Ali Baturay

 

Hayatımızın her döneminde ispiyoncular olmuştur

08 August 2016, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Gammazcılar, ya da başka bir deyişle ispiyoncular yaşamınızın tüm kesimlerinde karşımıza çıkıyor.

Gammazcılarla ta çocukluk yıllarımda tanıştım, daha ilkokula bile gitmezken, sokakta oyun oynarken yanlışlıkla çarpıp da düşmesine neden olduğumuz çocuk annemize ispiyonlardı bizi, isteyerek zarar vermişiz gibi. Ya da canımız çok çektiği için üzeri meyve dolu ağaçtan bir tane göz hakkı meyve kestik diye, birileri ağacın sahibine ispiyonladı bizi.

İlkokula gittik, teneffüste oynamamamız gereken oyunu oynadık diye müdüre ispiyonladılar.

Ortaokula gittik, ders kitaplarının arasına Tommiks, Teksas, Zagor, Mandrake gibi çizgi romanları sakladık, arada okuduk diye gammazladılar bizi.

Lisede, “hastayız” deyip, yan okula gezmeye gidip de beden eğitimi dersine girmediğimizde yine birileri bizi beden öğretmenine ispiyonladı.

Üniversitede 5 kişi ortak proje yaparken, birileri hocaya gidip, “Aslında projeyi Ali tek başına yaptı, diğerleri katkı bile koymadı” dedi, arkadaşlarım benden ispiyonladım sandı, ta ki hocamız benim söylemediğime onları inandırana kadar. İyi çalışamadığım için sınava girmeyip de hasta numarası yaptığımda da ispiyonladılar.

Askere gittik orada beş beter bir ispiyonla karşılaştık...

Askerde gammazlamanın bir adının da “satmak” olduğunu öğrendim.

En has satışlar askerde oluyordu ve maalesef bu satışlardan sonra meramınızı anlatmanız da kolay olmuyordu.

Askerde bir kavga anına şahit olmuştum ama ikisi de zarar görmesin diye taraf olma niyetim yoktu.

Birilerinin benim de o ortamda olduğumu söylediğinden habersizdim, komutan beni çağırdı, “sen gördün mü kavgayı” dedi.

“Ben orada yoktum” dedim; dedim de anında yüzümde bir tokat patladı, halen ağrısını yüzümde hissediyorum.

“Yalan söyleme oradaydın” dedi komutan, “Arkam dönüktü görmedim” dedim bu kez...

İkinci tokat için elini havaya kaldırdı ama vurmadı, anlamıştı konuşmayacağımı.

İş hayatına atıldık, yine ispiyoncular başımıza dert oldu.

İşin kötü tarafı, kimi zamanlarda yalan dolanla hiç suçumuz olmadan da gammazladılar bizi.

Hayatım boyunca başkalarının üzerine basarak, birilerinin hatalarından, zaaflarından yararlanarak, olmayan şeyler uydurarak menfaat elde etmeye çalışmadım.

Kendimi bildim bileli, evde kardeşlerimi, okulda, askerde, iş yaşamında arkadaşlarımı satmadım...

Hiç gidip de “o şunu yaptı, bu şunu söyledi” demedim. Birileri başkalarına zarar versin diye ispiyona başvurmadım. Bize ailemiz bunun ayıp olduğunu, adaletsiz ve zararlı bir şey olduğunu öğretti.

İspiyonla menfaat elde etmeyi utanç sayarım...

İspiyonculuk ya da diğer adıyla gammazlamak zayıflıktır, korkak insanların yapacağı bir şeydir.

Hakkıyla bir yere gelmek yerine, başkalarını satarak buna ulaşmaya çalışmak, zavallıların yöntemidir.

Normalde baş edemeyeceği, yeteneklerini kullanarak alt edemeyeceği, geçemeyeceği, başarısına ulaşamayacağı insanlara karşı ispiyonla zarar verip bir yere gelmek, ya da bir yerlere gelemeyecekse bile ona da zarar verip, onun mutsuzluğundan mutluluk elde etmek normal insan hali değildir.

Hırsları nedeniyle birilerini gammazlayıp mutlu olmak hastalıklı bir insan halidir...

Türkiye’deki darbe girişimi ve sonrasında Türkiye’de başlatılan FETÖ’cü avı çerçevesinde Kıbrıs’ta da gammazlamalar başladı.

Cumhurbaşkanı Akıncı, “Bu gibi dönemlerde gammazlamalar çok olur. Bazı kişilerin kişisel ve siyasi hırsları yüzünden, bu gibi ortamları ganimet sayarak, birtakım kişileri gammazlamaları, iftiraları söz konusu olabilir. Bunun panzehiri demokrasiye ve hukuk kurallarına sıkı sıkıya bağlı kalmaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı önemli bir uyarı yaptı, gerçekten de “demokrasiden” ve “hukuk kurallarından” şaşmamak lazım, çünkü bu ülkenin çeşitli dönemlerinde gammazlamadan dolayı çok insanın canı yandı...

1980’ler ve 90’ların başlarında baskıcı iktidar dönemlerinde ispiyoncular, neler yaptı neler; insanları fişlediler; 1 Mayıs mitingine katıldı diye işten atılanlar bile oldu.

Geçmişten günümüze askeri yapı içindeki gammazlamalara hiç girmiyorum bile; ki oralarda da vahim şeyler yaşandı.

Şimdi de fırsat bu fırsat gammazcılar ortaya çıktı durumdan istifade etmek için insanları FETÖ’cü ilan edip ispiyonluyorlar, hedef gösteriyorlar.

Her ortaya attıkları iddia yalan çıktığı halde vazgeçmiyorlar, illa ki buralardan birilerini alıp götürecekler ve onlar da rahat edecek.

Ortada fırsatçı gammazcılar ve yalakalar dolaşırken, hükümet yetkililerinin ve polisin çok dikkatli olması gerekiyor.

Hayatımızın her döneminde ispiyoncular olmuştur, meydanı bu hastalıklı tiplere bırakmamak gerekir.

Yalakaların ve ispiyoncuların bol olduğu yerde “yalanlar” çok olur, gerçeğe ulaşmak zorlaşır...

Yazarın Tüm Yazıları
Devletseniz Koordinasyon Ofisi’ne ihtiyacınız olamaz 
Hükümetin en büyük derdi Kıbrıs sorunu 
Toplumu hazırcılığa alıştırmayın 
Bir insanın “sahibi” olabilir mi? 
Eğitim sendikalarının can yakıcı sözleri 
Çözüm istemenin yeni adı ‘saplantı’ mı oldu? 
Hataların bedelini niye halk ödesin? 
İnsan odaklı düşünememek 
İlla ki kara gözlükleri takmaya gerek yok 
Bir de böyle bakın dünyaya 
Akıntıya kapıldık gidiyoruz 
Markulli’nin özrü 
Her şeyi erken unuttukça daha başımıza çok iş gelecek 
Günah keçileri 
Kavuşmakla kaybetmek aynı kefeye sığar mı? 
“Af”, eşitsizlik demektir 
Kıbrıs’ta FETÖ’cü ve darbe yanlısı gazeteci yoktur 
Masada kavga, demeç savaşı ne kazandırdı ki bize bugüne kadar? 
İki belediye: Hangisi eleştirilmeli? 
Yatırımcılar bu ülkeyi araştırmadan gelmiş olamaz 
Merdiveni arızalı itfaiye aracı 
Belediyelerde batmış sistemin üzerine bina kurulamaz 
Bir ihale süreci ve ilkesizlik   
Mitingin zaman ve mekanının kaydığı an 
Demokrasinin “düşünce ve ifade hürriyeti” bölümcüğünü kullanabilir miyim? 
Çevre Koruma Dairesi ne işe yarar? 
Polis 
Her şeyi kabullenirsek, ne değişir ki? 
 “Biz ve diğerleri” değil “hepimiz” olsun 
Sanki ortaya bir şey çıktı da tuttu UBP’yi gaile 
Sözünüzü tutun, yasayı boş verin 
Yasaya uyacaklarına, illa ki yasa onlara uyacak 
Amerikalıların raporundan mı öğrendik bunları? 
Yine Sayıştay 
 “Nefret” ve “intikam” mutluluk getirmez 
Bilgi akışı sağlayan bir makam olmalı   
Dönelim bakalım bizim mahalleye... 
İlla ki Kıbrıs’ı da darbe girişimiyle ilişkilendirecekler 
Bakalım OHAL neler getirecek? 
İnsanlığın sakıncalı halleri 
İdam tehlikeli bir oyuncaktır 
Demokrasinin gerçek anlamda kazanması için 
Ne kısık demokrasi olsun ne de askeri rejim 
“Yok olmak istemiyorum” demek ırkçılık değil 
Türkiye’deki Suriyelilere tepki size neyi hatırlatıyor? 
Ölenler ve yaşayan ölüler 
Kamu zor ıslah edilir 
Her şey okurlarımız için 
8 Mart... Kadın Sığınma Evi... Samimiyetsizlik 
Mehmet Ali Akpınar’ın verdiği dersler 
 “Vermem” diyenler, Güzelyurt için ne yaptı? 
50 bin Sterlinlik otomobilin penceresinden çöp fırlatmak 
Geçmişe özlem 
Başkalarının dertleri bizi niye mutlu etsin ki? 
Üniversite enflasyonu fayda getirir mi? 
Koşan adam ile motosiklet kullanan adamın farkı 
Sayıştay 
Lanet olsun o bavulların yerine gitmesini engelleyenlere 
Eğitimde hazırcılığa alıştırma çok tehlikeli 
Korktuğumuz başımıza geldi 
Bir avantaj kazandırıyorsa, benim de Erdoğan’la fotoğrafım var 
Irkçılığa tedbir alınmalı, misillemeye fırsat verilmemeli 
Çözüm olacakmış! 
Yardım etmek iyidir ama... 
Politikacılar sizi şaşırtıyor mu? 
“TAK’ta sansür” meselesi 
Ayinlerden niye rahatsız olalım ki? 
Beynimize kazılanları hafife almayın 
“İşe gelmeyenle”, “gelip de iş yapmayan” ya da “iş beceremeyen” arasında ne fark var? 
Müthiş bir tekrar duygusu 
Saklı gerçekler 
Milletvekilinin bedeli 
Çıldırtan dağınıklık 
Aman eleştirme yıpratırsın! 
Yasalar karşısında herkes eşitse 
Anahtarı çoktan kaptırdık 
İstifa ve özür çok kıymetlidir 
Referandumdan neden “hayır” çıktı 
Hiçbiri başarılı değil 
Hep birlikte batmak için uğraşıyorlar 
Gazeteci: Söküğünü dikmekten aciz terzi gibi 
İğrençliğin cazibesi! 
Hak ederek bir yere gelebilmek 
Yasa yapmak, uygulamak ya da uygulamamak 
Ceza baskısıyla gazetecilik yapılamaz 
Ölümden korkar mısınız? 
denemem 
Ölümden korkar mısınız?