Av. Hasan Sözmener

 

Ölüm cezası ve koordinasyon ofisi

08 August 2016, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Türkiye cumhurbaşkanı, ölüm cezasının geri getirilmesini istiyor. Bu konuda merak edilen husus şu; Ölüm cezası geri getirilirse, darbecilere bu ceza uygulanabilecek mi?

Bildiğim hukuka göre, ölüm cezası yeniden getirilirse, bu ceza, darbecilere uygulanamaz. Çünkü Türkiye mevzuatında ve Türkiye’nin kabul etmiş olduğu uluslararası sözleşmelerin kurallarında, “cezada ve suçta kanunilik ilkesi” vardır.

“Suçta kanunilik ilkesi” nedir? Bu ilkeye göre, kimse işlendiği zaman yasaca suç teşkil etmeyen bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu bulunamaz. İşlendiği zaman suç teşkil etmeyen bir eylem veya ihmal, sonradan yasa ile geriye dönük olarak, suç haline getirilemez.

“Cezada kanunilik ilkesi” nedir? Bu ilkeye göre, kimse, herhangi bir suç için, işlendiği zaman yasanın bu suç için koyduğu cezadan daha ağır bir cezaya çarptırılamaz. İşlenmiş olan bir suçun cezası, geriye dönük olarak yasa ile artırılamaz.

Darbe yapıldığı tarihte Türkiye’de ölüm cezası olmadığına göre, darbe yapanların ölüm cezası ile cezalandırılabilmelerine olanak yoktur. Yapılacak olan yeni bir yasa ile de, darbeciler için ölüm cezası getirilemez.

Bizde durum nedir? Bizde de ölüm cezası, ceza kanunundan çıkarılmıştır. Şu anki duruma göre, ceza yasası altında işlenen hiçbir suçtan dolayı, suçluya ölüm cezası verilemez. Ancak ülkemizde yürürlükte bulunan anayasaya göre meclis, 3 suç için, yasa ile ölüm cezası koyabilir. Bu suçlar hangileridir? Savaş halinde vatana ihanet suçu, uluslararası hukuka göre korsanlık ve tedhiş suçu ve ömür boyu hapislik cezası gerektiren bir suçtan mahkum olduktan sonra işlenen ayni suç.

Koordinasyon ofisi ile ilgili anayasa mahkemesinin kararı 5 Ağustos’ta açıklandı. Kararı okuyabilmiş değilim. İşittiğim kadarı ile anayasa mahkemesi, cumhurbaşkanının sorması üzerine, bir uluslararası anlaşmanın, anayasaya aykırı olup olmadığı hakkında görüş vermek açısından kendisini yetkili görmüştür.

Anayasa mahkemesinin kararı bu olduğuna göre, demek ki, bu konudaki geçerli görüş, anayasa mahkemesinin görüşüdür.

Bir hukukçu olarak, anayasaya aykırı hareket edilmesini, anayasaya aykırı yasa çıkarılmasını ve uluslararası anlaşma yapılmasını asla tasvip etmiyorum. Ancak uluslararası anlaşmalar açısından anayasada özel düzenlemeler yapılmış olmasının çok haklı gerekçelerinin olduğunu da söylemek istiyorum.

Uluslararası anlaşmalar, anlaşmaya taraf olan devletlere sorumluluklar yüklemektedir. Bir uluslararası sözleşmenin şartlarını yerine getirmeyen bir devlet, uluslararası ilişkilerde itibar ve saygınlık kaybeder. Uluslararası alanda kaybedilen itibarın ve saygınlığın yeniden kazanılması çok zordur ve bazen imkansızdır.

“Ne yapalım, bizim anayasa mahkememiz, sözleşmeyi anayasaya aykırı buldu” diyerek kurtulamazsınız. Anayasa koyucusu, uluslararası sözleşmelerin anayasaya aykırı hükümler taşıyabileceğini önceden kabul etmektedir. Anayasa koyucusu bunu bilgiyi ve böyle kabul ettiği için, uluslararası anlaşmaları, yargı denetiminin dışında bırakmıştır. Günümüzde devletler üstü nitelik taşıyan, uluslararası kuruluşlar vardır ve çağdaş ve modern bir devlet olmayı tasarlayan bir devletin bu gibi kuruluşlara üye olması kaçınılmaz gibidir. Bu gibi kuruluşlara üye olmayı sağlayan her anlaşmanın da birçok koşulu, anayasaya aykırıdır.

Anayasa koyucusu, uluslararası sözleşmeleri, bilerek ve isteyerek yargı denetiminin dışında bırakmıştır. Benim kanaatime göre, anayasa mahkemesi yöntem saptırması suretiyle, bu kararını üretmiştir. Hayırlı olsun. Ancak anayasa mahkemesi bu kararı ile Rumlarla yapılacak olan bir anlaşmanın ve Avrupa birliğine giriş anlaşmasının ve benzerlerinin anayasaya uygunluğunu denetleme görevini de üstlenmiş oldu. Allah aşkına kendimize gelelim. Bir pire için koskoca yorganı yaktık. Özellikle tüm hukukçular bilmektedir ki, uluslararası her sözleşmede, anayasaya aykırılıklar vardır.

Uluslararası anlaşmaları yargı denetimine tabi tuttuğunuz anda, her uluslararası anlaşmanın bir veya birkaç maddesi muhakkak surette anayasaya aykırı bulunacaktır. Anayasanın 2. maddesine göre, KKTC devleti ülkesi ve halkı ile bölünmez bir bütündür. Şimdi Cumhurbaşkanına soruyorum. Rumlarla yapacağınız bir anlaşmanın, anayasanın bu maddesine uygunluğunu veya aykırılığını da, anayasa mahkemesine soracak mı? Olmadı Mustafa Bey bu olmadı. Uluslararası anlaşmaları yargı denetimine tabi görenler, yaptığınızı beğendiniz mi? Tabii ki uluslararası sözleşmelerde anayasaya aykırılıklar olacaktır. Bunu yargı denetimine tabi tuttuğunuz zaman da mahkemenin eli kolu bağlı olarak, anayasaya aykırılıkları bulup size söyleyecektir. Mahkemenin başka bir çaresi yoktur. İşte onun içindir ki, uluslararası anlaşmalar, yargı denetiminin dışında bırakılmıştır. Peki; anayasaya aykırı uluslararası sözleşme yapanlar denetlenmeyecekler mi? Elbette ki denetleneceklerdir ancak bu denetim yargı denetimi değil, siyasi denetim olacaktır...

Yazarın Tüm Yazıları
Halk oylaması 
İlmi olmasın 
Anlaşılmak ve anlatmak 
Hap bölme (kırma) makinası 
İlk soruşturma 
Keşke bu iş yargıya bırakılmasaydı 
Yasal düzenlemedeki karışıklıklar 
Egemenlik duyarlılığı 
Kantarın topuzu kaçtı 
Cumhurbaşkanı topu Anayasa Mahkemesi’ne attı 
Girne kayasından aşağıya atsalar dahi 
Kızıyoruz ama… 
Yargıda teamül 
Beşinci kitabım 
Söylemiştim boşanmaların artacağını 
Eğri gemi, sefer de eğri 
YÖDAK Başkanı 
Suç kimdedir? 
Rüstem Sefer (21.1.1943-7.4.2016) 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Beraat kararı ne demektir? Ya vicdan? 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Denetimli serbestlik hakkında 
Bekle be annem 
Şartlı tahliye şikayetleri 
Şartlı tahliye nedir? 
Hangi canlı öldürülürse cinayet olur? 
Sınır dışı kararları 
Hisseli mal satışlarındaki tin gözlükler 
Hisseli taşınmaz mallar 
Taşınmaz mallarla ilgili bazı sorunlar 
“Cahil adam, ne zarar verebilir ki?” 
Unutulma hakkı 
Lütfen bulaştırmayalım 
Yüksek ökçeler 
Kalp sağlığı 2  
Kalp sağlığı 2 
Kalp sağlığı 
Mahkeme kararları 
Cinayet suçları 
Amerika’nın Kıbrıs’ı kaptırmaya niyeti yok 
Acamı Deli 
Kiminle iş yaptığınıza dikkat  
Kudret Özersay 
Kudret Özersay 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Yargıç atamaları 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
Tutukluluk 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Bir de sen yaz dediler 
Sabah kahvaltısı  
2015-2016 Adli Yılı başlarken  
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Yargı sallanmadan boşanma sebebi  
Yargı sallanmadan boşanma sebebi 
Nişanlanma ve evlenme 
Boşanmada koçan değişikliği 
Sabit görüntülü radarlar 
Napan be yeğen? 
CÜBBE 
YÖDAK ve İyi İdare Yasası 
1 yıl ve 2 yıl hapis cezası tartışması 
Avukat/hukukçu milletvekilleri ve siyasetçiler 
Belesbite devam 
Belesbit 
Almak ve vermek  
Irza geçmek (Cinsel tecavüz)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı (3)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı  
Polis terfilerinde son durum 
Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken 
Faks numarası  
Eleştiri 
Yüksek Mahkeme “acil” dedi 
Beytambal galsın yok ki 
Dönülmez akşamın ufkundayız 
Topluluk malı 
Fırsat yine kaçırıldı 
Avukata müdahale  
İki vahim durum ve dram 
Biline ki padişah seçilmeyecektir  
Dördüncü kitabım 
Tekrar nafaka borçlularına  
Nafaka borçlusuna ve anlayanına  
Yanlışı doğru zannetmek  
Tazminat hakkı  
Yargıdaki tehlikeli rekabet 
Emrullah Bey 
Göç Yasası’na devam 
Sayın yargıçlara duyurulur 
İmam yellenirse  
Ne istediğimizi galiba biz de bilmiyoruz 
Cezaevinden telefon var 
Olmadı müdür bey olmadı 
Hukukumuzda yargıcın konumu (2) 
Hukukumuzda yargıcın konumu (1)  
Kamulaştırmada Tazminat 
Hellada, bullada, uyusun da, büyüsün  
Resmi dil Türkçe 
İcar-satış 
Mahkemelerimizi bir daha deneyelim 
Eskiden de eskiler aranırdı 
Tıs yok gık yok, çıkart da görelim 
GK Komutanından rica ediyorum 
Cinayetle su yüzüne çıkanlar 
Tutuklama polisi zora sokabilir 
Oybirliği ile ret vacip olmuştur 
Genç yargıç adayları mülakatta 
Eğitim, denetim ve ceza 
Saat 21.53 
Polis terfilerinde top mahkemede 
Fermuarınız açık kalmış 
Anladığımı yazamıyorum 
Üçte bir 
Zorunluluk değil, mecburiyet vardır 
Kurbağanın nal hikayesi 
Bizimkiler yine coşabilir 
Bırakınız böyle kalsın  
Serhat Bey çok güzeldi 
Yargı, yargıç ve bina istiyor, bildiriyor ve talep ediyorum 
Sade sen mi Ersin Bey hepimiz da 
Polis terfileri konusunda iktidarı göreve çağırıyorum 
Lo lo lo 
Ah bir de rezillerden korkmasam 
Okul seçeceklere ihbar 
Kadın Eli 
İdam cezası ve hukuk reformu hakkında 
Felaketname olmasın 
İşte, işte söylemeye çalıştığım bu idi 
Allah aşkına çağrıda bulunuyorum 
Bizimkisi anglo 
Bazı trafik suçlarında niçin apar topar mahkemeye 
Ölüm getirmişti