Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Durum berraklaşır mı?

06 August 2016, Saturday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

İnsanların yaşadığı döneme ad vermesi pek kolay değildir… Yaşarken tarihe not düşmek de her yiğidin harcı değil… İçinden geçtiğimiz günleri ileride tarihçiler nasıl analiz edecek? Öyle çok asparagas yorumlar, haberler ve analizler okuyoruz ki… Bu yazılanlar, çizilenler üzerinden olaylar okunduğunda ileride bu günler için ne denecek? Nasıl bir tasvir yapılacak? Olayların adını koymakta zorlanıyoruz… Kaos denilen bir sürecin tam göbeğindeyiz…

Etrafımızda koca Arap coğrafyasını tarumar halde… Bazı ülkeler ve onların yurttaşları haritadan ve dünya nüfusundan düşü(rü)lmüş gibi… Batı’nın 15 Temmuz’da Türkiye’de yaşanan vahim olaya karşı tepkisi daha doğrusu tepkisizliği düşündürücü… Batı derken de öyle homojen ve tek bir durumdan söz ettiğimizi falan sanmasınlar… Batı’nın merkezinde yer alan ülkeler ve özellikle NATO üyesi bazı ülkelerin Türkiye’deki vahim darbe girişimi konusundaki soğuk açıklamaları duydukça insan irkiliyor…

Batı darbelere karşı mı?

Türkiye’de ordu içerisinde bir grup darbeci asker silahlı şiddet yoluyla halka ve kurumlara karşı bir kalkışma girişimi yapmışlar… Millet ortak bir vücut olmuş ve demokratik sistemi korumak adına kendisini tankların topların karşısına siper etmiş… 237asker polis ve yurttaş canını kaybetmiş(şehit olmuş) yüzlerce sivil yurttaş sakat kalacak şekilde yaralanmış…

Bunun karşısında 1949’dan beri Avrupa Konseyi, 1952’den beri NATO üyesi bir ülkeye bu iki örgütün üyesi medeni dünyanın önde gelen ülkeleri tepki vermeyi bırakın, işin sahiciliğine inanmıyorlar… Dahası bu darbenin başarılı olmamasına üzülmüş gibiydiler… Yapılan bazı açıklamalar bu tezi destekler nitelikte… Suskunluk da zaten bir destek olarak okunabilir… Olayların üzerinden zaman geçtikçe Avrupa Konseyi Ankara’ya gelmiş ve iyi bir etki uyandırmış…

Türkiye’deki darbelerin arkasında mutlaka dış aktörlerin belli ülkelerinin olduğu daha önceki deneyimlerden biliniyor… Bu sefer beklenmedik biçimde ve halkın tepkisiyle darbe girişimi durduruluyor… Bu vahim durumun üzerinde düşünmemiz ve bunun nedenlerini anlamlandırmamız gerekiyor…

Kıbrıs benzerliği

Aralık 1963’te Kıbrıs’ta Makarios’un anayasa değişikliği önerileriyle gerçekleştirdiği “sivil” darbesiyle 15 Temmuz 2016’da Türkiye’deki başarısız darbe girişimi sonrası yaşananlara Batılı ülkelerin seyirci kalması birbirine çok benziyor… Makarios’un o dönemde anayasa değişikliğindeki ısrarcı tutumu sonrası oluşan toplumlararası çatışmalarla mevcut devleti destabilize etmek için Batı’nın konuya yaklaşımı ile bugün yaşananlar arasında irtibat kurulabilir… Hele hele Kıbrıs Cumhuriyeti devletinin resmi polisi ve devlet eliyle silahlandırılmış paramiliter grupların saçtıkları ölümler kuyulardan çıkarılıyor hala… Öyle ki BM ve NATO üyesi Türkiye için BM Güvenlik Konseyinin yaptığı tek bir açıklama yok… Benzer bir durum Kıbrıs Türkleri için de o zaman yapılmamıştı… Dahası Kıbrıs Türkleri devlete isyan eden “asi güçler” olarak dışarıya takdim edilmişti… Bunda da Makarios’un başarılı olduğu kesin… Sonrasında BM Barış Gücü askerlerinin adaya gelmesi konusunda hükümetten ayrılmış ve devletin kurumlarından çekilmiş Kıbrıs Türkleri için hiçbir önlem veya çağrı olmamıştı… Öyle ki darbe Kıbrıs’ta başarılı olduğundan Cumhuriyet hükümeti ve Temsilciler Meclisi de Türklerden temizlenmişti. Devletin Rumlardan oluşan kısmıyla; yarım hükümet, yarım Temsilciler Meclisi ve kamu kurumlarında anayasal görev paylaşımlarının hepsi öyle havada kalmıştı… Batı’nın o günkü çıkarları adanın destabilize edilmesine uygundu ve öyle oldu…

Bu durumun düzeltilmesi konusunda 1968’den beri müzakereler sürüyor ama bir arpa boyu yol alınamadı… Demek ki hala o günün tanzim edicileri güçlüler… Bunun temel müsebbibi Batı’nın o günlerdeki güç dağılımında başı çeken aktörlerdir… Bugün Türkiye’deki darbe girişimine karşı Batı’nın sessizliğine biraz da buradan bakmak lazım… Onların tasarımında demek ki demokrasinin ve sivil yönetimin bir önemi yok… Onların güncel ve stratejik çıkarlarının sürekliliği var… Darbe girişimine biraz da Batının stratejik çıkarlarına hizmet edip etmediği üzerinden de bakıldığında durum biraz daha berraklaşabilir… Elbette Batı homojen değildir… Cılız da olsa meseleye farklı ve doğru bakan çevrelerde vardır… İlerleyen süreçte bu durumun sis perdesi kalkarsa olay berraklaşabilir… Bunun netleşmesi belki de kimsenin işine gelmeyeceğinden herkes durumdan faydalanmaya çalışacaktır…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!