte ister köyde olsun) bir işadamı hamiliğiyle işleyen bir sisteme dayanıyor… Futbol kulüplerinin sıkıntılarını ancak oralarda yönetici, teknik adam ve sporcularla konuştuğunuzda anlıyorsunuz…

Görünen o ki, izolasyonlar altındaki ülke futbolu ve diğer spor dallarına bir biçimde kaynak yaratılması gerekiyor… Sanırım koordinasyon ofisinin temel mantığı da bunun üzerinden şekilleniyor… Lakin muhalefet eden bir çevre de var… Bu anlamda spor camiasının bu alanda sessiz kalmaması ve kendilerine özel önlem olarak düşünülen bu ofisin hızla hayata geçmesi konusunda daha aktif olmalarında fayda vardır…

Muhalefet eden çevrelerin genelde Türkiye’den gelecek önerilere mesafeli baktığı geleneksel olarak biliniyor… Bunun elbette “otonom” demokrasi açısından belli bir anlamı ve mantığı var… Ne var ki futbol ve diğer sportif alanlardaki tecride formül bulunması arayışında Güney’le yapılan görüşmelerden hiçbir netice alınamadığı gibi onların da resmi tezlerle hareket edip ülkemiz futboluna sırt döndükleri vakıadır… Bu da bir paradoks… Tecrit uygulayandan merhamet istemek de tuhaf oluyor… Bu şartlar altında spor tesisleri başta olmak üzere gençlerin kalıcı-sürekli tesis ve kaynak ihtiyaçlarının giderilmesi için koordinasyon ofisi bir çare olabilir… Bu konuya sporcu mantalitesinden bakıldığında ve meseleye siyasi ön kabullerden uzak yaklaşıldığında bu durum biraz daha normal karşılanabilir…

Koordinasyon ofisine karşı çıkışların psikolojik boyutu

Peki, koordinasyon ofisine karşı çıkanlar arasında sporcu veya futbolcu var mı? Sanmıyorum… Bu çerçevede memleketin sporunun gelişmesi, profesyonelleşmesi, kapasitesinin artırılması için ortaya çabalar koyuluyorsa bunun yanlışlığı var mı? Hayır yoktur… Karşı çıkanların büyük bölümü folklor, halk dansları ve diğer sanat dallarındaki gençler… Peki neden böyle oluyor? Yine aynı yere varıyoruz… Bu tür inisiyatiflerde işin psikolojik boyutu ihmal ediliyor.

Bu konulara yukarıda da söylendiği gibi psikolojik faktörler dikkate alınsaydı konunun “politik” kısmı da bu kadar sündürülemeyecekti… Ülkemizin sportif kimliğine dönük bir projede işbirliği çerçevesinde açılacak bir ofise makul ölçülerde yaklaşılması daha doğru ve akılcı olur… Bu konularda sol kültürün bazen haklı bazen haksız çıktığına tanık oluyoruz… İşin mantığı konuya sportif alandaki eksikliklerin giderilmesine dönük bir önlem olarak bakıldığında anlaşılabilir… Kaldı ki muhalefet edenlerin temel saiki kimliğe dönük bir saldırı olarak ofisin algılanması da dikkate değer önemdedir… Bu algının oluşmasında ilk sorumluluk yerel KKTC yöneticilerinin sonra da bunun düzgün anlatılmasına katkı koyamayan bu tür projelerin sorumlularınındır…

Ülkemiz kendi kendine yetebilen bir konumda olsa ve sportif alanlarına ulusal otoriteler ilaç bulsa bu tepkilere şahsen ciddi destek vermek isterdim… Lakin ortada kimliğe dönük bir saldırıdan çok tecride uğramış ve yıllardır kamu otoritelerinin kaynak yetersizliği nedeniyle tıkanmış sportif kurumlara destek verilmesine karşı çıkmak pek mantıklı durmuyor…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!