Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni!

11 August 2016, Thursday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Siyaset hakkında yazmak dipsiz kuyuya taş atmak gibi… Siyasetin memlekette ve şahsımda oluşturduğu cüzam algısının nedenlerini paylaşayım:


  1. Siyaset kurumuna güvensizlik

  2. Hiçbir siyasetçinin ülkeye dönük yapıcı ve gerçekçi projesinin olmaması,

  3. Partilerin başkan ve etrafındaki en fazla on kişiyle yola çıkması veya siyaset yapıyor olması,

  4. Söylemlerinin hiçbir şekilde bilimsel tespitlere ve rakamlara bağlı olmaması,

  5. “Sen kalk da biz da oturalım” şeklinde basit bir güdüyle yapılıyor olması,

  6. Çok eleştirdikleri partizanlığın ve nepotizmin tüm partilerin üzerine sinmiş yapısal bir sorun olması,

  7. İstismarın küçük büyük tüm siyasal partiler tarafından kullanılıyor olması,

  8. Hiç partinin ülkenin sosyo-ekonomik şartlarına ilişkin yapılmış bir araştırmaya sahip olmaması,

  9. Hiçbir partinin kuruluş felsefesinde ülkenin yerel özelliklerine dair etnografik bağ ve hedef bulunmuyor olması,

  10. Partilerin hâlâ dirisi, ölüsü lider odaklı siyaset arayışı içinde olması,

  11. Halkın daha katılımcı biçimde temsil edilmesi konusunda tamamının yenilikçi şeyler ortaya koyamaması,

  12. Siyasetçilerin hiçbirinin ülkenin yeniden yapılanması konusunda uğruna siyaseti bile bırakacak ciddi özlem ve ideallerinin olmaması,

  13. Ülkenin içinden geçtiği sosyolojik dönüşümden siyasetçilerin bihaber olması,

  14. Zenginden fazla fakirden neredeyse vergi almayacaklarını söylemde bile konuşmaması,

  15. Ülkenin fay hatları konusunun kimisi örtük kimisi açık istismar edilmesi,

  16. Her partinin adaleti de, demokrasiyi de, vicdanı da sadece kendisi için istemesi başka bir deyişle kendilerine Müslüman olma durumunda olması…


Bu yukarıda saydığımız on altı nedene mutlaka sizlerin de ekleyeceği onlarca daha madde vardır… Yurttaşlarının paralarının bazı müteahhitler tarafından gasp edilerek evleri teslim edilmediği halde bu çaresiz yurttaşları seyretmekten başka bir şey yapmamaları gibi… Bu liste böyle uzar gider…

Siyasetçilerin gözü de kör aklı da…

Hepimizin sistemin çeşitli yerlerine nasıl eklemlenerek bu kötü yönetimin oluşmasında payımız olduğunu yine hep beraber biliyoruz… Ülkenin siyasetine ilişkin halkta oluşan yabancılaşma ciddi boyutlarda… Bunun nedenlerinden on altısını yukarıya yazmaya çalıştım… Bunları yazarken üzülüyorum… Öyle ki zamanın çoğunu halka bir şeyler anlatmakla geçiren siyasetçilerin yaptıklarıyla söylediklerinin uymadığını halk biliyor ve siyasetçilerin halkın bilmediğini sanmaları nasıl büyük bir akıl körlüğüdür…

Halkın bu aşamadan sonra bu tür tutarsızlıklara prim vereceğini sanmıyorum… Elbette bazı insanların her şeye rağmen çeşitli sebeplerle oy vereceği parti veya partiler olacaktır… Lakin ezici çoğunluk yapılan siyasetin halkın çıkarlarını ve sorunlarını koruyacak bir biçimde yapılmadığının farkında…
Kıbrıs siyaseti-Ankara ilişkisi

Bunlara bir de Türkiye ile ilişkiler boyutundan bakıldığında orada da enteresan bir tablo var… Özellikle bazı açılardan halkın siyasete güvensizlik duymasının temelinde seçilenlerin hakimiyet kuramaması ve emirleri Ankara’dan almasına dair ciddi bir algı oluşmuş durumda… Bunun haksız bir eleştiri olmadığına sanırım büyük çoğunluk katılıyor… Yine de Ankara’ya karşı halkın çıkarlarını savunacak güçlü ve örgütlü partilerin bu sebepten ötürü tercih ediliyor olduğunu da söylemek lazım… Bu durumdan en fazla yararlanan iki parti de CTP ve UBP oldu. Her ikisi de Ankara’ya mesafe koyma konusunda lider odaklı parti olma hüviyetini kaybettikçe ilginç biçimde bu yanları da kayboluyor… Bu tercihi yapanların da kendi açılarından haksız olmadıklarını sanırım herkes teslim ediyordur…

Bu aşamadan sonra bu iki partinin yukarıda saydığımız şeylere dikkat ederek kendisini yenilemesi önemli bir adım olabilir… Yoksa siyasete güvensizlik her partiyi etkileyen bir durumdur… Parti ayrımı olmaksızın bu süreçten hepsi payını alıyordur…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!