Ali Baturay

 

Demokrasinin “düşünce ve ifade hürriyeti” bölümcüğünü kullanabilir miyim?

05 August 2016, Friday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Demokrasi, son günlerde çok moda bir “kelime”, ya “söz” diyelim...

Türkiye’deki darbe girişiminden sonra demokrasi oldukça popüler oldu...

Askerler darbe girişiminde bulununca herkes demokrasiyi hatırladı...

Darbe girişiminden önce kimsenin hatırlamadığı, dikkate almadığı demokrasi için şimdilerde şarkılar, marşlar yazılıyor, etkinlikler, mitingler düzenleniyor.

İsterseniz önce demokrasinin ne olduğunu anlatalım:

 “Halk hakimiyetine dayandığı, halkın kendi kendini idare etmesini esas aldığı kabul edilen, seçimli idare şekli, halk idaresi... Serbest seçim ve gizli oyla oluşan meclis; özerk bilim kurumları, hür basın; tam inanç, düşünce, ifade, teşkilatlanma ve teşebbüs hürriyeti; teminatlı muhalefet, hukukun üstünlüğü, bağımsız adliye ve temel insan haklarını güvence altına alan siyesi rejim…”

Ben uydurmadım, oturup sözlükten yazdım...

Google’dan yazmadım, D. Mehmet Doğan’ın yazdığı “Büyük Türkçe Sözlük”ten alıntı yaptım. (Nisan 2005- 17. Baskı- Pınar Yayınları).

Demokrasiyi bilmeyen yoktur ama ben yine de bir hatırlatayım dedim ne olduğunu.

Bazen bir şeyi bazıları dilinden düşürmez de “nedir o?” diye sorduğunuzda tam anlatamaz ya, ben onlara yardımcı olayım dedim.

Bir kez daha okur musunuz lütfen yukarıda sözlükten alıntı yaptığım siyah yerleri...

Orada yazanları tam anlamıyla savunan, tam anlamıyla özümseyen, inanan, kusursuz uygulayan kaç yönetici tanırsınız? Nerede mi?

Dünyada da olur ama daraltalım çemberi; Kuzey Kıbrıs’ta ve Türkiye’de mesela...

Kaç kişi bu küçücük tanımı özümsemiştir sizce?

Lafta değil ama ha, eylemde benimseyen...

Çünkü biz çok demokrat gördük, işin ucu ona dokunduğunda yukarıdakilerin hepsini rafa kaldıran...

Hade hepsini demeyelim, hepsini dersek abartılı olur, bir bölümünü diyelim...

Örneğim muhalefetteyken son derece demokrat olanların, iktidara geldiklerinde bir anda hırçınlaşıp, demokratlıkları erozyona uğrayan az insan mı gördük?

Demokrasi herkese, her zaman lazımdır, başımız sıkıştığında hatırlanacak bir şey değildir ama maalesef bizim gibi ülkelerde duruma göre demokrasi kabul görüyor.

Hür basına tahammül var mı mesela?

Ya düşünce, ifade özgürlüğüne, temel insan haklarına ne kadar inanıyor, değer veriyor, uygulanmasına katlanıyor, Türkiye’deki veya Kuzey Kıbrıs’taki demokrat yöneticiler?

Neyse, darbe karşıtı olmak iyi bir şeydir.

Demokrasiyi diline dolayanlarla ortak yönümüz “darbe karşıtı” olmamızdır.

Elbette darbe karşıtıyız, bu sütunda neden darbe olmaması gerektiğini daha önce uzun uzun yazdık, tekrar etmeye gerek yok.

En kötü yönetimler bile darbeyle gelen askerlerden ve askerlerin yönetimden daha iyidir...

Toplumsal tecrübeler bunu göstermektedir.

Türkiye’de demokrasiye destek mitingi yapılır da Kıbrıs’ta yapılmaz mı?

Bugün Lefkoşa’da “Demokrasiye Destek Mitingi” var…

Olsun, itirazımız yok, biz de demokrasiye inanıyoruz ama bir eyleme, bir mitinge insanlar gönüllü katılmalıdır.

O mitinge katılmak insanın içinden gelmelidir, başkalarının zorlaması, korkutulması, “destek vermezsem dışlanır mıyım?” endişesi ile olmamalıdır.

Devlet çalışanlarının mitingden önce dairelerinin kapısında toplanacağı, burada yoklama yapılacağı belirtiliyor.

Yani devlet çalışanlarının mitinge katılması zorunlu.

Yani, demokrasi mitingine askeri yöntemle adam toplanacak...

İnsanları zorla toplayarak, katılmayanlara da kara listeye alınacağı korkusu verilerek yapılacak bir “demokrasiye destek mitingi” ruhuna ters bir miting olmaz mı?

Belli yerlerden telkinlerle, zorlamayla, korkutmayla yapılacak miting “demokrasiye destek mitingi” olur mu?

Miting, belli yerlere yağ çekme, şirin görünme merasimine dönüşürse anlamı kalır mı?

Biliyorum, Türkiye’ye karşı rezil olmak istemiyorsunuz, UBP - DP Hükümeti’nin mitingin ardında olduğunu ancak, halk yapıyor süsü verildiğini herkes biliyor.

Mitingin, hükümetin Türkiye’ye yönelik bir sınavı olduğu da biliniyor ama önemli olan zorlamayla mitinge insan toplama değil, inandırarak yapmaktır.

“Demokrasiye Destek Mitingi” karşı olamayız, yapılsın tabii ki, Kıbrıslı Türklerin de darbe istemediğini herkes duysun ama bunu da birilerine “kendimizi gösterme” sınavına dönüştürmeyelim.

Darbe girişimi gecesi Kıbrıs’ta da kendi gönlüyle elçilik önünde toplanan insanların yaptığı daha anlamlıydı mesela...

Zorla adam toplanan “demokrasi mitingi” gerçek anlamda demokrasi mitingi olamaz...

Böyle konuşuyorum diye kızmayın lütfen bana...

Ben şu anda demokrasinin “hür basın”, “düşünce ve ifade hürriyeti” bölümcüklerini kullanıyorum...

Bana kızarsanız, öfkelenirseniz, “demokrasiye destek mitingi” anlamsız olur...

Bana kızarsanız demokratlığınızdan şüphe duyarım, ona göre ha!

Yazarın Tüm Yazıları
Devletseniz Koordinasyon Ofisi’ne ihtiyacınız olamaz 
Hükümetin en büyük derdi Kıbrıs sorunu 
Toplumu hazırcılığa alıştırmayın 
Bir insanın “sahibi” olabilir mi? 
Eğitim sendikalarının can yakıcı sözleri 
Çözüm istemenin yeni adı ‘saplantı’ mı oldu? 
Hataların bedelini niye halk ödesin? 
İnsan odaklı düşünememek 
İlla ki kara gözlükleri takmaya gerek yok 
Bir de böyle bakın dünyaya 
Akıntıya kapıldık gidiyoruz 
Markulli’nin özrü 
Her şeyi erken unuttukça daha başımıza çok iş gelecek 
Günah keçileri 
Kavuşmakla kaybetmek aynı kefeye sığar mı? 
“Af”, eşitsizlik demektir 
Kıbrıs’ta FETÖ’cü ve darbe yanlısı gazeteci yoktur 
Masada kavga, demeç savaşı ne kazandırdı ki bize bugüne kadar? 
İki belediye: Hangisi eleştirilmeli? 
Yatırımcılar bu ülkeyi araştırmadan gelmiş olamaz 
Merdiveni arızalı itfaiye aracı 
Belediyelerde batmış sistemin üzerine bina kurulamaz 
Hayatımızın her döneminde ispiyoncular olmuştur 
Bir ihale süreci ve ilkesizlik   
Mitingin zaman ve mekanının kaydığı an 
Çevre Koruma Dairesi ne işe yarar? 
Polis 
Her şeyi kabullenirsek, ne değişir ki? 
 “Biz ve diğerleri” değil “hepimiz” olsun 
Sanki ortaya bir şey çıktı da tuttu UBP’yi gaile 
Sözünüzü tutun, yasayı boş verin 
Yasaya uyacaklarına, illa ki yasa onlara uyacak 
Amerikalıların raporundan mı öğrendik bunları? 
Yine Sayıştay 
 “Nefret” ve “intikam” mutluluk getirmez 
Bilgi akışı sağlayan bir makam olmalı   
Dönelim bakalım bizim mahalleye... 
İlla ki Kıbrıs’ı da darbe girişimiyle ilişkilendirecekler 
Bakalım OHAL neler getirecek? 
İnsanlığın sakıncalı halleri 
İdam tehlikeli bir oyuncaktır 
Demokrasinin gerçek anlamda kazanması için 
Ne kısık demokrasi olsun ne de askeri rejim 
“Yok olmak istemiyorum” demek ırkçılık değil 
Türkiye’deki Suriyelilere tepki size neyi hatırlatıyor? 
Ölenler ve yaşayan ölüler 
Kamu zor ıslah edilir 
Her şey okurlarımız için 
8 Mart... Kadın Sığınma Evi... Samimiyetsizlik 
Mehmet Ali Akpınar’ın verdiği dersler 
 “Vermem” diyenler, Güzelyurt için ne yaptı? 
50 bin Sterlinlik otomobilin penceresinden çöp fırlatmak 
Geçmişe özlem 
Başkalarının dertleri bizi niye mutlu etsin ki? 
Üniversite enflasyonu fayda getirir mi? 
Koşan adam ile motosiklet kullanan adamın farkı 
Sayıştay 
Lanet olsun o bavulların yerine gitmesini engelleyenlere 
Eğitimde hazırcılığa alıştırma çok tehlikeli 
Korktuğumuz başımıza geldi 
Bir avantaj kazandırıyorsa, benim de Erdoğan’la fotoğrafım var 
Irkçılığa tedbir alınmalı, misillemeye fırsat verilmemeli 
Çözüm olacakmış! 
Yardım etmek iyidir ama... 
Politikacılar sizi şaşırtıyor mu? 
“TAK’ta sansür” meselesi 
Ayinlerden niye rahatsız olalım ki? 
Beynimize kazılanları hafife almayın 
“İşe gelmeyenle”, “gelip de iş yapmayan” ya da “iş beceremeyen” arasında ne fark var? 
Müthiş bir tekrar duygusu 
Saklı gerçekler 
Milletvekilinin bedeli 
Çıldırtan dağınıklık 
Aman eleştirme yıpratırsın! 
Yasalar karşısında herkes eşitse 
Anahtarı çoktan kaptırdık 
İstifa ve özür çok kıymetlidir 
Referandumdan neden “hayır” çıktı 
Hiçbiri başarılı değil 
Hep birlikte batmak için uğraşıyorlar 
Gazeteci: Söküğünü dikmekten aciz terzi gibi 
İğrençliğin cazibesi! 
Hak ederek bir yere gelebilmek 
Yasa yapmak, uygulamak ya da uygulamamak 
Ceza baskısıyla gazetecilik yapılamaz 
Ölümden korkar mısınız? 
denemem 
Ölümden korkar mısınız?