Derviş Deniz

 

Toplumdaki özgüven eksikliği ekonomik atılımları da etkilemektedir

08 August 2016, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Globalleşen dünyanın parçası olmak insanı büyük düşünmeye ve özgüven sahibi olmaya yönlendirmektedir. Bunun dışında kalan toplumlar içine kapalı, yeniliklerden korkan ve atılım yapamayan toplumlara dönüşmektedir. Kıbrıs Türkünün Kıbrıs Rumları tarafından yıllarca içine itilmeye çalışıldığı durum budur. Yapılmak istenen ekonomik olarak dünya ile hiçbir direk irtibatı olmayan, her zaman biri üzerinden bunu sağlamaya çalışan, içine kapalı, büyük olan her şeyden ürken, atılım yapamayan ve her zaman biri tarafından yönetilen bir toplum yaratmak.

Özgüven eksikliği insanda ve geniş anlamda da topluluklarda bir hami arama ihtiyacı doğurmaktadır. Yaptığı iş müracaatları sonucunda iş bulamayan, girdiği özel teşebbüste başarısız olan bir gencin anne veya babasının vereceği paraya muhtaç olması ve zamanla hiçbir işe yaramama, yeterli olamama duygusuna kapılması sonucu ancak, büyük bir gücün yardımı ile ayakta durabileceği hissi özgüven kaybının en önemli etkenleridir. Böyle bir hisse kapılan kişi veya toplumlar zamanla atılım yapmaktan çekinir ve içine kapanır.

Kıbrıs Türk toplumu 1974 sonrasında Rumların Kıbrıs’ı siyasi ve ekonomik alanda tek başına yönetme ve Türk toplumunu baskı altında tutma eyleminden kurtulmuş, kendi kendini yöneten ve ekonomik açıdan baskı altında olmayacağı bir ortama sahip olmuştu. 1974’ten bugüne kadar geçen zaman içerisinde Kıbrıslı Türkler kendi bölgelerinde kendilerinin yönettiği bir devlete sahip olurken, ekonomik yönden de 1960-1974 dönemi ile karşılaştırılamayacak kadar önemli bir ekonomik yapılanmaya girmiştir. Bugün KKTC’de Güney Kıbrıs’taki iş adamları ile rahatça rekabet edebilecek ekonomik güç ve beceriye sahip işadamlarımız vardır. Kıbrıs Türküne gurur veren bu gelişmenin gelebileceği en üst nokta budur.

1989 sonrasında Sovyetler Birliği’nin dağılması ve kapalı devletçi ekonomik yapılardan serbest piyasa ekonomisine dönülmesi sonucu hızlanan küreselleşme hareketleri, teknolojik gelişim ile dünyada şekillenen ekonomik aktivitenin içerisinde olmanın yarattığı imkan ve şartlar, 1974-1989 döneminde yaşanan ekonomik şartlardan çok farklıdır. Teknolojik gelişme ve küreselleşmenin yaygınlaşması ile birlikte ülkelerin aralarında oluşturdukları birlikler, ticari anlaşmalar, çifte vergilendirmeyi önleme protokolleri, ülkeler arsındaki ekonomik faaliyetlerin düzenlenmesinde ve gelişmesinde önemli rol oynamaktadır. Maalesef KKTC bu gibi anlaşmalar ve protokollerin dışındadır. KKTC bu yapının dışında oldukça kişi veya kurumların bu ekonomik ağ içerisine girmesi mümkün değildir.

KKTC’de kendi küçük dünyamızda günlük ekonomik sıkıntılar ile mücadele ederken, dışımızda gelişen ekonomik yapının içerisinde bulunmak bizi korkutmaktadır. Bu da bizi daha fazla çekinceye ve bir şey yapamama hissine yöneltmektedir. Neticede, gerek Güney Kıbrıs’tan gerekse farklı ülkelerden zaman zaman gelen söylemlerde, Kıbrıslı Türklerin uluslararası alanda yapılacak girişimlerde veya ekonomik yatırımlarda hiçbir becerisi olmadığı belirtilmektedir. Yapılan bu söylemler toplumun özgüveni üzerinde büyük bir tahribat yarattığı gibi gelecek nesillerin umut kapısını da kapatmaktadır.

Bu nedenle içte büyük sorunlarımız olsa da yapılması gereken, kişi veya kurumlarımızın dünyaya açılmasını sağlayacak koşulları oluşturmaktır. KKTC’de önümüzdeki dönemde yapılması gereken budur.

Son yıllarda sık sık değişen hükümetler ve koalisyonların ortaya koyduğu politikalar herhangi bir istikrar kazanılmadan her hükümet değişiminde ya rafa kaldırılmakta ya da yeni bir şeyler ortaya konmaktadır. Bu değişimlerle birlikte toplum içerisinde gelişen düşünce, siyasetin toplumun büyük bir kısmını kapsayan çözümler değil de kişisel ve zümresel çözümler üzerine odaklandığıdır. Böyle olunca da her iktidar döneminde toplumsal gelişimi bir tarafa bırakan düşüncenin yerine iktidardakilerin yandaşlarının gelişimini öne çıkaran düşünce hakim olmaktadır. Neticede de toplumsal mücadele bireysel mücadeleye dönüşmektedir.

Kişiler unutmamalıdır ki kişisel olarak ne kadar büyük ekonomik güce sahip olunursa olunsun, içinde yaşadığınız ve vatandaşı olduğunuz vatanınızın ekonomik gücü yoksa itibarınız da sadece sizin irtibatta olduğunuz ve hitap ettiğiniz çevrenin dışına çıkmaz. Halbuki ekonomik gücü ve saygınlığı olan bir ülkenin vatandaşı olmak sizin saygınlığınızı cebinizdeki paradan çok kimliğinizde yazılan ülkeye dayandırır. Kıbrıslı Türklere de gurur verecek olan KKTC’nin ekonomik yönden saygın bir ülke olmasıdır. KKTC’nin ekonomik yönden güçlü olması da toplumun özgüvenini artırmaktadır. Özgüveni olan 5 bin kişi mi, yoksa özgüveni olan 300 bin kişi mi isteriz karar verelim.

Yazarın Tüm Yazıları
G20 toplantısında hedefler 
Güncel 
Önümüzdeki aylarda vatandaşın ekonomik şartlarında kötüleşme olur mu? 
Önümüzdeki aylarda ekonomide neler bekleniyor? 
Yabancı yatırım ama nasıl? 
Brexit sonrası Avrupa Birliği 
Brexit büyük hata 
Türkiye ekonomisinin durumu KKTC için çok önemli 
KKTC pahalılık yaratmada gelir düzeyine göre dünyada bir numara 
Ekonomik protokol maddeleri ve su anlaşması geciken icraatların sonucu 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (5) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (4) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (2) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması 
Yatırım ortamının iyileştirilmesi 
KKTC ile TC arasındaki ekonomik protokoller 
Terörizmin hedeflerinden biri ekonomik yıkım 
Önümüzdeki 15 yıl içerisinde en önemli sorun sürdürülebilir insan yaşamı 
Ekonomiye bir de yurt dışından bakmak 
Tüketim toplumu ve sosyal bozulma 
KKTC’de su krizi dünyada ekonomik durgunluk tehlikesi 
Devlet adamlığı, klasik anlamda işadamlığı ve fırsatçılık 
Göç dalgası, fakirlik ve yardım 
Gelir dağılımındaki aşırı farklılıklar sosyal krizler doğurabilir 
Planlama 
Rum Maliye Bakanı’nın Kıbrıs Türk ekonomisi ile ilgili sözleri 
2016’da neler bekleniyor? 
Siyah kuğuların uçuşu 
Siyasette ekonominin bütününü görmek 
Bugünlerde ekonomik hayatımız nasıl görünüyor 
Vergide zarar gösteren kişi veya kurumlar neden zarar gösteriyor 
Kıbrıs’ta toplumların uzlaşacağı ortak bir ekonomik yapı mı, etnik bir ekonomik yapı mı? 
Terör, ekonomik hayatın en büyük risklerinden biridir 
Hükümetler şeffaf muhasebe sistemine geçmeye başladılar 
Ortadoğu’da yaşananların ne olduğunu Avrupa şimdi anlamaya başladı. Ya biz? 
Dünya sınırları olmayan pazara dönüşüyor 
Mülkler konusu ve güncel sorun döviz kurları 
Bir ülkenin ekonomisindeki büyüme kişilerin refah seviyesine yansımazsa 
Söz su yönetiminden açılınca 
Görüşmeler iç siyaset ve döviz kurları 
Ayakları üzerinde duran bir ülke 
Vergi yasa ve uygulamaları vergi kaçaklarını teşvik etmemeli 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Kuzey Kıbrıs’ta bağımsız denetçiliğin durumu 
Bağımsız denetim 
Ortadoğu değişimler bölgesi 
Bağımsız Denetci – Mali Müşavir – Muhasebeci 
DÜNYA ENERJİ KAVGALARI 
Kıbrıslıların kendilerine ait varlıkları yönetmesi 
G 20 ve uluslararası ticaret hizmet ve finansmanda vergi kaçağı 
Avrupa bankaları stres testi 
Avrupa bankaları stres testi 
Ortadoğu’da yaşamak 
Ekonomide daralma var mı? 
Ekonomik çıkarlar ülkeler ve insanlar 
Yeni dünya düzeni 
Şirketler yasasında artık değişim zamanı 
Siyasi gelişmeler ve ekonomi 
Siyasi çözümsüzlüğün ekonomik maliyeti 
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının önemi 
Ortadoğu ve bitmeyen çıkar kavgası 
İçinde bulunduğumuz bölgede ekonomik istikrar için büyük sorumluluk gerekir 
Avrupa Parlamentosu seçimleri bize ne mesaj veriyor? 
Hedefi olmayanların gelecek kaygısı büyük olur 
2014’ün ilk çeyreğinde dünya ve KKTC ekonomisi nerede? 
Kıbrıs sorunun çözümünde ekonomi 
Yatırımlar açısından Kıbrıs’’ta çözüm neden önemli 
Para akışındaki durgunluk mali tedbirlerle aşılabilir mi? 
Kayıt Dışı Ekonomi 
Uluslararası Kriz Grubu’nun Kıbrıs raporunun ekonomik yönü 
Kara Para ile Mücadele ve KKTC 
Tanınma veya Tanınmama ile dünya gerçekleri 
Günlük olaylarla uğraşırken 2014 Yılında olabileceklerin hesabını iyi yapmalıyız 
Kıbrıs sorunu ile ilgili hareketlenme ve ekonomi